Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Şeyh Sait

  • Bu kitabın, “Askere Din Kitabı”, ilk önce Cumhuriyet’in ilk yıllarında tertip edildiğini anlıyoruz, “Diyanet işleri Riyaseti Celile’sine” yazısı, 26 Mart 1925 tarihlidir ve “ordunun maneviyat dersleri içinde en mühim kısmı diyanete müteallik tedrisattır” cümlesiyle başlıyordu, “Erkânı Harbiyei Umumiye Reisi Müşir Fevzi” imzası var. Osmanlı Dönemi’nin son harbiye vekillerindendi, şimdi Cumhuriyet’te genelkurmay başkanı oldu, İbrani asıllı…

  • Said’den sonra sorguları yapılan öteki sanıkların hemen tümü, ayrıntılar hariç, benzer sözlerle isyanın planlı olmadığını, dine karşı girişilen kısıtlamalar ve medreselerin kapatılmasına tepki olarak doğduğunu söylediler. Sf. 422           Örneğin hareketin önde gelenlerinden Hanili Salih Bey, isyanın planlama değil, üzüntü sonucu birdenbire doğduğunu söylüyordu. Salih Bey, Kürtlük dâhil, hiçbir siyası akımdan haberli olmadığını, din uğruna…

  • (Şeyh Sait); -Yusuf Ziya’yı tanırım. Benim köyüme geldi. Orada meseleyi açtı. ‘Bir Kürdistan kurmak üzereyiz’ dedi. Muhaldir (hayal ürünüdür) dedim. Fikrim bunu kabul edemiyordu.” Sf. 421 Alıntı;  İç İsyanlar ve Şeyh Said İsyanı – Mehmet Aydoğan,  (Nokta Kitap, Ekim 2012, Sf. 421) kitabından birebir alınmıştır.

  • – Türklerle neden ilişki kurmuyordunuz? – Eğil, Ergani taraflarında Türkleri de davet ettim. Dinimize çalışalım dedim. – Sizinle beraber isyan ettiler mi?    – Tutan tutuyor, tutmayan tutmuyordu. – Ergani’de kimler vardı? – Şevket Efendi, Hamit Ağa ve Hacı Hüsnü Efendi vardı. – Bunlar Türk mü, Kürt mü? – Türk’türler, onlar da katıldılar.  Sf. 421 Alıntı; …

  • – Buyurdunuz ki imam şeriattan saparsa isyan vaciptir. Bunun şartı yok mu?  – Şartını bilmiyorum. Şer’an vaciptir deniliyor. – Bu halin imamdan kaynaklanmasına bir Müslüman isyan eder mi? – Benim niyetim böyle değildi. Şeriye şartlarını uygulamazsa dedim. – Demek ki siz, şeriattan sapma olduğu için kıyam etimiz. Amacınız ne idi? -Kitap, kıyam vaciptir diyor. Kitap;…

  • Yargıç soru sorarken olağanüstü ya da “Şeyh Efendi” diye hitap ediyor, onu saygın yere koyuyordu. Yargıçla Şeyh Said arasında geçen diyalogu, tutanakların açıklanan kısmından özetleyerek sunulmaktadır: – İsyan hareketini nasıl düşündünüz? Size ilham mı geldi? -Hâşâ, ilham gelmedi. Kitaplarda gördüm ki, imam şeriattan saparsa isyan vaciptir. Hükümete şeriat sorununu anlatmak istedik. Hiç olmazsa bir kısmının…

  • Kalabalık isyancı grubuna ilişkin iddianame kısaydı. Siyasi içerikten uzak, “kriminal bir suçlama” niteliğindeydi. Sf. 413 İddianamede, bütün dünyanın bildiği bir isyanın çıktığı anlatılıyor ama nedeni açıklanmıyordu. İsyanın iç ve dış kışkırtmalar sonucu meydana geldiği de anlatılıyordu. İddianamenin sonunda isyanın amacı “din siperi altında irticai bir bölücülük hareketi” olarak tanımlanıyordu. Sf. 414 Alıntı;  İç İsyanlar ve…

  • Şeyh Said bile, Binbaşı Kasım’ın teslime ikna için “Bana namus sözü verdiler; idam edilmeyeceksin” sözlerini, mahkeme heyeti üyelerinin dost ziyaretlerinde de dinleye dinleye idam edilmeyeceğine inanmaya başlıyordu. Verilen namus sözüne göre Şeyh, mahkemeden sonra birkaç ay Edirne’de sürgün yaşayacak, ardından halkının arasına, köyüne dönebilecekti. Sf. 413 Alıntı;  İç İsyanlar ve Şeyh Said İsyanı – Mehmet…

  • Savcı Ahmet Süreyya Örgeevren baş ziyaretçileriydi. Savcı, gün boyu hücreden hücreye geçerek dostluk ziyaretlerinde bulunuyor ve ikili görüşmeler yapıyordu. Örgeevren, 15 Nisan-26 Temmuz 1957 tarihleri arasında Dünya Gazetesinde yayınlanan anılarında, “dostluk ziyaretlerini” ve Şeyh Said ile yaptığı görüşmeleri uzun uzun anlatıyordu. Savcı, onların iyiliğini düşünen adam olarak, “mahkemeden çıkıp huzur içinde evlerine gitmeleri için” ne…

  • Kasım ve akrabaları, Abdurrahman Köprüsü’nde etrafını sarıp namlu doğrultarak teslim olmasını istediklerinde, Şeyh Said Efendi ona hakaret ederek tüfeğine davranıyor. Fakat ateşlemeye zaman bulamıyor. Kasım onu teslim alıp devlete veriyor. Sf. 410 Alıntı;  İç İsyanlar ve Şeyh Said İsyanı – Mehmet Aydoğan,  (Nokta Kitap, Ekim 2012, Sf. 410) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kararın bildirilmesinden sonra Mahkeme Başkan, Mazhar Müfit Kansu son olarak mahkûmlara şu konuşmayı yaptı; “Kiminiz kişisel çıkarlarınıza bir zümreyi alet, kiminiz yabancı kışkırtmasını ve siyasi harisleri rehber ederek, hepiniz bir noktaya yani, Bağımsız Kürdistan teşkiline doğru yürüdünüz. Senelerden beri düşündüğünüz ve tertiplediğiniz genel ayaklanmayı yaparak bu bölgeyi ateş içinde bıraktınız. Cumhuriyet Hükümeti’nin azimli ve kesin…

  • Şeyh Said’in yakalanması ile ayaklanma olayı önemini kaybetmiş olmakla beraber harekâta katılan birlikler, kendilerine verilen bölgelerde tedip ve temizlik faaliyeti ile meydana çıkacak asilerin yakalanması ve silahlarının toplanması işleriyle görevlendirildiler. Sf. 405 Alıntı;  İç İsyanlar ve Şeyh Said İsyanı – Mehmet Aydoğan,  (Nokta Kitap, Ekim 2012, Sf. 405) kitabından birebir alınmıştır. BAKKA’IN YORUMU (2007); Şeyh…

  • 11 Nisan 1925’te Beşiri bölgesinde karşı harekâtla görevli 12. Alay Komutanından alınan rapora göre, 11 Nisan’da 6 saat süren bir çarpışmadan sonra Senikanlı aşiretinin dağılarak Raçkotanlılara sığındığı ve bu sebeple Senikan aşiretinden dört, Raçkotan aşiretinden üç olmak üzere yedi köyün yakıldığı bildirilmekteydi. Bu çarpışmada alay 15 ölü, 10 da yaralı vermişti. 12. Alay bu çarpışmadan…

  • Hükümetin aldığı kararlar sonucu askeri hazırlıklar hızla gelişmekteydi. Genelkurmay Başkanlığı ayaklanma bölgesindeki il ve ilçelere 9 Mart 1925’te yayınladığı şu bildirgeyle son uyarıyı da yapmış oluyordu: “Harekâta katılacak birliklerimiz hazırlıklarını tamamlamıştır. Birkaç güne kadar harekât yalnız asiler üzerine yöneltilecek ve Cumhuriyet Hükümeti’ne karşı ayaklanmış olanlara şiddetli darbeler indirilecektir. Kiğı ahalisi gibi Cumhuriyet’e sadakatlerini ve asilere…

  • Nihayet 8 Mart 1925 sabahı güneş doğarken asi kuvvetler, karşılaştıkları bu örgütlü ve azimli direnme karşısında dayanamayarak dağınık bir halde kaçmaya başladılar. Ordu birlikleri, asileri yalnız top ateşiyle takip etmişler ve şehir dışına çıkmamışlardı. Bu muharebede asiler elli ölü, altmış da esir verdiler. Ordu birliklerinden de bir binbaşı, yedi subay ve beş er ölmüş, 15…

  • 23 Şubat günü hükümet, durumu ve alınacak tedbirleri Halk Partisi Meclis Grubu’na arz etti. Grupta İnönü de söz almış ve Parti Genel Başkan Vekili sıfatıyla yaptığı konuşmada, Cumhuriyet’in ilanından sonra eski devir taraftarları ile mürteciler tarafından öteden beri yapılmakta olan kışkırtmaları birçok örnekler göstererek açıklamış ve bu olaya değinerek, olayın bugün olmasa bile ilerde nasıl…

  • Bu sırada (Elazığ) hükümet binasına giren asi lider Şeyh Şerif, halkı toplayarak maksat ve gayesinin, dini ve Kuran’ı kurtarmak olduğunu, halka katiyen tecavüz niyetinde olmadığını söylüyordu. O, bu teminatı verirken, öte yandan adamları evleri ve mağazaları yağmalamaya başlamışlardı. Bu yağmalamalar karşısında halk Şeyh Şerif’e başvurmuşsa da çapulculuk önlenememişti. Sf. 383 Bir yandan Elazığ’ı işgal eden…

  • Şeyh Said, Piran’da ayaklanmaya resmen başladıktan sonra, önce Darahini’yi ele geçirmeye karar verdi. Burası ele geçince, diğer illerdeki teşkilatlarını da ayaklandırıp isyanı süratle genişletecekti. Şeyh, bu maksatla 13 Şubat 1925 öğleden sonra Piran’dan hareket ederek 15 Şubat’ta Bicar bucağının Hakik köyüne geldi. Yolda kendisine Paro oğlu Ömer Ağa komutasında Butyanlı; Fakih Hasan oğlu Abdülhamid’in komutasında…

  • Ayaklanmanın fevri bir hareketle ani olarak patladığı hakkında Şeyh’in ileri sürdüğü iddiaya karşı; Genç Valisi İsmail Hakkı’nın İstiklal Mahkemesi’nde yapılan sorgusunda, Çapakçur öğretmenlerinden Mehmet Zeki ile eski Genç Milletvekili Hamdi Beylerin İçişleri Bakanlığı’nı ayaklanmadan çok önce ayrı ayrı uyardıkları, Ağnot bucak müdürü Tevfik Bey’in isyan propagandası hakkında valiye rapor verdiği ve nihayet asilerden Fakih Hasan’ın…

  • Örneğin Erzurum milletvekili Ziya Efendi, Kürt ayaklanmasından (Şeyh Sait İsyanından) iki hafta önce Meclis’te bu ayaklanmanın belirtisini ortaya koyan bir konuşma yapmıştı. Hoca bu konuşmasında; dansa, Marmara plajlarında erkekli kadınlı deniz banyosu yapıldığına hayli çattı. Suçun, fuhşun arttığından yakındı. Müslüman kadınların bozulmaya doğru sürüklendiğini ileri sürdü. Sarhoşluk himaye ve teşvik ediliyor, dini hisler kayboluyor, yeni…