Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Siyaset

  • Abrevaya’yı tanıyan bir meslektaşı Niğde’den bağımsız milletvekili seçilmesinden sonra Abrevaya’nın Niğde’nin nerede olduğunu bulmak için ansiklopediye baktığını hatırlıyordu. Sf. 165 Alıntı; Devlet’in Yahudileri ve “Öteki” Yahudi – Rıfat N. Bali, (İletişim Yayınları, 1. Baskı 2004 – Sf. 165) kitabından birebir alınmıştır.

  • Milletvekili adayları arasında gayrimüslimlerin de yer almaları azınlıklar arasında büyük sevinçle karşılandı.  8 Şubat 1935 Cuma günü yapılan seçimlerde 386 aday CHF’den 13 aday ise bağımsız olarak milletvekili seçildiler. V. Dönem milletvekili olarak seçilen bağımsız adaylar arasında yer alan Dr. Nikola Taptas (Ankara), Berç Keresteciyan (Afyon), lstemat Zihni (Eskişehir) ve Samuel Abrevaya (Niğde) gayrimüslimdi. Sf.…

  • Mezar taşına göre 1879, arşiv belgelerine göre 1880 yılında İzmir’de doğan Samuel Abrevaya’nın baba adı Binyamin, anne adı Reyna idi. Samuel önce 1897 (1312) yılında İzmir İdadisinden, daha sonra 1903 (1318) yılında İstanbul Mülkiyye Tıbbiye Mektebi’nden mezun oldu. Sf. 161 Bir kaynağa göre, 1935 bağımsız milletvekili seçimleri Atatürk’ün özel emriyle düzenlenmişti. O ana kadar TBMM’de…

  • Franko Yahudilerin Osmanlılaşmaları gerektiğini ancak Siyonizm’in Osmanlılaşmaya hasım bir ideoloji olduğunu savunan bir aydındı. Franko’nun 1909 yılında önce El Tyempo’da İspanyolca daha sonra da Ahenk gazetesinde Türkçe çevirisini yayınladığı makalesi bu konudaki fikrini açıkça dile getirmekteydi: “Dinimiz, vicdanımız ve her türlü esbabın fevkinde (sebeplerin üstünde) fermanber (mutlak yerine getirmemiz gerekli) olan ihtiyac-ı bekamız (birlik ihtiyacımız)…

  • Gad Franko, Rıhtım Şirketi’nin sahibi Elezar Guifray’in sağ kolu ve bu nedenle Frenklerin, büyük tüccarların avukatlığını yaptı, çok kârlı işler çevirdi. Şunu da kaydedeyim ki, Gad Franko Mütareke’de bizim Müdafaa-i Hukuk-ı [Osmaniye] Cemiyeti’mize çok yararlı yardımlar ile şükranımızı kazanmıştır. Gad Franko Cumhuriyet’te İstanbul’a yerleşti. Bahtiyar Hanı’nı satın aldı. Kardeşi Marsel ile mâli işlere önem verdi.…

  • Adato’nun Yahudi cemaati – Devlet ilişkilerindeki en önemli katkısı, Hahambaşılık seçiminin yapılmasını ve Cumhurbaşkanı Celâl Bayar’ın Amerikan Yahudi Komitesi (AJC) tarafından davet edilmesini sağlamaktaki desteğiydi. Adato 1931 yılından beri boş olan Hahambaşılık makamına bir Hahambaşının atanması için 25 Ocak 1953 günü düzenlenen ve Rafael Saban’ın Hahambaşı seçilmesiyle sonuçlanan seçimi yönetiyordu. Sf. 97 Amerikan Yahudi Komitesi…

  • Kızına göre Salamon Adato, meslektaşı ve DP milletvekili Samet Ağaoğlu, gazeteci ve DP milletvekili Cihad Baban ve Celâl Bayar ile çok yakındı. DP kurulmadan önce Bayar İstanbul’a her gelişinde Adato ile görüşür, yapacağı konuşmalar hakkında kendisine danışırdı. 21 Temmuz 1946 günü yapılan milletvekili genel seçimlerinde hem DP, hem de CHP azınlık cemaatlerinin ileri gelenleriyle görüşerek…

  • Aralarında eski İstanbul Valisi Esad Bey de olmak üzere resmî erkân Samuel Bey’e büyük sevgi besliyordu. Emniyet mensupları kendisine ‘‘Kemal Bey” veya “Kemal Ağabey” diye hitap ederlerdi. Samuel Bey’in Cumhuriyet dönemindeki faaliyetleriyle ilgili bilgi çok azdır. Oğluna göre 1934 yılında Trakya’da Yahudi nüfusunun yoğun olduğu kentlerde gerçekleşen Yahudi karşıtı gösteri ve yağma girişimi babasını son…

  • Soyadı Kanunu’nun 21 Haziran 1934 tarihinde kabulünden sonra İzisel soyadını alan Samuel İsrael, Mazaltov, Raşel, Ester ve Lea adında dört kız kardeş ve Jozef adında bir erkek kardeşten oluşan altı çocuklu bir ailenin ikinci erkek evladıydı. Sf.31 Cumhuriyet gazetesinin kurucusu Yunus Nadi’yle yıllarca sürecek dostluğu da burada filizlendi. Sf. 32 Samuel Mekteb-i Hukuk-ı Şahane’den mezun…

  • Varlık Vergisi’ni ödeyemediği için Aşkale’ye gönderildiği, Samuel Abrevaya Anadolu gazetesinin tahrikçi yayınına maruz kaldığı, Tekin Alp önce Varlık Vergisi Kanunu’nun bir mağduru olarak yalısını eşyaları ile birlikte satmak zorunda kaldığı,  daha sonra yerleştiği Nice kentinin fahri konsolosu olma talebi Dışişleri Bakanlığı’nca reddedildiği, Prof. Mişon Ventura ise Trakya Olayları, Yirmi Kur’a askerlik ve Varlık Vergisi sırasında…

  • Aşkale’den varlık vergisi mükellefleri geldiğinde biz Akhisar’a gittik. Amasya depremi olduğundan Merzifon’a ve Gümüşhacıköy’e, sonra Çorum-Osmancık yolunda belimize ip bağlayıp kayalardan sarkarak ve engelleri dinamitleyerek Badal Boğazı’nı açtık. Sf.130 Alıntı; Yirmi Kur’a Nafıa Askerleri – Rıfat N. Bali, (Kitabevi Yayınları, 1. Baskı 2008 – Sf. 130) kitabından birebir alınmıştır.

  • O gün Paskalya Haftası’nın Büyük Perşembesi olduğunda arkadaşlarımızdan Norayr isminde biri, Konak Komutanı’ndan gece koğuşta ayin yapmak için izin istedi. Büyük Perşembe gecesi tüm hazırlıklarını tamamlamış, papaz giysisi gibi bir cüppe de bulmayı becermiş, zaten çantasında tenekeden birkaç da haç varmış kararlaştırılan saatte ayin başladı. Koğuşta herkes ayaktaydı, komutan da merak etmiş; ilgilendi ve baktı…

  • Nihayet, gayrimüslimlerin yüreğini rahatlatacak bir haber yayılmağa başladı: Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak, hükümete uyarıda bulunmuş, silahaltında bulunan bilaistisna herkesin “beş düğme altında bulunduğu sürece” (askeri üniforma) kendi evlatları sayılacağını ve ona göre muamele görmelerini istemişti. Umutsuzluğa kapılmış halkın bir kısmı gazetelerden ve radyolardan savaş haberlerini dinlerken sevdiklerinin mukadderatını bu olaylara bağlıyordu. Sf. 119 Alıntı;…

  • Japon Hava Kuvvetleri’nin 7 Aralık 1941 tarihinde Hawai’nin Pearl Harbour limanında demirli bulunan Amerikan Deniz Donanması gemilerine karşı gerçekleştirdiği baskın saldırısından sonra Amerikan yönetimi İtalyan, Alman ve Japon kökenli Amerikalıları toplama kamplarında enterne edecekti. Bunun nedeni de Japon ve Alman kökenli Amerikalıların düşman lehine beşinci kol faaliyetlerinde bulunmalarından endişe edilmesiydi. Amerika’da yaşanan uygulama ile Türkiye’de…

  • a) Azınlıkların Ticaret Hayatındaki Etkinliklerini Azaltma; Sf. 67 1948-49 yıllarında İsrail’e göç eden İstanbullu gazeteci Sabetay Leon, 1956 yılında İsrail’de yayınlanan ve Sefarad Yahudilerine hitap eden El Tiempo gazetesinde yayınladığı anılarında; “nafıa askeri olarak neden Anadolu’ya gönderildikleri” sualine şu cevabı verecekti; Fanatik, ırkçı, totaliter ve diktatör bir siyasi parti olan CHP, Yahudi, Rum ve Ermeni…

  • Gayrimüslim askerlerin maruz kaldıkları davranışlar hakkındaki raporlar muhtelif. Çoğunun meşakkatlerle karşılaştıkları şüphesiz zira bazıları çeşitli sebeplerden dolayı daha önce hiç askerlik yapmamıştı, aralarından çoğu da alelade Türk askeri için tabii olan zor hayata alışık değildi. Şehrin nispeten rahat hayatından gelenler arasından birçoğu hastalandı ve bazısı köyden gelmiş, Türk askeri için son derece tabiî olan hayat…

  • Azınlıkların ortak hafızalarında yer eden çok yaygın bir söylenti, hükümetin silahaltına alınan gayrimüslim erkekleri katletmeyi tasarladığı, dönemin Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak’ın bu tasarıdan haberi olduğunda azınlıkları Millî Müdafaa Vekâleti emrine aldırarak canlarını kurtardığı kanaatiydi. Bu kanaatten ötürü azınlıklar Mareşal Çakmak’ı minnetle anacaklardı. Bu söylentinin ortaya çıkmasındaki neden nafıa askerlerinin hemen hemen tamamının yol ve…

  • (Salamon Mizrahi’nin “20 Kur’a Askerler İçin Cevap… Tarih ve Toplum Dergisi Ocak 1999, alıntı;) “Ayrıca, yine bu müzede, herhalde kendisini şaşırtacak bazı belgeleri de bulabilecektir. Örneğin: Mütareke yıllarında ve Sevr Antlaşmasına takaddüm eden (ayak basılan, denk gelen) günlerde İzmir’in Yunanlıların idaresine verileceği haberi yayılır. Bu haber üzerine İzmir’de yaşayan tüm cemaatlerin temsilcileri ve Karşıyaka Müftüsü…

  • (Vedii İlmen’in Anılarından) “Benim anılarımda kaldığına göre bizzat gördüğüm kadarıyla, gayrimüslimlerin tutumu aşırı şımarık bir davranıştı. Bir kere Türkçe konuşmasını bilmiyorlardı ve öğrenmek de istemiyorlardı. Bağıra bağıra kendi lisanlarını konuşuyorlardı. Bu bana, hep bir gövde gösterisi yapıyorlar gibi geliyordu. Yazın Ada vapurunda Rumların bağıra çağıra davranışları göze batıyordu, gene Büyükada’da, Yorgoli Plajı’nda (Yürük Ali), çalınan…

  • Türk Yahudilerinin “Las Vente Klasas”, Türk Ermenilerinin “Kısan Tasagark”, Rumların ise “İkosi İlikeis” sözleriyle andıkları ve bu deyimlerin Türkçe karşılığı olan “Yirmi Kur’a” deyimiyle tarihe mal olan vaka, 6 Nisan 1941 tarihinde Yunanistan’ı işgal eden Nazi Ordularının Türkiye’ye de saldırmalarının muhtemel olduğu bir ortamda münhasıran gayrimüslim erkeklerden oluşan yirmi kur’a ihtiyat askerlerinin İcra Vekilleri Heyeti’nin…