Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Sağlık, Tıp

  • …onun çocukluğundan beri sık sık sara nöbetleri geçirdiği; bundan dolayı hadislerin ve okuduğu hurafelerin kolayca etkisinde kaldığı da rivayetler arasındadır.  …  Otuz Yıl Savaşlarında (1618-1648) Yahudilerin yaşadığı yerler yakılıp yıkılmıştır.  1648-49 yılında Polonya’da “Chmielnick”in Yahudi katliamı başlamıştır.  Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları,  7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 218) kitabından…

  • İspanyol asıllı bir Yahudi aileden, 7 Temmuz 1626 yılını gösteren İbranî takvimine göre 5386 senesi, Ab ayının 9’unda İzmir’de doğmuştur.  Sabatay’ın doğduğu ev, İzmir’de “Lambard” sokağındadır.  Mor’lı bir bakkalın çocuğu Mordehay Sivi’nin oğludur. (Dipnot: İbranî takvimi, dünyanın yaradılışını, Hz. İsa’nın doğumundan önce ‘M.Ö. 3760 olarak alır.  Bu gün de aynı takvimi kullanılmaktadır.)  Sf. 211 (Babası)…

  • İlk otomobilin onun izniyle geldiğini.. İlk benzinle çalışan otomobil 1895 yılında, sonradan Basra mebusu olacak Züheyirzade Ahmed Bey tarafından getirtilmiştir.  İtalya’dan.  İlk modern eczanemiz ise yine Abdülhamid döneminde 1880 yılında Halil Hamdi Bey tarafından Zeyrek yokuşunun başında açılmıştır.   Alıntı; Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı – Mustafa Armağan, (Ufuk Kitap, 2. Baskı Temmuz 2006 – Sf. 259) kitabından…

  • Bedenin en güçsüz olduğu dönemde (elli yaşlarına doğru) ruh en güçlü dönemindedir. Sf. 298 Alıntı; Hazar Sözlüğü – Milorad Paviç, Ç: İsmail Yerguz, Bir paragrafı farklı çevrildiği için dişil basım, (Mitos Yayınları, 2. Baskı Eylül 1966 – Sf. 298) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mesih’e o kadar bağlanmış olan bu zavallılar birdenbire inançlarından vazgeçemezlerdi. İçlerinden çoğu ona gene de inanmakta devam etti. Din kitaplarını çok iyi bilen Gazze’li Nathan, onların kıyısında bucağında karanlık bazı sözler bulup çıkardı ve bunları dilediği gibi tefsir ederek, yeni bir tez ortaya attı: “Mesih’in Yahudiler dışındaki milletlerin arasına girmesi ve onlarda da saklı olan…

  • 1900 yılında İzmir’i ziyaret eden Paul Lindau, Yahudi mahallesinin diğer mahallelere göre daha bakımsız ve düzensiz olduğunu ileri sürmektedir. Türk ve Yahudi mahallelerine göre Rum ve Ermeni mahallelerinin daha göze batıcı olduklarını ifade ederken, özellikle Yahudi mahallesiyle ilgili gözlemlerine geniş bir yer ayırır; Sf. 90           “Yahudi Mahallesi ise en pis ve en huzursuz olanı.…

  • Mizah çelişkiyi görme yeteneğidir. Özellikle gülünçlü çelişkiyi sezebilme işidir. Bu da eleştirinin kaynağı anlamındadır. Bunun için mutlaka zekâ gerekiyor, ama tersi de doğrudur; mizah yapa yapa zekâ gelişiyor. Mizahı kurumuş bir toplum aptallaşmaya mahkumdur.. Aptallar mizah yapamazlar. Mizah yapamayanlar aptallaşırlar. Bu arada eklemek gerekiyor, solcu olamazlar. Sf. 317, 318 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın…

  • Yalnız masallarda esastır, kahramanlarımızın kişilikleri hakkında duyduklarımızı da nakletmemiz isabetlidir; Moorehead, Kemal Faşa Hazretleri için claustrophobia teşhisi koyuyor ki, kuşatılmış ya da kapatılmış olmaktan aşırı korku anlamındadır. Sf. 109 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 109) kitabından birebir alınmıştır.

  • İkincisi Abayezid’in, 1396 yılında, artık bizim “Niğbolu” dediğimiz yerde, Haçlı kuvvetlerini yenmesidir; pek çok Hıristiyan prensi telef oldu, bazıları esir ve eşleri cariye düştüler. Hıristiyan tarihleri bu­na “son” Haçlı Seferi demektedir, Aslında Hıristiyanlık, 1347 tarihin­de başlayan Büyük Veba ile çekiciliğini yitiriyordu; insanlar, belalara karşı kendilerini koruyamayan papalardan ve taptıkları Tanrı’nın dininden soğuma eğilimindedirler. Abayezid’in zaferi,…

  • En güzel insan melez olandır. Sf. 346 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 346) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1591 yılı, Hicri millenium’a denk düşüyordu ki, kıyamet beklentisinin çok yükselmiş olduğunu anlıyoruz, iki uzun ve maliyeti çok yüksek savaşın enflasyonu körüklemiş olması doğaldır. Bunlar bir yana; 1592 yılında, İstanbul, çok büyük bir veba salgını yaşamıştı, yüksek oranda ölüm­ler, yıkım ve yoksulluk, her zaman ahlaksızlığı da beraberinde taşımaktadır; bu ve hemen izleyen dönemde “ahlak” kitaplarının…

  • Bir ölünün bile çürüyünceye kadar saçları ve tırnakları uzarmış. Sf. 252 Alıntı; Yahudi Öyküleri – Arion Yayınevi, (Arion Yayınevi, Sf. 252) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hiçbir şey insanın gözlerini nefret kadar kör etmez çünkü nefret bakışı bulandırır, öfke ise keskinleştirir. Sf. 161 Alıntı; Alamut’a Dönüş (Güvercinin Gerdanlığı) – Ernst W. Heine, (Yurt Yayını, Sf. 161) kitabından not alınmıştır.

  • Adet gören bir kadının dokunduğu her şey bozulur. Süt kesilir, ekmek hamuru kabarmaz, et çürür bal ve şarap ekşir, ilaçlar sağaltıcı güçlerini yitirir. Kanamanın sadece kokusu bile köpekleri deliye çevirmeye yeter. Pilinius, Naturalis Historia adlı eserinde şöyle yazar; Adet gören bir kadının tek bir bakışı bile aynanın parlaklığını yok etmeye yeter. Kılıçlar da keskinliklerini yitirir.…

  • Roma Halifesinin (Osmanlı sultanlarının) hekimleri, sesleri daha güzel olsun diye oğlanları hadım ediyor. Sf. 43 Alıntı; Alamut’a Dönüş (Güvercinin Gerdanlığı) – Ernst W. Heine, (Yurt Yayını, Sf. 43) kitabından not alınmıştır

  • Orduda ve kışlalarda ocağa mahsus doktor ve cerrahlar da bulunurdu; tabipler Müslüman ve Yahudi idi. Sf. 405 Alıntı; Kapıkulu Ocakları I (Acemi Ocağı ve Yeniçeri Ocağı) – İsmail Hakkı Uzunçarşılı, (Türk Tarih Kurumu Yayını, Sf. 405) kitabından birebir alınmıştır.

  • Panik, Pan Tanrısının saldığı korku. Sf. 177 Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 177) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu orkestranın şarkıcılarından Hafız Yaşar Okur’a birdenbi­re orkestrayı susturarak Kuran-ı Kerim okuttuğunu, bu dinsel anın çekiciliği altında güzel insan sesinin aktardığı tanrısallığın yüksek sözlerini, saygının doruğunda ve gözyaşları içinde din­lediğini birçok kez gördüm. Sf. 268 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı, Atatürk ve Devrimler) – Hüsrev Gerede, Hazırlayan: Sami Önal, (Literatür Yayıncılık, 2. Basım Kasım…

  • Kadın Doğum Uzmanı Doktor Fuat Fehim Caculi, Lâtife Ha­nımla ilgili bir hikâye anlatmıştı. Bu kişi abartmayı, dedikodu­yu seven birisi olduğundan anlattıklarım doğruluğundan kuş­ku duyarak dinlemiştim. Güya bir gün Lâtife Hanım çocuk düşürdüğünü öne sürerek yatağa uzanmış. Doktor Fuat Fehim’i çağırmışlar. Gazi doktora, “Benim çocuğumun olmayacağı malûmdur. Şunu bir muayene et.” demiş. Fuat Fehim olayda hile…

  • Nasyonalite (milliyet), feodalitede yoktu ve aydınlanma çağı anti-nasyonaldir. .. Büyük Veba, sanofobi, yabancıdan korkma ve kuşkulanma arazını yaymıştır. Sf. 20 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 20) kitabından birebir alınmıştır