Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Siyaset

  • Taşnaklar: (Erm.) Taşnak Partisi (tam adı Hay Heğapokhagan Taşnaktsutyun / Devrimci Ermeni Federasyonu) yandaşı kimse. Parti, 1890’da Tiflis’te kuruldu ve sosyalist ilkeleri şiar edindi. Ermenileri içinde bulundukları zor şartlardan kurtarmak için Avrupa, Kafkasya ve Osmanlı Devleti’nde faaliyet gösterdi. II. Abdülhamit rejimini yıkmak için İttihat ve Terakki Cemiyeti’yle ittifak yaptı. 1918’de kurulan bağımsız Ermenistan Cumhuriyetinde iktidara…

  • Tuğgeneral Atikkan’dan sonra yine NATO’da görevli Amerikan Tuğgenerali Curtis söz aldı. General Curtis’in, bir arkadaşımızın Kruşçef’in bir sözüyle ilgili sorusuna verdiği cevap ise pek yerinde ve pek askerce idi. “Kruşçef, bir harp vukuunda ABD, Türkiye’nin cenaze namazına bile yetişemez, demiş. Ne dersiniz?» sorusuna, General Curtis şu cevabı verdi: «Bir harp vukuunda kimin cenaze namazının daha…

  • Ben Gurion, Başbakanlıktan ayrıldıktan sonra, New York Times’da yayınlanan bir yazısında şöyle demiş: “Eğer iktidar bir amaç değil, yurda ve ulusa hizmet için bir araç ise, her sorumlu devlet adamı, zamanla kendi kendine şu soruyu sormalıdır. Acaba tekdüzeliğin bir kurbanı mı olmuştur? Gerçekle karşılaşmak yeteneğine hâlâ sahip midir? Her şeyin sonunda bağlı olduğu sade yurttaşın…

  • Ne var ki, yazılı bir anayasası bile bulunmayan İsrail’de fikir ve ibadet özgürlüğü, söz ve basın özgürlüğü gibi ana özgürlüklerle, can ve mal korunması güvenlik altındadır. Sf. 53 Alıntı; İki Şalom Arasında – Naim Tirali, (Cem Yayınları 1. Baskı, 1992 – Sf. 53) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yahudilerin Filistin’e yerleşmeleri, kendilerini tarıma vermeleri olayı, yirminci yüzyılın başında büyük bir gelişme kaydediyor. İlk kurulan köylerde kişisel emek ve özel mülkiyet esasları üstünken -ki bu tip köylere «Moşova» deniliyor- daha sonra 1904 -1914 tarihleri arasında gelen ve ikinci göçmen akımına dâhil olan bir grup gencin öncülüğüyle, ortak köy yöntemi kuruluyor. İlk denemeleri 1909’da Degama…

  • Daha 1917 yılında İngiliz Hükümetinin, Siyonist liderlerle uzun görüşmeler sonunda, Balfour Bildirisini yayınlayarak, Filistin’de Yahudiler için bir vatan kurulması fikrine taraftar ve yardımcı olduğunu açıklaması, Kutsal Topraklara Yahudi göçünü hızlandırmış. 1918 yılında 56.000 kişi olan Filistin’deki Musevi nüfusu, 15 Mayıs 1948 yılında 665.000 kişiye çıkmış. Bu büyük nüfus artışının 484.000’i otuz yıllık manda yönetimi dönemindeki…

  • Ve 1921’de Filistin Manda Hükümeti, İbraniceyi de İngilizce ve Arapçanın yanında resmi dil olarak kabul etti. Böylece, 14 Mayıs 1948’deTel-Aviv’de, Geçici Devlet Konseyi’nin ilân ettiği İsrail bağımsızlık bildirisinin ilk harcı dil hareketinin başladığı günlerde atılmış oluyordu. Sf. 12 Alıntı; İki Şalom Arasında – Naim Tirali, (Cem Yayınları 1. Baskı, 1992 – Sf. 12) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu kitabın, “Askere Din Kitabı”, ilk önce Cumhuriyet’in ilk yıllarında tertip edildiğini anlıyoruz, “Diyanet işleri Riyaseti Celile’sine” yazısı, 26 Mart 1925 tarihlidir ve “ordunun maneviyat dersleri içinde en mühim kısmı diyanete müteallik tedrisattır” cümlesiyle başlıyordu, “Erkânı Harbiyei Umumiye Reisi Müşir Fevzi” imzası var. Osmanlı Dönemi’nin son harbiye vekillerindendi, şimdi Cumhuriyet’te genelkurmay başkanı oldu, İbrani asıllı…

  • Sonunda, İsrael Devleti, 14 Mayıs 1948 tarihinde kuruldu, ancak, bundan iki haftadan daha kısa bir zaman öncesinde de, İstanbul’da “Hürriyet Gazetesi” yayına başladı. Sf.369 Hürriyet’in kurucusu Sedat Simavi’nin İbrani asıllı olduğunu ve gazetenin ilk günlerinde bir “Yahudi Gazetesi” iddiası o kadar yaygındı ki Simavi bir başyazı ile bunu yalanlamak zorunda kalıyordu. Yalanlasa da, bu düşünceyi…

  • Hangisi önceliyor, çünkü İsrael Devleti’nin kuruluşu, 1946 yılında kesinleşmiş görünüyor ve Amerika’nın Türkiye’yi himayesi altına aldığını ilan etmesi, 1947, bu halde, İsrael Devleti’nin kuruluşunun, 1948 ve Türkiye’nin dünyada tanıyan ilk devlet oluşunun, 1949, öncesindedir. Acımasız bir Elen düşmanlığı ile çıkan Hürriyet Gazetesi ile Sefarad-renkli Demokrat Partisi’nin kurulması ise bir ve iki yıl evvelin hazırlıkları durumundadır.…

  • Tarih rastlar mı, Koçgiri Ayaklanmasının en şiddetli olduğu tarihte, Ankara’da Meclis’te içinde “Türk” ve “Müslüman” geçmeyen bir manzume “İstiklal Marşı” olarak kabul ediliyordu, 12 Mart 1921 tarihindedir. Aynı şekilde, Musul-Revanduz’u, Özdemir Komutasındaki Türk kuvvetlerinin, Türk “Gerillaları” diyebiliriz, İngilizlerin ağır hava bombardımanı altında, teslim ile boşalttığı tarih, 23 Nisan 1923 idi ve kesintiye uğramış olan Lozan…

  • Sykes, sonradan değişikliklere uğrasa da, Türkiye’nin en son ve kullanılabilir parçalanma haritasını yaptı ve Balfour Deklarasyonu’nu hazırlayanlar arasında yer aldı. Lloyd George, İsrael Devleti’nin temellerini attı, Musul’a el koydu ve Yunanileri İzmir’e çıkarttı ve orada bıraktı. Böylece, istemese de, kurulmakta olan Türkiye Cumhuriyeti’ne bir zafer hazırladı ve büyük bir moral gücü kazandırdı. Özet, budur. İzmir’e,…

  • Burada bir “gizli tarih” sırrı ile karşılaşabiliyoruz, Churchill, Eylül 1921 memorandumunda, Mustafa Kemal’in makul ve uzlaşmaya hazır olduğunu ifade ediyor ve bunu, Londra’da müzakereler yapan Dış İşleri Vekili Bekir Sami’nin yaklaşımından çıkarıyor; buradan hareketle bir tarihsel karanlığı açmamız mümkün görünüyor. Çünkü biz resmi tarihimizde, Bekir Sami’nin, Londra’da, kendi inisiyatifi ile fazla tavizkâr olduğu şeklinde yazıyor…

  • Sır mı, Rumlar, Hürriyet’i getiren İttihat ve Terakki Fırkasını, bütünüyle bir “Yahudi Partisi” olarak görüyorlardı ve İttihatçı iktidarı ile iktidarları ve rahatlarının tehlikede olduğunu düşündüler. Sf. 316 Alıntı; Çöküş (Gizli Tarih) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 1. Baskı 2010, Sf. 316) kitabından birebir alınmıştır.

  • Lloyd George Elenleri terk etti. Büyük Taarruz’un evvelindeyiz. Çok parlak bir politikacıydı, çok enerjikti ve çok büyük bir hatipti, büyük bir devlet adamı oldu; emperyalist aşamanın başlarında, devlet adamı olmak, Büyük Britanya emperyalizmini yaşatmak ve güçlendirmek demekti ve bunun için de reform gerekiyordu, Lloyd George, bu anlamda, reformisttir. İşçi sendikalarını hükümet daireleri ile yakınlaştırdı, tekeliyet’te…

  • 1996 yılında, Erbakan-Çiller Hükümeti, yeni bir Türkiye-İsrael ittifakı imzaladı, hâlâ çok gizlidir ve iki devlet birbirine çok yaklaşmış oldu. Ortak askeri tatbikatlar bundan sonradır; Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı idi, İsrael’i ziyaret eden ilk Genelkurmay Başkanı olmuştu. Sf. 245 Alıntı; Çöküş (Gizli Tarih) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 1. Baskı 2010, Sf. 245) kitabından birebir alınmıştır.

  • Öğrenme istek ve kabiliyetini yitirmiş bir tayfadandırlar. İslâmizm, öğrenme kabiliyetini yitirme vesilesidir. İslamistlerin çok yükseltileni en cahilidir ve hepsi budur. Çöküş, bunlar için, bir yazgı değil, hedeftir ve yaşama biçimidir. Çöküş’ten haz aldıklarını görebiliyoruz; Gonçarov’un, Oblomov’unun final sahneleri bunları resmetmektedir. Oblomov, en dipte, pek mesuttur. Oblomov’lar, çöküşte mutludurlar. Sf. 190 Alıntı; Çöküş (Gizli Tarih) – Yalçın…

  • Ahmet’in babası Mehmet Davutoğlu, ilk eşi Memnune ölünce, bu adın ilk üç konsonu “mmn” Maamin ile aynıdırlar, “Sefure” ile evlenmişti; bu adın, “sefure”, hazırlamış olduğum isim’ seçkisinde olmamasına rağmen, bir Karay adı olduğunu göstermek zorundayım. Sf. 170 İsim-bilim’in önemli bir açıklayıcı değişken olduğunu görüyoruz, Davutoğlu’nun -kızı Sefure’nin Sabri Ülker’in kızı Ahsen Özokur’un oğlu Ahmet ile…

  • Topluma bakarken, obje’nin ya da bakılanın, nev-i şahsına münhasır olduğunu kabul, ya da toplumu, sui generis, saymak, bilim dışıdır; benzeri olmayanın, “benzersiz” de diyorlar, yasaları da yoktur. Amerikalılar, bir ilke olarak, kendilerine ve tarihlerine öyle bakıyorlar, başka yerde ve tarihte tekrarlanamayacağına inanıyorlar ve bu nedenle hiç anlayamıyorlar; “tekrarlanamazlık ilkesi”, anlamanın yolunu kapatmaktadır.” Bunu, şöyle de…

  • Ahmet’in annesi “Sefure” idi, karısı “Sare” oldu, kızına “Hacer Bike” adını koydular; bütün isimler karaydılar ve soyadı “Davutoğlu” ekstra, Karaizm’in kurucusu Anan ben Davut’a nisbet davutzâde, Davudov, ya da “Davutoğlu olarak taşıyorlar, işte Ahmet Davutoğlu’nun bakan olmasının nedeni de buradadır. Bakan olunca, Devlet Bahçeli, “milletvekillerinden dış işleri bakanı olabilecek birisini bulamadınız mı” yollu soruyordu, biliyor…