Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Siyaset

  • Hülâgü Bağdat’ı alınca son Abbasi halifesinin bu dünyadan nasıl ayrıldığı tartışmalıdır. Bir rivayete göre Hülâgü, zengin halifeye, altınlarını teker teker yutturmuş ve bir diğer rivayete göre altınlarla dolu hâzineye kapatmış, yemek vermemiş. Altınların karın doyurmadığı tarihlerde yazılıdır. Sf. 315 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 315) kitabından birebir…

  • Bir, döviz sağlamak nedeniyle, Almanya’dan kullanılmış otomobil ithalatını, bedelsiz ithalat, kapısını açtı. İki, Fadıl Akgündüz’e, Malezya’dan otomobil ithalatı imkânı veriliyordu. Daha ucuzdu; bunlar, Tofaş ve Renault satışlarını tehdit ettiler. Krizde olan otomobil imalatı daha büyük bir krize bağlanıyordu. Üç, kamu gelirlerinde “havuz sistemi” getirmeyi denediler, Abdüllatif Şener’in başkanlığında, başbakanlıkta bir düzen ihdas edildi. Sf. 280…

  • Simyonoğlu Fabrikası, Has’a geçince, “Milli Mensucat” oldu. Ben de ne zaman “Türk” veya “Milli” başlıkları görünce, bir tuhaf olmaya başladım. Bu açıdan, Bezmen’lerinki “Santral Mensucat” olunca, “mensucat” ol tarihte “tekstil” karşılığı idi, rahatlıyorum. Bezmen’ler. -Varlık Vergisi Faciası” sırasında ortakları Taranto’lardan kurtuldular ve zamanında Türkiye’nin en büyük fabrikasının tek sahibi oldular. Taranto’lar Yahudi ve Bezmen’ler dönme…

  • Kampın ilkini Moda’da kurdular; Moda’ya yakın Kuzguncuk, dün de bugün de Türkiye Yahudilerinin toplandıkları yerdi, Kuzguncuk’u çok seviyorlar, Moda ise Sabatayistlerimizin tercihi oldu. Çok sıkıntı çekmemiş olmalarım temenni ediyorum ve bir bölüğü buradan Aşkale’ye sevk edildiler. Sf. 241 Neden mi, güvendiğim Yahudi otoriteleri, Türkiye Yahudilerini tadat ederken Faik Ökte’yi de zikrediyorlar; bu listede Sabetayistler yer…

  • Ali İhsan Paşa, “Musul’dan çıkmam” diyordu, İstanbul’a gelince yakalandı ve Malta’ya sürüldü, bir numaralıdır. Heyecanla geldiğini biliyoruz, çok kısa bir zaman, Batı Cephesi’ndeydi ve “geçimsizlik” bahanesiyle tasfiye edildiğini hatırlıyoruz. Yirmi iki de olabilir, hizmetten dışarı sürülmüştür, sınıf birincisiydi, acı yazıyorum. Fahrettin Paşa, “Medine Kahramanı” olarak biliniyor, Medine’de ümitsiz bir direniş sergiledi, sonra İngilizler aldılar ve…

  • Şimdi Lloyd George, çok kısa zaman içinde mandater olacağı Filistin’de, İsrael oğullarına bir “ev” vadetmekle, Yahudilerin İttihat ve Terakki iktidarına desteğini söndürebileceğini hesaplıyordu. Demek ki Balfour Deklarasyonu, esasta, İttihat ve Terakki’nin ayağının altındaki toprağı kaydırmak için bulunmuştu. İkincisi, Kayzer, yirminci yüz yılın başlarında, Siyonizm’in koruyucusu rolündeydi, Hitler’e bakıp yanılmamayı ve Hitler’de bir tepki görmeyi de…

  • Halil Paşa’ya güvenecek olursak, Kazım Paşa, Sovyetlerin açıkça Türk sınırına uzatılmasını istiyordu; bunu gerçekten şifreye döktü mü, bilemiyorum. Amma icraat bu merkezdedir ve Şark’ta Sovyetler ile komşuluk realize edilmişti. Cenup’ta ise, Musul’un hediye edilmesine razı olmakla Büyük Britanya ile komşuluk perçinleşmişdir. Bu, sınırları, Düvel-i Muazzama’ya (Büyük Devletlere) dayadığımız anlamındadır. Sf. 157 Alıntı; Gizli Tarih I…

  • İsyancılar, iktidarı görünce, en çok, yoldaş isyancılardan korkarlar. Ve korktular. Sf. 149 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 149) kitabından birebir alınmıştır.

  • Resmi tarihin uyuşturucu yanını şimdi daha iyi kavrıyoruz. Ve resmi tarihi dahi halkların afyonu sayıyoruz. Sf. 146 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 146) kitabından birebir alınmıştır.

  • Enver kaçınılmaz sondan kaçamamaktadır. Kardeşi, Bakü Fatihi Nuri Paşa veya Amcası Kut Kahramanı Halil Paşa, kaçabildiler; güçlenmiş Mustafa Kemal, Türkiye’de her türlü değerli eylemliliği yasaklayınca bir köşede yaşamaya razı oldular. Kuşçubaşı Eşref de yasaklıdır ve bir parantez ile Cumhuriyetin başından itibaren uyguladığı bu yasaklama teoremini daha önce görememem, büyük hatamdır. Kabiliyetler ve inisiyatif sahipleri ve…

  • Cemiyet-i Akvam, 16 Aralık 1925 tarihinde, Musul’u, Büyük Britanya lehine karara bağladı. Son nokta ise şudur; 1926 İngiltere için bir savaş açısından en elverişsiz bir zamandı. Çünkü Büyük Britanya, yirminci yüzyılda en büyük işçi eylemlerini işte bu yılda yaşadı, daha doğrusu, 1925-1926 yıllarındadır. Önce “genel grev” ve sonra “madenciler grevi”, İngiltere’yi ve Londra’yı sallıyordu. Maden…

  • Toynbee’nin (İngiliz tarihçi) güzel bir teşbihi daha var, hikâye ettiğimi hatırlıyorum, hırsızın müthiş olanı, asıl büyük hırsız, cürüm arkadaşlarından çalandır, diyordu. Teşbih, Londra içindi; Osmanlı mülkünü talan etmek üzere, İtalya ve Fransa ile birlikte sefere çıktılar ve evvelinde paylarını yazdılar; İtalya, Ege’de olacaktı ve Musul, Fransa’ya veriliyordu. Fransa’nın payını, kendilerine aldılar ve İtalya’nın payını Elenistan’a…

  • Kemal Bey’de protokol ve şatafat merakı son derece aşikâr idi; Sofya’ya ataşemiliter derecesinde tayin edildiğinde en lüks otelde kalması ve Cemal Paşa’dan hayranlık dolu mektup ile para istemesi calib-i dikkattir. Aynı şekilde Mütareke’de İstanbul’a geldiğinde Pera Palas’ta ikamet etmesini de izah hayli müşkil olmalıdır; o tarihte Dersaadet’te Pera’dan daha pahalı ve mutena bir otel olmadığını…

  • Nogales Bey’den söz ediyorum, İspanyol ve yerli karışımı olarak Venezüella’da doğmuştu, “Hilal Altında Dört Yıl” nam hatıratı İspanyolca olarak, 1924 yılında yayınlanmıştı, Bizde subay ve “Nogales Bey” oldu. Hatıratı’nda, Ermeni Kırım’ını bizzat gören tek Hıristiyan olmakla da övünmektedir, Hıristiyan idi. Büyük komutanlarımızı yakından tanıdı ve dört cephede, bizim safımızda savaşmıştı. Mr Mears, “Erzurum Valisi” ve…

  • Osmanlı Sultanı, Şark’taki bir mukavemetin, pazarlık imkânını artıracağını düşünecek tarih bilincine sahip olmalıdır dolayısıyla Kemal Paşa’ya, Vahidettin veya Ferit’in verdikleri sözlü direktiflerde bu noktanın da yer aldığını kabul etmemiz yerindedir. Sf. 94, 95 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 94, 95) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mr. Mears şöyle demektedir: İkinci husus, “Erzurum Valisi” olarak tayin edildiği iddiasıdır. Şüphesiz, tayin kararnamesinde bu ifade yer almıyor, amma, çok geniş bir erkân ile yola çıkması ve tadat edilen (bir araya getirilen) vazifeler, böyle bir enterpretasyonun (yorumlamanın) çok da yanlış olduğu intibaını vermemektedir. Bu durum ise, Kemal Paşa Hazretleri’nin, Erzurum’da toplanan kongre azaları tarafından…

  • Hiç kimsenin zor’u, her yere işlemiyordu, boşluklar vardı; zor’un işlemesinde boşluk haline “iç savaş” diyoruz. İç savaş, anarşi’ye yakın bir hal’dir. Bu demokrasi’ye çok yakın olduğu, anlamındadır. Demokrasi ile anarşi aynı eşiktedirler. Sf. 64 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 64) kitabından birebir alınmıştır.

  • İktidar oyunu, eninde-sonunda bir korkutma sanatı’dır, bir daha temaşa ediyoruz. Sf. 59 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 59) kitabından birebir alınmıştır.

  • İçerde düzleyici olmaya çalışıyordu. Dışarıda en muktedir emperyalizmin yeni lideri, Amerika Birleşik Devletleri’ne bağlanmaya çalışıyordu. İçerde acımasız ve dışarıda etekleyen bir ahlak uyguluyordu; “ahlak” demek hayli zordur, biliyorum. Sf. 55 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 55) kitabından birebir alınmıştır.

  • Cumhuriyet tarihinde üç büyük primitif akümülasyon ya da “ilkel birikim” süreci ve dönemi var. Birincisi, savaş ve sürprizli mübadele işlerindedir. İkincisi, varlık vergisi yoluyladır. Üçüncüsü özelleştirme ve globalleşme dönemindedir. Üçüncüsü ile aktüel zamandayız ve bu masalda sadece İkincisi var. Sf. 13 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 13)…