Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Siyaset

  • Tercüman olarak işe yaradığı için Hasan’ın kalmasına izin verilmişti. Annesi, babası ve ağabeyi, oradan çıktıkları gün öldürülmüştü. Uykularını en çok kaçıran şeyi ise şöyle anlatıyor Hasan: “Devam eden bu cinayetler, bu işkenceler kendi komşularımız, onlarca yıldır birlikte yaşadığımız insanların ta kendileri tarafından gerçekleştiriliyordu. Bu insanlar, kendi okul arkadaşlarını bile öldürmeye muktedirdi.” Sf. 183 Komşunuzu öldürmek…

  • Montague’nun bulgularına göre, bir katılımcı görüntülerden ne kadar iğreniyorsa, muhafazakâr eğilimleri de o oranda güçlüdür; iğrenme duygusu azaldıkça da liberal eğilimler güç kazanmaya başlar. Aradaki bu ilişki öylesine güçlüdür ki, bir katılımcının iğrendirici tek bir görüntüye verdiği nöral tepkiden yola çıkılarak, siyasi ideoloji test puanlarını yüzde 95 kesinlikle öngörmek mümkündür. Buna göre siyasi eğilimler, zihinsel…

  • Bu bölümde, bilinçli durumunuzun, beynin etkinliklerinin yalnızca çok az bir bölümüne bağlı olduğunu göreceğiz. Çünkü eylemleriniz, inançlarınız ve eğilimleriniz, beyninizin bilinçli erişime tümüyle kapalı ağları tarafından yönlendirilir. Sf. 87 Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen) – David Eagleman, Ç; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları,  2. Baskı, Haziran 2016 – Sf. 87) kitabından birebir alınmıştır.

  • Romanya Devlet Başkanı Nikolay Çavuşesku, nüfusu ve beraberinde işgücünü artırmak amacıyla I966’da doğum kontrolünü ve kürtajı yasakladı. Devletin “âdet polisleri” olarak bilinen jinekologları, doğurganlık yaşına ulaşmış kadınları muayene ederek, yeterli sayıda çocuk doğurmalarını güvence altına almaktaydı. Çocuk sayısı beşten az olan aileler ise, özel bir vergi ödemekle yükümlüydüler. Doğum oranları böylece birden fırladı. Sf. 14…

  • Eşitlik ve toplumsal mülkiyet yetmiyor ve bir de yeni bir felsefenin olması zorunluluğu ortaya çıkıyor. “Tek başıma kendimi ne kadar geliştiririm” ilkesinin yerine, “Kendi başıma başkalarını nasıl geliştiririm” ilkesi, sosyalizmin olmazsa olmaz koşulu durumuna geliyor. Sf. 260 Alıntı; Sol Müdahale – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları,  1. Basım, Kasım 2007 – Sf. 260) kitabından birebir alınmıştır.

  • Böyle bir durumda, burjuva hak kavramının üstünün çizilebileceği ve toplumun “herkesten yeteneğine göre, herkese ihtiyacına göre” ilkesine geçebileceği ileri sürülüyor. Eşitlik, ancak yeni düzenin yüksek aşamasında söz konusu. Böyle bir tarife katılmadığımı ifade etmek durumundayım. Böyle bir tarifin Sovyet sosyalizminin çözülüşünün önemli nedenlerinden birisi olduğunu düşünüyorum. Sf. 258 Alıntı; Sol Müdahale – Yalçın Küçük, (Salyangoz…

  • Marx’ın sosyalizmi tarif ederken ileri sürdüğü bu vurguda, önemli ve anlaşılması zor olan bir nokta da, kabiliyet veya kapasitenin kendi başına ölçülmesinin imkânsızlığıdır; ancak sonuçlarıyla ve yine önemli zorluklarla ölçülebiliyor. Sonucu, emekçinin verimliliğidir; ölçülebilen verimliliğe göre ödeme ise, tartışmasız kapitalizmin ilkesidir. Sf. 258 Alıntı; Sol Müdahale – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları,  1. Basım, Kasım 2007…

  • Aleksandr Ulyanov, Vladamir’in hem ağabeyi ve hem de pek çok kaynağa göre, kendisine model aldığı kişidir; 1887 yılında, Lenin on yedisine basınca, Çar’a suikast gerekçesiyle, asılıyor. Lenin, Marx’ın yaratıcı öğrencisi kimliğinde, teorik olmaktan daha çok politik bir lider olarak ön plana çıkıyor; “idol” saydığı bir kimsenin, ansızın, idam edilmesinin üzerinde ciddi etkiler bırakması gerekiyor. Sf.…

  • Marx, geçmişe bakarak ve gününü yaşayarak değil, gelecek açısından büyük bir iyimserdir. Ancak güçlüler iyimser olabiliyorlar. Ancak hiçbir güçlük karşısında moralini bozmayanlar iyimserdirler. Moralli olmak, iyimser olmak, bir yürek işidir. Ancak yürekli olanlar bir yeni düzeni düşleyebiliyorlar. Marx, yeni düzene açılan bir kapıdır ve Marx’ın düşüncesi güçlüdür. Sf. 231 Alıntı; Sol Müdahale – Yalçın Küçük,…

  • Osmanlı düzeni de tekelli bir düzen türünden yayılmacıdır; teknik anlamda emperyalist değil emperyal bir özellik gösteriyor. Yayılması, tekelli sermayeye dayanmıyor; önce akıncılara ve daha sonra yeniçeri birliklerine bağlı kalıyor. Yayılmasının milliyete dayalı bir söylemi ve ideolojisi bulunmuyor. Sf. 133 Alıntı; Sol Müdahale – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları,  1. Basım, Kasım 2007 – Sf. 133) kitabından…

  • Avrupa ve Amerikan dünyasının insanlığın düşmanı olduğuna inanıyorum. Bunu, politik olarak değil felsefi planda dile getiriyorum. Avrupa ve Amerika’da insan sürüdür. Felsefi anlamda insan değil, Kafka’nın ünlü öyküsündeki gibi, tahtakurusudur. Tekellerin olduğu yerde insan, tahtakurusudur. Kapitalizm, kaçınılmaz olarak tekeller düzenini açıyor. Ortakçı düzen, bu nedenle, zorunluluk oluyor. Tekeller düzeni, gittikçe, insana yapabileceğinden çok daha önemsiz…

  • Marx’a göre modern devletin ortaya çıkabilmesi için sınıfların gelişmesinin ileri aşamalara ulaşması zorunludur; ben öyle düşünmüyorum. Marksist-Leninist bilgi teorisine göre tekelli düzenin emperyalist senaryoların peşinde koşabilmesi için de tekeller düzeninin önemli ölçüde gelişmesi gerekli oluyor; böyle düşünmediğim için tekelli düzenin hemen başlarında Türkiye’nin emperyalist zembereğin etkisi altına girdiğini yazabiliyorum. Sf. 119 Alıntı; Sol Müdahale –…

  • Tekelli düzen her zaman agresiftir; emperyalist düzen, her zaman kuvvet göstermek durumundadır. Bunu, tersinden ve bir tez olarak formüle etmek istiyorum: Arada bir kuvvetini en kaba biçimde de olsa göstermeyen bir emperyalist güç olamaz. Bu tezi uzatabiliyorum; emperyalizm, sadece ekonomik değil aynı zamanda politik bir nitelik taşıyor. Sf. 113 Alıntı; Sol Müdahale – Yalçın Küçük,…

  • Bir tez yazıyorum: Tekelli düzen çelişkileri algılayan aklı siliyor. Bir tez daha yazıyorum: Tekelli düzen insansızlaştırma sürecidir. Zor bir sözcük uydurarak, uydurmayı “telif etme” anlamında kullanıyorum, bir tez daha yazmak istiyorum: Emperyalizm düzeni, devrimcisizleştirme sistemidir. Sf. 102 Alıntı; Sol Müdahale – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları,  1. Basım, Kasım 2007 – Sf. 102) kitabından birebir alınmıştır.

  • Emperyalist aşamanın ordusu profesyonel ordudur; bu, Türkiye silahlı kuvvetlerinin zaman içinde depolitizasyonunu zorunlu hale getiriyor. Politik ordu, profesyonel olamıyor; öldürme sanatının gereklerine göre değil, Türkiye soluna, askeri darbelere ve Kürtlere karşı tutuma dayalı bir liyakat ve terfi sistemine göre biçimlenmiş bir ordunun profesyonelliğinden söz etmek mümkün görünmüyor. Sf.103 Alıntı; Sol Müdahale – Yalçın Küçük, (Salyangoz…

  • Kapitalist düzende devlet, kapitalistlerindir. Tekelli düzende, tekeller devletindir. Tekelli düzende devletin tekellerin olduğunu söylemek, gerçeğin binde birini anlatmak demek oluyor. Tekelli düzende devlet tekellerle de gerçekleşiyor. Tekelli düzende dünyanın her yanında büyük basın devletleşmiştir. Daha önce tekelli düzene geçmiş ülkelerde büyük basında çalışanların hepsi geri zekâlı ise, bu yaptıkları işin, hiçbir zekâ gerektirmemesinden kaynaklanıyor. Bir…

  • Emek-değer yasası, eninde sonunda insanın harcadığı emeğin, belli bir tanıma göre, karşılığını almasıdır; bu nedenle yasa, özünde, küçük kapitalist çiftçi veya zanaatkârın piyasa ilkesidir. Bu ilke ise, sosyalist insanın kanseridir; sosyalist insan her zaman, topluma hizmeti ve karşılığını almadan hizmet vermeyi en büyük sevinç yapabilendir. Bu nedenle sosyalist insan, peygambere en yakın yaratıktır ve peygamber…

  • Öte yandan, bildiğimiz köylü devrimlerinin en şanlılarından birisini borçlu olduğumuz Emilio Zapata ile Pancho Villa’nın, gericiliğin bütün kalelerini zapt ettikleri zaman, büyük bir yönetim aczi ile ve daha önemlisi bunu kabul ederek, sarayın tepesine, yönetmek üzere, “bir namuslu adam aranıyor” ilanının asıldığı rivayet ediliyor. Sf. 41 Alıntı; Sol Müdahale – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları,  1.…

  • Diktatörlük, özel mülkiyetten çıkan devlet zoru’nun doğrudan ve hızla uygulanması durumudur. Demokrasi ise, zorun uygulanmasında, yavaşlık anlamındadır; Sf. 37 Alıntı; Sol Müdahale – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları,  1. Basım, Kasım 2007 – Sf. 37) kitabından birebir alınmıştır.

  • Asla teknolojik ve ekonomik zafiyetten yıkılmadığını ısrarla savundum; yıkıntıların arkasından, Rusya’da güçlü bir tekelli devletin ortaya çıkacağını tahmin ediyordum. Artık ortadadır ve ortaya çıkmış olan bu güçlü ve zengin tekeliyet düzeni varken, yıkılışı teknolojik yetersizlik ve ekonomik becerisizlikle açıklamak imkânsız görünmektedir. Sf. 13 Alıntı; Sol Müdahale – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları,  1. Basım, Kasım 2007…