Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
- PSİKOPAT OLDUĞUNUZU DÜŞÜNÜYORSANIZ, PSİKOPAT OLMANIZA NEREDEYSE HİÇ İMKÂN YOKTUR
- ŞÖHRET KÜLTÜRÜ ÇOCUKLARIN ARZU VE İSTEKLERİNİ ARSIZLAŞTIRIYOR
- EN MÜLAYİM KİŞİLER BİLE SADİST GARDİYANLARA DÖNÜŞEBİLECEKTİR
- ÜNLÜLERDE NARSİSTLİK
- MEŞHUR OLMAK İSTEYENİN İŞİNİ KOLAYLAŞTIRACAK PSİKOPATİK KARAKTER ÖZELLİKLERİ VARDIR
about
Kategori: Siyaset
-
Öte yandan, Caligula’nın iktidarında tepeden aşağıya inen büyük bir ahlaksızlık hüküm sürüyordu. Ama aynı zamanda çok muhafazakâr ve bağnaz bir Roma yaratılıyordu. İki kişiliklilik burada da karşımıza çıkıyor. En ahlaksız olan, en dindar görünmek isteyendir; ne yazık, epileptik kişilik, buna çok uygundur. Bu açıklığa ulaşmış durumdayız. Sf. 245 Alıntı; Hasta Despot – Yalçın Küçük, (Mızrak…
-
Buraya Cahen’in şu tespitini aktarmamızın zamanıdır: Atamanlılar, Bizans ile sembiyoz halde, sanki yapışık biçimde, bir Avrupa Devleti idi ve Asya Devleti olarak alınması çok sonradır. Tarikatlaşması İkinci Bayezid ile ve Arap-Müslüman bir tabana kayması ise Birinci Selim ile başlamıştır. Sf. 461 Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi 1. Basım, Ekim 2015 – Sf.…
-
Balkan ülkelerinden pek mühim bir tarihçi olan Iorga, bunun tam tersini yazıyor, Fatih dâhil o zamana kadar bütün Atamanlı sultanları, fetihlerde din motifini hiç kullanmadılar. Fatih Mehmet, Trabzon asillerinin hiçbirisini, zorlamak bir yana, hiçbirisine din değiştirmeyi telkin bile etmedi. Hepsinden Hıristiyan olarak yararlandığını biliyoruz. Sf. 450 Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi 1.…
-
Mevleviliği canlandırma ve yayma işi de “sofu” da denilen Bayezid’in omuzlarına düşmüş görünüyor. Hem Nakşibendilik, hem de Mevlevilik, yöneten sınıfların tarikatıdır ve yönetenlerce yayıldılar. Sf. 442 Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi 1. Basım, Ekim 2015 – Sf. 442) kitabından birebir alınmıştır.
-
1469 -1527 yılları arasında yaşamış olan Nicolas Machiavelli, devlet teorisinin kurucularındandır. Hükümdara söylediği, “Fransa’yı zapt etmek kolay, idare etmek zordur, Türkiye’yi feth zor, idare kolaydır” formülasyonu, Machiavelli’nin dir ve mükemmel diyebiliyoruz. Sf. 433 Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi 1. Basım, Ekim 2015 – Sf. 433) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Gayretliler, isteyerek erken kalkarlar ve az yerler; oldukça kötü kızartılmış ekmek, güneşte kurutulmuş et, yoğurt veya süt, bal, peynir, üzüm, meyve, yeşillik, hatta altı-yedi kişiyi bir gün doyurmaya yetecek çorba için kullandıkları bir avuç un ile mutlu oluyorlar. Eğer iyi olma ümidi olmayan bir at veya develeri olursa, boğazından kesiyorlar ve yiyorlar. Bununla pek çok…
-
Osman ve sonra Orhan, İznik’i, İzmit’i veya bir başka kale kenti kuşatıyorlar, bekliyorlar. Osman ki doğrusu “Ataman” ve Orhan’ın büyük kent fetihlerinin çoğu, kale içine sığınan aşırı nüfusun, yiyeceksizlik ve ümitsizlik içinde çökmesini, yıllarca beklemekten ibarettir; açlık ve yardım konusunda egemen olmaya başlayan ümitsizlik içinde, kale kentler teslim oluyorlar. Sf. 337 Alıntı; Atamanoğlu Fatih –…
-
Doğanın sağlıksız olanı tasfiye etmesi ve tarih’in başarısız olanı unutması, insan aklında bir zafiyet olmalıdır. Yalnızca yaşayabilen ve başarılı olanı alan bir aklın sınırlı ve eksikli kalacağını düşünebiliyorum. Marx düşüncesi de bu şekilde işlemektedir. Ancak savaşların ve mağlupların bellekte kalabilmesini kısmi bir düzeltici olarak görebiliyorum. Sf. 333 Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi…
-
Fatih’in zamanında yazdığı ve Fatih’e sunduğu kitabında açıkça, Fatih’ten çok daha önemsiz kimselerin daha iyi bilinmelerine ve daha ünlü olmalarına razı olamayacağını belirtiyordu ve Mehmet’i, “Makedonya’lı İskender’den hiçbir zaman aşağı olmayan” bir lider olarak tanımlamıştı. “Gerçekten de Sen, eylemle sözü ve akıl ile görkemi birleştiren krallar içinde bir tanesin veya herhalde pek azından birisisin; çünkü…
-
“Son derece önemsiz bir adım, Seni, en büyük, en güçlü, yaşayan ölümlülerin en meşhuru yapabilir. Nedir diye soruyorsun? Anlamak zor değil; bulmak için uzağa gitmeye gerek yok. Her yerde bulunabilir: Vaftiz olmak, Hıristiyanlığa dönmek ve İncil inancını kabul etmek için, biraz su, aqme pauxillum. Bir kez bunu yapınca, yeryüzünde şöhrette Seni geçecek, güçte Sana eşit…
-
Alternatiflerin kökünü kazımak, Fatih’in temel yöntemidir. Bu ilkenin bizde çok uzun ömürlü olduğunu sanıyorum. Sf. 319 Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi 1. Basım, Ekim 2015 – Sf. 319) kitabından birebir alınmıştır.
-
Boşnak Kralı Stephan, 1463 yılında Papa İkinci Pius’a şunları yazmıştı: “Türkler, kendi taraflarını seçen herkese özgürlük vaat ediyorlar ve köylülerin kalın kafaları, “rusticorum rude ingenium” böyle bir vaadin samimiyetsizliğini anlamıyor ve özgürlüğün sonsuza kadar süreceğini sanıyorlar; bu nedenle yanıltılmış halkın, arkamda sizin desteğinizi görmedikleri sürece, benden uzaklaşmaları mümkündür.” 1464 yılında, ülkeleri İkinci Mehmet’in kuvvetlerine teslim…
-
Dağlar, eski kaçaklara ve gecekondular yenilerine sığınak sağladılar. Dağlar, gecekondular ve uç topraklar, hoşgörü yataklarıdırlar. Aynı zamanda inancın sığlaştığı mekânlardır, diyebiliyoruz. Sf. 283 Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi 1. Basım, Ekim 2015 – Sf. 283) kitabından birebir alınmıştır.
-
Cengiz, bir ciddi adamdır; zorunluluğun gereğini yerine getiriyordu. Çeşitli ırkların, halkların topraklarında hareket edenler, hoşgörülü davranmayı öğrenmeye mecburdur; başka bir yol, imkânsıza yakındır ve çıkmazdır. Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi 1. Basım, Ekim 2015 – Sf. 283) kitabından birebir alınmıştır.
-
Moğol sürülerinin her kampında bütün dinler yan yana ve serbestçe öğretiliyor, uygulanıyor. İmam, Rabbi, Papaz, hepsi hepsi haraç ve hizmetten aynı ölçüde bağışık tutuluyorlar; Cengiz, Buhara’da Kuranı atlarının ayakları altına atmakla birlikte, peygamber ve papadan aynı ölçüde saygıyla söz etmekten geri kalmıyordu. Vahşi ve hürmetlidirler. Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi 1. Basım,…
-
Dinler, iyi veya kötü, dağlara giremiyorlar. Dağlarda bütün dinler, ortodoksisini kaybetmiş, büyük ölçüde bozulmuş ve birbirine son derece yaklaşmış bir biçimde ve yan yana yaşıyorlar. Dağların, her türden inanç karşısında bir rezistansı var. Sf. 282 Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi 1. Basım, Ekim 2015 – Sf. 282) kitabından birebir alınmıştır.
-
Cumhuriyet, monarşik olmayan bir devlet biçimidir; seçilenin asil olup olmaması ve seçmen heyetinin sayısı, “cumhuriyet” tanımını etkilemiyor. Önemli olan, efektif bir seçimin gerçekleştirilmesidir; oy verme yöntemi veya oyların sayım biçimi de, bir tanım için belirleyici olmaktan uzaktır. Sf. 235 Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi 1. Basım, Ekim 2015 – Sf. 235) kitabından…
-
Her prens, tahta geçemezse, öldürüleceğini önceden biliyordu. Bu nedenle her Osmanoğlu prens için tahta çıkmak, bir ölüm-kalım sorunu durumundadır; mutlaka düzen içindeki çeşitli partilerle bağ kurmak zorundadır. Varsa bir partiye intisap edecek ve yoksa kuracaktır; asıl “kanun” buradadır. Devam ederken, Will Durant’ın hanedanlarda prensler için geliştirdiği bir nitelemeyi ödünç almak gereğini duyuyorum; Durant,“abnormally natural death”,…
-
Bayezid Partisi, orduya tümüyle egemen görünüyor. Fatih zehirlenir zehirlenmez, ordu, İstanbul’a hâkim oluyor. Yağma da var. Ordu, Fatih’ten nefret etmektedir. Fethettiği kentte, Fatih’in cesedini kokuttular. Baltacı Kasım, Fatih’in kokan cesedinin iç organlarını temizleyerek kokuyu önlemeye çalışmıştı. Dokuz gün Fatih’in cesedine yaklaşmadılar. Fethettiği kentte, Fatih’in ölüsüne, mum yakmayı unuttular. Fatih’i karanlığa bıraktılar. Sf. 230 Alıntı; Atamanoğlu…
-
Güzel ve devam edebiliriz; her tarih yazımı, Osmanlı Devleti’nin küçük bir soyguncu şebekesi olduğu hükmünü ret ile başlamalıdır. Başkaları bir yana, İstanbul’un fethi sırasında, yüksek yöneticilerin, defacto bir araya gelerek durumu müzakere ettiklerini biliyoruz; bu ciddi ve modern bir yoldur. Ayrıca, hemen yukarıda, Uzun Hasan’a karşı sefer tertip edilirken, çok açık görevlendirmeler yapıldığına ve görev…