Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Şeyh Bedrettin
-
Gezgin İbni Batuta 1333 yılında uğradığı Tire’yi bir ahi kenti olarak anmaktadır. Osmanlı Devleti kurulduktan sonra Aydın Sancağı tesis edilmiş ve sancak merkezi de Tire yapılmıştır. Bu sancağın sınırları içine de olaylar coğrafyasının etkin kentleri Karaburun ve Sart eklenmektedir. Sf. 103 Alıntı; Tire’den Darağacına Şeyh Bedrettin – A. Munis Armağan, (Bilkar Matbaacılık, 28.07.2004 – Sf.…
-
Hurufiliğin kurucusu Fazlullah Estrebadi’nin halifesi olan Feyzullah, onlara Hurufiliğin esaslarını ve gizlerinin yanı sıra astronomi ve mantık dersleri de verdi. Bilindiği gibi, Hurufiliğin kurucusu olan Fazlullah Estrebadi, Fazlullah Hurufi olarak da tanınmaktadır. Sf. 82, 83 Alıntı; Tire’den Darağacına Şeyh Bedrettin – A. Munis Armağan, (Bilkar Matbaacılık, 28.07.2004 – Sf. 82, 83) kitabından birebir alınmıştır.
-
Esasen, ailesi Selçuklu soyundandır ve bu nedenle gerek dedesi Abdülaziz gerek babası İsrail yönetici ve lider sıfatıyla seçkin bir konumda bulunmaktadırlar. Sf. 81, 82 Alıntı; Tire’den Darağacına Şeyh Bedrettin – A. Munis Armağan, (Bilkar Matbaacılık, 28.07.2004 – Sf. 81, 82) kitabından birebir alınmıştır.
-
Olayların hazırlık kenti ve strateji belirlemede Tire başta olmak üzere, Karaburun ile Manisa (Sart) ve Edirne’nin hangi nedenlerle olaylarda belirginleştiği bir bakıma daha açık anlaşılacaktır. Bedreddin’in Tire’yi karargâh seçiminde, tarihçilerin, salt Alevi ağırlıklı bir kent yorumu pek inandırıcı gelmiyor. Anadolu’da Alevi ağırlıklı başka kentler yok muydu da, Bedreddin Tire’yi seçti? Bu gerekçeye katılanlar arasında Prof.…
-
1531 tarihli belgede, Sart’taki İsrailli yerleşiminin “Kadim ül eyyamdan” oldukları ve “Avarız-ı divaniye” vermedikleri vurgulanmaktadır ki, bu da fetih dönemlerinin yerleşimi olduğunu göstermektedir. Bedreddin’in babası İsrail’in adeta Küçük Menderes, Çeşme yarımadası ve Manisa çevresinde geniş bir egemenlik alanı bulunmaktadır. Özellikle Manisa Sart’taki Torlakların Kütahya’ya kadar yayıldıklarını “Menakıpname” de değinmektedir. Torlak Kemal büyük olasılıkla buradaki cemaatin…
-
Bezmi Nusret Kaygusuz, II. Meşrutiyet Döneminin aydınlarındandır. 1890 yılında İzmir’de doğan Kaygusuz, Osmanlı Demokrat Parti Genel Sekreterliğinde bulunmuş. Milli Eğitim Bakanlığı başmüfettişi olarak da görev yapmıştır. (Maarif Nazırlığı Ser Müfettişliği) Diğer taraftan kaymakamlık gibi idari birim yöneticilikleriyle de tanınmaktadır. 1950 yılında devlet hizmetlerinden ayrılmıştır. 1955 yılında anılarını içeren. “Bir Roman Gibi” adlı kitabını ardından da…
-
Gerek Bedreddin’in babası İsrail’in Eğridere, gerek Börklüceli Mustafa’nın Kızılbörklü Köyü birbirine yakın köylerdir. Bu nedenle Tire’de bir araya gelmeleri rastlantı değildir. Sf. 54 Alıntı; Tire’den Darağacına Şeyh Bedrettin – A. Munis Armağan, (Bilkar Matbaacılık, 28.07.2004 – Sf. 54) kitabından birebir alınmıştır.
-
Olasılıkla, Börklüce Mustafa, Tire’nin Aydın Güzelhisarı’na sınır Kızıl Börklü köyünü yerleşime açan bir Selçuklu emiridir. Börklüce Mustafa’nın bir diğer lakabı da “Gümlüzade” dir. Bu da büyük bir olasılıkla Aydın Dağlarının diğer tarihi adı olan Güme Dağı’ndan galat olmalıdır. Sf. 53 Alıntı; Tire’den Darağacına Şeyh Bedrettin – A. Munis Armağan, (Bilkar Matbaacılık, 28.07.2004 – Sf. 53)…
-
Tarihi Ebü’l Faruk’tan aldığımız Börklüce’nin söylemleri, toplumsal paylaşım ilkesinin tebliği niteliğindedir. “Cenabı Hak dünyayı yaratmış, insanlara bahşetmiştir. Erzak, melbusat (elbiseler), davar, arazi ve bütün toprak mahsulleri umumun müşterek hakkıdır. İnsanlar hilkaten ve tabiaten müsavidirler. Birinin servet toplayıp biriktirmesiyle diğerlerinin ekmeğe bile muhtaç kalması ilahi maksada muhaliftir. Her şeyin çift olarak halk edildiğine, madde ve ruhun…
-
Ahmet Refik’in yayınlamış olduğu 16. yy. a ait belgelerde bu gerçeği görmek daha olasıdır. Sancaklara ve kazalara gönderilen buyrultularda ise, “Ehli Bidat” taraftarlarının temizlenmesi istenmektedir. İslamiyet’e aykırı “Kelimat” kullanma gibi bir gerekçeye dayandırılan buyrultular, Anadolu ve Rumeli’yi adeta dolaşmaktadır. Örneğin, 1559 tarihli bir buyrultudaki içerik “Şer’i şerife aykırı” olarak nitelendirilen Işık ve Kızılbaş gibi unsurları…
-
Mizancı Murat Bey, başkaldırıda önemli bir kurumlar gerçeğini yakalayan ve bu kurumlara dikkat çeken bir tarihçimizdir. Bu hareketin önemli odak noktalarından başlıcası olan tekke ve manastırların, Börklüce tarafından hedef kurumlar olarak ortaya konmasındaki nedene dikkat çekmektedir. Ayaklanmacılar, “Camilere, kiliselere ve sinagoglara dokunmuyorlardı. Ancak, Tekkelere ve Manastırlara aman vermiyorlardı. Sf. 34 Alıntı; Tire’den Darağacına Şeyh Bedrettin…
-
Menakıpname yazarının üzerine basarak, birden fazla yerde değinmek ve dikkati çekmek için anlatım aralarına aldığı “Ulu Türk” (Türk’ün Ulu’su) vurgusu bu oluşumlara özellikle eklenmelidir. Sf. 13 Alıntı; Tire’den Darağacına Şeyh Bedrettin – A. Munis Armağan, (Bilkar Matbaacılık, 28.07.2004 – Sf. 13) kitabından birebir alınmıştır.
-
Tebliğlerdeki asıl keskin bakış “Yiyecek, giyecek, hayvan, arazi ve ürünler toplumun ortak malı olmalıdır.” ifadelerini kapsayan ideolojik söylemde yatmaktadır. “Cennet, cehennem bu dünyadadır, ölümden sonra dirilme yoktur. Her ne kadar Kur’an’da böyle bir ifade varsa da onun anlamı başkadır” diyen Bedreddin, Sf. 10 Alıntı; Tire’den Darağacına Şeyh Bedrettin – A. Munis Armağan, (Bilkar Matbaacılık, 28.07.2004…
-
“Saray, saltanat ve yeniçeriler zulmün eseridir. Hükümet, zaman-ı saadette olduğu gibi halkın içinden seçilmelidir.” ifadeleri, hanedana dönüktür ve Osmanlı yönetiminin “Halkın Yönetimi” olmadığı iddiası taşımaktadır. Bu nedenle başkaldırıda siyasal bir karakter vardır. Sf. 9 Alıntı; Tire’den Darağacına Şeyh Bedrettin – A. Munis Armağan, (Bilkar Matbaacılık, 28.07.2004 – Sf. 9) kitabından birebir alınmıştır.
-
“İbranicede Türkiye’ye, “Türkiye Memleketi” dendiği gibi “İsmail Memleketi” de denir. 1326’da Sultan Orhan, Bursa’yı ele geçirdiği vakit, orada bir Musevi Cemaati bulmuştur. 1416’da Şeyh Bedrettin’in sosyal devrimine katılarak İslamiyet’i kabul eden Torlak Kemal adında Musevi, Manisalı idi. 1521 yılında Rodos Adası, Kanuni Sultan Süleyman zamanında Türklerin eline düşmüş, esir edilen ve zorla Hıristiyanlığı kabul eden…
-
O günlerde İonia Körfezi’nin ağzında bulunan dağın civarında ve Sakız Adası’nın karşılarında Stilerion adlı yerde (şimdi Karaburun, yk.) kendi kendine yaşayan bir köylü meydana çıktı. Bu zat Türklere fakirliği (yani mal ve mülk sahibi olmamayı) tedris etti (ders verdi, öğretti); kadınlardan başka her şeyin, yani yiyecek, giyecek, çift ve ekilmiş tarlaların insanlar arasında müşterek olması…
-
Cantacasin; Torlakilerden çok kalabalık bir din olarak söz etmektedir. Buradan ve bütün kayıtlardan “Torlaki” adında bir tarikat veya din olduğunu çıkarıyoruz; ancak, “Torlak” sözcüğünün bir “acemi” veya “yeni yetme” anlamı da var. Yeni din değiştirenlere ve hatta din değiştirdiklerinden şüphe duyulanlara da “Torlak” deniyordu, öyleyse bu sözcük, “Torlaki”, her ikisini birlikte anlatıyor mu, yeni Dönmelerin…
-
Ricaut, Büyük Britanya’nın İstanbul Büyükelçisi’nin maiyetinde, XVII. yüzyılın tam ortasında Türkiye’ye gelmiş ve çok dikkatli bir etüt bırakmıştır, bunun bilinmediğini söyleyemeyiz. Buradan bir paragraf aktarıyorum, “Burada bir örnek vermekle yetineceğim”, Ricaut böyle başlıyor ve şöyle sürdürüyor. “Türklerin beşinci Padişahı Sultan Mehmet’in kardeşi Musa Çelebi’nin ölümünü takiben İznik’e sürülen Şeyh Bedrettin, yardımcısı Mustafa ile ikinci bir…
-
Yunus Emre’nin bir tarikat mensubu olduğu gerçeğinin üstü hep örtülüyordu; bu bir “sol tarikat” marifetidir öte yamaçta, yirmili yılların başında, Moskova’da Doğu Üniversitesi’nde tahsil görmüş bir Nâzım Hikmet, Hurufî Bedrettin’e materyalizm yükleyebiliyordu, Profesör A. Yaşar Ocak, “Geniş çapta eski İran dinlerinin kalıntılarını, Hıristiyanlık. Kabbalizm ve Neoplatonizm’e ait inanç ve telakkileri mistik bir karakterle birleştirerek Esterabad’da…
-
Selanik’te çıkan Yeni Asır Gazetesi, Osmanlı Meclisi Mebusan’ında sosyalist mebus olarak bulunmuş Vlahof Efendi’nindir. Burada sosyalist partinin yapacaklarını anlatıyor; 1- Her yurttaşa seçim hakkı tanınacak. 2- Toplantılar, dernekler, grevler serbest olacak. 3- On dört yaşına kadar kız ve erkek çocuklar fabrikalara değil okullara gidecek. 4- İşçilerin günlük çalışma saatleri kanunla sınırlanacak. 5- İdam cezası kaldırılacak,…