Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Sağlık, Tıp

  • “Latife zeki bir kadın. Epeyce de tahsil görmüş. Erkek gibi, sert de. . Hatta kendisi Mustafa Kemal’in nutuk ve muhaberelerini (yazılarını) yazdığını, yabancılarla teması idare ettiğini bana söylüyordu. Latife, Mustafa Kemal’in içki ve kadın işlerinden bize şikâyet ediyor. Hem de Latife eşimle çok ahbap, kocasının erkek görevini yapamadığından da eşime şikâyet etmiş. Bu şikâyeti Galibe’ye…

  • “Mustafa Kemal Sivrihisar’da Ayıcı Arif’in misafiri. Arif Miralay ve Fırka Kumandanı. Beraber çapkınlığın her türünü yapıyorlar. Bundan Arif’i pek seviyor. Sonra bu Arif’i İzmir suikastı bahanesi ile astı. Çünkü Arif muhalif (karşıt) olmuştu. Sivrihisar’da Mustafa Kemal hasta, yine böbreklerinde şiddetli ağrı var. Yeni bir idrar tahlili yapmışlar, gonekoklar (frengi hastalığı mikrobu) yine dolu imiş. Kendisine…

  • Mustafa Kemal’in belinde sürekli ağrılar var, sürekli bundan şikâyetçi. İkide bir ateşi var. Muayene ettim, idrarı tahlil edildi. Eski bir belsoğukluğu (Cinsel ilişki yoluyla bulaşan bir hastalık) var. İdrarında bol gonokok (belsoğukluğu hastalığının mikrobu) buldum. Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 617) kitabından birebir alınmıştır.

  • “İtalyanların Trablus’a saldırısında Fethi ve Enver gibi bu da oraya gidiyor, fakat bir iş görüp kendini gösteremiyor. Orada gözünde “iritis” hastalığı oluyor. Bu hastalık frengiden olur.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 562) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Frengi cinsel ilişki yolu ile bulaşan, o zamanın…

  • “Mustafa Kemal gece gündüz içiyor, bol ve açık fuhuş yapıyor.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 537) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Çalışma, gürültü, kavga, vatan hasreti, gelecek endişesi birde yeni evlilik, fazla cinsel ilişki beni çok zayıflattı… bunlar beni memleketteki gibi yeniden nevrastenik yaptı.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 447) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, 1910 yılında İttihatçılara muhalefet ettiği için, Cenevre’ye sürgüne gönderildi,…

  • “Livata (erkek erkeğe cinsel ilişki) eskiden beri Çinlilerde vardı. Roma İmparatorlarından, merasimle genç erkek çocuklarla evlenenler olmuştur. İran’da eskiden beri vardı. Hatta bizdeki Şengül Hamamı da budur. Şengül kelimesi, gulam, gulampara manasına olup yapılan çocuk demektir. Şengül kelimesi Osmanlı klasik şairlerinin şiirlerinde pek çoktur.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım I – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1.…

  • “Ruhun asaleti vücudun yapısına bağlıdır. İnce duygulu olanların dokuları daha mükemmel, karakterleri, anlayış kabiliyetleri daha yüksektir.” Alıntı: Yarınlara Doğru – Alexis Carrel (1979 – Sf. 55) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsanın orijinalitesi hem irsiyete (soya çekime) hem de gelişmeye bağlıdır. Alıntı: İnsan Denen Meçhul – Alexis Carrel (s. 275) kitabından birebir alınmıştır.

  • Oruç dokularımızı temizler ve değiştirir. Alıntı: İnsan Denen Meçhul – Alexis Carrel (s. 275) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Bu kitapta orucun yararları konusunda daha ayrıntılı bilgiler var. Burada bahsedilen oruç 24 saatlik bir oruç ama su ve az miktarda meyve tüketilebilen bir oruç.

  • Bütün guddeler (salgı bezleri) arasında husye (erkek yumurtalığı), aklın kuvvet ve kalitesi üzerinde en büyük etkisi olanıdır. Büyük şairler, dahi sanatkârlar, azizler, fatihler umumiyetle (genellikle) cinsiyet bakımından çok kuvvetlidirler. Cinsi guddelerin alınması yetişkinlerde bile zihni durumlarının değişmesine sebep oluyor. Kadınlar yumurtalıklarının alınmasından sonra durgunlaşıyor. Alıntı: İnsan Denen Meçhul – Alexis Carrel (s. 174) kitabından birebir…

  • Eşyanın tam ve derin müşahedesi (izlenmesi), açık muhakeme alışkanlığı, mantık etüdü, matematik dilinin kullanılması, iç disiplin, fikri kudreti arttırmaktadır. Aksine, eksik müşahede, acelecilik, bir intibadan (görüşten, kabulden) süratle ötekine geçme, imaj çokluğu, kaide (kural) ve gayret yokluğu aklın gelişmesini önler.  Alıntı: İnsan Denen Meçhul – Alexis Carrel (s. 148) kitabından birebir alınmıştır.

  • Gebelik sırasında kadının fizyolojik ve psikolojik durumu yavru tarafından sürekli değişikliğe uğratılır. Denebilir ki dişiler… ancak bir veya birkaç gebelikten sonra tam bir gelişme gösterebilirler. Çocuğu olmayan kadınlar daha az dengeli ve …. Daha sinirlidirler.  Alıntı: İnsan Denen Meçhul – Alexis Carrel (s. 132) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir organda kan dolaşımının üç-dört saat durması o organa bir zarar vermez. Fakat beyin oksijensizliğe karşı çok hassastır. Beyinde yirmi dakikalık bir kansızlık ölüme… on dakikalık kan kesintisi ise telafisi imkansız sorunlara neden olur. … Bizler kelimenin tam anlamıyla balçıktan yapılmış bulunuyoruz. Alıntı: İnsan Denen Meçhul – Alexis Carrel (s. 110) kitabından birebir alınmıştır.

  • Fikri çalışma, metabolizmayı hiç yükseltmiyor. … bu çalışma için az bir enerji gerekiyor. Alıntı: İnsan Denen Meçhul – Alexis Carrel (s. 102) kitabından birebir alınmıştır.

  • Genellikle en hassas, en çevik ve en dayanıklı insanlar uzun boylular değildir. Dahi insanlar için de durum aynıdır. Alıntı: İnsan Denen Meçhul – Alexis Carrel (s. 82, 83) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1977): Bir Arap atasözü var: “Külli kasirun fitne. Külli sağirun ahmak” Anlamı: Bütün kısalar fitne, bütün uzunlar ahmaktır.

  • “Diyalektik sözü Yunanca “dialegomni” kelimesinden türemiştir ve karşılıklı konuşma, mükâleme (konuşma) yapma manasınadır. (1) … ne kendisinin ne de karşısındakinin haklı olmadığını anlar ve hakikatin başka bir düşüncede olduğu hükmüne varabilirler. Bu durumda her iki konuşmacı da aralarındaki fikir ayrılığının yarattığı “çelişiklik” sayesinde ne birinin ne de öbürünün sahip olmadığı yeni bir anlayışa sahip olduklarını…

  • “Şuur denilince hem faaliyet (eylem) hem de bu faaliyetin neticesi anlaşılır.” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976 Sf. 85) kitabından dil içi çevrilerek alınmıştır.

  • “Sovyet felsefesine göre şuur: 1- Maddenin, özel bir şekilde organize edilmiş olan insan beyni maddesinin,  “mahsulü” (ürünü), fonksiyonu ve sıfatlarından başka bir şey değildir. 2- Bu şekilde anlaşılan bir şuur maddi değildir…… Bu şuur anlayışına karşı idealistler derler ki: madde dışı bir faaliyet, onun amili (sebebi)olan madde dışı bir cevherin (öz’ün) yani ruhi manada bir…

  • “Materyalist Monizm, “kâinatın maddi bütünlüğü adlı tezinde, bu maddi âlemimiz, kâinattaki varlığını başka hiçbir varlığa borçlu olmayan tek hakikattir.” der. ….. Materyalizm madde ve şuur izahında çelişkiye düşer. Şuuru, “madde dışı” olarak niteler. Eğer şuur madde dışı bir şey ise nasıl oluyor da, Engels’in iddia ettiği gibi kâinatın içinde esası yalnız madde teşkil eder.” Alıntı:…