Kategori: Siyaset
-
Çok geçmedi… Tarih: 17 Nisan 2006. ABD’nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na giderek Mehdi Eker’i ziyaret etti. 13 Ocak 2006 tarihinde de yine bakanlıkta ağırlanmıştı. Keza. ABD Büyükelçisi Wilson göreve başladığında, Türkiye’deki ilk resmi ziyaretini Mehdi Eker’e yapmış ve bakanlık çıkışında gazetecilere, “pirinç, şeker ve biyoteknoloji konularında işbirliği yapmayı kararlaştırdık” demişti. Son…
-
Yapılanlara dayanamayıp dünya devi Syngenta’dan istifa eden Steven Smith, ölümünden önce 2003 yazında şöyle yazdı: “Size GDO’nun dünyayı besleyeceğini söyleyenlere öyle olmadığını söyleyin. Dünyayı beslemek siyasi ve ekonomik niyet ister, sadece üretim, dağıtım değil…” Namuslu bilim insanları yok değil: Hintli ekonomist -çocukluğunda açlık yaşamış- Amartya Sen, kıtlıkların doğa değil, insan kaynaklı olduğunu söyledi. Sf. 71…
-
Bu savaşların bariz nedenleri arasında, şehir devletlerinin egemenlik alanlarını artırmak istemeleri, toprak anlaşmazlıkları ve sulama kanallarının veya ticaret yollarının kontrolünü elde etme girişimleri bulunmaktaydı. Bununla birlikte, Mezopotamya kayıtlarında böyle nedenlerden nadiren bahsedilir; savaşlar daha ziyade tanrıların çatışması olarak gösterilir. Sf. 202 Alıntı; Beynin Evrimi ve Tanrıların Ortaya Çıkışı (İlk İnsanlar ve Dinlerin Kökeni) – E…
-
Bir gece Karpiç Lokantası’nda yemekteydik. Atatürk’ten başka kız kardeşi ve 20 kadar arkadaşımız da beraberdi. Sf.64 Atatürk, burada Hatay konusunda bir olay yaratmanın propaganda yönünden faydalı olacağını düşünerek, Hatay konusunu tartışmaya açtı. Sofradakiler,. hatta müsaade ettiği için tartışmaya katılan diğer masalarda oturanlar, hükümetin gevşek tutumunu protesto ederek kısa zamanda daha müessir (tesirli, etkili) tedbirlerin alınması…
-
Sofradaki sinirli havanın yumuşaması ümidiyle kalktık. Ancak biraz sonra yeni bir olay meydana geldi. İçerdeki odaya geçerken Mustafa Kemal Paşa karşılaştığı Mısır sefirini selamladı, hatırını sordu. Sefirin başında uzun bir fes vardı. Mustafa Kemal “Burada herkesin başı açık, siz de onlar gibi hareket edin, fesinizi çıkartın rahat edersiniz” dedi. Sefir bir hareket yapmadı. Paşa oradan…
-
Mustafa Kemal Sofya’ya Ataşemiliter olarak giderken bana İstanbul’da, Türkiye için düşündüğü en uygun idare şeklinin bir Cumhuriyet olacağını söylemişti. Diyordu ki “Enver Paşa’nın istikameti bellidir, bu Napolyon sistemidir, akrabalarını kilit mevkilere getiriyor, hanedanın içine nüfuz etmeye çalışıyor. Böylece adeta münfesih hale gelmiş olan Osmanlı hanedanına kendi istediği şekilde istikamet(yön) verecek. Bu hanedandan memlekete hayır yoktur.…
-
İlerdeki senelerde de görüldü ki Mustafa Kemal’in kendisine has bir demokrasi görüşü vardı. Çok partili ve tek dereceli bir seçimi o tarihlerde erken buluyordu. Bu görüş ilerdeki yıllarda yapılan denemelerden sonra da geçerliliğini korudu. Mustafa Kemal Paşa mebus adaylarının seçiminde titizlik gösterir ve ağırlığını koyardı. Halkı yeterlikle temsil edebileceklerin adaylıklarını sağlardı. Sf. 19 Alıntı; Atatürk’ten…
-
Garp Cephesi Kumandanlığına “Son zamana kadar Konya’da iğfalkâr (adatıcı) vaziyeti ve mürteciane (gerici) propagandası ile cümlenin nazarı dikkatin-i celbeden Ali İhsan Paşa, İzmir’de esnay-i seyahatinde birçok zevata ve hattâ çok yakın ve kıymetli arkadaşlarımıza, âcizlerinin (benim) Balıkesir’de ve şurada burada halifenin resmini indirttiğimden bahis ile beyanatta bulunduğu anlaşılmıştır. Bu zatın Konya muhitinde gördüğüm gibi İzmir…
-
(Bursa Mapushanesinden Vâ-Nû Mektup) Ali Fuad Paşa’nın şimdi biraz daha yakından benim işle ilgileneceğini ben de tahmin ediyorum ama kendisi komutanlık, fırka liderliği, milletvekilliği ve bakanlık ettiği halde ben memleketimi ondan daha iyi tanıdığımı sanıyorum, bu sebepten ötürü de biraz daha bekleyeceğini tahmin ediyorum. Bakın, size tuhaf bir şey söyleyeyim, insan bir suç işler, suç…
-
(Mapushaneden Kemal Tahir’e Mektup) Her ne hal ise. Seni Bursa’ya getirmek için elimizden geleni yapacağız. Buraya harıl harıl Alman casuslarını naklediyorlar da — şimdi burda üçleştiler, galiba dördüncüsü de gelecekmiş — bir tek namuslu insanı neden nakletmezler? Elbette edecekler. Sf. 261 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları, 2. Baskı 1975 –…