Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Şeyh Sait
-
“1505 Sayılı Kanunla Hükümete arazi istimlâk (kamulaştırma: vatandaşın malını devletleştirme) hakkı tanındı. İstimlâk edilecek araziler “Türk ve Türk Kültürüne bağlı göçmenlere verilecekti” 1515 sayılı kanunla da daha geniş kapsamlı bir uygulama başladı. Hükümet, 24.12.1926’da 1.500 mütegallibe (zorba, derebeyi) ile asi (isyankâr) ailenin Batı’ya nakli için Meclis’e önerge verdi ve Meclis de yetki verdi.” Alıntı: İstiklâl…
-
“3 Mayıs 1925’ten itibaren bölgeye dışarıdan gelen gazete, dergi ve postalara sansür uygulanmaya başladı. 31 Mayıs’ta da Fransızca gazete ve mektuplara da sansür uygulandı.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 121) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1993): Mademki bu isyanı İngilizler tahrik etmiş o halde neden İngilizce yayınlara değil de Fransızca olanlara…
-
“Ayaklanma Nisan ayı ortasında tamamıyla bastırıldı ve Şeyh Sait ele geçirildi… Yakalanan suçlular “İsyan Bölgesi İstiklâl Mahkemesi’nce yargılandı, Sıkıyönetim Mahkemelerine verilmediler… Ayaklanma bastırıldıktan sonra 20.4.1925’de, İnönü’nün Meclis’e verdiği önergede: Meclis tatile gireceğinden İstiklâl Mahkemelerinin görev sürelerinin 6 ay daha uzatılması, Meclis’in tatilde olduğu süre içerisinde Ankara İstiklâl Mahkemesinde verilecek idam cezalarının da Meclis onayına gerek…
-
“2 Mart 1925’de CHP gurup toplantısında konu görüşüldü, başbakan Fethi Okyar Sıkıyönetimin yeterli olacağını, Mustafa Kemal ise İsmet İnönü’yü tatilden çağırmış, her ikisi de bu olayı şiddetle bastırmak niyetinde idiler ve bu olayın geniş çaplı bir karşı devrim olduğunu düşünüyorlardı. Yapılan oylamada Sertlik yanlıları 94’e 60 kazanınca Fethi Bey Hükûmeti İstifa etti. Mustafa Kemal Hükûmet…
-
“Şeyh Sait, Cibranlı Halil, Yusuf Ziya ve Abdülkadir Kürt Ayaklanmasını 1924 yılında örgütlüyorlardı. Bu durumu Şeyh Sait ile aynı yörede (Hınıs’da) yaşayan Hormek Aşireti Mustafa Kemal’e Erzurum’a gelişinde bildirdi….Hormek Aşireti ayaklanmaya karşı çıkacağını söyleyince, Şeyh Sait Hınıs’tan kalkıp kardeşinin yanına, Diyarbakır’daki Piran’a geldi. Bu sırada köyden 5 suçluyu götürmeye gelen Jandarma ile silahlı çatışmaya girdi…
-
“16 Şubat 1925’de Palu’dan başlayan ayaklanma, Darahini’nin (Genç’in) ele geçirilmesiyle sürdü. Şehir yağmalandı. İsyancılar 3 kola ayrıldılar; bir kol Diyarbakır’ı, bir kol Bingöl’ü, bir kol da Muş’u ele geçirecekti. 21 Şubat’ta ilk kez ordu birlikleriyle karşılaştılar, bir süvari alayını pusuya düşürerek esir ettiler. Halk bunlara yardım ediyordu, ellerinde yeşil bayrak ve Kur’an vardı. 5 Mart…
-
“Cibranlı Halil Bey’in de önayak olduğu “Kürt Teali (Yüceltme) Cemiyeti”nin amacı İngiliz Mandasında (korumasında) bir Kürdistan kurmaktı.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 85) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2011): Fevzi Çakmak’ın Karabekir’e söylediğine göre bu Cemiyet Ermenilerin vatan talebine karşı kurulmuş taktiksel bir örgüt.
-
“Madde 1 – Din’i veya Mukaddesat’ı Diniyye’yi (dinin kutsal değerlerini) siyasi amaçlara esas veya alet etmek maksadı ile cemiyet kurulması yasaktır. Bu gibi cemiyetleri kuranlar veya bu cemiyetlere girenler, vatan haini addedilirler. Din’i veya Mukaddesat’ı Diniyye’yi alet ederek, şeklen, devleti tebdil (değiştirme) ve tağyir (farklılaştırma) veya devletin emniyetini ihlâl veya Mukaddesat’ı Diniyye’yi alet ittihaz (kabul)…