Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Siyaset

  • “Osmanlı toplumunun yükselişi döneminde de yönetime katılım, dikey mobilite bir yana, tebaanın şikâyet ederek dertlerini bildirmesine de dayanıyor. Tebaa başkente ve saraya, dilek ve şikâyetlerini yazıyla bildirmek hakkına sahip. Bunlar çok büyük bir ciddiyetle ele alınıyor: Ciddiyetten özel defterlere geçirilmesi anlaşılıyor.  Hamit, şikâyet hakkını modern bir kurum haline getirdi.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II –…

  • BAKKAL’IN NOTU (1995): Vulgarize etmek veya Popülarize etmek her ikisi de halklaştırmak demek oluyor. Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 395) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Genel tez şu; Eylemli olarak halkçı bir yönetimde, halkçı muhalefet olamaz.   Özel tez şu; Abdülhamit yönetiminde her hangi bir muhalefet hareketinin muhalefet şansı yoktur.    Abdülhamit döneminde muhalefet içeren her hareket, kadro hareketi olmak zorundadır.   İttihat ve Terakki hareketi ile Servet-i Fünûn hareketi kadro hareketi olarak doğdular ve geliştiler.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın…

  • “…başlarında Okul Komutanı Süleyman Paşa olmak üzere Harbiye öğrencileri harekete geçiyor. Taşkışla ve Gümüşsuyu barakalarındaki askerler de İstanbul Komutanı Refik Paşa’nın komutasında Dolmabahçe Sarayını kuşatıyorlar. Artık Aziz’in tahtta son günü gelmiştir.    Aydınlar Partisinin (Aydınlardan oluşan siyasi bir birliğin) darbeden önce Murat Efendi ile anlaştığı biliniyor.   Murat Efendi tahta çıkıyor, ama kendisi deli çıkıyor.  Yerine aklı…

  • “Gerçek olan şudur; Türk tarihinde bazı sultanlar, Türk tarihindeki bazı Cumhurbaşkanlarından çok daha fazla halkını sevmiştir.     Ayrıca yapıcı bir sultan olduğu için Sultan Hamit, halkı tarafından da sevilmiştir. Sultan Hamit aydınların çok kızdığı ve halkının çok sevdiği bir sultan olmuştur.      Sultan Hamit, halkına yol, eğitim, güven, hastane verebilmek için canla başla çalışmıştır. Ancak,…

  • “Sultan Hamit casusluk ve siyasi polis faaliyetlerini düzenlemek için bu konuda uzman olan İntendandurrant Fleischer’i Türkiye’ye davet ediyor. Fleischer Türkiye’ye danışmanlık yapıyor. “Çalışmalarım başarılı oldu.”  diyor.  “Türkler, bütün geri kalmış toplumlar gibi, üstün bir taklit ve izleme kabiliyetine sahiptir.” diyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf.…

  • “9 Mayıs 1876 günü, Fatih Camii Medreselerinde 250 softa (dini eğitim gören öğrenciler) dersleri bırakma kararı aldı. Çok kısa bir zaman içinde 5.000 softanın bir araya gelerek bir mitingi başlattıkları görüldü.    Öğrenciler hızla silahlanmaya başladılar.  O sırada Rusya’nın İstanbul Büyükelçisi olan Graf İgnatiyef, 1875-1877 yıllarına ilişkin anılarında, softalara silah ve para dağıtımını İngiliz Hükümetinin yaptığını…

  • “Mithat Paşa Büyük Tuna’ya vali atandığı zaman “Köy Sandıkları” kuruyor. (1863)  …. üç yıl sonra yani 1866 da Osmanlı Hükümeti bütün Vilâyetlerde bu tür sandıkların kurulmasını emreden kanun çıkarmıştır. . .. Bu sandıklar sonradan Ziraat Bankası’nı oluşturmuştur.     Sandıkların çalışmasını Müslim ve gayrimüslim halkın temsilcileri denetliyorlar.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi…

  • Türk Aydını bir Paşaya intisap ederek geliyor ve bilincinde değil ama bir dayanak buluyor; Bu sistem Osmanlı Paşaları için bir devlete intisap biçimini alıyor ve sürüyor.     … sivrilmiş olan ya da sivrilmek isteyen Paşalar içinde bu sürecin dışında kalan yok. (Bu sürecin) çok zaman başlatıcısı Paşanın kendisidir.   Hüseyin Avni Paşa, hastalığını bahane ederek Avrupa’ya gitti…

  • “1868 Şurayı devlet, Meclis-i Mebusan’dan önce meşruti yönetimin (Padişah ve seçilmişlerin ortak yönetimi) bir kurumu kabul edildi. Sultan’ın mutlak iktidarını sınırlayıcı bir kurum olarak ve büyük sevinç gösterileri ile karşılandı. 1868 yılında Mithat Paşa ilk Şurayı-ı Devlet Reisi oldu.   Sultan Abdülaziz, Şurayı Devlet’in açılış töreninde; “Kim olursa olsun, hangi millete mensup bulunursa bulunsun, bütün erbabı…

  • “1867 Yılında Vilâyetler Yasası çıktı, ilk önce Büyük Tuna Vilâyetinde denendi.  Yeni Vilâyetler düzenlemesinin en ilginç yanı, valinin yanında seçimle gelen bir Umumi Meclis’in bulunmasıdır.   Yasa, ….İkisi Müslüman ve ikisi Müslüman olmayanlardan olmak üzere, her sancaktan dört üyenin seçilmesini hükme bağlıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 –…

  • “Türkiye’nin ilk örgütlü ihtilâl girişimi; Kuleli Vakasını tertip edenlerin (düzenleyenlerin) reisi, 46 yaşında Süleymaniyeli Şeyh Ahmet’tir. Namık Kemal’e göre, Şeyh Ahmet, yalnızca özgürlükçü olmakla kalmıyor, aynı zamanda özgürlükçülerin de duayeni (en kıdemlisi) oluyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 281 ile 285 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Bureau çuha demek oluyor. Fransa’da kamu yöneticileri üzeri çuha kaplı masada oturuyorlar. Bürokrat buradan geliyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 266) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tarihin düz yolunda “iyi tahsil” iyidir, tarihin dönemeçlerinde “iyi tahsil” iyi değildir.   İyi tahsil görenler, tarihin dönüm noktalarında ayak bağıdırlar. Geriye çekerler. “İyi tahsil” kendisine kadar olan düzeni çok iyi içeren bu düzene çok bağlı olan eğitim demek oluyor.  Ancak, tarihin dönemeç noktası, bir düzenden diğerine kıvrılmayı anlatıyor. Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın…

  • “Tanzimatçılar ,… Darül Fünun’un (Fenlerin Kapısı, Üniversite) nasıl kurulacağını belirlemek üzere, Önce Encümen-i Danış’ı (Danışma Komisyonunu, Akademiyi) kurdular.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 254) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Türkçülük, çaresizlikten doğuyor. …Ernest Jaeck adlı bir Prof. Almanya tarafından Pantürkizm’in resmi yöneticiliğine teorisyen olarak atandı.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 181, 182) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Osmanlı düzeninde Bizans’ta olduğu gibi, ilmiye, mülkiye, seyfiye (Seyf kılıç demek, askerler) kadroları var.  İlmiye sınıfının iki temel ayrıcalığı var; 1-İlmiye sınıfından olanların boynu vurulmaz. Bütün Osmanlı tarihinde ilmiye sınıfından idam edilenler çok azdır. Bunlar da idam edilmeden önce, sınıf değiştirilerek, terfi ederek mülkiye sınıfının elbisesini giyerler. Ancak vezir yapılarak boyunları vurulur. İkinci ayrıcalıkları da,…

  • “Mustafa Celalettin Paşa 1869’da “Eski ve Yeni Türkler” adlı kitabı yayınladı. Türkçülük akımının ilk büyük isimlerindendir.  Mustafa Kemal, O’nu Türk Dilini Tetkik Cemiyetinin başına getirdi. Nazım Hikmet’in annesinin dedesidir.    Bu Mustafa Celalettin Paşa’nın asıl adı, Konstantin Borjenski (Konstantin Polkonic Borjenski) olduğu biliniyor. Polonyalıdır ve asil bir aileden geliyor. Konstantin Borjenski 1848 yılında Polonya İhtilaline katılıyor, payına…

  • “Özellikle teorik birikimi yoksul, bilimsel bakış açısı zayıf olduğu için, her eylemde geçici ile kalıcıyı birbirinden ayırt etmekte başarısız toplumlarda, bir eylem bin yazıdan etkili olabiliyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 177) kitabından birebir alınmıştır.

  • “N. Machiavelli’in Cumhuriyete gelinceye kadar Türkiye’yi (Osmanlı Devleti’ni) bir tür Cumhuriyet ya da Cumhuriyet yakını bir yönetim olarak düşündüğüne hükmetmek mümkün.”…  buna bir krallık denemeyeceği, çünkü ölen kralın yerine çocuklarının değil güçlü olanlar tarafından bu pozisyona seçilenlerin hükümdar olduğu” kaydedilmektedir.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf.…