Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Sırlar – Yalçın Küçük

  • Sait’in de bir “İngiliz ajanı” olmadığını, geniş kütlelere, göstermek bana kalı­yordu. Zamanın Britanya diplomatik belgeleri artık açıktır ve bunlarda, Sait’in İngilizler ile temasına dair bir işarete rastlamıyoruz; öte yandan, Türkiye’ninki, daha önce Bulgarların ve daha önce de Elenlerinki dâhil, bütün nasyonalist hareketlerde az veya çok, bir dinsel boyut olmuştur. Muhtemelen, Şeyh Sait baş­kaldırısının dinsel yanı…

  • Bütün nasyonalist hareketlerde az veya çok, bir dinsel boyut olmuştur.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 147) kitabından birebir alınmıştır.         

  • Sevres taslağı, Kürtlere net ve tanımlanmamış bir otonomi önerirken, bilerek veya bilmeyerek, asıl bu birliği tehdit etmiştir. Kürt şeflerinin Sevres’den rahat­sızlığı ve ürküntüsünün, Türklerden daha az olduğunu düşünmek için hiçbir nedenimiz bulunmuyor; Sevres, Van ve Bitlis de dâhil geniş bir coğrafyada, bir Ermeni devleti öneriyordu; bu, Berlin Antlaşması’nda sözü edilen ve Hamidiye Alayları ile çok…

  • Profesör Lazarev, Hamidiye Alaylarının, aynı zamanda tarih sahnesine çıkan, ancak Arap ve Arnavut kökenlileri de kapsayan “Aşiret Mektepleri” ile birlikte, Kürt milliyetçiliğini törpüleme ve bağımsızlık isteklerini tüketme işlevi de olduğunu ileri sürüyordu. Lazarev, Kürt aşiret reislerini silâhlandırmak, onlara rütbe ve silâh vermek politikasında çok bi­linçli olduğuna bizi inandırmaktadır; Sultan Hamid’in, “Küçük Asya’da bunları, Kürtleri, asimile…

  • Osmanlı merkezî kuvvetleri, bütün zayıflıklarına karşın, Kürt Prensi Bedirhan’ın liderliğindeki isyanı bastırmayı başarmıştır; bundan sonra, Kürt hareketliliğinde, asil sınıfların önderliği bitmiş olmaktadır. Artık Kürt aşiret ve topluluklarını, şeyhlerin sürüklediğini görüyoruz; aşiretleri bir araya toplayarak isyanlar çıkarabilen ve ulusal birlik programlarına yaklaşanlar da bunlardır. Çok azı Kadirî ve çoğunluğu Nakşibendi olan bu şeyhler, hiçbir zaman Müslüman…

  • İngiltere, Musul’u işgal eder etmez de, 1918 yılının sonu, Süleymaniye’de resmî dili Kürtçeyi edebî ve politik diyaleği olan ve Süleymaniye’de konuşulan, Soranca’ya çeviriyordu. Bundan sonra da, Kürt siyasal tarihînin en ilginç kişilerinden biri olan, Şeyh Mahmut Berzenci’yi, 1919 yılı Mayıs ayında, Süleymaniye’ye Vâli tayin ediyordu. Süleymaniye Valisi Şeyh Mahmut’un, bundan sonra, arada bir bağımsız Kürt…

  • Musul sorununun tartışılmasını erte­liyorlardı; bu erteleme, Türkiye’nin görünüşü kurtarmaya yönelik tepkilerine bile sahne olmadan, Musul’un Büyük Britanya mandasındaki Irak’a bağlanması sonu­cunu doğurmuştur. Süleymaniye Valisi Şeyh Mahmut’un, bundan sonra, arada bir bağımsız Kürt Devleti’ni ve kendi krallığını ilân ettiğini ve arkasından, İngiliz kuvvetleri tarafından uzaklaştırıldığını ve sonra tekrar Süleymaniye’ye getirilerek yönetici yapıldığını görüyoruz. Bunları, Mahmut’un, fırsatları…

  • Kürt şeflerinin politik açıdan yetkin, ancak bakışları dar ve aşırı egoist olduklarını varsaymak, Türkiye coğrafyasındaki gelişmeleri çözümleyebilmek için de çok gerekli bir anahtardır.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 143) kitabından birebir alınmıştır.          

  • Suriye Millî Meclisi’nin bağımsız Suriye Devleti’ni ilânı, 8 Mart 1920 tarihindedir.. Bu sırada, yine 1920 başında, San Remo’da, emperyalist devletler, Suriye’yi Fransa’nın ve Irak’ı ve Filistin’i de Büyük Britanya’nın mandasına verdiklerini ilân ediyorlardı.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 142) kitabından birebir alınmıştır.         

  • Çok açık bir Kürt birliği perspektifi olan ilk Kürt lideri sayabileceğimiz Şeyh Ubeydullah’ın İran’ın içine yönelen büyük isyanının, Sultan Hamid’le birlikte geliştirildiği iddiası, hâlâ tartışılmaktadır. Bunu, Sultan Hamid’in, imparatorluğu tümüyle pan-islamist ilkelere dayandırmak ve aynı amaçla daha doğuya kaydırmak heveslerinin bir uygulaması sayabilir miyiz; en azından, Büyük Britanya’nın Ubeydullah’ın Doğu’ya doğru yayılmasından çok kaygılandığı ve…

  • Ayrıca Kürtlerin bir ara, batılıların, Ermeni pogromları nedeniyle, “Kızıl Sultan” adını taktıkları Sultan Hamid’e de, “Kürtlerin Babası” dediklerini biliyoruz.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 141) kitabından birebir alınmıştır.          

  • Elen kökenli, Türkiye’de yetişme, Fransız yazar Yerasimos, Elenler’in “yalnızca, Irak mandası işinin iç sorunlarını çözmek için gerekli zaman süresince Türk Ordusu’nu meşgul etmek” amacıyla, Büyük Britanya tarafından, Anadolu’ya çıkarıldığından hiç kuşku duy­mamaktadır. Yerasimos’un hipotezine göre, Elenler, hep bir “oyun” içinde ve hem de Irak’taki Britiş emperyalizmi niyetleri çerçevesinde, gemilere bindirilerek, İzmir’e çıkarılmışlardır.  Alıntı: Sırlar –…

  • İttihat ve Terakki’nin birkaç kuruluş tarihinden söz edebiliriz; ancak öncelikle, Harp Okulu öğrencisi dört arkadaş tarafından kurulduğu, genellikle, kabul edilmektedir. Bunlardan İbrahim Temo, Arnavut kökenli iken, Mehmet Reşit Çerkes ve geriye kalan Abdullah Cevdet ve İshak Sükûti ise Kürt idiler. Bunu da, modem Türkiye tarihinin uç sahnelerinde, Çerkes ve Kürt ak­törlerin sıklıkla görülmesinin ayrı bir…

  • Osmanlı vilayeti Musul’un, Büyük Britanya için, Türkiye’den ayrı, önemiyle ilgili elimizde tarihsel göstergeler bulunmaktadır; bunlardan birisi, doğrudan doğruya, galip taraf ile teslim olduğunu bildiren Bab-ı Ali arasında silâh bırakışma anlaşmasının imzalanmasının geciktirilmesidir. İstanbul Hükümeti, Türk tarafında esir bir İngiliz generali aracılığıyla teslim olduğunu, Büyük Britanya tarafına bildirdiğinde, müttefiklerin, Türkiye’yi almak için hiç de acele etmediğini…

  • Türkiye’de ilk parlamentonun kurucusu ve halk tasarruflarının koruyucusu olarak tanınıyor buna rağmen, kemiklerinin Türkiye’ye getirilmesi, Kemal Paşa’nın ölümünü ve İsmet Paşa’nın iktidardan düşüşünü bekliyor; fazla şaşırtıcı bulunmamasını öneriyorum.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 134) kitabından birebir alınmıştır.          

  • Osmanlı yıkıntısı içinde, yirminci yüz­yılın başlarında, hiçbir emperyalist gücün Türkiye’nin bugünkü sınırları içinde kalan topraklara talip olmaması ve bölge halklarından gelen manda yalvarmalarına ise kulak vermemesi var.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 134) kitabından birebir alınmıştır.          

  • Mithat Paşa için, L’Encyclopédie de L’Islam’da, A.J. Wensinck, “Türkiye tarihinin en iyi ve en dikkate değer devlet adamlarından birisiydi” demektedir ki, son derece isabetlidir. Bektaşî, özel yaşamında çok neşeli ve hattâ alaycı olan Mithat, ilk atandığı ikinci derece İdarî görevden itibaren, olağanüstü bir idarecilik ve reform kabiliyeti ser­giliyordu; Tuna Vilayeti Valiliği sırasında yaptıklarını, yine Wensinck,…

  • Osmanlı sisteminde, valileri, belki de dışişleri dışında tam yetkili ve Mısır Hidivleri hariç, genellikle merkezden atanan birer devlet başkanı olarak düşünmek yerindedir.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 133) kitabından birebir alınmıştır.          

  • 1925 yılına gelinceye kadar, bugünkü Türkiye sınırları içinde, 1880 tarihli Şeyh Ubeydullah’ın İran topraklarının içine yönelen Kürt Başkaldırısından bu yana, her açıdan ihmal edilebilecek olan Koçgiri hariç, hiçbir ayaklanmanın olmaması oldukça düşün­dürücü görünmektedir.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 132) kitabından birebir alınmıştır.          

  • Kemal’in Doğu Halkları Kurultay’ındaki adamı İbrahim Tali, Moskova’dan Ankara’ya bir rapor gönderiyordu, bu raporda; ”Eğer bir sene daha İngilizlerden ve Komünistlerden memleketi masun (korunmuş) tutabilirsek halas (kurtuluş) muhakkaktır.” Deniliyordu.   Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 122) kitabından birebir alınmıştır.