Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Şeyh Sait İsyanı – İbrahim Sadiyâni
-
İhânet, sadece Mezrâ (Elâzığ) ve Malatya üzerine yürürken olmadı. Şubat ayının sonlarında Şeyh Sâîd askerleri, büyük bir atak yaparak Çêwlîk (Bingöl)’in Kiğı, Horhol (Yayladere) ilçelerine ve Karakoçan üzerine yürümüş, ancak Kiğı’daki Hormek aşireti, Şeyh Sâîd askerlerini arkadan vurmuştur. Böylece Şeyh Sâîd Efendi’nin Hormek aşiretine daha önce gönderdiği mektup bir işe yaramamış; Hormek aşireti, Şeyh Saîd’e…
-
26 Şubat günü Palo Mevkî Komutanlığı, Elâzîz Cephesi Komutanlığı’na şu haberi yollar: (1) “Palu Mevkî Kumandanlığından Elâzîz Cephe Kumandanlığına Bismillâhirrahmânirrâhîm 1-Elâzîz hududuna kadar telgraf hattını tamir etmek üzere telgraf çavuşları yola çıkarılmıştır. Zât-ı Âlileri de icâb edecek mahale kadar hattın tamirine emirler buyurunuz. Telgraf olmayınca mâlumat (bilgi) almak müşküldür. 2-Beş günden beri harb raporunuza nâil…
-
Bu esnada Şeyh Şerîf (Şeyh Sait’in yeğeni), Mustafa Kemal Atatürk ile irtibat kurarak, hükûmetin “resmî dîni İslâm” olan anayasaya işlerlik kazandırmasını istemiştir. Alıntı; Şeyh Sait İsyanı – İbrahim Sadiyâni (İnternet, Ocak 2010 – Sf. 24) internet sayfasından birebir alınmıştır.
-
23 Şubat’ta hükûmet, durumu ve alınacak önlemleri, CHF (Cumhuriyet Halk Fırkası) meclis grubuna iletti. Meclis grubunda İsmet İnönü, söz aldı ve yaptığı konuşmada her zaman olduğu gibi, “mürtecilerin öteden beri tahrikleri vardır; bizim görevimiz parti olarak hükûmete güvenmek ve bu gibi hâdiselere karşı şiddetle hareket eden ve edecek olan hükûmete yardımdır,” dedi. Ardından Adalet Bakanı…
-
14 Şubat 1925’te Amed (Diyarbakır)’den Pîran (Dicle) istikametinde hareket eden ve Binbaşı İbrahim komutasında bulunan müfreze, 16 Şubat’ta Şeritan köyünde bulunduğu sırada, Pîran yönünden gelen 500 kadar mücahidin öğlen 11’de Şeritan’a yaptığı kuşatıcı taarruz, müfrezenin karşı taarruzu ile durdurulabildi. Saat 19.30’a kadar devam eden çarpışmada, müfreze daha fazla ilerleyemeyerek Silvan’ın Klîse (Akyol) köyünde kalmış ve…
-
İçişleri Bakanlığı’nın 15 / 16 Şubat gecesi, ayaklanmanın bastırılmasına dair “gizli” kaydı ile verdiği ve bir suretini Genelkurmay Başkanlığı’na sunduğu önerge ise şöyledir; “1-Harp ve vatan hâini sanıklar olduğu ihbar olunan ve tanık olarak Bitlis’teki Özel Harb Divanı tarafından çağrıldığı halde temaruz eden (kendisini hasta gösteren) Hınıslı Şeyh Sâîd, bir süredir konuk olarak bulunduğu Lice…
-
16 Şubat 1925 günü Bakanlar Kurulu toplantısında, İçişleri Bakanı Cemil Bey, Pîran olayı hakkında lâzım gelenlere emir verildiğini ve meseleye kapanmış nazarı ile bakıldığını bildiriyordu. Gazetelerde yayınlanan bu haber, hükûmetin bu meseleyi ciddiye aldığını göstermesi itibariyle kamuoyunu rahatsız etmeye başladı. Durumu oldukça ciddî gören Genelkurmay Başkanlığı, 3. Ordu Müfettişliğine emir verir: “1-Şeyh Sâîd olayı bilinmektedir.…
-
Şeyh Sâîd’in cesedinin üzerinde fuhuş sineması açtılar, içki fabrikası yaptılar. Zilan Deresi’nden su yerine kan aktığını, Palu halkının Murat Nehri suyunun kırmızı akması karşısında donup kaldığını bilenler, bu bölgenin merkezi olan Amed’de içki fabrikası açılmasının ne anlama geldiğini çok iyi bilirler. Yine Bediüzzaman Sâîd-i Nursî’nin ölüsüne yapılan işkenceler, dirisine yapılanlardan kat be kat daha fazladır.…
-
Şeyh Sâîd Kıyam’ında, TC tarafından dünyada ve tarihte eşine ender rastlanır bir şekilde terör estirildi; rejim, önüne gelen herkesi astı. Sırf Türkçe bilmediği için asılanlar oldu. Mahkeme hâkimleri kimi zaman karşılarına Türkçe bilmeyen insanlar getirildiğinde, “Türkçe bilmeyen birinden vatana millete zaten fayda gelmez” deyip idâm kararları veriyorlardı. Ne de olsa Kürdistan halkı “hem Müslüman, hem…
-
Her şeyden önce doğuda ayrı, batıda ayrı işleyişiyle günümüzdeki CMUK (Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu)’a benziyor. Zaten TC tahakkümü altında 70 yıldır Fırat’ın batısında ayrı, doğusunda ayrı kanunlar uygulanıyor. Diyarbakır’daki İstiklâl Mahkemeleri ile Ankara’daki İstiklâl Mahkemeleri arasındaki ayrım, uygulamada “ilk” olma özelliğine sahiptir sadece… Tedbir teklifinin ilk maddesindeki “isyan bölgesindeki İstiklal Mahkemesi kararları derhal, Ankara İstiklal…
-
Hareketin başlangıcında Fethi Okyar, bu meseleye biraz daha ılımlı kaktığı için, Mustafa Kemal Atatürk’ün emri ile istifa ettirilip onun yerine sürekli olarak “biz hocaları ortadan kaldırmadıkça, hiçbir şey yapamayız” diyen asker kökenli İsmet İnönü, kabinenin başına getirildi. Takrir-i Sükûn kanunu çıkarılarak Şark İstiklal Mahkemeleri kuruldu. Ayrıca hareketin bastırılabilmesi için, oradaki şeyhleri elde etme amacıyla, kendi…
-
Şeyh Sâid Efendi, Hani bucağındaki Serdi (Şeren) köyüne giderek buradan Lice üzerine yürüme planı yapar. Toplantıya Lice’nin ileri gelenlerinden Hakkı Bey, İbrahim Bey ve oğulları, Liceli Selim ve Fehmî, molla oğulları Galib ve Tâhir katılmışlardı. Pîran’daki olay (13 Şubat 1925) duyulur duyulmaz, Kürdistan’ın bütün aşiret reisleri Karakoçan’ın Çan nâhiyesinde toplanıp kararlar alırlar. Bölgenin tanınmış âlimlerinden…
-
Şeyh Sâîd Hazretleri, Modan aşireti reisi Fakih Hesen’i, eski müftü Hacı İlyas Dalberî’yi yine müftü ve Molla Hûsnî’yi de inzibat memuru olarak görevlendirir. Genç’den sonra sıra Hani’ye gelmiş, Hani de kısa sürede fethedilmişti. Şeyh Sâîd kuvvetleri halkla beraber Hani meydanında zorbaların sultasından kurtulup Allâh’ın hâkimiyeti Hani beldesini de gafletten kurtardığı için cemaatle birlikte “şûkr” namazı…
-
Bu dört ilçe, hareketin stratejik noktalarını oluştururlar. Bingöl’ün Mezrâ (Elâzığ) ile bağlantısını Karakoçan, Erzurum ile bağlantısını Karlıova, Muş ile bağlantısını Solhan ve Amed (Diyarbakır) ile bağlantısını Genç sağlıyor. Şeyh Sâîd Efendi, 13 Şubat günü Amed’in Ergani ilçesine bağlı Pîran köyüne (bugünkü Dicle ilçesi) gelir. O’nun geldiğini duyan halk, tekbir getirmeye başlar. Pîran halkı, Şeyh Saîd’i…
-
14 Şubat 1925’te Dara Hani’ye yarım saatlik mesafedeki Kupar köyüne gelen Şeyh Sâîd Efendi, geceyi burada geçirmeye karar verir. Bu sırada Şeyh Sâîd’in önünde giden kuvvetlerin Genç’i ele geçirdikleri haberi Kupar’a ulaşır. Ertesi sabah şehre giden Şeyh Sâîd halka vaaz verir: “Haberiniz olsun ki ben kötü bir amaç için yola çıkmadım; zâlim de değilim, bozguncu…
-
Birinci Bölge: Amed (Diyarbakır), Bismil, Farkîn (Silvan), Pîran (Dicle), Ergani, Lice, Hani, Eğil, Karaz (Kocaköy), Hazro, Pasur (Kulp), Çınar, Kabîlcevaz (Sason), Hezo (Kozluk), Kubîn (Beşiri), Élîh (Batman), Hesen kêhf (Hasankeyf), Kercews (Gercüş), Şemreh (Mazıdağ), Derika Çîyayi Mazî (Derik), Koser (Kızıltepe), Mardin, Mehsert (Ömerli), Stevri (Savur), Kerboran (Dargeçit), Mîdyad û Estel (Midyat), Nusaybin, Hezeh (İdil), Cezîra…
-
Şeyh Sâid kıyâmında Bingöl’ün Genç ilçesi “Geçici Başkent” ilân edilmişti. Geçici olmasının sebebi de şuydu: Esas başkent Amed (Diyarbakır)’dir. Ancak henüz ele geçirilmemiştir. Kıyam başlayalı zaten bir gün olmuştur. Genç ise kıyamın başladığı gün Genç halkı tarafından teslim alınmış ve küfür rejiminden kurtarılmıştır. Peki, neden Genç başkent seçilmiştir? Birincisi, hareketin başladığı yere (Pîran’a) yakındır. İkincisi,…
-
Mîr Sâlihi Hênê, Fakih Hesen, Molla Hesen, Şeyh Şerifi Palewî, Şeyh Sâîd’in kardeşi Şeyh Tâhiri’ye anında haber veriliyor. Yani, “hâdise patladı ve herkes tedbirini alsın” diye bildiriliyor. Herkes, bulunduğu mıntıkadaki karakollara, devlet kuruluşlarına ve postanelere el koyuyor. Genç, Palu, Hani, Ergani ve Lice gibi olayın bulunduğu yörelerdeki bütün devlet birimleri teslim oluyorlar. Şeyh Sâîd Hazretleri…
-
IV. Murad’dan sonra, Kürtlerin en büyük katillerinden biri olan İsmet İnönü’nün damadı ve onun bugün basiretsiz Kürtleri kendi çıkarı için kullanan oğlu Erdal İnönü’nün eniştesi olan ve “Milliyet” gazetesinde köşe yazarlığı yapan Metin Toker, “Şeyh Sâîd İsyanı” başlığı altında, 23. sahifede 13 Şubat Pîranı’nı şu şekilde anlatır: “Şeyh Sâîd, yanındaki eşkıyanın teslimi talebini ileten teğmene…
-
Şeyh Sâîd Efendi ile Kırıkan köyünde buluşan Şeyh Ali Rıza Efendi ve Zirkan ile Cibran aşiret reislerinden birkaç kişi 6 Ocak 1925’te istişârede (danışmalarda) bulunurlar. Kırıkan köyünden çıkıp Çêwlîk (Bingöl)’in Kanîya Reş (Karlıova) ilçesine gelerek Hâlidi Cibrî’nin evinde ikinci toplantıyı yapar. 8 Ocak’ta Çêwlîk (Bingöl)’in Boğlan (Solhan) ilçesine bağlı Melikhan (Melikhan) köyüne gelen Şeyh Sâîd…