Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Sırlar – Yalçın Küçük
-
Kemal Paşa, Haziran ayında Kazım Paşa’nın sorması üzerine, 5 Temmuz 1920 tarihli şifresinde, Suphi için oldukça makul bir üslûbu tercih ediyordu. “29 Haziran 336 tarihli şifreli telgrafnâmelerinde ismi geçen Mustafa Suphi Efendi, haris (hırslı) olmakla beraber, ahlaksız değildir. Sovyetler nezdinde mühim mevkii vardır. Kendisinden istifade edilmek muvafıktır (uygundur).” (Ancak:) TBMM gizli celsesinde, 22 Ocak 1921…
-
Bütün putlaştırma çabalarında bilmekten bir korku vardır. Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 121) kitabından birebir alınmıştır.
-
Babası vali ve anne tarafından dedesi, belediye başkanıdır. ..1883 tarihinde Giresun’da dünyaya geliyor, İstanbul’da hukuk ve Paris’te siyasal bilimler okuyor. Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 117) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kemalizm, kendisini, Panturanizm’i ve Osmanlı Emperyal heveslerini tümüyle terk düşüncesine dayanarak forme etmektedir. Bu, Büyük Britanya emperyalizmi için, son derece câzip bir gelişmedir. Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 112, 113) kitabından birebir alınmıştır.
-
Azeri araştırmacı Bagirov, Azeri arşivlerine dayanarak, Azerbaycan’da Sovyet düzeninin kurulmasından birkaç gün sonra, 4 Mayıs 1920 tarihinde, Kirov ve Orjonikidze’nin Lenin’e gönderdikleri raporda, “Türk askerleri ve subayları, Bakü’deki devrim yararına son derece etkin bir rol oynadılar”, diye yazıyorlardı. Kemalistler, yalnızca Ön- Kafkasya’nın Bolşevizasyonuna katkıda bulunmadılar, aynı zamanda, Enverist güçlerin karşı hareketlerini önlemede son derece kararlı…
-
… İleri sürdüğüm “Osmanoğlu Cumhuriyeti” nitelemesi bir ipucudur ve Osmanlı düzeni, sanıldığından daha çok bir Cumhuriyet niteliği taşıyordu. Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 110) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kürt kökenli Cemal Kutay, yer yer anıları (Ethem’in anılarını) bükmüş olmasının dışında bir de yazılarını Kemalist çerçeveye uydurma konusunda aşırı gayretli olmakla ünlüdür. (1) Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 106) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1) (2014): Egemen Bağış ve Cemal Kutay, Kürt başkaldırılarının ilkini yöneten Prens Bedirhan’ın…
-
Eskişehir’de yayımlanan Seyyare-i Yeni Dünya gazetesi, “Millî Kahramanımız Ethem Yoldaş” olarak adlandırdığı Ethem’in ve gerillalarının ilanlarının övgüsüyle dolu idi. İslâm Ansiklopedisi’nde, Ethem hakkında çok kısa bilgi veren Türkolog Rustow, Atina’dan 1923 yılında ayrılarak, çeşitli duraklardan sonra, Ürdün’e yerleştiğinde, 1935 yılında, birkaç kez, Mustafa Kemal’e karşı komplo nedeniyle tutuklandığını kaydediyor. Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS…
-
Bursa bölgesindeki ilk mukavemeti kuranlardan Bekir Sami, “Zeraho” Aşiretinden bir Çerkes’di (1) ve ilk dışişleri bakanlarından, Ankara kuvvetlerini Londra’da temsil eden adaşı Bekir Sami ise “Kunduh” idi. Millet Meclisi’nde öldürülen Deli Halit Paşa, İzmir Suikastı nedeniyle asılan “Hatko” İsmail Canbulat, yirmili yıllardaki komünist harekette önemli yerleri olan Hakkı Behiç, Şeyh Servet hep Çerkes idiler, bunlardan…
-
Kemal Paşanın kararnamesinde, silah ve cephanelerin rezistans (direniş) kuvvetlerine verilmesini önlemek de olmakla birlikte, (1) Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 105) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1) (2004) Vahdettin, silahsız, siyasi bir mukavemet mi düşünüyordu acaba? Silahlı bir mukavemetin iç savaşı ve veya bir dış tehdidi doğuracağını mı tahmin…
-
Osmanlı yönetiminin göçüklerin coğrafî dağıtımında son derece politik davranmasına bir nokta daha eklenebilir; her coğrafî yerde hem kavim ve hem de aşiret olarak bir güç olmamalarına çok dikkat edilmiştir. Hiçbir yerleşim bölgesine damgalarını vuramıyorlar; hem Türkler ile hem de başka kavimlerle karıştırılıyorlar. Böylece bağımsız bir siyasal güç olmamaları için gerekli özen gösterilmiş olmaktadır. Alıntı: Sırlar…
-
Batılılar, helâ’yı bilmiyorlardı; dillerinde, istikrarlı bir helâ sözcüğünün bulunmaması ve zaman zaman, “wc”, water-closet, türünden son derece üstünkörü göstergelere başvurmaları, bunun kanıtıdır. Ayrıca, teknoloji tarihi, Fransa’da parfüm sanayiinin gelişmesini, helâ’yı bilmeyen Fransız asillerinin deodorant ihtiyacına bağlayan görüş, genellikle kabul görmektedir. Hamam türünden, a la turca helâ’nın, bir Doğu ve Osmanlı icadı olması mümkündür. Alıntı: Sırlar…
-
Sadece fetihler yoluyla değil, Türkler’in her vesile ile karışmak istemeleri ve başkalarının âdet ve way of life’nı almaya karşı en küçük direnme göstermemeleri, Türkler’e uygun görünen tutuculuk damgası ile kökten çelişmektedir. Tutucu olmamak bir yana, belki de “köksüz” denecek kadar açık olduklarını saptayabiliyoruz. Benim için acı bir saptamadır. Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları…
-
Kemal Paşa liderliğindeki yeni otorite, Ön Kafkasya’nın, Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan’ın sovyetizasyonu konusunda, Bolşeviklerle net iş birliğine girmiş ve aynı zamanda, şaşırtıcı bir diyalektik ile kendi içindeki, her türlü sol gücü tasfiye etmiştir. Bu, bir anlamda Anadolu rezistansından İngiliz karşıtlarının kırılması anlamına da gelmektedir. Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002,…
-
Bu seyahat başlamadan önce, Mustafa Kemal’in Suphi’ye bir mektupla, bir tür dâvet çıkardığını da biliyoruz. Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 84) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bir insanı sihir ile öldürmek mümkündür, ancak kahvesine de yeterli ölçüde arsenik koymak şarttır. Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 82) kitabından birebir alınmıştır.
-
Sovyet Dışişleri Komiseryası’nın 1920 yaz ayları geride kalırken, “Doğu Komünist Partileri” içerisinde, daha hırslı, daha atak ve kendi ülkelerinde de komünizan düzenler kurmak isteyen liderlik kadroları, tasfiyeye başladıklarını kabul etmek zorunluluğu belirmektedir. Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 84) kitabından birebir alınmıştır.