Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Sosyoloji

  • Proletarya diktatörlüğü kavramına model sağlamış olan yenilmez ihtilâlci Robespierre’in yazdığı gibi, mutlu bir halkın hiç bir zaman taşkın bir halk olamayacağını, Türkiye köylerinde köylülerin mutlu ve sakin olduklarını,  Sf. 551 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 551, 551) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kısaca üzerinde durmam gerekiyor. Tarihin mantığının bireylerin mantığından çok güçlü olduğunu tekrarlamak zorundayım. Tarih, bireylerin mantığının diyalektik toplamı olarak çalışıyor; akışı içinde bireylerin mantığını törpülüyor. Sf. 542 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 542) kitabından birebir alınmıştır.

  • İlk çıkışında son derece saf ve doğal bir yanı var; İnsanlar, komiteler halinde çalışıyorlar. İnsan, ortak çalışma yapan yaratık oluyor. Birey’in gelişimi mutlaka ortak ve toplumsal çalışmadan geçiyor. Robinson Crusoe türü insan, ana okulu için geliştiriliyor. Sf. 590 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 590) kitabından…

  • “Bir toplum için tarihsizlik, talihsizliktir. Çünkü tarih, gelişme yasalarını araştırır.. Gelişme yasaları ise kaldıraç gibidir.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 224) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Yerel olana tutunmak, bir aşağılık kompleksi belirtisi oluyor.  Yerellik, benliğini, yabancı gözüyle bulmaya çalışmak oluyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 93) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Soyutlayamamak ve kavramlaştıramamak köylülüktür. Köycülüğün babası Köylü İsmail Hakkı Baltacıoğlu tam bir aydın düşmanı.    Katıksız aydın ve bürokrasi düşmanlığı köylülüktür.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985- Sf. 538 ile 540 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Köylü bakış açısı, sosyal ekonomiden, estetikten ve teoriden çok uzaktır. Dar ihtiyaçların her ne pahasına tatmini mubahtır.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985- Sf. 481) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995): Her köylü güç sahibine tapınır. Köylülük sanayileşmeye onun getireceği bireyselliğe bir gerici tepki olmalı.

  • Türkiye’ de Kürtçe konuşanların oranı % 7 civarındadır. (1965 Türkiye İstatistik Yıllığı, Genel Nüfus Sayımı) Alıntı: Çağdaş Türk Sosyolojisi – Orhan Türkdoğan (1979 – Sf. 426 ile 427 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Prof. Dr. Orhan TÜRKDOĞAN Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde iken, yanında görev yapan Doç. İsmail Beşikçi’yi doğudaki etnik yapıyı incelemek üzere görevlendiriyor.…

  • “Kütle tabanının daralması da ihtilalci yöntemleri ön plana çıkartıyor. Kütlesellik yakın iktidar perspektifi ile birleştiği zaman daha çok, mutlaka bir ödün vermeyi içeriyor. Kütle tabanının küçülmesi, kütlelere gitmenin pratik kanallarının tıkanması, ödün gereğini ortadan kaldırıyor ve ihtilalci yöntemleri gündeme getiriyor. Sf. 242  Kütlesellikle ihtilal yöntemleri birbirini ortadan kaldırır. Teorik sığlık, kütle tabanı dar olan örgütlenmelerde,…

  • “Mustafa “Kemal’e fikir babası yapılan Abdullah Cevdet bir ateistti. Çok dindar olarak yola çıkıyor. İttihat ve Terakki Cemiyetinin kuruluşuna namazını kıldıktan sonra karar veriyor, sonra ateist oluyor.   Kariyerinde Kürt Milliyetçisi bir dönem de var. Osmanlı Kürt Teavvun ve Terakki Kulübünün eylemli üyelerinden oluyor ve bir ara yazılarını “Bir Kürd” biçiminde imzalıyor.   Abdullah Cevdet’e göre bir…

  • “Bir akımın kişilik kazanabilmesi için, iki yönden ayrışması gerekiyor. Bunlardan birisi, daha sonradan o akımı oluşturan canlıların kendilerini “ayrı” düşünmeleri oluyor. Bu, akımın “ayrışma bilincidir” . Bir de toplumun diğer canlılarının bu akımı “ayrı” düşünmesi zorunludur. Bu ise bir akımın kişilik kazanması için gerekli toplumsal bilinçtir.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin…

  • “Ahlaklı olabilmek için mutlaka kavga etmek gerekiyor, çünkü kavga bir hareketi içeriyor.   Duran bir nesnenin ahlaklı olup olmadığına karar vermek imkânsızdır: çünkü ahlak mutlaka bir harekette ortaya çıkıyor. Ancak her hareket de, ahlak araştırmasının alanına girmiyor, yalnızca iradi (bilinçli) olan hareketler bir ahlak sisteminin içinde oluşuyor.    Ahlak iradi hareketlerin başlatıcısıdır.   Ahlakın kaynağını akılda bulmak imkânsızdır.   …

  • “Taşralı rahatlayınca küstah oluyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 268) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Düşünmenin yolu: Bir: nicelin nitele dönüşümü, İki; reddin reddi, Üç; zıtların birliği. Bu üçü diyalektiği meydana getiriyor.  Zıtların birliği yaratıcı düşünce için çok büyük bir açıklık sağlıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 14) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Örgütsüz halka hiç güven olmaz. Örgütsüz halk bir yığındır, yığına güven olmaz.  Eğilir, döner, tekrar eğilir. Örgütsüz halkın kapısı hep açıktır, her geleni tatmin etmeye çalışır.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 200) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Prens Sabahattin çok gerici bir politikacı çok gerici ve hevesli bir sosyolog olmasının yanı sıra bir sahtekârdır.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 154) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2008): Hoca, sosyalist olduğu için ve Prens de Osmanlı’nın ilk bilinçli liberali olduğundan ona ve onun gibi…

  • Üçüncü Selim, 1789 yılında 28 yaşında tahta çıktı. …. Fransız İhtilali’nin çağdaşı ve sıcak bakıyor. (Sf. 119) Selim yel değirmenlerine hücum etti.   Yenilikçi embriyonik bir biçimde Don Kişot’tur.. Yenilikçi aydın her zaman bir “saf akıllı” olmalı. Çok akıllı veya pek hesaplı, ancak düzenin adamıdır.   Düşüncede ampirist politikada popülist, her zaman …. kuş beyinlidir. Sf. 120  …

  • “Dalkavuk olan mutlaka namussuzdur.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1360) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.

  • “Disiplin, yaşam biçiminden ve zamanın ısrarından doğuyor.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1993- Sf. 322) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Ömrü tarlada gezmekle geçen, kullandığı saat gün doğumu ile gün batımı olan, mevsim ise güz ve bahar arasında değişen bir kimsede disiplin olabilir mi? Eğer işçi sınıfında bir disiplin varsa bu, … her sabah belli saatlerde fabrikada olmak ve elini kolunu kayışa (dönen sistemlere) kaptırmamak için daracık bir yerde dikkatle durmak zorunluluğundan geliyor.” Alıntı: Türkiye…