Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Sosyalizm, Komünizm

  • 1909’da Selanik ve Üsküp’te 1 Mayıs kutlamaları yapıldı. Selanik Sosyalist İşçi Federasyonu’nun (SSİF) Sosyalist Enternasyonali gönderdiği rapora göre Üsküp’teki kutlamalara birden fazla örgüt katılmıştı. Sf. 135 Alıntı; Öteki Tarih I (Abdülmecid’den İttihat Terakki’ye) – Ayşe Hür, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Ocak 2012 – Sf. 135) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1908 yılının ilkbaharında Uşak’ta yaşanan bir eylem ise Avrupa’da çoktan beri bilinen ‘makine kırıcı’ (Luddist) hareketlerin bir benzeriydi. Olay şöyle gelişmişti: Ev tezgâhlarında ancak beş-altı bin ilmek dokuyabilen Uşaklı Müslüman kadın dokumacılar ‘The Oriental Carpet Manufacturers Limited” adlı İngiliz şirketi tarafından Uşak, Kula, Gördes ve Demirci gibi geleneksel halıcılık merkezlerinde açılan 17 halı imalathanesinde, günde…

  • Günümüzdeki sendikaların atası sayılabilecek Ameleperver Cemiyeti 1871’de kuruldu, ilk grev tersane işçileri tarafından 1872’de yapıldı. 1873 yılı Ocak ayında başlayan ve aralıklarla dört yıl süren Kasımpaşa Tersanesi Grevi’ne, işçilerin anaları, eşleri ve kızlarından oluşan eli sopalı ‘hanum birlikleri’ destek verecektir. Aynı eş desteği tramvay grevlerinde de görülür, tramvayların sefere çıkmasını engellemek için tramvaycıların eşleri rayların…

  • Çünkü milyonlarca kişilik orduya komutanlık eden Çar’ın kalbine korku düşüren ve onu işçilere ve köylülere taviz vermeye zorlayan, kitlelerin öfkeli patlaması değil, bir avuç teröristin bombalarıydı. O ana kadar entelektüel yanları ağır basan unsurların bile 1906’dan sonra bütün enerjilerini, gizli örgütlenmeye ve ‘fedailere’ hasretmelerinde ve 1908’den sonra da buna devam etmelerinde Rusya tecrübesinin rolü büyüktü.…

  • 30 yıl aradan sonra 17 Aralık 1908’de açılan Meclis-i Mebusan’da; 147 Türk, 60 Arap, 27 Arnavut, 26 Rum, 14 Ermeni, 10 Slav ve 4 Yahudi mebus yer aldı. Partilere göre dağılım ise 160 İttihatçı, 20-25 Ahrarcı, 4 Taşnak, 1 Hınçak, 2 Bulgar devrimci, 1 Bulgar Sosyal Demokrat ve 70 bağımsız şeklindeydi. Kısacası Osmanlı İmparatorluğu’nun çok…

  • Mazdekçiliğin yola çıkışı, Maniciliğe benzemektedir. Mazdek dini; malların ortak olması gerektiğini ileri sürüyordu. Bu ortaklığa kadınlar da giriyorlardı. Kadınların, ortaklık anlayışına sokulması, aslında, aristokrat ve zenginlerin haremlerine kapatılan kadınların kurtuluşuna dönük bir tepkiydi. Bu nedenle, kadınların ortaklığa sokulmuş olmasını, ahlaksız bir anlayışın varlığına yormamak gerekir. Mazdek dininde öldürmek, birine acı ve zarar vermek yasaktır. Öldürme…

  • M.Ö. IV. yüzyıl Sparta’da kadın nüfusunun erkeklerden daha fazla olduğu ve bir kadının birden fazla erkekle birlikte olduğu bilinmektedir. Bu durum sosyal açıdan bir problem değildi. Amaç sağlıklı Sparta vatandaşları yetiştirmekti. İhanet ve eşler arası kıskançlık Sparta’nın bilmediği kavramlardır. Miras, rüşvet, dolandırıcılık, lükse düşkünlük gibi şeyler de Spartalılar için yabancı kavramlardır. Atina’daki yaşam, onların “yozlaşma”…

  • Lüks düşkünlüğünden Spartalıların korunmasına dair anlatılan bir öykü şöyledir: Öykü Plutharkos’un ünlü “Lykurgus’un Hayatı” eserine dayanır. “Sparta efsanevi kurucu Krallarından olan Lykurgus toplum düzeninde eşitlikçi neredeyse ütopik sosyalizmin bayrağı gibiydi. Toplumda yerleştirmeye çalıştığı eşitlikçi düzende paranın zararlı olacağını düşünerek demirden öylesine ağır bir para bastırmış ki ne taşınır ne saklanırdı. Amacı insanları paradan soğutmak olan…

  • Diyalektiğin bir başka kavramı da “zıtların iç içe geçmesi” yasasıdır. Bu yasa, değişim süreçlerinin, çelişkiler sayesinde, tüm doğal ve toplumsal süreçlerin içinde gömülü olan farklı unsurlar arasındaki çatışmalar sayesinde ortaya çıktığını söyler.    Zıtların iç içe geçmesine doğa biliminden en iyi örnek belki de “kuantum teorisi”dir. Bu teori enerjinin ikili bir karakter göstermesi üzerine kuruludur;…

  • Diyalektiğin ikinci yasası da “Redd’in Redd’i Yasası: ”yani“ yadsımanın yadsınması yasası”dır. Burada “yadsıma” sadece bir şeyin yok olması, başka bir şeye dönüşerek ölmesi anlamına gelir. Örneğin insanlık tarihinin ilk dönemlerinde sınıflı toplumun gelişmesi, daha önceki sınıfsız toplumun yadsınmasını temsil ediyordu. Ve gelecekte komünizmin gelişimiyle birlikte, bugünkü sınıflı toplumun yadsınması demek olan başka bir sınıfsız toplum…

  • Başlangıç olarak; “Kemiyetin Keyfiyete” veya  “niceliğin niteliğe dönüşümü yasası” nı ele alalım. Bu yasa değişim süreçlerinin, evrendeki hareketin, tedrici yani azar azar olduğunu ve düzenli olmadığını söyler. Yine doğa bilimlerinden bir örnek verecek olursak, suyun ısınmasını ele alabiliriz. Suya ısı verdikçe gerçekleşen değişimi sıcaklık derecesi cinsinden tam olarak ölçebilirsiniz (“nicelik”). Diyelim 10°C’den (çeşme suyu sıcaklığı)…

  • Marksizm’in temeli materyalizmdir. Yani Marksizm tüm gerçekliğin özünün madde olduğu, bilincin maddeyi değil maddenin bilinci yarattığı fikrinden hareket eder. “Bilinç”, yani düşünce ve düşünce süreçleri, beynin bir ürünüdür ve beynin kendisi de, dolayısıyla fikirler de, canlı maddenin gelişmesinin belli bir aşamasında ortaya çıkmıştır. Yani o da maddi dünyanın bir ürünüdür. Alıntı; Marksizm, Diyalektik, Materyalizm –…

  • Bizler Yahudi olmayanları, kolektivizmin bireyselliği ortadan kaldırdığını söyleyerek kandırıyoruz.  Onlar ise bu söylemin dünyanın yaratılışından bu yana var olan en önemli doğa kanununun – hiçbir birey diğeriyle ortak bir özelliğe sahip değildir – apaçık ihlali olduğunu düşünme akıllılığını gösteremiyorlar ve asla gösteremeyecekler.  Sf. 233 Alıntı; Siyon Liderlerinin Protokolleri – Sergius Nilus, Ç: İsmail Tulçalı –…

  • Bilimin bugünkü durumu ve bizim yönlendirdiğimiz gelişimi sayesinde, insanlar basılı şeylere körü körüne inanıyorlar.  …  Bir kör, kendisinden üstün olduğuna inandığı her şeyden nefret eder.  …  Ticari faaliyetleri durduracak ve sanayiyi felce uğratacak olan ekonomik krizler, bu nefreti daha da körükleyecektir.  Bildiğimiz tüm gizli ve yasadışı yöntemler ve tamamen elimizde olan altın’ın yardımıyla, tüm dünyada…

  • Halk, bizim telkinlerimizle tek ve yegâne savunma aracı ve birbirlerine ayrılmaz şekilde bağlı olan toplum refahı ve toplum menfaatlerinin analığı olan aristokrasiyi yok etti.  Bugün aristokrasinin yıkılması ile halk, işçilerin boynuna acımasız ve zalim bir boyunduruk vuran, merhametsiz ve alçak para babalarının eline düştü.  Biz işçileri bu zulümden kurtaracağımızı ileri sürerek sahneye çıkacak ve ……

  • Sertel, kendisini Dönmelerden ilk kız alan Türk olarak gösteriyor. Ancak Sertel’in de; Selânik doğumlu ve Yahudi asıllı bir dönme olduğu, Yahudilik dışındaki dinlerin düşmanı, Marksist Sosyalist ve beynelmilelci olduğu; Türkiye’de dini, maneviyatı, millî kültürü ve ahlâkî yönü yıkmak için çalıştığı; Dönme olan karısı Sabiha Sertel’in de komünist olduğu, bu uğurda hayli yazılar yazdığı ve propaganda…

  • Nazım Hikmet; Materyalist (Komünist) fikirleri, Marks’tan önce Şeyh Bedreddin Simavi’nin savunduğunu ve kendisi de fikirlerini ondan aldığını ifade etmekte,  …    Yahudi olan Sevilla-Sharon, Kudüs’te Türkçe olarak basılan eserinde Torlak Kemal ile ilgili şöyle demektedir: “Şeyh Bedreddin isyanında Torlak Kemal önemli bir rol oynamış olmakla birlikte, hem bu ‘sosyalist ideolojide’, hem de isyan fikrinde bir Yahudi…

  • Torlak, sözlükte “genç ve beceriksiz, hovarda, alışmamış hergele” ve “gezginci bâtınî” anlamına gelmektedir.  Ziya Şakir, tarihlerde Torlak Kemal diye geçen bu Yahudi’nin gerçek adının Torlak Hud ve babasının adının Kemal olduğunu, Şeyh Bedreddin Simavi ve kahyası Börklüce Mustafa’nın başlattıkları yeni “din” için kendilerine böyle bir Yahudi seçtiklerini belirtmektedir.  Sf. 63  Torlak Kemal’in Manisalı bir Yahudi …

  • Devrimi en adi unsurlardan kurulu bir grup yapmıştı.  Aralık 1918 ve Ocak 1919’daki durum buydu.  Bu adi hareketin arkasından bütün Marksçı unsurlar geliyordu.  Devrim ılıman bir manzara arz ediyordu.  Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 460) kitabından birebir alınmıştır.

  • Rusya’da Yahudi, büyük bir millet üzerinde hâkimiyetini kurmak için, vahşi ve korkunç bir bağnazlıkla otuz milyona yakın insanı öldürtmüş veya açlıktan ölüme mahkûm ettirmiştir. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 286) kitabından birebir alınmıştır.