Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Siyaset

  • “Menderes, büyük çiftlik sahibi, kolej eğitiminden sonra çiftlikte yaşıyor. İçine kapanık, babası ve annesi veremden ölüyor, kardeşi veremden ölüyor, kendisi de vereme yakalanıyor, ölümden dönüyor. ..Günlük hayatı biraz düzensizdi.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1993- Sf. 321) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Mete Tunçay; “Atatürk, orduları Akdeniz’e vardıktan sonra, ama tam dört yıl on ay sonra askerlikten ayrılmıştır. 1927 yılı Haziran ayı sonuna kadar, Cumhurbaşkanımız da, Başbakanımız da, Meclis Başkanımız da (Ayrıca bir takım Milletvekilleri, Valiler, sefirler vb.) asker idiler. İsmet İnönü Başbakan iken 30 Ağustos 1926’da Orgeneralliğe, birinci Ferikliğe yükselmişti.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler I –…

  • “Sonunda 1933 yılında Darülfünun’da (Üniversite’de) tasfiye (temizlik) gerçekleşiyor. 157 kişi, yetmiş biri ordinaryüs veya profesör, bunların 10’u edebiyat veya ilahiyattan, 14’ü hukuktan, 13 fen, 18’i tıptan, 16’sı eczacılık veya dişçilikten.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1993- Sf.279-280) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1993): İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. İsmail Hakkı Baltacıoğlu…

  • “Burjuva iktidarı, kitlesel tabanını köyde ve köylülükte buluyor. Burjuvazi iktidarını tehlike karşısında görünce, daha çok köycü ve köylü oluyor. 1930 yıllarının başındaki durum bu. .. ABD’nin Türkiye uzmanı George Harris, Türk Politikalarında Ordunun Rolü kitabında Mustafa Kemal’in 20 Ekim 1923’de yani Cumhuriyet’in ilanından dokuz gün önce, silahlı kuvvetler mensuplarının maaşlarına yüklü bir zam yapmış. Hilafeti…

  • “1931 Yılı Mayıs ayında Cumhuriyet Halk Fırkası kongresi toplanıyor ve okların sayısı dörtten altıya çıkıyor, inkılâpçılık ve devletçilik ilave oluyor. Kongrede hiç tartışma olmuyor. Yeni inkılâplardan söz ediliyor, yapılan inkılâpların korunması ilke ediniliyor.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1993- Sf. 248) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Hoca, Ahmet Hamdi’nin kitabından alıntı;) “Samsun Valisi Kâzım Paşa, mahalli seçimlerde, kızını Serbest Fırka’dan aday göstermiş, kızı açık bir farkla kazanmış. Kasım 1930’da Gazi Samsun’a geliyor ve akşam yemek yiyecekler. Belediye Başkanı da sofraya çağırtılıyor. Başkan’a içki ikram ediliyor, içmiyor, Paşa nedenini soruyor, kendisinin ziyafete çağrılmadığını söylüyor. Mustafa Kemal Serbest Fırka feshedildiği (kapatıldığı) için Belediye…

  • (Hasan Ali Yücel, Kemal Paşa ile 1931 yılında üç ay trenle seyahat ediyor)  “.. Bu seyahat boyunca Mustafa Kemal sürekli soru soruyor. … Örnek olsun sıfır’ı soruyor, danışmanlar anlatıyor, Paşa beğenmiyor. Danışmanlar arasında bulunan eğitimci Hasan Ali Yücel çok sıkışıyor. ..En sonunda kendisinin sıfır olduğunu söylüyor. On sayısını alıyor, “siz direksiniz!” diyor… “Ben de arkasındaki…

  • “1921 Yılı başlarında… Yönetimlerini sallanmaktan koruyabilmek için Mustafa Kemal ve arkadaşlarına bir zafer gerekli oluyor. Bulunuyor. İnönü Zaferi bulunuyor. 1930 yılı sonlarında da Mustafa Kemal ve İsmet İnönü’ye Kubilay gibi bir şehit gerekiyor. Kubilay şehit oluyor. .. Derviş Mehmet camide gösteriye başlıyor. Astsubay Kubilay’a görev veriliyor. Kubilay henüz birkaç gün önce askere alınmış olan takım…

  • “Osmanlı Sarayı’nda mütareke (ateşkes)  günlerinde Ahali İktisat Fırkasını kuruyor, MM diye bilinen Müdafi Milliye Cemiyetinde yöneticilik yapıyor. Anadolu’ya silah ve cephane kaçırıyor. Görüşlerini Gazi’ye anlatıyor, Gazi de rapor haline getirip kendisine sunmasını istiyor. Ahmet Hamdi “İktisadi Devletçilik” kitabını yazıyor. Raporunu takdim için Yalova’ya gidiyor. “Yalova’da bir gece kaldım,  .. o gece Gazi Hazretleri beni sofralarına…

  • “Ahmet Hamdi Başar’ın “Atatürk’le Üç Ay ve 1930’dan Sonra Türkiye” adlı kitabında, “1932 senesi açık olarak iki cephe oluşmuş ve çarpışmaya başlamıştır. Himayeler (Devletin koruma politikaları) sayesinde canlanan sanayiciler ve yeni burjuvalar bir tarafta, devletin güçlenmesi oranında güçlenen memur sınıfı diğer tarafta. Bunlardan birincisi İş Bankası, ikincisi de Hükûmet ve Meclis’te hâkim olmaya başlamıştı. İş…

  • “Mustafa Kemal’in Büyük Müzik İnkılâbı şu sözlerle başlıyor (1 Kasım 1934); “Bugün dinletilmeye yeltenilen musiki, yüz ağartacak değerde olmaktan uzaktır. Bunu açıkça bilmeliyiz. Ulusun, ince duyguları ve düşünceleri anlatan, yüksek deyişleri söyleşileri toplamak, onları bir gün önce genel son musiki kurallarına göre işlemek gerekir. Ancak bu düzeyde Türk ulusal musikisi yükselebilir. Evrensel musikide yerini alabilir.”…

  • “Samsun’un Çarşamba ilçesinde, 1930 seçimlerinde bazı kadınlar bir bayan öğretmene “Hangi fırkaya oy verelim?” diye sorarlar, bayan öğretmen de; “İstediğiniz fırkaya oy verin.” der… Görevinden uzaklaştırılır.“ Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1993- Sf. 135) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU: (1993): Öğretmen, “CHP ye oy verin” demediği için görevinden uzaklaştırılıyor.

  • “Türkiye Milli İthalat ve İhracat A.Ş. Kurucuları arasında 54 milletvekili ve 37 tüccar önemli yer tutmaktadır. ..Son düşman kuvvetlerinin 17 Eylül’de Bandırma’dan gemlere binerek Anadolu’yu terk etmelerinden hemen sonra 19 Eylül 1922’de Ankara’da kuruluyor. Ancak 1 milyon 6 yüz bin Lira sermayeli şirketin kuruluş hazırlıklarının Büyük Taarruzdan da önce başladığı anlaşılıyor…. 19 Kasım 1922’de Hâkimiyet-i…

  • “1927 yılında Takrir-i Sükûn (Susturma kararı) Yasasının iki yıl daha uzatılması kararlaştırılırken, İsmet Paşa; “Gelecek yıllarda da Takrir-i Sükûn Kanunu’nun yararlarından yoksun kalınmaması düşüncesindeyiz. .. Böylece milletin gerçek isteğine, samimi sevgisine dayanarak egemenliğini yürüten BMM’nin yeni seçiminde, daha çok huzur ve sevgi ile milletin oyuna başvurulmasına da imkân vereceğini kabul ediyoruz. … İki yıl önce…

  • “Rauf Bey, İngiliz ve müttefiklerinin bu (harekete geçme) kararını herkesten önce öğrenerek, 11 Mart 1920’de acele bir şifre ile Mustafa Kemal Paşa’ya; “Bunların İstanbul’daki Kuvayı Milliye Reislerini tevkif (tutuklamak) veya Meclis’i basıp bazı tevkifler yapmak üzere olduklarını..” bildirerek aynen şöyle demişti; “tabii her iki ihtimale karşı da bundan hiçbir yere gidilemeyecek, işin sonuna kadar namus…

  • “Mustafa Kemal Paşa, Kara Kemal Bey ile Sadrazam Tevfik Paşa’nın şoförünü elde ederek İstanbul’dan uzaklaştırmak sureti ile kabineyi (hükümeti) düşürmek teşebbüsüne (girişimine) girişti ise de bu da İsmail Canpolat Bey’in itirazı ile akim (sonuçsuz) kaldı.” Alıntı: Hatıraları ve Söyleyemedikleri ile Rauf Orbay, Feridun Kandemir (Sinan Matbaası 1993 – Sf. 31) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU…

  • “İngilizler, ilk günler, bana verdikleri sözü tutarak ateşkes hükümlerini sadakatle uyguladılar. Bu durum benim de Harbiye Nazırı olduğum Ahmet İzzet Paşa kabinesi işbaşında bulunduğu müddetçe devam etti.” Alıntı: Hatıraları ve Söyleyemedikleri ile Rauf Orbay – Feridun Kandemir (Sinan Matbaası 1993 – Sf. 8) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Osmanlı Paşaları çok mu saf ?…

  • “.. Büyük ordunun bütün masrafları temin edildiği gibi, devletin genel idaresi için lâzım olan bütün harcamalar bile dışarıdan hiçbir borçlanma yapılmaksızın gerçekleştirilmiştir.” (1) (1 Nisan 1923 tarihli oturumdan..) “Arkadaşlar, Türkiye Devletinde  ve Türkiye Devletini kuran Türkiye Halkında, tacdar (kral) yoktur, diktatör yoktur, (kahrolsun tacdar sesleri) tacdar yoktur ve olmayacaktır.!“ (2) Alıntı: Atatürk’ün TBMM Konuşmaları II…

  • “.. Türkiye’nin gerçek sahibi ve efendisi, hakiki üretici olan köylüdür. (Şiddetli ve sürekli alkışlar) .. Binaenaleyh (bundan dolayıdır ki) Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetinin ekonomik siyaseti bu asli amacı elde etmeye yöneliktir.” … Tunalı Hilmi Bey “Yaşa ulu ruhlu Paşa’m yaşa” diyor. Mustafa Kemal Paşa devamla.. “Ekonomik siyasetimizin önemli araçlarından biri de, genel menfaati doğrudan…

  • (1.12.1920 günü aynı oturumda devamla…) “Jean Jaques Rousseau’yu baştan sona okuyunuz. Ben bunu okuduğum zaman, gerçek olduğuna aklımın yattığı ve bu kitap sahibinde iki esas gördüm. Birisi, bu ıstırap (derin acı çekme), diğeri bir cinnettir (deliliktir). Merak ettim, özel durumunu araştırdım, anladım ki gerçekten bu adam deliydi ve deli halindeyken bu eserini yazmıştır. Binaenaleyh (dolayısıyla)…