Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Siyaset

  • Böylece kılıç miktarına dönüş, tımar sipahiliğinin nesiller boyunca aile mülkü halinde güçlenmesine engel olur. Esasen incelemeler tımarların elden ele büyük bir süratle devredildiğini gösteriyor. Bunlar yeniden tayin, terfi, feragat, mübadele ve mazuliyet yollarıyla gerçekleştiriliyor. Sf. 22 Sahib-i arz da dense, tımar “vazifeye bağlı maaş” niteliğindedir. Mülkün geliri değildir. Sipahinin hizmete yarar erkek evlatlarından birine veya…

  • Osmanlı’nın Bizans’ın tımar sistemini aldığını söylemek, Selçuklu tımar sistemini yok saymak ve Türkleri her türlü kültür ve teşkilat mirasından yoksun bir göçebe aşireti saymak demektir. Sf. 19 Elbette Bizans’ta da “tımarlar” vardı, İmparatorlar, Osmanlı Padişahları gibi devlet topraklarının bir kısmını, üstündeki çiftliklerle birlikte istediklerine temlik veya vakfedebiliyordu. Sf. 20 Alıntı; Osmanlı’nın Düzeni (Türklerin Tarihi, Altıncı…

  • Suriye, ülkenin kuzeydoğu köşesinde bulunan Cezire bölgesinde yerleşmiş yaklaşık 1 milyonluk bir Kürt nüfusa sahiptir. Suriye Kürtlerinin çoğunluğu, Türk baskısı nedeniyle 1920’lerde sınırın öte yakasına kaçarak Türkiye’den bu bölgeye gelmiş sığınmacıların torunlarıdır. Bu yüzden kuvvetli bir Türk karşıtlığı eğilimine sahip olan bu toplulukların Irak’taki komşu Kürt bölgelerine erişimleri gayet kolaydır. Sf. 181 Alıntı; Yeni Türkiye…

  • Esasen, Soner Çağaptay’ın dediği gibi, “On yedinci yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşayan Yahudilerin sayısı, dünyanın başka yerlerinde bulunan toplam Yahudi sayısından daha fazlaydı.” Sf.214 Osmanlı İmparatorluğu’nun çökmesinden sonra, Yahudilerin Avrupa’daki perişan durumlarına duyarlı olan Türkiye Cumhuriyeti, II. Dünya Savaşı patlak vermeden önce dahi Avrupa’dan gelen Yahudilerin Filistin’e geçişleri kolaylaştırmıştı. Her ne kadar bu hareket, kısmen, Arap…

  • 21 Ekim 1993 tarihinde Lice’de yaşananlar bir mesaj mıydı? Güvenlik güçleri Lice’de üç gün süren bir operasyon gerçekleştirmişlerdi. İlçeye giriş çıkışlar yasaklanmıştı. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal bile ilçeye sokulmamıştı. Behçet Cantürk 25 Ekim 1993’te Özgür Gündem gazetesine şu demeci veriyordu: “Evimiz özel olarak hedef alınıp ateş edilmiş. Akrabam beş kişi, eve sığınan iki kişi…

  • Behçet Cantürk ve arkadaşlarının duruşması, Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 No’lu Askerî Mahkemesi’nde başladı. Sf. 159 “Bu iddianame, hayalî bir mafya çetesinin oluşturulması için polisin yazdığı bir senaryodur. Ekonomik ve siyasî yönden güçlenmemi istemeyen kan düşmanlarım ve egemen güçler, bu oyunun tezgâhlanmasında başrolü oynadılar…” Askerî hâkim araya girerek, “Egemen güçlerden ne kastediyorsunuz?” diye sordu. Behçet Cantürk,…

  • ABD, Türkiye’de haşhaş ekiminin yasaklanması için, siyasî ve ekonomik tüm gücünü kullandığı 1972 yılında, ülkesinde uyuşturucu kullananların sayısı 500.000 kişiydi. Bugün bu rakam yirmi katını aştı… ABD’de, 11 milyon kişi sürekli uyuşturucu kullanıyor. Bu ülkede “uyuşturucunun ticarî hacmi” 50 milyar doları geçti. Mafyanın kazancı ITT, General Motors, General Electric, Ford Motor, IBM, Chrysler, RCA gibi…

  • 14 Ocak 1979 tarihinde, Şah Rıza Pehlevî İran’ı terk ederken, kimse yönetimin tamamen mollaların eline geçeceğini tahmin etmiyordu. Ancak Humeyni yönetimi, solcuların “stratejik” hatalarından yararlanıp iktidara el koyuyordu. Şah döneminde uyuşturucu ticareti yasaktı. Mollalar, Şah’ın bu uygulamasını devam ettirdiler. Ancak cezaları çok daha ağırlaştırdılar. Uyuşturucu kullanmanın, satmanın, taşımanın cezası idamdı. İran’daki Tebriz, Rızaiye, Hoy, Sasur…

  • Anadolu, 1972’den sonra, haşhaş üretiminde önceleri sahip olduğu merkezî önemi zamanla yitirdi. Dünyadaki büyük artışa rağmen, Türkiye’de yasadışı üretim ve pazarlamada büyük düşüş yaşandı. Bu nedenle kaçakçılık zorunlu olarak şekil değiştirdi. Uyuşturucunun yerini silah aldı! Sf. 33   Alıntı; Behçet Cantürk’ün Anıları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 15. Baskı Ekim 2005 – Sf. 33) kitabından birebir…

  • İran 1969 yılında topraklarında haşhaş tarımının tekrar yapılmasına izin vermişti. İlginçtir, bu kez Türkiye haşhaş ekimini yasaklıyordu. Türkiye önemli bir döviz kapısını kapatıyordu. Afyon üretiminde dünya üçüncüsüydü. Milyonlarca dolarlık geliri vardı. 90 bin aile haşhaş ekimiyle geçiniyordu. Bu aileler, Toprak Mahsulleri Ofisi’ne 1967’de 119 ton, 1968’de 125 ton, 1969’da 128,1970’te 63 ve 1971 yılında da…

  • İran’da hemen hemen hiç doktor yoktu.  Bu ülkede ilk tıp okulu 1950 yılında açıldı. Afyon her türdeki hastalığa karşı ilaç olarak kullanılıyordu. İranlılar, ilaç olarak kullandıkları bu uyuşturucunun ileride alışkanlık yaratacağını bilmiyorlardı. Her iki nedenle, İran halkının büyük bir bölümü afyonkeş olmuştu. Öyle ki, İran hükümeti 1931’de “afyon çekme evleri” kurdu; salgın ülkeyi sarmıştı. Küçük…

  • “Mehmet Ali Yaprak dünyanın en büyük coptagon üreticisidir. Coptagonu Kıbrıs’ta üretiyor. Ortağı Kıbrıs’ın iki numaralı devlet adamı D. E. (Başbakan Derviş Eroğlu)  s.276 Kaçırılma olayı nedeniyle Mehmet Ağar ile M. Ali Yaprak birbirlerine diş bilediler. Mehmet Kasar (Kıvırcık denilir), Mehmet Ağar ile M. Ali Yaprak’ı barıştırdı. Bu işe aracılık edenler Celal Doğan ile Ali Şen’dir.…

  • 1990 yılındaki Körfez Savaşı’ndan sonra BM kararıyla Irak’a ambargo uygulanması, Türk ekonomisini altüst etmişti. Ambargonun birkaç yıl uygulanacak olması, Türkiye ekonomisinde çok önemli açıklar meydana getirecekti.  “Devlet büyükleri” düşündüler ve uyuşturucuya “yol” vermeye karar verdiler. Ancak bu işin yine Kürt ailelerce yapılması, Kürtlerin büyük güç olmaları istenmiyordu. s. 268 Alıntı; Reis (Gladio’nun Türk Tetikçisi) –…

  • Tansu Çiller, başbakanlığı döneminde nereye harcandığı bilinmeyen 500 milyar liraya ilişkin olarak, 22 Mayıs 1996 DYP TBMM grubu toplantısında bakın neler söylüyordu: “Bu sırlar açıklanırsa millet ayağa kalkar, dünya ayağa kalkar. İnsanlar, milletler birbirine düşer. Türkiye çöker, rejim tehdit altına girer. Herkes altında kalır. Halka halka, zincir zincir, o ülkeden buraya, her gün büyüyerek devam…

  • Başbakan Tansu Çiller, 4 Kasım 1993 tarihinde İstanbul Holiday İnn Oteli’nde ilginç bir açıklama yaptı:        “Türkiye, milis hareketi niteliğine dönüşmüş ve yaygınlaşmış bir terör hareketiyle karşı karşıyadır. PKK’nın haraç aldığı işadamları ve sanatçıların isimlerini biliyoruz, hesap soracağız.” s. 230 Alıntı; Reis (Gladio’nun Türk Tetikçisi) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitap, 28. Baskı Ağustos…

  • İspanya’da Franco’ya “Coudillo”; Almanya’da Hitler’e “Führer”; İtalya’da Mussolini’ye ‘Duçe” Türkiye’de ise Alpaslan Türkeş’e diğerleriyle aynı anlama gelen “Başbuğ” diyordu partili arkadaşları. s. 21 Alıntı; Reis (Gladio’nun Türk Tetikçisi) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitap, 28. Baskı Ağustos 2004 – s. 21) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mücadele tekniklerinden birisi de şiddet hareketleri ve misillemeleridir. Ancak bu tekniğin halka uygulanışının çok hassas olduğu unutulmamalıdır.         Cihat Akyol- Tümgeneral Özel Harp Dairesi Başkanı – “Gayri Nizamî Kuvvetlere Karşı Harekât” (Silahlı Kuvvetler Dergisi, Mart 1971, s.14) s. 212 Tehlikenin büyüklüğünü ispat yollarından biri de, eldeki hadiselerin sayısını artıracak, sanki ayaklanma kuvvetleri yapıyormuş gibi halka…

  • (Cem Ersever Anlatıyor;) TC yöneticileri Kuzey Irak’la, PKK yüzünden ilgilenmişlerdir. PKK olmasa Kuzey Irak’la ilgilenmeyecek. Sanki Türkiye’nin Irak diye bir komşusu yok. Ekonomik, tarihsel, coğrafî, kültürel birtakım ilişkileri yok! s .108 Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 108) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Cem Ersever Anlatıyor;) Dünyadaki bütün tezgâhlar, bu benim inancım, Amerika tarafından planlanır, askerî operasyonlarını Amerika icra eder. İstihbarat çalışmalarını İngiltere yürütür. Kültürel faaliyetleri Fransa yürütür. Bu dolapların çevrilmesi için ortalığın karışması gerekir. Bunu tezgâhlayan da Almanya’dır. s. 105 Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 105) kitabından…

  • S.Y. – Kısmî af da bunun bir sonucu muydu?      C.E. – Kısmî affın sağlayacağı şudur: halen parti tarafından görevlendirilmek suretiyle bir takım kişiler, gerillalar dağdan gelecektir. Bunun örnekleri var; Vietnam’da, Küba’da da var, Güney Afrika’nın diğer ülkelerinde de var. Gelecektir, şehirlere yerleşecektir. Kır gerillasından kopacak. O zaman ne olacaktır; şehir gerilla faaliyetlerinde artış olacaktır. s.…