Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Sosyalizm, Komünizm
-
M.Ö. IV. yüzyıl Sparta’da kadın nüfusunun erkeklerden daha fazla olduğu ve bir kadının birden fazla erkekle birlikte olduğu bilinmektedir. Bu durum sosyal açıdan bir problem değildi. Amaç sağlıklı Sparta vatandaşları yetiştirmekti. İhanet ve eşler arası kıskançlık Sparta’nın bilmediği kavramlardır. Miras, rüşvet, dolandırıcılık, lükse düşkünlük gibi şeyler de Spartalılar için yabancı kavramlardır. Atina’daki yaşam, onların “yozlaşma”…
-
Lüks düşkünlüğünden Spartalıların korunmasına dair anlatılan bir öykü şöyledir: Öykü Plutharkos’un ünlü “Lykurgus’un Hayatı” eserine dayanır. “Sparta efsanevi kurucu Krallarından olan Lykurgus toplum düzeninde eşitlikçi neredeyse ütopik sosyalizmin bayrağı gibiydi. Toplumda yerleştirmeye çalıştığı eşitlikçi düzende paranın zararlı olacağını düşünerek demirden öylesine ağır bir para bastırmış ki ne taşınır ne saklanırdı. Amacı insanları paradan soğutmak olan…
-
Diyalektiğin bir başka kavramı da “zıtların iç içe geçmesi” yasasıdır. Bu yasa, değişim süreçlerinin, çelişkiler sayesinde, tüm doğal ve toplumsal süreçlerin içinde gömülü olan farklı unsurlar arasındaki çatışmalar sayesinde ortaya çıktığını söyler. Zıtların iç içe geçmesine doğa biliminden en iyi örnek belki de “kuantum teorisi”dir. Bu teori enerjinin ikili bir karakter göstermesi üzerine kuruludur;…
-
Diyalektiğin ikinci yasası da “Redd’in Redd’i Yasası: ”yani“ yadsımanın yadsınması yasası”dır. Burada “yadsıma” sadece bir şeyin yok olması, başka bir şeye dönüşerek ölmesi anlamına gelir. Örneğin insanlık tarihinin ilk dönemlerinde sınıflı toplumun gelişmesi, daha önceki sınıfsız toplumun yadsınmasını temsil ediyordu. Ve gelecekte komünizmin gelişimiyle birlikte, bugünkü sınıflı toplumun yadsınması demek olan başka bir sınıfsız toplum…
-
Başlangıç olarak; “Kemiyetin Keyfiyete” veya “niceliğin niteliğe dönüşümü yasası” nı ele alalım. Bu yasa değişim süreçlerinin, evrendeki hareketin, tedrici yani azar azar olduğunu ve düzenli olmadığını söyler. Yine doğa bilimlerinden bir örnek verecek olursak, suyun ısınmasını ele alabiliriz. Suya ısı verdikçe gerçekleşen değişimi sıcaklık derecesi cinsinden tam olarak ölçebilirsiniz (“nicelik”). Diyelim 10°C’den (çeşme suyu sıcaklığı)…
-
Marksizm’in temeli materyalizmdir. Yani Marksizm tüm gerçekliğin özünün madde olduğu, bilincin maddeyi değil maddenin bilinci yarattığı fikrinden hareket eder. “Bilinç”, yani düşünce ve düşünce süreçleri, beynin bir ürünüdür ve beynin kendisi de, dolayısıyla fikirler de, canlı maddenin gelişmesinin belli bir aşamasında ortaya çıkmıştır. Yani o da maddi dünyanın bir ürünüdür. Alıntı; Marksizm, Diyalektik, Materyalizm –…
-
Bizler Yahudi olmayanları, kolektivizmin bireyselliği ortadan kaldırdığını söyleyerek kandırıyoruz. Onlar ise bu söylemin dünyanın yaratılışından bu yana var olan en önemli doğa kanununun – hiçbir birey diğeriyle ortak bir özelliğe sahip değildir – apaçık ihlali olduğunu düşünme akıllılığını gösteremiyorlar ve asla gösteremeyecekler. Sf. 233 Alıntı; Siyon Liderlerinin Protokolleri – Sergius Nilus, Ç: İsmail Tulçalı –…
-
Bilimin bugünkü durumu ve bizim yönlendirdiğimiz gelişimi sayesinde, insanlar basılı şeylere körü körüne inanıyorlar. … Bir kör, kendisinden üstün olduğuna inandığı her şeyden nefret eder. … Ticari faaliyetleri durduracak ve sanayiyi felce uğratacak olan ekonomik krizler, bu nefreti daha da körükleyecektir. Bildiğimiz tüm gizli ve yasadışı yöntemler ve tamamen elimizde olan altın’ın yardımıyla, tüm dünyada…
-
Halk, bizim telkinlerimizle tek ve yegâne savunma aracı ve birbirlerine ayrılmaz şekilde bağlı olan toplum refahı ve toplum menfaatlerinin analığı olan aristokrasiyi yok etti. Bugün aristokrasinin yıkılması ile halk, işçilerin boynuna acımasız ve zalim bir boyunduruk vuran, merhametsiz ve alçak para babalarının eline düştü. Biz işçileri bu zulümden kurtaracağımızı ileri sürerek sahneye çıkacak ve ……
-
Sertel, kendisini Dönmelerden ilk kız alan Türk olarak gösteriyor. Ancak Sertel’in de; Selânik doğumlu ve Yahudi asıllı bir dönme olduğu, Yahudilik dışındaki dinlerin düşmanı, Marksist Sosyalist ve beynelmilelci olduğu; Türkiye’de dini, maneviyatı, millî kültürü ve ahlâkî yönü yıkmak için çalıştığı; Dönme olan karısı Sabiha Sertel’in de komünist olduğu, bu uğurda hayli yazılar yazdığı ve propaganda…
-
Nazım Hikmet; Materyalist (Komünist) fikirleri, Marks’tan önce Şeyh Bedreddin Simavi’nin savunduğunu ve kendisi de fikirlerini ondan aldığını ifade etmekte, … Yahudi olan Sevilla-Sharon, Kudüs’te Türkçe olarak basılan eserinde Torlak Kemal ile ilgili şöyle demektedir: “Şeyh Bedreddin isyanında Torlak Kemal önemli bir rol oynamış olmakla birlikte, hem bu ‘sosyalist ideolojide’, hem de isyan fikrinde bir Yahudi…
-
Torlak, sözlükte “genç ve beceriksiz, hovarda, alışmamış hergele” ve “gezginci bâtınî” anlamına gelmektedir. Ziya Şakir, tarihlerde Torlak Kemal diye geçen bu Yahudi’nin gerçek adının Torlak Hud ve babasının adının Kemal olduğunu, Şeyh Bedreddin Simavi ve kahyası Börklüce Mustafa’nın başlattıkları yeni “din” için kendilerine böyle bir Yahudi seçtiklerini belirtmektedir. Sf. 63 Torlak Kemal’in Manisalı bir Yahudi …
-
Devrimi en adi unsurlardan kurulu bir grup yapmıştı. Aralık 1918 ve Ocak 1919’daki durum buydu. Bu adi hareketin arkasından bütün Marksçı unsurlar geliyordu. Devrim ılıman bir manzara arz ediyordu. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 460) kitabından birebir alınmıştır.
-
Rusya’da Yahudi, büyük bir millet üzerinde hâkimiyetini kurmak için, vahşi ve korkunç bir bağnazlıkla otuz milyona yakın insanı öldürtmüş veya açlıktan ölüme mahkûm ettirmiştir. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 286) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kasım’da gerginlik genel bir hal aldı ve bir gün felaket birdenbire patladı. Donanma askerleri motorlu araçlarla gelip halkı ihtilale teşvik ettiler. Ne yazık ki, bazı genç Yahudiler, .. Bu hareketin liderleriydi. … Hava tam ihtilal kokuyordu. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 172) kitabından birebir…
-
Yahudiler Alman milletinin kanını yavaş yavaş emmeye başlamışlardı. … 1916-1917 kışından itibaren üretimin hemen hemen tamamı Yahudilerin kontrolüne girmişti. … Halk Prusyalılar aleyhine kışkırtılıyordu. Böylece halkın dikkatini kendi üzerlerinden uzaklaştırarak başka noktalara çeviriyorlardı. …. tam bu sırada Almanya’da genel grev patlak verdi. … İngiliz, Fransız ve Amerikan gazeteleri “Almanya, ihtilalle burun buruna!” Alıntı; Kavgam –…
-
Böylece burjuva partileri, sendikaların kurulmasına olanak veren koşulları hazırladı ve bu örgütler Sosyal Demokrat Parti’ye taraftar toplayan bir güç haline geldiler. İşçinin sosyal haklarını savunacak ve ona daha iyi hayat koşulları sağlayacak olan sendikalarla, sınıflar arasındaki siyasi mücadeleyi kızıştıran ve bunu partiye hizmet için yapan sendikaları birbirinden ayırt etmeyi öğrendiğim zaman henüz yirmi yaşındaydım. Sosyal…
-
Sosyal demokratların işçiden yana çalışmaları o günlerde benim hoşuma gidiyor ve bu yüzden beni bu partinin sempatizanı olmaya zorluyordu. Beni bu partiden uzak tutansa, sosyal demokratların Avusturya sınırı içindeki Almanların korunması için yapılan mücadeleye karşı çıkmasıydı. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 38, 39) kitabından…
-
11 Ekim 1951’de ilim Yayma Cemiyeti kuruldu. Görünürdeki amaç manevî değerleri gençlere öğretmekti; ama asıl niyet komünizmle mücadeleydi. Bir yanda Said-i Nursî’nin avukatı Seniyüddin Başak, diğer yanda Emekli Kurmay Albay Vehbi Bilimer liderliğinde İlim Yayma Cemiyeti hızla örgütlendi. Sonraki sayfalarda ayrıntılarıyla göreceğiz ki, en büyük destek masonlardan gelmişti; yönetimde masonlar vardı. Evet, düğmeye basılmıştı: İlim…
-
Cemiyet-i Akvam, 16 Aralık 1925 tarihinde, Musul’u, Büyük Britanya lehine karara bağladı. Son nokta ise şudur; 1926 İngiltere için bir savaş açısından en elverişsiz bir zamandı. Çünkü Büyük Britanya, yirminci yüzyılda en büyük işçi eylemlerini işte bu yılda yaşadı, daha doğrusu, 1925-1926 yıllarındadır. Önce “genel grev” ve sonra “madenciler grevi”, İngiltere’yi ve Londra’yı sallıyordu. Maden…