Kategori: Sanat Dalları
-
(Mapushaneden Kemal Tahir’e Mektup) Kalın, beyaz boynu kırışan kızım, imkânsızdır ihtiyarlamamız bizim, etin gevşemesine bir başka-tâbir gerek, zira ki ihtiyarlamak kendinden başka hiç kimseyi sevmemek demek. Sf. 323 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları, 2. Baskı 1975 – Sf. 323) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Yaptığı resimleri Burhan Toprak’a yolladım. Müddeiumumi de (savcı da) ilgilendi. Sahici milletimle bir kere daha sahiden övündüm. Sf. 213 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları, 2. Baskı 1975 – Sf. 213) kitabından birebir alınmıştır.
-
(15.04.1941 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Tabii ilimlere vakıf olmadan diyalektik materyalist felsefeye tam vukuf, derin ve esaslı vukuf kabil değildir. Diyalektik materyalist felsefeyi anlamadan ise modern manada realist sanatkâr olmak kabil değil… Sf. 58, 59 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları, 2. Baskı 1975 – Sf. 58, 59) kitabından birebir…
-
(3.03.1941 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Sanatta en büyük ustalık ustalığı belli etmemektedir. Bunun için ise bu ustalığı bir gaye olarak değil, bir vasıta olarak kullanmak lazım gelir ki ancak bu suretle iptidailik ile alakası olmayan, sanatkârcasına samimiyete ulaşmak mümkündür. Sf. 48 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları, 2. Baskı 1975…
-
Buna göre ‘sanatın değeri’: sanatın diğer insan başarılarından ayrı olarak insan için, kişilerin yaşamı için ifade ettiği şey, insanların yaşamındaki yeridir. ‘Sanatın değerleri’ sanat yaratmalarında ön plânda bulundurulan hususlar, simbol, anlatış tarzı, form, kompozisyon v.b. dir. Sf. 41 Alıntı; İnsan ve Değerleri – İoanna Kuçuradi, (TFK Türkiye Felsefe Kurumu Yayınları, 7. Baskı 2018 – Sf.…
-
Ahlak, sanat, maneviyat ve yaratıcılık dediğimiz şeyler genlerimize işlenmiş evrensel insan becerileridir. s.174 Alıntı; 21.Yüzyıl İçin 21 Ders – Yuval Noah Harari, Çeviri; Selin Siral, (Kolektif Kitap Yayınları, 1. Baskı Eylül 2018 – Sf. 174) kitabından birebir alınmıştır.
-
Peki, insanlar ne yapacak? Sanat sıklıkla nihai kutsal sığınağımızdır. Sf. 337 Alıntı; Homo Deus (Yarının Kısa Bir Tarihi) – Yuval Noah Harari, Türkçesi; Poyzan Nur Taneli,(Kolektif Kitap, 1. Baskı Aralık 2016 – Sf. 337) kitabından birebir alınmıştır.
-
Sanatsal yaratıcılığımız, politik bağlılıklarımız ya da dindarlığımızın büyük bir kısmı esasen ölüm korkusuyla beslenir. Sf. 40 Alıntı; Homo Deus (Yarının Kısa Bir Tarihi) – Yuval Noah Harari, Türkçesi; Poyzan Nur Taneli,(Kolektif Kitap, 1. Baskı Aralık 2016 – Sf. 40) kitabından birebir alınmıştır.
-
Siranüş Simoni Tütüncüyan’ın Tanıklığı (D. 1906, Van) “Van’da ilk defa Levon Şant’ın “Eski Tanrılar” oyunu sahnelendi. Annem, babam, beni ve Gurgen’i oyunu seyretmeye götürmediler. Ben ve Gürgen güzel giysilerimizi arabanın içine koyduk ve akşam giyinip onların arkasından gittik. Biletin fiyatı bir altındı. Babam bizi görünce şaşırdı, ama ses çıkarmadı. O piyes Kentronakan Okulunda sahneye kondu.…
-
Siranüş Simoni Tütüncüyan’ın Tanıklığı (D. 1906, Van) “Evimiz iki katlıydı. Her kat 5-6 metre yüksekliğindeydi. Dam düzdü; üstüne kayısı sererdik; kayısının rengi sarı gökyakut rengine çaldığında ağzına koysan dilinin üstünde erirdi. Birinci katta ekmek deposu vardı. Ekmeği iki haftada bir pişirirlerdi. Bitişiğinde kiler vardı. Sırlı kapların içinde yiyecekler muhafaza edilirdi. Üzümü ise asardık. Karşısında mavi…
-
Ağasi Garegini Kankanyan’ın Tanıklığı (D. 1904, Van) “Babam oyma ustası-zanaatkârdı. Yeteneğiyle ün salmıştı. Sipariş veren kişiyi karşısına oturtup gümüş kutu üzerine onun resmini yapabilirdi. Annem, Van Sandukhtyan-Maryamyan Ortaokulu’nda öğretmendi. Van’ın ilk bayan öğretmenlerindendi”. Sf. 201 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter Voğormiyacıyan ve Petros Çavikyan, (Belge…
-
Yunanlı Rum kefereleri tarihlerinde «Ayasofya Camii’nin yüz bir adet kapısının tahtaları Hz. Nuh’un gemisinin tahtasıdır. Musul şehri yakınında Cudi Dağı’nda durduğu vakit tahtalarını oradan getirip İstanbul’da Ayasofya Kilisesinin kapılarını bu gemi tahtalarından inşa etmişlerdir» diye yazmışlardır. s. 447 Alıntı; Evliya Çelebi Seyahatnamesi VII – Mehmet Zilli Oğlu Evliya Çelebi, Sadeleştiren; Tevfik Temelkuran ve Necati Aktaş,…
-
(Moltke’nin Mektubundan; 28 Aralık 1837, İstanbul) Ahmediye dıştan görünüşü bakımından dünyanın en güzel camilerinden biridir, fakat içerisi insanda büyük bir etki uyandırmaz. Sf.130 Alıntı; Türkiye Mektupları – Feldmareşal Helmuth Von Moltke, Çeviri; Hayrullah Örs (Remzi Kitabevi, 1969 – Sf. 130) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Moltke’nin Mektubundan; 28 Aralık 1837, İstanbul) Ayasofya kilisesinin kubbesi birkaç defa çökmüştür. Binanın içini yangın harap etmiştir. Kubbeyi dışından sağlamlaştırmak için muazzam payandalara ihtiyaç hâsıl olmuştur. Türkler üç ayrı devrede kiliseye birbirlerine benzemeyen dört minare ilâve etmişlerdir. Bunlar hiç de, daha sonra yapılan camilerinkiler kadar narin ve zarif değillerdir. Her ne kadar hemen hemen bütün…
-
(Moltke’nin Mektubundan; 16 Haziran 1836, Beyoğlu, İstanbul) Osmanlılar Doğu Roma’nın eyaletlerini zapt ettikleri zaman kiliselerin Yunan üslûbunu benimsediler, fakat bunlara Arap tarzındaki minareleri ilâve ettiler. Sf. 57 Alıntı; Türkiye Mektupları – Feldmareşal Helmuth Von Moltke, Çeviri; Hayrullah Örs (Remzi Kitabevi, 1969 – Sf. 57) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bu amaçla, 1 Ağustos 1935’te, TTK (Türk Tarih Kurumu) üyeleri Hasan Ferit Çambel, Afet İnan ve Şevket Aziz Kansu, Süleymaniye Külliyesine gittiler ve Mimar Sinan’ın mezarını kazmaya başladılar. Bir iki metre sonra iskelete ulaşıldı. Antropoloji Profesörü Kansu, Sinan’ın kafatasının 89-90 ölçülerinde yani ‘Hiper-Brakisefal’ olduğunu tespit etti. Çıkan sonuç memnuniyetle karşılandı. Yani, Mimar Sinan Ermeni veya…
-
1933 yılında Fransa ve ABD ile ciddi bir siyasi kriz patlak vermişti. Krizin nedeni, Prag doğumlu Yahudi entelektüeli Franz Werfel’in (1890-1945) orijinal adıyla Die Vierzig Tage des Musa Dagh (Musa Dağ’da Kırk Gün) adlı romanının filme çekilmesi ihtimaliydi. Romanda, İttihat ve Terakki yönetiminin ‘devlete ihanet’le suçladığı Ermeni tebaasını Suriye’nin Der Zor çöllerine tehciri sırasında, Antakya…
-
7 Kasım 1932 tarihli Evening Standard adlı İngiliz gazetesinde “Bu sene İran Şahı’nın Türkiye Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal ile görüşmek üzere Türkiye’ye resmî bir ziyaret yapacağı, birkaç kere ileri sürüldü. Diktatörlerin Van şehrinde görüşeceklerine dair bugün yayınlanan haberin doğruluk payı fazladır. Belki de iki devlet başkanı isyancı Kürtlere karşı ortak bir siyaset izlemeye karar vermişlerdir” şeklinde…
-
Constantinopolis’in tepesinden, her şeye hâkim olarak şehre bakan Ayasofya’yı, iki mimar, Miletli İsidoros ile Trallesli Anthemius yapmıştır. Alıntı; Bizimkiler VI (Müslümanlık) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 12) kitabından birebir alınmıştır.