Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Sosyalizm, Komünizm

  • Kasım’da gerginlik genel bir hal aldı ve bir gün felaket birdenbire patladı.  Donanma askerleri motorlu araçlarla gelip halkı ihtilale teşvik ettiler. Ne yazık ki, bazı genç Yahudiler, .. Bu hareketin liderleriydi. … Hava tam ihtilal kokuyordu. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 172) kitabından birebir…

  • Yahudiler Alman milletinin kanını yavaş yavaş emmeye başlamışlardı.  …  1916-1917 kışından itibaren üretimin hemen hemen tamamı Yahudilerin kontrolüne girmişti.  …  Halk Prusyalılar aleyhine kışkırtılıyordu.  Böylece halkın dikkatini kendi üzerlerinden uzaklaştırarak başka noktalara çeviriyorlardı. ….  tam bu sırada Almanya’da genel grev patlak verdi.  …  İngiliz, Fransız ve Amerikan gazeteleri “Almanya, ihtilalle burun buruna!”  Alıntı; Kavgam –…

  • Böylece burjuva partileri, sendikaların kurulmasına olanak veren koşulları hazırladı ve bu örgütler Sosyal Demokrat Parti’ye taraftar toplayan bir güç haline geldiler. İşçinin sosyal haklarını savunacak ve ona daha iyi hayat koşulları sağlayacak olan sendikalarla, sınıflar arasındaki siyasi mücadeleyi kızıştıran ve bunu partiye hizmet için yapan sendikaları birbirinden ayırt etmeyi öğrendiğim zaman henüz yirmi yaşındaydım.  Sosyal…

  • Sosyal demokratların işçiden yana çalışmaları o günlerde benim hoşuma gidiyor ve bu yüzden beni bu partinin sempatizanı olmaya zorluyordu.  Beni bu partiden uzak tutansa, sosyal demokratların Avusturya sınırı içindeki Almanların korunması için yapılan mücadeleye karşı çıkmasıydı.  Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 38, 39) kitabından…

  • 11 Ekim 1951’de ilim Yayma Cemiyeti kuruldu. Görünürdeki amaç manevî değerleri gençlere öğretmekti; ama asıl niyet komünizmle mücadeleydi. Bir yanda Said-i Nursî’nin avukatı Seniyüddin Başak, diğer yanda Emekli Kurmay Albay Vehbi Bilimer liderliğinde İlim Yayma Cemiyeti hızla örgütlendi. Sonraki sayfalarda ayrıntılarıyla göreceğiz ki, en büyük destek masonlardan gelmişti; yönetimde masonlar vardı. Evet, düğmeye basılmıştı: İlim…

  • Cemiyet-i Akvam, 16 Aralık 1925 tarihinde, Musul’u, Büyük Britanya lehine karara bağladı. Son nokta ise şudur; 1926 İngiltere için bir savaş açısından en elverişsiz bir zamandı. Çünkü Büyük Britanya, yirminci yüzyılda en büyük işçi eylemlerini işte bu yılda yaşadı, daha doğrusu, 1925-1926 yıllarındadır. Önce “genel grev” ve sonra “madenciler grevi”, İngiltere’yi ve Londra’yı sallıyordu. Maden…

  • Sanat, insanın gelişmesi içindir. Yüce sanat, insanı yücelten sanattır. İnsan eylemde ve sanatta gelişir. Gelişip aydın olur. İnsan doğduğunda aydın değildir. Aydın olma insanın bir gelişme aşamasıdır. Solcu olma ise aydından daha sonra gelen bir aşamadır. Sf. 81 Alıntı; Bir Soran Olursa – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ağustos 1987 – Sf. 81) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tarihi Ebü’l Faruk’tan aldığımız Börklüce’nin söylemleri, toplumsal paylaşım ilkesinin tebliği niteliğindedir. “Cenabı Hak dünyayı yaratmış, insanlara bahşetmiştir. Erzak, melbusat (elbiseler), davar, arazi ve bütün toprak mahsulleri umumun müşterek hakkıdır. İnsanlar hilkaten ve tabiaten müsavidirler. Birinin servet toplayıp biriktirmesiyle diğerlerinin ekmeğe bile muhtaç kalması ilahi maksada muhaliftir. Her şeyin çift olarak halk edildiğine, madde ve ruhun…

  • Tebliğlerdeki asıl keskin bakış “Yiyecek, giyecek, hayvan, arazi ve ürünler toplumun ortak malı olmalıdır.” ifadelerini kapsayan ideolojik söylemde yatmaktadır. “Cennet, cehennem bu dünyadadır, ölümden sonra dirilme yoktur. Her ne kadar Kur’an’da böyle bir ifade varsa da onun anlamı başkadır” diyen Bedreddin, Sf. 10 Alıntı; Tire’den Darağacına Şeyh Bedrettin – A. Munis Armağan, (Bilkar Matbaacılık, 28.07.2004…

  • Sultanın dini nedenlerle uzun süre ertelediği elektriklendirme projesi tamamlandı, tramvayları artık atlar çekmiyordu. Yaz günleri Haliç tezekten çok çamur kokuyordu. Paris’teki gibi “metro” adı verilen bir tünel, Galata’yı Pera’ya, yani yoksul halkı Avrupalı seçkinlere bağlıyordu. Delikanlılar ilk otomobillere gönül veriyordu. Bizler domuz, tavşan ya da kabuklu deniz hayvanlarına hâlâ el sürmediğimiz halde, kaşer et (dinî…

  • Gelli, Soğuk Savaş boyunca komünizmin yayılmaması, için Avrupa’da çeşitli bağlantılar sağlayan ve CIA tarafında yönetilen “Gladio Operasyonu’nun başkanıydı. 1972’de Gelli, Dışişleri Bakanı eski NATO Kuvvetleri Başkomutanı Alexander Haig ile arkadaşlık kurduğunda Gladio Operasyonu dünya çapında 15 binden fazla faaliyet içine girerek mantar gibi çoğalmıştı. Gizli Servis kaynaklarına göre Haig, komünizmin önlenmesi için Geli’nin operasyonlarına milyonların…

  • Demek ki, camilerin, devlet eliyle, politize edilmeleri, Komünizmle Mücadele Dernekleri ile başlıyordu; Sf. 542 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 542) kitabından birebir alınmıştır.

  • Fuller, Türkiye’de daha çok biliniyor ve diğeri de daha çok bilinmeye adaydır. Söyledikleri çok açık; “sol güçlüydü, karşısına İslam’ı çıkardık”, demek ki, bir Washington programı idi ve Tağmaç ve Evren Darbeleri, bu programı uygulamak için yapılıyordu. Sf. 504                           Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 504) kitabından birebir alınmıştır.                                                               

  • 5 Haziran 1967 tarihinde İsrael, “preemptive strike” denilen bir hücumu başlattı, Mısır, Suriye ve Ürdün’ü perişan etti. Sonunda, İsrael, Sina’yı ve Golan Tepelerini eline geçirdi; su imkânları açısından önemli Golan Tepeleri ve stratejik Sina Yarımadası ile Gazze Şeridi artık İsrael’in işgali altındadır. Altı Gün’de dengeler değişmiş ve İsrael Devleti, yaşayabilir olduğunu, en küçük şüpheye yer…

  • O günlerde İonia Körfezi’nin ağzında bulunan dağın civarında ve Sakız Adası’nın karşılarında Stilerion adlı yerde (şimdi Karaburun, yk.) kendi kendine yaşayan bir köylü meydana çıktı. Bu zat Türklere fakirliği (yani mal ve mülk sahibi olmamayı) ted­ris etti (ders verdi, öğretti); kadınlardan başka her şeyin, yani yiyecek, giyecek, çift ve ekil­miş tarlaların insanlar arasında müşterek olması…

  • Cantacasin; Torlakilerden çok kalabalık bir din olarak söz etmektedir. Buradan ve bütün kayıtlardan “Torlaki” adında bir tarikat veya din olduğunu çıkarıyoruz; ancak, “Torlak” sözcüğünün bir “acemi” veya “yeni yetme” anlamı da var. Yeni din değiştirenlere ve hatta din değiştirdiklerinden şüphe duyulanlara da “Torlak” deniyordu, öyleyse bu sözcük, “Torlaki”, her ikisini birlikte anlatıyor mu, yeni Dönmelerin…

  • Adamı olacağım bir Genelkurmay arıyorum. Doğan Avcıoğlu, ben, biz ayrı bir mektebiz. Biz Orducuyuz. Sf. 97 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 89) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Bilal Şimşir’in Malta Sürgünleri adlı kitabından alıntı;) “Yakup Paşa, hükümetin buyru­ğuna karşı gelemez, direnişe karar veremez. Yalnız, yerli Türklerin sa­vunma hazırlıklarına yardımcı olur. Kars’ta, ordunun çekileceği Arda­han, Artvin, Oltu, Kağızman, Sarıkamış gibi yerlerde Milli Şura Hü­kümetleri kurulmasını destekler. Bu minyatür hükümetler, Ermenilere karşı kendi başlarının çaresine bakmaya ve bölgesel kurtuluş sava­şına hazırlanır. Denilebilir ki, ‘Doğuda…

  • 73 kilise, 8 ayazma (alt kısmı kilise üstü cami olan ibadethane), 1 havra, 2 manastır, 4.340 dükkân, 110 otel ve restoran, 27 eczane, 21 fabrika, 3 Rum gazetesi, 5 Rum kulübü, 2.600 ev, 52 Rum okulu ve 8 Ermeni okulu tahrip ya da yağma edilmişti. Balıklı Rum Kilisesi’nin papazı Hrisantos Mandas olaylar sırasında öldürülmüştü. Olaylar…

  • Türkiye Kore savaşının ödülünü aldı: 18 Şubat 1952’de NATO’ya girdi! Türkiye NATO’ya girebilmek için İsmet Paşa “yöntemini” seçti. 26 Ekim 1951’de başlayan Türkiye Komünist Partisi (TKP) üyelerine yönelik 167 kişilik “büyük tevfikât” günlerce gazete manşetlerinden düşmedi. “Türkiye’yi her an komünist yapacak çok tehlikeli kişiler” yakalanmıştı. Tehlike o kadar büyüktü ki (!) komünistleri ağır cezalara mahkûm…