Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Şiirler
-
“Ankara’daki Hâkimiyet-i Milliye’nin başına Falih Rıfkı’yı (Atay) koydu. İstanbul’da Ahmet Emin’in (Yalman, Sabetayist) elinden Sabahçı Mihran’ın matbaasını aldı. Milliyet adında bir gazete çıkardı. Bunun başına da Siirt Mebusu yaptığı Kürt Mahmut’u koydu. Ruşen Eşref (Ünaydın) Yakup Kadri (Karaosmanoğlu) ve Yahya Kemal de (Beyatlı) yazardı. .. Yahya Kemal’i severdim, kendisine nasihat ettim, “yapma ileri atılma, çirkin…
-
“Bir milli marşın güfte ve bestesini en iyi yapana beş yüz lira para ödülü vereceğimi duyurdum. Ben orada iken otuz kadar güfte birkaç ta beste gelmişti. Ben Rusya’ya gidince Hamdullah Suphi (Rıza Nur’un yerine Maarif Bakanı oldu) bunları hiç göz önüne almayıp, Mehmet Akif’in bir şiirini Meclis’te okuyup kabul ettirmiş. … ben ise bunları bilenlerden…
-
Harputlu Hacı Hayrı Bey’ in bir kıt’a şiiri; “İstekle değil içtiğimiz bade velâkin” “Hicr ateşini zehr ile söndürmek içindir.” “Mey, neş’eye de keyfe de mahsus değildir.” “Erbab-ı gâmı belki tez öldürmek içindir.” Alıntı: Harput Yollarında – İshak Sunguroğlu (1992, Sf. 267) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Ji kürt pırsine rikne islamè çiye? Gotiye; sevmu selat hac ü zekât. Sè resek fişek ü tüfenk zoldat” “Kürde sormuşlar; İslam’ın şartı nedir. Cevap vermiş; Oruç ve namaz, hac ve zekât, üç bağ fişek tüfek ve asker.” Alıntı: Doğu Aşiretleri ve Emperyalizm – Mahmut Rışvanoğlu (1978, Sf. 65) kitabından günümüz Türkçesine çevrilerek alınmıştır.
-
“Devr-i istibdatta söz söylemek yasak idi. Duysaydı Hükûmet ağlatırdı ananı, Devr-i hürriyetteyiz şimdi değişti kaide; Evvela söyletirler sonra …kerler ananı.” Şair Eşref Alıntı: Sanık Yazılar – Necdet Sevinç (s. 75) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Devr-i İstibdat diye Abdülhamit döneminin baskıcı günlerinden, Devr-i Hürriyet diye 1908 ikinci Meşrutiyetten sonraki devirden bahsediyor.