Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Siyaset
-
Adları Arapçada koruyucu, bekçi anlamına gelen “asessen“ den gelmekteydi. Ancak haşhaş içmeleri nedeniyle Sünniler onlara Haşhaşiler veya Haşhaşinler dediler. Marco Polo’nun seyahatnamesinde anlatması ile Haşhaşilerin ismi Batı Avrupa’ya suikastçı, katil anlamında “assasin“ olarak geçmiştir. Hasan Sabah, ilki Alamut olan erişilmesi zor dağların tepesine kaleler zinciri kurmuştu. İlk sarp kale olan ve Teberistan’da bulunan Alamut kalesi…
-
Mesudî ve İbn Fadlan’a dayanılarak, bu tarihlerde, Oğuz boylarında servet farklılaşmasının başlamış olduğu ancak kabile demokrasisi kurumlarının hala yaşamakta devam ettiği söylenebilinir. Aralarındaki kararları tartışarak alır, problemleri tartışarak çözerlerdi. Herkes katılmadan karar almazlardı. Bir kişinin muhalefeti bile alınacak kararı bozardı. Fakir ve zengine bakmadan herkesin bir oy hakkı vardı ve hiçbir oy daha kıymetli değildi.…
-
Ermeni devleti, daima, başında bir kral olsun veya olmasın, “naharar“ denen özerk prenslerden kurulu yapısı ile farklı bir siyasi yapıya sahipti. 50 naharar ailesi vardı ve tüm topraklar bunlarındı. Bu Ermeni Prensleri arazilerini ellerinde Batı Avrupa’da olduğu gibi, asker besleme karşılığı olarak tutmazlardı. Zaten askerlik hizmetine yükümlülük olarak değil bir ayrıcalık olarak bakılırdı. Bu Ermeni…
-
Siyasi birliğin ekonomik temeli ticarete, o olmazsa, yağma ve ganimete dayanınca, İpek yoluna hâkim olmak çok büyük bir önem kazanır. Kağanların dolayısı ile birliğin, ticaret yollarının iyi işletilmesinden ekonomik yararı vardır. Bu nedenle, siyasi birlik, ticaret yolunun tüm geçtiği yerlere yani Çin’den, Karadeniz’in kuzeyine kadar tüm bölgeye hâkim olmak ister. Buna karşılık aynı tavır Çin’de…
-
Arap ordusu, Arap olmayan toprakları ele geçirdikten sonra, geniş köylü kitlesinin Müslüman olması işlerine gelmiyordu. Böyle bir Müslümanlaşma, dihkanların da işine gelmezdi. Haraç vergisi bir köye kesilirdi. Bir köyün bir kısmı Müslüman, bir kısmı başka bir dinden ise, köyden alınan verginin tüm yükü Müslüman olmayanlara binerdi. Bu nedenle, Müslüman olsa bile köyde kalanlar, haraç vergisine…
-
Hüseyin ailesi ile birlikte Kûfe’ye giderken, Fırat nehri yakınlarında Kerbelâ’da Yezid’in yolladığı Hurr bin Yezit komutasındaki 2.000 kişilik ordu tarafından yolu kesilip, kuşatıldı. Kûfe’ye gitmeye çalışan muhacirler çocuk, kadın, toplam 155 kişiydiler. Bunların içinde savaşabilecek olanlar 32 süvari ve 40 yaya olmak üzere sadece 72 kişiydi. Emevîlerin, muhacirlerin yolunu kesen 2.000 kişilik ordusuna, Sad bin…
-
Yezit halife olunca, M.S. 680 yılında, Ali’nin küçük oğlu Hüseyin, hakkının elinden alındığı ve verilen sözün tutulmadığı gerekçesi ile Yezid’e başkaldırdı. Hilafetin vesayet yoluyla geçmesinden herkes rahatsızdı. Kûfeliler, Hüseyin’e mektup yazarak, Kûfe’ye gelirse ona biat edeceklerini bildirdiler. Alıntı; Bizimkiler VI (Müslümanlık) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 210) kitabından birebir…
-
Bu sırada Halife Ali’nin büyük oğlu Hasan, Muaviye ile anlaşarak, Halifelik iddiasından vaz geçmişti, ama bu Muaviye’ye yetmiyordu. Hasan’ın karısı Cude bin Eşas ile Peygamberin torununun öldürülmesi konusunda anlaştı. Hasan’ın karısı, altın ve Muaviye’nin oğlu Yezit ile evlenme karşılığında Hasan’ı zehirleyerek öldürdü (MS. 670). Muaviye vaat ettiği altını verdi ama “peygamberin torununu öldüren, benim oğlumu…
-
Harici üç kafadar İbni Mülcem, Berke ve Temim’den Amr, halkı kurtarmak için Ali, Muaviye ve Amr bin As’ı aynı anda öldürmeyi kararlaştırdılar. Karar 19 Ramazan’da sabah namazında uygulandı. Ali, sabah namazını kılarken öldürüldü, Muaviye kaba etinden yaralandı, Amr ise hastalanıp namaza gidemediğinden, onun yerine namaz kıldıran öldürüldü. M.S. 661 yılında, Ali bir harici olan Abdurrahman…
-
Sadece Hicaz ve Yemen’de 30 binden fazla insan öldü. Tüm İslam topraklarında ölenlerin sayısı 100 binleri aştı. Halife Ali, aslında yağmadan, baskından kaçındığı için, Muaviye’ye yeteri kadar şiddetle cevap vermiyordu. Bu da gün geçtikçe Ali’yi zayıflatıyordu. Alıntı; Bizimkiler VI (Müslümanlık) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 189) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bu sırada Müslüman dünyasının her yerinde savaşlar oluyor, taraflar birbirini yağmalayıp, öldürüyorlardı. Mısır’a vali olarak Ali; Halife Ebu Bekir’in oğlu Muhammet’i, Muaviye de Amr bin As’ı atamışlardı. Amr, Muhammet’in kafasını kestirip, tüm vilayetlerde dolaştırttı. Cesedi ise, eşek pisliği ile birlikte yakıldı. Alıntı; Bizimkiler VI (Müslümanlık) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 –…
-
Müslüman dünyasında işler iyice karışmıştı. Emevîler Şiilere karşı, Şiiler Emevîlere karşı, Hariciler her ikisine de karşıydı. Muaviye kendini Halife ilan ettirdi. Şam’da bir halife, Kûfe’de bir halife vardı. Muaviye, Mekke Müslümanların eline geçene kadar, İslam’ın en büyük düşmanlarından biri olan Ebu Süfyan’ın oğluydu. Bedr savaşında dedesi Utbe, amcası Velid ve kardeşi Hanzala Ali tarafından öldürülmüşlerdi.…
-
Savaş durdu. Muaviye’den gelen barış önerisi şöyleydi: “İki taraf birer hakem seçsin, bu hakemler barış görüşmelerini yapsınlar.” Ali, ordusunun baskısı ile bu öneriyi kabul ederek, Ebu Musa el Eşari’yi kendi hakemi tayin etti. Muaviye’nin hakemi ise Amr bin As dı. Ali kararını ordusuna duyururken, bazı Bedeviler buna itiraz ettiler ve “Hüküm yalnız Allah’ındır.” dediler. Bu…
-
Ali daha halifeliğinin ikinci gününde “Osman’ın şuna buna verdiği arazilerin, şuna buna verdiği malların hepsi de Allah’ın malıdır, ammenin hakkıdır; hepsi batıldır ve hepsi Beytül-Mal’e (devlet hazinesi) alınacaktır.” diyerek keyfi dağıtılmış malları geri toplamaya başlamış ve sosyal eşitlikten yana bir tavır koymuştu. Hâlbuki Aristokrasinin (kabile ileri gelenleri) daima bir sınıf bilinci vardır. Ve aristokrasi mallarını…
-
Ali’ye karşı Medine’deki muhalefetin başını Peygamber’in sevgili eşi Ayşe çekiyordu. Ayşe önce Osman’a muhalefet etmişti, ona karşı halkı kışkırtmıştı. Ama şimdi Ali’ye karşı muhalefetin en ön safındaydı. “Keşke gökler yere inseydi de bunu duymasaydım. Osman’ı zulümle öldürdüler, vallahi onun kanını isteyeceğim.” diyordu. Alıntı; Bizimkiler VI (Müslümanlık) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013…
-
O sırada Medine’de ashaptan en az 10 bin kişi yaşıyordu, eli silah tutan Medinelilerin sayısı 20 binden az değildi. Halife Osman 40 gün yardım istemesine rağmen kimse ona yardıma gitmedi. Öldükten sonra cenazesine de kimse gitmedi. Osman’ın naaşı 3 gün öldürüldüğü yerde kaldı. 3’cü günün sonunda, Osman’ın cesedi, Osman’ı korumaya çalışırken parmakları kesilen karısı Naile…
-
Bu kavga içinde Halife Osman dostlarını ve saygınlığını gittikçe kaybediyordu. Peygamberin hanımlarından biri olan Ebu Bekir’in kızı Ayşe, Osman’a karşı muhalefetin ön saflarında yer almıştı. “Hz. Resul’ün ayakkabılarını, elbiselerini halka göstererek: Bunlar daha eskimedi, Osman O’nun dinini eskitti, yıprattı.” diyordu. Dahası “Öldürün Nasel’i (erkek sırtlan, ahmak ihtiyar), Allah öldürsün Nasel’i” diyerek halkı ayaklanmaya teşvik ediyordu.…
-
M.S. 644 yılında Halife Ömer, Arap – Hazer savaşları yeni başladığı tarihlerde, Basra valisinin kölesi tarafından öldürüldü. Ömer 53 yaşında öldürüldüğünde,… (1) Alıntı; Bizimkiler VI (Müslümanlık) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 165) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1)(2016); Ömer’in Öldürülmesi; Ömer, Farisileri hiç sevmiyordu, Medine’ye yerleşmelerine izin vermiyordu. Nihavend’i…
-
Ali’nin Ebubekir’in Halifeliğini nasıl kabul ettiği de bir sorudur. Ali’nin kendisi, halife iken, Şıkşıkıyye denilen hutbede bu konuda şunları demişti: “Ant olsun Allah’a ki Ebubekir halifeliği bir gömlek gibi giyindi; oysaki o da bilirdi; ben, halifeliğe, adeta değirmen taşının mili gibiydim, sel benden akardı; hiçbir kuş uçtuğum yere uçamazdı. Halifelik elbisesini soyundum; kendi kendime düşündüm;…
-
Ali, Fadl bin Abbas, Evs, Usame bin Zeyd gibi birkaç yakını gömü işleri ile uğraşırken, İslam önderlerinin büyük çoğunluğu iktidar sorununun çözümü ile uğraşmaya devam ediyorlardı. Ebu Bekir, Ömer, Sad bin Ubade, Ebu Ubeyde, Abdurrahman bin Avf, peygamberden sonra kimin halife olacağına dair tartışıyorlar, çözüm yolları ve mutabakat arıyorlardı. Çok insan halife olmak istiyordu ve…