Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Siyaset

  • Örgütlü azınlıklar olumsuz şartlarda bile örgütsüz çoğunlukları alt edebilmişlerdir. Alıntı: Ülkücüye Notlar – Necdet Sevinç. kitabından birebir alınmıştır.

  • “Marks “Filozoflar dünyayı sadece çeşitli şekillerde yorumlamakla yetinmişlerdir ama sorun, onu değiştirebilmektedir.” diyor. Ve gene Marks “Tabiat kanunlarının bilinmesi, nasıl ki tabiata hâkim olma imkânı veriyorsa, aynı şekilde sosyal gelişme kanunlarının bilinmesi de, sosyal ilişkilerin bilinçli olarak yeni bir şekle sokulmasını mümkün kılar” diyor.” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı…

  • “Diyalektik Materyalizme göre; tarihin başlangıcında insan, tabiatın bir kölesi idi. Tabiat kanunlarını öğrendikçe bu esaretten (kölelikten) kurtulmaya başladı. Fakat bunu toplum hayatındaki bir esaret takip etti. Toplum sınıflara ayrılınca, bu sefer de insanlar kendi içtimai (toplumsal) ilişkilerinin kölesi oldular. Bu durum kapitalizmde en yüksek seviyesine erişti ve bunun çaresini de Marks buldu. Ve Marks “bütün…

  • “Halk aldanmaktan hoşlanır.” Alıntı: İnsan Tanıma Sanatı – Alfred Adler (Sf. 175) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Fedakârlığa katlandırmanın en iyi yolu, yoksulluğun, yerini mutlak zenginliğe bırakacağı günleri,  bildirmektir.” Alıntı: Demokrasi ve Totalitarizm – Rymond Aron (Sf. 362) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Kuruşçev’in Raporundan; “..1943’de bütün cephelerde Sovyet kuvvetleri lehine gedikler açılmış iken, .. Kalmuk Cumhuriyetinin bütün halkı sürüldü, Mart 1944’te bütün Çeçen ve İnguşlar yerlerinden edildiler, 1 Nisan 1944’te Balkarların hepsi .. Çok uzaklara sürüldüler, ..Ukraynalılar çok kalabalık oldukları için aynı akıbetten kurtuldular.”” Alıntı: Demokrasi ve Totalitarizm – Rymond Aron (Sf. 273) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Faşist rejimlerin ideolojisine göre, halkın gerçek iradesi, bir adamın Führer’in veya bir partinin aracılığı ile ifadesini bulur. … Rejimleri birbirinden ayıran politik yöneticilerin seçilmesindeki usuller (biçimler), fiili iktidar sahiplerini seçme biçimleri, egemenliğin hukuki bir masal olması şeklinden iktidar olması gerçeğine geçmesinin yollarıdır.” Alıntı: Demokrasi ve Totalitarizm – Rymond Aron (Sf. 40, 41) kitabından dil içi…

  • 1960 yılında memur sayısı 400.000 iken 1971 yılında 800.000’e çıktı. Alıntı: İsraf Ekonomisi – Agâh Oktay Güner (s. 32) kitabından birebir alınmıştır.

  • “İnsanları eğitirsek cahilliği, kazanç getirecek işler öğretirsek fakirliği ortadan kaldırırız.”  Alıntı: Tarım Kentleri – Tahsin Yahyaoğlu, (Sf. 189) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Her güzel fikir, taassuba  (tutuculuğa), yobazlığa, dogmatizme düştüğü zaman soysuzlaşır.” Alıntı: Nasyonalizm, Sosyalizm, Mistisizm – Peyami Safa (Sf. 41) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ne zaman yeni bir tiranlık (diktatörlük) ortaya çıkmışsa, ne kadar uzakta olursa olsun onu ilk tanıyan hep İngiltere olmuştur. Alıntı: Soljenitsin ve Batı – Aleksandre İsayeviç Soljenitsin, (s. 79) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Çünkü emperyalist ülkenin en kolay sömüreceği ülkeler, halkın değil bir veya birkaç kişinin egemen oldukları ülkelerdir. Bu diktatörleri satın almak,…

  • Çin komünistleri bugüne kadar inanılmayacak bir şey başardılar. Planlı ve disiplinli hareket eden küçük bir gurubun, 650 milyon insanı, bu insanların isteğine aykırı olarak, tam kontrol ve hâkimiyet altına alınabileceğini gösterdiler. Alıntı: Kızıl Çin’den Neden Kaçtım – Humphrey Evans (s. 376) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Bir kuruşluk yabancı para (döviz), bir damla insan kanına bedeldir.” Mao Alıntı: Kızıl Çin’den Neden Kaçtım, Humphrey Evans (s. 281) kitabından birebir alınmıştır.

  • Benetto Mussolini bir gazeteci, sosyalistlerden ayrılarak Faşizm’i kurdu. Mussolini kendisini Duçe ilan edince 1922 de “Her şey devletle, her şey devlet için, hiç bir şey devletin dışında ve aleyhinde değil.” prensibi ile hareket ediyordu. 1939 da 2. Dünya Harbi çıkar ve Hitler “Hiç bir harp 2. Dünya Harbi kadar tipik tarzda bir Yahudi harbi olmamıştır.”…

  • “Yahudi Gomel-Zigna şirketinin İtalya’ya ihraç ettiği 530 ton zeytinyağı yine İzmir limanına iade edilmiş, basının sıkıştırması üzerine Hükûmet hadise ile ilgilenmek zorunda kalmıştı. Sağlık Bakanlığı uzmanlarının yaptığı tahlil sonunda bu yağın insan sağlığı için çok tehlikeli olduğu neticesine varılmıştı. Yağ müsadere edilmiş (devlet tarafından el konulmuş), sanıklar adliyeye gönderilmişlerdi. Duruşmalar devam ederken Ticaret Bakanı Ahmet…

  • Bütün diğer totaliter hareketler gibi Marksizm de toplumda ümitlerini gerçekleştirememiş insanları birleştiren cemaatvâri bir bağ rolü oynamaktadır. Alıntı: Köy Sosyolojisi – Amiran Kurtkan (s. 152) kitabından alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007) Cemiyet; Topluluk.  Cemaat; Belirli bir ortak ideal veya inanç birliği olan topluluktur.

  • Yerleşik tarım hayatına geçmeden önce insanlar köpekten başka evcil hayvan beslemeksizin bitkileri toplayarak ve hayvanları avlayarak yaşadıkları bir tarım öncesi devir geçirmişlerdir. Bunlar ancak kendi imkânları içindeki bölgede avlanıp istismar ediyorlardı. Onun için bu devrin insanlarına “mikro çevre istismarcısı (sömürücüsü)” denir. Alıntı: Köy Sosyolojisi – Amiran Kurtkan (s. 16) kitabından alınmıştır.

  • 1830 Yılında Fransız ihtilâli var, dokuz yıl sonra Türk Tanzimatı (İnsan hak ve hürriyetlerini genişleten ve garantiye alan yasal düzenleme paketi) ilan ediliyor. 1871 Yılında dünyada Paris Komünü var, 1876 yılında Kanun-u Esasi (Anayasa, esas kanun) ilan ediliyor ve Meclis-i Mebusan açılıyor. 1905 Yılında Rusya’da burjuva devrimi yapılıyor, üç yıl sonra 1908’de Türkiye burjuva devrimini…

  • “İttihat ve Terakki Hükümetlerinde uzun süre bakanlık ve Meclis Başkanlığı görevlerinde bulunan Halil Menteşe Cumhurbaşkanı’na gazeteler aracılığı ile bir açık mektup yayınlamıştır. .. Tavsiyeleri arasında Anglo – Sakson usulü iki partili bir rejime imkân verilmesi de vardı. Babamın cevabı: “Mutlakıyet yönetiminin isminin değişmesi bile gönüllere ferahlık veriyor. Aynı kurallarla hüküm sürerken mutlakıyete, halkçı, Cumhuriyetçi demek…

  • “Altmış yıl önce (1876) yapılmış Mebus seçimi hakkındaki geçici kanun bu güne kadar devam etmiştir. Anayasa da dâhil olduğu halde bütün kanunlar değişmiş olmasına rağmen istibdat (baskı) devrinin hürriyetlere zincir vuran bu seçim kanununun değişmemesi incelemeye değerdir. Mebus seçiminde iktidarı elinde bulunduranlar, belediye seçimiyle temel atarlar. .. Bunlar aracılığı ile ikinci seçmenler (delegeler) seçilir. Artık…