Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Siyonizm ve İsrail

  • Balfour Deklarasyonu’na kadar, Siyonizm bayrağı Almanya’daydı ve Londra, politika ve edebiyatta, İttihat ve Terakki’yi bir Yahudi Partisi olarak görüyordu. Romanda, Enver’e, “Polonyalı bir Maceracı” ve iktidardaki hükümete de, a collection of Jews and Gipsies, “Bir Yahudi ve Çingene Tayfası”, deniyordu. Türkçe’de bunlar temizlenmiştir. Çünkü şimdi tarihimizdeki ve içimizdeki Yahudiliği gizlemek esas iştir. Sf. 274 Alıntı; Çöküş…

  • Lloyd George Elenleri terk etti. Büyük Taarruz’un evvelindeyiz. Çok parlak bir politikacıydı, çok enerjikti ve çok büyük bir hatipti, büyük bir devlet adamı oldu; emperyalist aşamanın başlarında, devlet adamı olmak, Büyük Britanya emperyalizmini yaşatmak ve güçlendirmek demekti ve bunun için de reform gerekiyordu, Lloyd George, bu anlamda, reformisttir. İşçi sendikalarını hükümet daireleri ile yakınlaştırdı, tekeliyet’te…

  • 1996 yılında, Erbakan-Çiller Hükümeti, yeni bir Türkiye-İsrael ittifakı imzaladı, hâlâ çok gizlidir ve iki devlet birbirine çok yaklaşmış oldu. Ortak askeri tatbikatlar bundan sonradır; Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı idi, İsrael’i ziyaret eden ilk Genelkurmay Başkanı olmuştu. Sf. 245 Alıntı; Çöküş (Gizli Tarih) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 1. Baskı 2010, Sf. 245) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ahmet Ertegün; “Ordu ve Türkiye’de İsrael; Geçmiş yıllarda, Türkiye ile İsrail dostluğu için çok çalıştım. Gide gide İsrael cumhurbaşkanı ile yakın dost oldum. O zamanlar iki ülke arasında sefir bile yoktu, üçüncü kâtip düzeyinde temsil ediliyordu. Yahudi lobisini bizim tarafa çevirmek için çok uğraştım ama bunu, en doğrusu, bizim Ordu gerçekleştirdi. Bir politikacı kalkıp İsrail…

  • Ankara’da devrim gerçekleşti, Başbakan Menderes, düşürüldü ve daha sonra Fatin Rüştü Zorlu ile birlikte idam edildi. Bir bağ kurabilir miyiz, bilemiyorum. Not ediyorum. General Refik Tulga, daha sonra orgeneral, 27 Mayıs Devrimi komitesine girmemekle birlikte, devrimin güçlü askerlerinden birisi idi. Şimdi şunu biliyoruz: Refik Tulga, İsrael Maslahatgüzârına, bütün yüksek rütbeli subayların İsrael’i şartsız desteklediklerini ve…

  • Bunlardan birisi Münir idi, şimdi “Münir Ertegün” olarak biliyoruz. a-Washington sefiri olarak ölmüştü, zaman geçmişti, Amerika, Türkiye’ye giriş yaparken Moussuri Harp Filosu ile gelmişti, karşılanması Tezler’de yazılıdır, İstanbul, sömürgecilerini şenliklerle ve bir bayram havasında denize açılarak kabul etmişti, fakat Moussuri eli boş gelmek istemedi ve mezarını açtılar, Münir’in cenazesini alıp geldiler ve şimdi, İstanbul’da Özbekler…

  • Gül, 11 Mart 1996’da TBMM’de yaptığı bir konuşmada ise İsrail ile ilgili olarak “Müslümanların hâkim olduğu bu bölgede, İsrail, yabancı bir güç ve kültür olarak, uluslararası destekle bölgeye yerleştirilmiştir; işgalci ve yayılmacı bir devlettir. İsrail, bugünkü konumuna gelmek için, yakın geçmişinde, teröre dâhil her türlü aracı kullanmış bir ülkedir” görüşünü dile getirmişti. Sf. 155 Alıntı;…

  • “T.C. 58. Hükümet Başbakanı Sayın Abdullah Gül’e; Öncelikle şahsınızda AK Parti Hükümeti’nin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.” Sf. 136 “Aynı biçimde “Kürt meselesi, PKK bitmiş, olanları yabancılar körüklemektedir” vb. yaklaşımların da sorunu daha da ağırlaşmış bir ortama yol açtıracağı özenle görülmelidir. Aksi halde önceki parti ve hükümetlerin başına gelenlerin AK Parti ve Hükümeti’nin başına gelmesi de…

  • “Ben bu gezileri yapmadan önce, şimdi senin oturduğun koltukta (eliyle koltuğa vurarak) ABD Dışişleri Bakanı Powel oturuyordu. Onunla 2 sayfalık 9 maddelik bir plan üzerinde anlaştık. Ama ben her yaptığımı kalkıp anlatamam ki…” Gül’ün işte o “anlatamadığı” ve bizim 23 Şubat 2004 tarihli yazımızda bir bölümünü Yeniçağ okurlarıyla paylaştığımız “gizli işler” in bugüne kadar birçok…

  • Abdullah Gül, Amerika’da en etkin kuruluşlardan sayılan Amerikan Yahudi Komitesi ile de bir araya geldi. Gül, 24 Şubat 1997’de ABD’de Türk Büyükelçiliği’nde American Jewish Comitte ile yaptığı bu görüşmede “Yahudilerin en rahat olduğu ülke Türkiye” açıklamasını yapıyordu. Sf. 59 Gül, 1997’nin Ağustos ayında İskoçya’da yapılan “Three Lateral Commission” toplantılarına yapılan davet üzerine devlet bakanı sıfatıyla…

  • Ve Abdullah Gül temaslarını, eğer bir dünya devleti varsa, bunun en azından zihinsel merkezi olan CFR ile yani Council of Foreign Relations ile tamamladı. Bu görüşmenin önemini Fehmi Koru köşesinde şöyle değerlendiriyordu. Sf. 57 Dünyanın en etkili düşünce üretim merkezi olarak bilinen Council on Foreign Relations ’in bir sıfatı da “dünya hükümetidir Gerçekten de, CFR…

  • Carnegie Vakfı, CIA’nın bir kolu gibi çalışıyor, Başkanlığını ise Yahudi ve Mason Morton Abromowitz yürütüyordu. Abromowitz CIA’nın Ortadoğu Masası Şefi ve 1996 yılında CIA başkan adayıydı. Fethullah Gülen 8 Şubat 1998 günü Vatikan’a hareket ederken, Papa ile buluşmasını Abromowitz’in sağladığını şu sözleri ile açıklıyordu: “Birkaç ay önce Abromowitz cenaplarının yardımıyla bu buluşma gerçekleşti” diyordu. İsrail,…

  • Söz sırası kendine gelen Gül ise adeta döktürüyordu. O görüşmede Gül şunları söylüyordu: “Türk halkı Yahudi vatandaşlarına karşı hoşgörülü ve dosttur. Anti-Semitik açıklamalar yani Yahudi aleyhtarı konuşmalar kıyıda köşede kalmıştır. Halk arasında yankı bulmamaktadır…” Gül, Yahudi aleyhtarı konuşmaların kıyıda köşede kaldığını, Yahudilere Erdoğan’ı götürüp, Erdoğan’ın da bu şekilde konuşmasını sağlayarak Yahudilerin ve ABD’lilerin güvenini kazanıyordu.…

  • Exeter Üniversitesi’nden Prof. Dr. lan Markham’ın (1) “Said Nursi’nin başarısı: Hakikat ve hoşgörü” başlıklı bir makalesi vardır! Yani bu üniversite “Dinler arası diyalog”un kurgulanmasında da büyük bir rol oynamaktadır. Yahudilerin Şalom Gazetesi 2005 yılında Yahudi Cemaati’nin önde gelen isimlerinin İsrail’i ziyaretlerine yer veriyordu; “…Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, 3 Ocak Pazartesi günü başlayan…

  • Esasen, Soner Çağaptay’ın dediği gibi, “On yedinci yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşayan Yahudilerin sayısı, dünyanın başka yerlerinde bulunan toplam Yahudi sayısından daha fazlaydı.” Sf.214 Osmanlı İmparatorluğu’nun çökmesinden sonra, Yahudilerin Avrupa’daki perişan durumlarına duyarlı olan Türkiye Cumhuriyeti, II. Dünya Savaşı patlak vermeden önce dahi Avrupa’dan gelen Yahudilerin Filistin’e geçişleri kolaylaştırmıştı. Her ne kadar bu hareket, kısmen, Arap…

  • 2004 yılında yüzlerce İsrailli istihbarat elemanının Kuzey Irak’ta aktif faaliyet halinde olduğunun ve istihbarat toplama ve söz konusu iki ülkede istikrarsızlık yaratma amacıyla Suriye ile İran’ın Kürt bölgelerinde gizli operasyonlar yaptıklarının rapor edilmesi üzerine, Türkiye’nin endişeleri iyice artmıştır. İsrail’in Irak merkezi yönetimine karşı güçlendirmek ve İran’ı istikrarsızlaştırmak amacıyla, Irak’taki Kürt peşmerge milislerini eğittiğinin ileri sürüldüğü…

  • Her ne kadar İsrail ile yakın iş ilişkilerini devam ettiriyor olsalar da, Başbakan Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Gül, İsrail’in Filistinlilere uyguladığı politikaların, özellikle Ariel Şaron ve daha sonra da Ehud Olmert yönetimindeki koyu sağcı hükümetlerin uyguladığı politikaların katılığını sert bir dille eleştirmişlerdir. Sf. 148 Türkiye anti-Semitik yayınlarda rahatsız edici bir artışa tanıklık etmiştir. Buna ilaveten,…

  • (Kozinoğlu’nun not alış biçimine göre yazıldı) İsrail -Servisi, ben ne söylersem kesin YAPAR. Ben ilk etap çok kısa sürede bu ülkelere gideceğim. –Önce tüm dünyadaki F. GÜLEN okullarını PEŞ PEŞE kapattıracağım. Bizi destekler açıklamaları yaptıracağım. -Ekonomik PAZARIMIZI olduğundan daha fazla artıracağım. -Mısır, Tunus vb. başka ülkeler de Katar, B.A.E., S. Arabistan, Brunei vb. var. Onlarla…

  • (Kozinoğlu’nun not alış biçimine göre yazıldı) İleride örnekleri görülmüştür. Örneğin DAVOS’ta “one minute” dedikten sonra Türkiye’ye döner dönmez Dışişleri’ne verdiği ilk emir, gizli gizli “İSRAİL ile nasıl barışırız, araştırın” olmuştur. (Kaynak: Dışişleri Müsteşarı Feridun SİNİRLİOĞLU.) s. 201 Alıntı; Kâşif Kozinoğlu’nun Mezara Götürmediği Sırlar, El Yazıları Tıpkı Basım – Kâşif Kozinoğlu, Hazırlayan; Ergün Gedek  (Aydınlık Yayınları,…

  • Sapkınların en çok üne sahip olanı Mitharaik, Zerdüştlük gnostik (1) ve Hristiyanlıktan etkilenen Maniheizm’di. Bu mezhep, MS. 214 yılında Bağdat yakınlarında Persli bir kral ailesinden olan Mani adına birisi tarafından kuruldu. Genç Mani, babası tarafından zahitlik ve dinî açıdan evlenmemeyi ilke edinen, vaftiz edilme ve beyaz cübbeler giyilen bir mezheple (muhtemelen gnostizm idi) (1) tanıştırıldı.…