Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Siyaset

  • “İş adamları”mız, Devletin türettiği rantiyelerdir. Burjuva demek yanılgıdır. Sf. 150 Bizim iş adamları ve onu tutan yazarlar bir ideoloji üretemezler. Sf. 151 Alıntı; Sivil Toplum Yazıları – İdris Küçükömer, Yayına Hazırlayan; Yücel Yaman, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Şubat 2013 – Sf. 150, 151) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ne demişti rahmetli Menderes: “Biz hiçbir zaman devlete hâkim olamadık”. Sf. 150 Alıntı; Sivil Toplum Yazıları – İdris Küçükömer, Yayına Hazırlayan; Yücel Yaman, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Şubat 2013 – Sf. 150) kitabından birebir alınmıştır.

  • Toplumlar ideolojisiz yaşayamazlar. Ama ideolojileri de derleyip toplayacak, birini öbürüyle ikame edebilecek, üst düzeyde bir ideoloji olarak, felsefe geleneği gerekli değil mi? Üst düzeyde genel ilkeler üreten akıl ürünü felsefenin varlığı ya da yokluğu önemli bir göstergedir. Sf. 135 Alıntı; Sivil Toplum Yazıları – İdris Küçükömer, Yayına Hazırlayan; Yücel Yaman, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Şubat…

  • “Vatandaş oyunun kuracağı Millet Meclisi’nin, bu egemenliği iyi kullanabileceği noktasında kuşku vardır. Bu ulusal egemenliğin kullanılışını güvenle yerine getirmek için müesseseler ihdas edilmiştir. Senato, Anayasa Mahkemesi, Millî Güvenlik Kurulu, Muhtar Üniversite, Muhtar TRT, planlama vb. Esasen önemli olan bu değildir! Önemli olan, devletin gerçek sahibi olan milletin yanına getirilen, yeni ortaklardır! Anayasanın karakterine bakarak bu…

  • Şimdi Paşa’nın konuşmasının bize göre en önemli kısmını birlikte okuyalım: “Biz, eski Anayasa ile Teşkilatı Esasiye Kanunu ile bir Anayasa düzeni içinde idik. O Anayasa düzeni, Meclisten çıkacak kanunların Anayasaya uygun olması lazımdır, kaydını koymuştu. Herkes bu kayda riayet edecektir; ama Meclisten çıkan bir kanunun Anayasaya uygun olup olmadığına da gene Meclis karar verecektir. Masum…

  • Ne zaman ki devletçilik ve harp içindeki enflasyonla birlikte ilkel birikim gelişti, bu birikimin, daha da gelişmek için kendi yollarını açması, temizlemesi gerekiyordu. Kendisinin büyümesine yardım eden bürokratik mekanizma ile artık çatışır hale gelmişti. Bilindiği gibi DP, bu birikimin partisi olacak ve bürokrat-militer mekanizmanın tarihî olarak karşısına düşmüş, eski reayadan gelen halk kitlelerini, onların İslami…

  • Şimdi bunları eleştirelim: a) Önce Osmanlılarda egemenliğin saray, ordu, medrese arasında bölüşülür gözüktüğüne katılmamak mümkün değil. Burada medrese ile ulema ve öğrencileri kastediliyor olmalıdır. Fakat bu bölüşme aynı zamanda hiyerarşik bir niteliktedir. Bunlar egemenliğin hiyerarşi içinde ortaklarıdır. Sarayın kapusu kullarıdır. Osmanlı sarayından birine biat etmek zorundadır. Bu bakımdan ikinci seçmen gibi görülmezler. Sf. 118 b)Osmanlı…

  • Celal Bayar, “fiili durum” dediği 27 Mayıs hareketinde, “Demokrat Parti‘ye karşı düşmüş ve devlete ortak olmuş iki grup vardır” der. Bunlar ordu ve aydın gruplarıdır. Ordu ve aydını şu kısımlara ayırmaktadır: “Anayasanın karakterine bakarak bu yeni ortakları ordu ve aydın diye niteleyebiliriz. Ordu, Millî Güvenlik Kurulu ile aydın, Anayasa Mahkemesi, Üniversite, TRT, Planlama ve hatta…

  • Günaltay diyor ki: “Bir liberal çıkıp liberalizmin esaslarını… müdafaa… edemeyecektir. Teşkilatı Esasiye Kanununa muhalif bir hareket nasıl bir cürüm ise (devletçiliğe..) muhalefet aynı şekilde cürüm sayılacaktır.” Peker ise bu hususta şunları söylüyor: “Devletçiliğin nakızı olan liberallik… lehine hiçbir faaliyet yapılamayacaktır… bugün liberalizm ya çökmüş, yahut da… can çekişmektedir… Türkiye Devletinin hayatı için liberalizm… çok zararlı…

  • 1908 Meşrutiyeti ile İttihat ve Terakki Cemiyeti, imparatorluğa hâkim olmuştu. Devlet cemiyetin eline geçmişti. Fakat Osmanlı Devleti’ni ele geçirmek, toplumu ele geçirmek değildi. Oysa onlar toplumu, daha doğrusu halkı elde edeceklerine, devleti elde etmek istemekteydiler ve bu yoldan elde edilen ya da kapılan devlet, kurtarılabilir sanılıyordu. Devletin toplumda (hiç değilse bazı sınıflarla) organik bütünlüğü olmaksızın…

  • CHP içinde demokrasi yoktur. Esas niteliği bürokratik yönetimden alan CHP içinde bürokratik merkeziyetçi gelenek yaşamaktadır. Sf. 77 Alıntı; Sivil Toplum Yazıları – İdris Küçükömer, Yayına Hazırlayan; Yücel Yaman, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Şubat 2013 – Sf. 77) kitabından birebir alınmıştır.

  • Doğrudan üreticiler genel olarak tımar (ikta) sistemi ile gözetilip denetlenecektir. Tımar sahibi, köylülerin tasarrufuna bırakılmış toprak düzenine müdahale edemez. Köylü, ailelerine (Osmanlı reayası: Müslüman, Hıristiyan) verilmiş sınırlı toprak içinde kapalı tarla sistemi ile serbest çalışır. Oysa Avrupa’da feodal lord kendisi çiftçi olarak geniş toprağını serf aileleri arasında olduğu gibi, ürünler arasında da yeniden düzenleyebilir; açık…

  • Müslümanların yönetimi altında İspanya Yahudileri zenginleşerek varlıklarını sürdürdüler. Magripli Müslümanlar, Yahudilere karşı çok merhametli davrandılar. Müslümanlar, Kurtuba, Gırnata ve Toledo gibi elde ettikleri şehirlerin yönetim birimlerini genellikle Yahudilere bıraktılar. Yahudi tüccarlar ve onların ticareti cesaretlendirildi, teşvik edildi ve başarılar elde ettiler. Yahudi ve İslam düşüncesi birlikte yeşererek birbirlerini desteklediler, içlerinde Kurtuba’nın da bulunduğu, Müslümanların İspanya’da…

  • Bu olay doğru olsa bile kaçınılmaz gerçek şu ki; İsa, Roma yönetimi, Roma mahkemesi, Roma mahkûmiyeti, Roma askeri ve Roma infazının bir kurbanıydı. Bu infaz ki sadece Roma’nın düşmanlarına uygulanan bir şeydi. İsa’nın çarmıha gerilmesi Yahudiliğe karşı suçlardan değil imparatorluğa karşı işlenen suçlardan dolayıdır. Sf. 415 Alıntı; Tapınak Şövalyeleri (Savaşçı Keşişler Tarikatı, Kutsal Kan, Kutsal…

  • 9 Kânunsanî (22 Ocak 1915) Bu devlete Kafkasya, Rumeli’nden alınacak parçaya nispeten yüz defa daha mühimdir. Devletin Kafkasya’yı ihmal ederek yine Rumeli’ne ehemmiyet (önem) verilmesi Kanunî devrinden beri başlayan felâketleri temâdî (devam) ettirmek demektir. Devlet Anadolu’da ve Rumeli’de aynı zamanda taarruza geçemez. Rumeli’de İstanbul ve Boğazlar müdafaası için azamî dört kolordu kâfidir. Mütebakisi (geriye kalanı)…

  • Bütün çözümlemelerimde iç dinamiğin önceliği var. Fakat hepsi dış dinamikle birlikte gelişiyor. Tekrarlıyorum; dış dinamiğe öncelik vermek, tüm güzelliklerle kötülüklerin yurt dışından geldiğini düşünmekle özdeştir; yıllardır bu tür anlayışın geçersizliğini göstermek için çabalıyorum. Bilim, eğilimlerin karşılıklı ilişkisini çözümlemek oluyor. Dış dinamiği tümden yadsımak bilim yolunu reddetmekle aynı konuma giriyor. Sf. 405 Alıntı; İtirafçıların İtirafı (TKP…

  • 1981 TKP Davası başsız kalıyor. Zeki Baştımar, duruşmada ve savunmasında komünist partisine girmek istediğini açıkça söylüyor. Savunmasında, «memlekette irticaa, emperyalizm ajanlarına ve harp tahrikçilerine karşı mücadele etmek düşüncesiyle komünist partisine girmek istediğini” açıklıyor; dünyanın hiç bir yerinde bir komünist partisine bu gerekçelerle girilmemelidir. Yazık; bir mahkemede komünist olduğunu açıkça söyleyen bir genel sekreter, komünist partisine…

  • Türkiye rejimi, 1949 yılında kurulan saldırgan NATO’ya girmek istiyor; Batı, Türkiye’nin her yanaşmasında izlediği yöntemi tekrarlıyor ve isteksiz davranıyor. Türkiye, yalvarıyor ve kendi oyunlarını sergilemeye başlıyor; bunlardan birisi içerde komünist tehlikesi olduğudur ve dışarıdan da Sovyetler Birliği’nin saldırmaya hazır olduğu izlenimini veriyor. 1949 yılında Türkiye’de komünistlerin tekrar örgütlenme çabalarında Türkiye’nin saldırgan NATO ittifakına girişini önleyecek…

  • Çocuklara, bu nedenle, bayılıyorum: Akılları ne kadar özgür? Çocukların akılları henüz tekelsi ahtapotlar tarafından zincire vurulmamış; merakları zincir tanımıyor. Tekeller ahtapot kollarıyla, hızla, buraya senaryolar örüyorlar. Parantezi kapatıyorum ve devam ediyorum. Tekeller, sağlıklı insanların gözlerini bozan, düz gözleri şaşı yapan göz doktorlarıdır. Tekeller insanlığın akıl gözüne düşman canavarlardır. s. 247 Alıntı; İtirafçıların İtirafı (TKP Pişmanları)…

  • Halkın “Maviler” ve “Yeşiller” olarak iki hizbe, bölünmesi de bu dönemde başlamasa bile, Justinyen Çağı’nda önem kazanmıştı; bu bölünme sportif olduğu kadar ve daha çok, politik idi. O dönemde politika hipodromda, daha sonra “At Meydanı” denilen şimdiki Sultanahmet alanı ve çevresi, yapılıyordu; “Maviler” yüksek tabakaları ve “Yeşiller” ise yoksulları çağrıştırıyordu, “Mevlevi” vs “Bektaşi” bölünmesine benzetebiliriz.…