Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
- NURİ DERSİMİ, “MİLLETLER CEMİYETİ UMUMİ KÂTİPLİĞİNE” BAŞVURUDA BULUNDU
- DERSİMLİLER LİDERLERİNİ PUSUYA DÜŞÜRÜP ÖLDÜRMÜŞLER
- DERSİM’DEKİ İLK ASKERİ BİRLİĞİN KOMUTANI ELAZIĞ’IN MIĞI KÖYÜNDEN VE ALEVİ
- DERSİM HAREKÂTI NEDEN 1937 YILINDA YAPILDI
- “CUMHURİYETİN KAHREDİCİ ORDULARI TARAFINDAN MAHVEDİLECEKSİNİZ”
about
Kategori: Şeyh Sait
-
Yine ayaklanma öncesinde Sovyetlerden yardım istenmesi söz konusu olduğunda, öteki şeyhler, “komünistlerle ilişki kurmak günahtır,” düşüncesiyle karşı çıkarken Şeyh Sait, “düşmanı yenilgiye uğratabilmek için gerekirse komünistlerden de yardım alınır,” tezini savunmuş ve böylece Sovyet yetkilileriyle görüşmelerde bulunmak üzere çalışmalara başlanmıştı. Sf. 420 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim…
-
Elbet Şeyh Sait dindar biriydi ama onun kadar, hatta ondan da fazla politikti. Siyasi çalışmalarında, dini duyguları her koşul altında her şeyin önüne koymadığını, tersine bu konuda hayli toleranslı davrandığını ve yurtseverliği önde tuttuğunu ortaya koyacak yeterli bilgiye sahibiz. Örneğin, onun en önde gelen danışmanı Fehmi’ye Bilal’di. Fehmi dindar bir insan değildi, ateist olarak biliniyor,…
-
Güya Şeyh Sait Dersim’e gidip Seyid Rızaya konuk olmuş, ancak ev sahiplerinin, yani Seyid Rıza tarafının yemek hazırlamak üzere hayvan kesmesine karşı çıkmış, onları kendi adamlarına kestirtmiş. Nedeni de “Alevilerin eliyle kesilmiş hayvan eti haramdır” düşüncesinde olmasıymış. Sf. 419 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011 – Sf.…
-
O yazımda, Cemal Şener’i eleştirirken bir yerde şöyle demiştim: “Şener, Alevilerin Türklüklerini kanıtlamak isterken kimi alıntılara başvuruyor ve tek tek örneklerden hareketle genel sonuçlara varmaya çalışıyor.” Kaynaklarından biri yine M. van Bruinessen’in söz konusu yazısıdır. Bruinessen, Bingöl, Muş, Varto bölgesinde bulunan Lolan, Hormek ve Balaban aşiretlerinin Şeyh Sait hareketine destek vermediklerini, 1930’lardan bu yana da…
-
İhtiyar şeyhin isyanı, Kürt istiklâli için değil, din davası uğrunaydı. Bu yüzden Mustafa Kemal, zamanında Yunan Ordusuna yaptığı gibi, bir müddet Şeyh Said ve adamlarının ilerlemesine müsaade etti. Sf.489 Ve bu dinî isyânın ardından şapka iktisası, kılık kıyafet değişikliği ve tekke ve zâviyelerin kapatılması gibi Lozan’da İngiltere’ye söz verilen laik inkılaplar hızla gerçekleştirildi. Sf. 489…
-
Bu kitabın, “Askere Din Kitabı”, ilk önce Cumhuriyet’in ilk yıllarında tertip edildiğini anlıyoruz, “Diyanet işleri Riyaseti Celile’sine” yazısı, 26 Mart 1925 tarihlidir ve “ordunun maneviyat dersleri içinde en mühim kısmı diyanete müteallik tedrisattır” cümlesiyle başlıyordu, “Erkânı Harbiyei Umumiye Reisi Müşir Fevzi” imzası var. Osmanlı Dönemi’nin son harbiye vekillerindendi, şimdi Cumhuriyet’te genelkurmay başkanı oldu, İbrani asıllı…
-
Said’den sonra sorguları yapılan öteki sanıkların hemen tümü, ayrıntılar hariç, benzer sözlerle isyanın planlı olmadığını, dine karşı girişilen kısıtlamalar ve medreselerin kapatılmasına tepki olarak doğduğunu söylediler. Sf. 422 Örneğin hareketin önde gelenlerinden Hanili Salih Bey, isyanın planlama değil, üzüntü sonucu birdenbire doğduğunu söylüyordu. Salih Bey, Kürtlük dâhil, hiçbir siyası akımdan haberli olmadığını, din uğruna…
-
(Şeyh Sait); -Yusuf Ziya’yı tanırım. Benim köyüme geldi. Orada meseleyi açtı. ‘Bir Kürdistan kurmak üzereyiz’ dedi. Muhaldir (hayal ürünüdür) dedim. Fikrim bunu kabul edemiyordu.” Sf. 421 Alıntı; İç İsyanlar ve Şeyh Said İsyanı – Mehmet Aydoğan, (Nokta Kitap, Ekim 2012, Sf. 421) kitabından birebir alınmıştır.
-
– Türklerle neden ilişki kurmuyordunuz? – Eğil, Ergani taraflarında Türkleri de davet ettim. Dinimize çalışalım dedim. – Sizinle beraber isyan ettiler mi? – Tutan tutuyor, tutmayan tutmuyordu. – Ergani’de kimler vardı? – Şevket Efendi, Hamit Ağa ve Hacı Hüsnü Efendi vardı. – Bunlar Türk mü, Kürt mü? – Türk’türler, onlar da katıldılar. Sf. 421 Alıntı; …
-
– Buyurdunuz ki imam şeriattan saparsa isyan vaciptir. Bunun şartı yok mu? – Şartını bilmiyorum. Şer’an vaciptir deniliyor. – Bu halin imamdan kaynaklanmasına bir Müslüman isyan eder mi? – Benim niyetim böyle değildi. Şeriye şartlarını uygulamazsa dedim. – Demek ki siz, şeriattan sapma olduğu için kıyam etimiz. Amacınız ne idi? -Kitap, kıyam vaciptir diyor. Kitap;…
-
Yargıç soru sorarken olağanüstü ya da “Şeyh Efendi” diye hitap ediyor, onu saygın yere koyuyordu. Yargıçla Şeyh Said arasında geçen diyalogu, tutanakların açıklanan kısmından özetleyerek sunulmaktadır: – İsyan hareketini nasıl düşündünüz? Size ilham mı geldi? -Hâşâ, ilham gelmedi. Kitaplarda gördüm ki, imam şeriattan saparsa isyan vaciptir. Hükümete şeriat sorununu anlatmak istedik. Hiç olmazsa bir kısmının…
-
Kalabalık isyancı grubuna ilişkin iddianame kısaydı. Siyasi içerikten uzak, “kriminal bir suçlama” niteliğindeydi. Sf. 413 İddianamede, bütün dünyanın bildiği bir isyanın çıktığı anlatılıyor ama nedeni açıklanmıyordu. İsyanın iç ve dış kışkırtmalar sonucu meydana geldiği de anlatılıyordu. İddianamenin sonunda isyanın amacı “din siperi altında irticai bir bölücülük hareketi” olarak tanımlanıyordu. Sf. 414 Alıntı; İç İsyanlar ve…
-
Şeyh Said bile, Binbaşı Kasım’ın teslime ikna için “Bana namus sözü verdiler; idam edilmeyeceksin” sözlerini, mahkeme heyeti üyelerinin dost ziyaretlerinde de dinleye dinleye idam edilmeyeceğine inanmaya başlıyordu. Verilen namus sözüne göre Şeyh, mahkemeden sonra birkaç ay Edirne’de sürgün yaşayacak, ardından halkının arasına, köyüne dönebilecekti. Sf. 413 Alıntı; İç İsyanlar ve Şeyh Said İsyanı – Mehmet…
-
Savcı Ahmet Süreyya Örgeevren baş ziyaretçileriydi. Savcı, gün boyu hücreden hücreye geçerek dostluk ziyaretlerinde bulunuyor ve ikili görüşmeler yapıyordu. Örgeevren, 15 Nisan-26 Temmuz 1957 tarihleri arasında Dünya Gazetesinde yayınlanan anılarında, “dostluk ziyaretlerini” ve Şeyh Said ile yaptığı görüşmeleri uzun uzun anlatıyordu. Savcı, onların iyiliğini düşünen adam olarak, “mahkemeden çıkıp huzur içinde evlerine gitmeleri için” ne…
-
Kasım ve akrabaları, Abdurrahman Köprüsü’nde etrafını sarıp namlu doğrultarak teslim olmasını istediklerinde, Şeyh Said Efendi ona hakaret ederek tüfeğine davranıyor. Fakat ateşlemeye zaman bulamıyor. Kasım onu teslim alıp devlete veriyor. Sf. 410 Alıntı; İç İsyanlar ve Şeyh Said İsyanı – Mehmet Aydoğan, (Nokta Kitap, Ekim 2012, Sf. 410) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kararın bildirilmesinden sonra Mahkeme Başkan, Mazhar Müfit Kansu son olarak mahkûmlara şu konuşmayı yaptı; “Kiminiz kişisel çıkarlarınıza bir zümreyi alet, kiminiz yabancı kışkırtmasını ve siyasi harisleri rehber ederek, hepiniz bir noktaya yani, Bağımsız Kürdistan teşkiline doğru yürüdünüz. Senelerden beri düşündüğünüz ve tertiplediğiniz genel ayaklanmayı yaparak bu bölgeyi ateş içinde bıraktınız. Cumhuriyet Hükümeti’nin azimli ve kesin…
-
Şeyh Said’in yakalanması ile ayaklanma olayı önemini kaybetmiş olmakla beraber harekâta katılan birlikler, kendilerine verilen bölgelerde tedip ve temizlik faaliyeti ile meydana çıkacak asilerin yakalanması ve silahlarının toplanması işleriyle görevlendirildiler. Sf. 405 Alıntı; İç İsyanlar ve Şeyh Said İsyanı – Mehmet Aydoğan, (Nokta Kitap, Ekim 2012, Sf. 405) kitabından birebir alınmıştır. BAKKA’IN YORUMU (2007); Şeyh…
-
11 Nisan 1925’te Beşiri bölgesinde karşı harekâtla görevli 12. Alay Komutanından alınan rapora göre, 11 Nisan’da 6 saat süren bir çarpışmadan sonra Senikanlı aşiretinin dağılarak Raçkotanlılara sığındığı ve bu sebeple Senikan aşiretinden dört, Raçkotan aşiretinden üç olmak üzere yedi köyün yakıldığı bildirilmekteydi. Bu çarpışmada alay 15 ölü, 10 da yaralı vermişti. 12. Alay bu çarpışmadan…
-
Hükümetin aldığı kararlar sonucu askeri hazırlıklar hızla gelişmekteydi. Genelkurmay Başkanlığı ayaklanma bölgesindeki il ve ilçelere 9 Mart 1925’te yayınladığı şu bildirgeyle son uyarıyı da yapmış oluyordu: “Harekâta katılacak birliklerimiz hazırlıklarını tamamlamıştır. Birkaç güne kadar harekât yalnız asiler üzerine yöneltilecek ve Cumhuriyet Hükümeti’ne karşı ayaklanmış olanlara şiddetli darbeler indirilecektir. Kiğı ahalisi gibi Cumhuriyet’e sadakatlerini ve asilere…
-
Nihayet 8 Mart 1925 sabahı güneş doğarken asi kuvvetler, karşılaştıkları bu örgütlü ve azimli direnme karşısında dayanamayarak dağınık bir halde kaçmaya başladılar. Ordu birlikleri, asileri yalnız top ateşiyle takip etmişler ve şehir dışına çıkmamışlardı. Bu muharebede asiler elli ölü, altmış da esir verdiler. Ordu birliklerinden de bir binbaşı, yedi subay ve beş er ölmüş, 15…