Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Siyaset

  • (Nizam’ül Mülk’ün Melik Şah’a sunduğu Siyasetname Kitabından;) Saltanat küfür ile devam bulur; amma zulüm ve gaddarlıkla payidâr kalmaz. s. 15 Alıntı; Siyasetname – Nizamü’l-Mülk, Farsçadan Çeviren; Mehmet Taha Ayar (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, VI. Basım Haziran 2014 – s. 15) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Nizam’ül-Mülk’ün Sultan Melikşah’a sunduğu Siyasetname kitabından;) Padişahın haftada iki gün divan-ı mezâlime oturup, mazlumun hakkını zalimden alarak ona vermesi, konuyu aracısız bir şekilde tebaadan bizzat kendisinin dinleyip ona hükmetmesi gerektir. s. 17 Alıntı; Siyasetname – Nizamü’l-Mülk, Farsçadan Çeviren; Mehmet Taha Ayar (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, VI. Basım Haziran 2014 – s. 17) kitabından birebir…

  • İstihbarat teşkilatının tesis ve takviyesinin lüzumu üzerinde ısrarkârdır: “Hiçbir şeyin hiçbir surette gizli saklı kalmaması ve vuku bulan yahut ayyuka çıkan bir meseleye anında müdahale için kulaklarına çalınan her şeyi padişaha ulaştıracak, tacir, seyyah, sûfî, yoksul, sakatatçı kılığında, dört bir yana casuslar salınmalıdır. ” s. XXI Alıntı; Siyasetname – Nizamü’l-Mülk, Farsçadan Çeviren; Mehmet Taha Ayar…

  • Nizamü’l-Mülk’ün tesis etmeye çalıştığı yönetim zihniyetinde Selçukluların politik duruşu Persik özellikler arz etmekteydi. s. XXI Alıntı; Siyasetname – Nizamü’l-Mülk, Farsçadan Çeviren; Mehmet Taha Ayar (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, VI. Basım Haziran 2014 – s. XXI) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kadınlarla ilgili görüşleri de yine aynı sertliktedir: “Tarihin bütün devirlerinde hükümdarın karısı hükümdara egemen olduğunda rezalet, şer, fitne ve fesattan başka bir şey ele geçmemiştir.” s. XX Alıntı; Siyasetname – Nizamü’l-Mülk, Farsçadan Çeviren; Mehmet Taha Ayar (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, VI. Basım Haziran 2014 – s. XX) kitabından birebir alınmıştır.

  • Nizamü’l-Mülk devlet teşkilatında İdarî, malî ve askerî alanlarda aldığı tedbirler ve düzenlemeler sayesinde Büyük Selçuklu İmparatorluğunu ortaçağın en sağlam teşkilatlı devleti haline getirdiği gibi, kurduğu bu kuramlarında birtakım değişikliklerle diğer Türk devletlerine model olmasını sağlamıştır. Nizamü’l-Mülk, teşkilat sahasında Sâmânî ve Gazneli örneğine uygun şekilde Selçuklu imparatorluğunun saray teşkilatını ve büyük divanını kurmuş, yani vezaret, istifa…

  • Melikşah bu olay üzerine vezirine gönderdiği mektupta, “Sen benim devletimi ve memleketimi istila eyledin, evlatlarına ve damatlarına verdin. Bunlar benim adamlarıma saygı göstermiyor, halka zulüm yapıyorlar; sen de bunları tedip etmiyorsun. İster misin ki vezirlik divitini elinden ve sarığını başından alayım ve halkı tahakkümünüzden kurtarayım?” diyerek ağır bir hitap kullanmıştır. Fakat Nizamü’l-Mülk de cevap vermekte…

  • Başlangıçta av ve eğlence ile vakit geçiren Melikşah İranlı vezirinin ve oğullarının iktidar sahibi olmalarından dolayı bir korkuya kapılmıştır. Ayrıca Nizamü’l-Mülk’ün uzun vezirliği döneminde devlet işlerinde gösterdiği takip fikri, idarede uyguladığı amansız disiplin ve titizlik, başta Selçuklu sarayı ileri gelenleri olmak üzere, kendisine karşı pek çok düşmanın türemesine sebep olmuştur. Bunların başında Melikşah’ı bile ondan…

  • Nizamü’l-Mülk ancak 1072’de Alparslan öldükten sonraki 20 yıllık vezirliği boyunca kendisindeki “politik potansiyeli” hakkıyla icra fırsatı bulabildi. Melikşah tahta geçtiğinde henüz 18 yaşında olduğu için devlet işlerini hatırı sayılır ölçüde Nizamü’l-Mülk yerine getirmekteydi. s. IX Alıntı; Siyasetname – Nizamü’l-Mülk, Farsçadan Çeviren; Mehmet Taha Ayar (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, VI. Basım Haziran 2014 – s.…

  • Gençlik yıllarında babası ile birlikte Gazne Devleti’nin Horasan Valisi Ebu’l-Fazl es-Suri’nin maiyetinde çalışan Nizamü’l-Mülk, Sultan Mahmud’un varisi olarak yerine geçen oğlu Gazneli Mesut’un Dandanakan’da 431/1040 mağlubiyetinden sonra Horasan’ın kahir ekseriyeti Selçukluların eline gelince Belh Valisi Ebu Ali bin Şâdân tarafından idari hizmetlerde görevlendirildi. Daha sonra onunla geçinemeyip Çağrı Bey’in yanına Merv’e giden vezir kendisinden büyük…

  • a) Önceden gelen vergi olarak “aşar” vardır. Bu, ürünün 1/10 una eşit olmakla beraber hemen de tamamen mahalli kalmaktadır. Yani, “aşar”, bunu toplayan mültezim ya da askeri valinin emrinde kalmakta, merkezi hükümete gitmemektedir. Bu vergi ancak on dokuzuncu yüzyıl sonlarında merkeze gelmeye başlamıştır. b) 1858’de toprak vergisi konmuştur. Yapılan toprak değerlendirilmesine göre düşük oranda bir…

  • Oysa biz ne görüyoruz, eskiden beri üretim aracı sahibi olmayan bürokratların subaylar kanadı, şimdi üretim araçları sahibi olarak sınıf olmaya yönelmiştir. Bilindiği gibi bütün subayların hissedar olduğu “Ordu Yardımlaşma Ortaklığı” adlı kurumun kaynakları süratle genişlemiş ve bugün yabancı sermaye ile işbirliği yaparak dev montaj (otomobil, kamyon gibi) sanayii kuruluşlarına gitmiştir. Kâr hesabı içinde nerelere kadar…

  • Osmanlılarda zamanla iki cephenin kurulduğunu görüyoruz. Bunlardan biri yeniçeri-lonca esnafı-ulema’dan meydana gelen İslamcı halk cephesi, diğeri de Batıcı ya da yenilikçi taraftan bürokrat cephedir. s. 177 Yunan’ı yenerek Cumhuriyet’i bürokrat subaylar kurmuştur. Bunlar da devrim, yenilik, Batılılaşma diye Batı kapitalizminin üstyapı kurumlarını almaya devam etmişler, üretim güçlerini yeterince geliştirme yolunu bulamadıklarından devlet masrafları, değer yaratan…

  • Egemenlik: Bunun esas ölçüsü şudur: Egemen olan, kendisi hakkında karar alabilmeli ve bu kararların uygulanışının nihaî kontrolünü yapabilmelidir. Bir ulusun egemenliği, ulusun kendi kararlarını kendisinin alıp alamaması ve onları nihaî olarak kontrol edip edememesi ile belirir. O halde, bir ülkede alınacak ulusal kararları (kanun vesaire biçiminde) alıp bunların uygulanmasının nihaî kontrolünü yapanlar, ulus içinde egemen…

  • Bürokrasinin bütüncül ideolojisi daima ortodokstur (katı kuralcıdır, dogmatiktir); karşıtlığı (heterodoksluğu) reddeder, yeni sentezlere karşıdır, “convergent” kendisinden yana olunmasını ister. Kendisi ile olan yeni (….) evet der. Gücünü kendini tekrarlamaktan (çeşitli düzeyde) alır. Tekrara dayalı toplumda düşünce yaşayamaz; yaşatmazlar. Tarihî olgularda geçici izni olsa da tekrar tarihsizleşme, silinmedir. Kısaca bu tür bürokratik devlet istediği almaşıksızlık sağlama…

  • Devlet düzeni kavramı çelişkileri reddettirecek metropole ait ideolojiyle saklanabilir. Devlet büyüdükçe böyle nitelikte bir ideoloji zorunlu bir koşuldur. Devlet düzeni territoryal (bölgesel)  olarak kurulduğunda ritüel (ayin) önemini yitirse de, sadaka, hizmet, şan, şeref gibi değerler yine de kısmen ayin niteliğinde merasimlerle sağlanabilir. Bu ayinlerde bir çeşit rey alma, salâhiyet alma durumu da vardır. İdeolojik toparlayıcı…

  • Sınıf farklılaşması, nüfus artışı, çelişki-istilâ ilişkileri devleti daha merkezi daha geniş bürokratik örgütlenmeye vardırır. Bütün bunlar artık ürünün elde ediliş ve bölüşümü ile nasıl bağlanır. s. 43 Alıntı; Halk Demokrasi İstiyor mu? – İdris Küçükömer, Yayına Hazırlayan; Yücel Yaman, (Profil Yayıncılık, 1. Baskı Ağustos 2010 – s. 43) kitabından birebir alınmıştır.

  • Büyük kitleler, çıplak güç karşısında onun öğretisine sağır kalma koşullarına itilebilir. Çıplak güç: Kendi dışında kalanları, hain, cahil, geri diye nitelendirmez miydi? Kendi dışında kalanları, ona karşı olanlardır. Kendi dışında kalanları, almaşık değil, haindir. s. 219 Alıntı; İdris Küçükömer’le Türkiye Üzerine Tartışmalar, Yöneten; Ali Gevgili – İdris Küçükömer, Yayına Hazırlayan; Yücel Yaman, (Profil Yayıncılık, 1.…

  • Gerçekten CHP’deki reddi miras olayıyla meydana gelen görece değişiklik ve aldığı oylar bunun bir doğrulanması sayılabilir. s. 214 Alıntı; İdris Küçükömer’le Türkiye Üzerine Tartışmalar, Yöneten; Ali Gevgili – İdris Küçükömer, Yayına Hazırlayan; Yücel Yaman, (Profil Yayıncılık, 1. Baskı Ağustos 2010 – s. 214) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türkiye’de iktidarlar bankalar sistemine kolay kolay egemen olamayacaklardır. Bankalar sistemi zaten enflasyonu içinde taşımaktadır; fakat Türkiye’deki bankalar sistemi enflasyonu büsbütün artırma eğilimindedirler. Yapı, budur. s. 186 Alıntı; İdris Küçükömer’le Türkiye Üzerine Tartışmalar, Yöneten; Ali Gevgili – İdris Küçükömer, Yayına Hazırlayan; Yücel Yaman, (Profil Yayıncılık, 1. Baskı Ağustos 2010 – s. 186) kitabından birebir alınmıştır.