Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
about
Kategori: Sosyoloji
-
Köylerde sürüleri ağıla çekerek sokmuyorlar, gidebilecekleri bütün kapıları kapatıp sadece ağıl kapısını açık tutarak, arkalarından “ho” diyorlar. Sf. 303 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 303) kitabından birebir alınmıştır.
-
Nasyonalite (milliyet), feodalitede yoktu ve aydınlanma çağı anti-nasyonaldir. .. Büyük Veba, sanofobi, yabancıdan korkma ve kuşkulanma arazını yaymıştır. Sf. 20 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 20) kitabından birebir alınmıştır
-
Her yenilenin, yenenin âdet ve kurumlarına ilgi duyması ve bunların transplantasyonuna eğilim göstermesi doğaldır ve tarih tanıklık ediyor. Fakat biz Türklerde istisnai bir durum da görülüyor; Türkler, Roma’yı dağıtarak Anatolia’ya girmişti, kendisini muzaffer sayabiliyordu; ama yine de Roma kurum ve âdetlerini kopya ettiğini biliyoruz ve bizde, hayranlık ve bununla birlikte gelen aşağılık kompleksi neredeyse bir…
-
1960 Seçimlerinde Kennedy’ye yenilen Johnson’ı, Kennedy yardımcısı yaptı. O öldürülünce Johnson Başkan oldu. Kennedy’nin katlini tahrik ettiğini düşünebiliriz, çünkü eğer ölümü bir komplonun sonucuysa, yerine Johnson’ın geçmesi kesindir. Sf. 249 Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 249) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2014): Lyndon Johnson siyah- beyaz eşitliği…
-
Bütün köleler memnundur ve köle, memnun olmayı bilmeyen canlıdır, tarifi böyle yapıyoruz. Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 204) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kavalalı döneminde Mısırlı kadınlar rahat tavırları ile İstanbul’a hava katmışlar. .. O döneme kadar Osmanlı elitist erkekleri hep genç oğlanlara âşık oluyorlardı, Divan’larında sevgili hep oğlandır; kadına âşık olmayı bilmiyorlardı; Londralı asil kızlarda gördüler ve Mısırlı prenseslerden öğrendiler. Hepsi birleşince, Hace-i Evvel Ahmet Mithat Efendi “dekadans” çöküş diye bağırmaya başladı. Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi)…
-
Şiddet ve büyük acıları izleyen her dönemde olduğu üzere insanlar daha pervasız ve kaba davranışı benimsediler. Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 178) kitabından birebir alınmıştır.
-
Doğa ve toplum, redondant, fuzuli, olanı kabul etmeme eğilimindedir. Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 41) kitabından birebir alınmıştır.
-
Yalnız “bozmak için bozulmak gerekir” teoremimizin burada da işlediğini teşhis edebiliyoruz; çünkü sadece cahiller, sürü imâl edebilirler ve dolayısıyla, profesörlerin öğrencilerinden daha câhil oldukları bir yüksek aşamadayız. Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük – (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 9) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ahmet Rasim’e göre Şeyh Bedrettin İslamlıkla Hristiyanlığı birleştirip böylece ortaya yeni bir din atmak istiyordu. Tarihçi Ahmet Raşid’e göre; “Osmanlı liberallerinin kafilebaşı saymak gerekir.” Besim Nihat Kaygusuz, “Şeyh Bedrettin Simavnevi” adlı eserinde “Tarih sahnesine 400 yıl önce gelmiş bir sosyalisttir. Alıntı: Şeyh Bedrettin ve Türkiye’de Sosyalizm Hareketleri – Abdurrahman Cerrahoğlu, (Sf. 44, 45) kitabından birebir…
-
Osmanlı yönetiminin göçüklerin coğrafî dağıtımında son derece politik davranmasına bir nokta daha eklenebilir; her coğrafî yerde hem kavim ve hem de aşiret olarak bir güç olmamalarına çok dikkat edilmiştir. Hiçbir yerleşim bölgesine damgalarını vuramıyorlar; hem Türkler ile hem de başka kavimlerle karıştırılıyorlar. Böylece bağımsız bir siyasal güç olmamaları için gerekli özen gösterilmiş olmaktadır. Alıntı: Sırlar…
-
Bugün toplum bilimlerinde doğru düşünmenin yeni yolları, arkeoloji ve tarih araştırmalarında gömülüdür. Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 10) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bölünmekten korktuğumuz için hiç “bâtınî” (derinlikli) olamıyoruz ve hep sathiyat (yüzeysellik) ile yetiniyoruz. Bizde “bölünme” içgüdüsü çok güçlü ve “red” refleksi ise olağanüstü zayıftır; red’den korkumuz, sadece yüzeye bakmakla kendisini belli etmekte ve aynı anlama gelmek üzere gizlemektedir. Bu gerçekten korku anlamındadır ve olgulara yiğitçe bakamadığımız için hep yüzeyde kalıyoruz; derin, bizim ürperti alanımız olmaktadır.…
-
Kadın profesör oranı Hollanda’da yüzde üç, İngiltere ve Almanya’da yüzde beş ve ABD de yüzde on dört iken Türkiye’de bu oran yüzde yirmiye çıkıyordu, her halde “hanım hanımcık” üniversite olgusunun sırrı buradadır. Yalnız bu kadar değil, Profesör Kaya bize, Türkiye’de doçentler arasında kadın nüfusunun yüzde kırk ikiye vardığını haber veriyor, demek, yakın bir gelecekte üniversiteler…
-
Dünyanın tüm insanları domuza dönüştürülmektedir. Reklamlarla, her gün tıkınacağı bir çöplükten diğerine seğirten ve her çöplükte, kıskanmadan birbiriyle çiftleşen domuzlardan bir dünya kuruluyor. Tiksiniyoruz. Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 245) kitabından birebir alınmıştır.
-
Akrabalık bağları Kürt köylülerinden daha güçlü görünüyor. Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 183) kitabından birebir alınmıştır.
-
Adler; “Otoriter eğitimin en büyük kusuru.. çocuğa bir iktidar ülküsü aşılaması ona iktidarın ele geçirilmesine bağlı zevkleri göstermesidir.” Sf. 18 Alıntı: İktidar – Bertrand Russel, (Sf. 18) kitabından birebir alınmıştır.
-
İktidarı ele geçirme dürtüsü iki biçimde ortaya çıkar; açık olarak; önderlerde, kapalı olarak önderi isteyenlerde. Sf. 16 Alıntı: İktidar – Bertrand Russel, (Sf. 16) kitabından birebir alınmıştır.