Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Sosyoloji

  • “Taşralı rahatlayınca küstah oluyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 268) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Düşünmenin yolu: Bir: nicelin nitele dönüşümü, İki; reddin reddi, Üç; zıtların birliği. Bu üçü diyalektiği meydana getiriyor.  Zıtların birliği yaratıcı düşünce için çok büyük bir açıklık sağlıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 14) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Örgütsüz halka hiç güven olmaz. Örgütsüz halk bir yığındır, yığına güven olmaz.  Eğilir, döner, tekrar eğilir. Örgütsüz halkın kapısı hep açıktır, her geleni tatmin etmeye çalışır.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 200) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Prens Sabahattin çok gerici bir politikacı çok gerici ve hevesli bir sosyolog olmasının yanı sıra bir sahtekârdır.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 154) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2008): Hoca, sosyalist olduğu için ve Prens de Osmanlı’nın ilk bilinçli liberali olduğundan ona ve onun gibi…

  • Üçüncü Selim, 1789 yılında 28 yaşında tahta çıktı. …. Fransız İhtilali’nin çağdaşı ve sıcak bakıyor. (Sf. 119) Selim yel değirmenlerine hücum etti.   Yenilikçi embriyonik bir biçimde Don Kişot’tur.. Yenilikçi aydın her zaman bir “saf akıllı” olmalı. Çok akıllı veya pek hesaplı, ancak düzenin adamıdır.   Düşüncede ampirist politikada popülist, her zaman …. kuş beyinlidir. Sf. 120  …

  • “Dalkavuk olan mutlaka namussuzdur.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1360) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.

  • “Disiplin, yaşam biçiminden ve zamanın ısrarından doğuyor.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1993- Sf. 322) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Ömrü tarlada gezmekle geçen, kullandığı saat gün doğumu ile gün batımı olan, mevsim ise güz ve bahar arasında değişen bir kimsede disiplin olabilir mi? Eğer işçi sınıfında bir disiplin varsa bu, … her sabah belli saatlerde fabrikada olmak ve elini kolunu kayışa (dönen sistemlere) kaptırmamak için daracık bir yerde dikkatle durmak zorunluluğundan geliyor.” Alıntı: Türkiye…

  • “Anadolu’da toprak ile kadının sanki sahibi belli değilmiş gibi, kavgalar hep bunların etrafında çıkıyor. Bu da bizim henüz yerleşememiş olmamızdan gelir.” Alıntı: Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 400) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Rus ovası halkının tarihinde, denge veya ılımlılık yoktur. Rus tarihinde insanlar, cemaatler ve fikirler, daima bir uçtan bir uca atılırlar. Daima iki kutup arasında yaşarlar.” Alıntı: Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 23) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Türkiye’de detektif romanlarının yazılmayışının sebebi, sorgulamalardaki tek yöntemin dayak ve işkence olmasındandır.” Alıntı: Sosyal Demokrasi Gündemi – Faik Bulut (1993 – Sf. 23) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Detektif romanlarının yazılmaması ve okunmaması insanımızın hayal gücünü ütopik yapısını zayıflatan bir gerçektir.

  • “Çince konuşan insan sayısı 800 milyon, İngilizce anadili olanlar 12 ülkede 400 milyon, 400 milyon kadar da yabancı dili İngilizce olanlar var. İngilizce evrensel dil olma yolunda ilerliyorsa bunun sonucu bellidir; İngilizce konuşulan ülkelerin kültürleri egemenlik sağlayacak. Dünya dili olarak İngilizceyi çekici kılan etmenlerden birisi de, kötü biçimde kullanılmasının kolay oluşudur.  Gittikçe artan homojenleşme karşısında,…

  • “Alman Şansölyesi Otto Van Bismarck 1883 te Hükûmet tarafından finanse edilen Sosyal Sigorta uygulamasını başlattı. Ve 1889 yılında, 70 yaşındaki tüm işçilere emeklilik fonu kurulmasını sağladı. Refah ile ilgili yönelimler şöyle olacaktır; kamu konutlarından ev sahipliğine, Ulusal sağlık hizmetinden özel seçeneklere, Hükûmet düzenlemelerinden pazar mekanizmalarına, refah programından çalışma programına, Hükûmet tekelinden rekabetçi girişimlere, Devlet endüstrisinden…

  • “500 Yıl önce Akdeniz’den Atlantik’e doğru kaymaya başlayan yükseliş trendi Pasifik’e doğru dönecek…. Pasifik kuşağının yükselişinin ana nedenleri, itici güçlerinin ekonomi oluşu, bu kuşakta 1.000’in üzerinde dil kullanılması ve dünyanın en çeşitli dinsel ve kültürel geleneklerin olması ile Eğitime büyük ağırlık verilmesi. .. Birleşmiş Milletler standartlarına göre, Güney Kore, gelir dağılımı adaleti açısından dünyanın en…

  • “Etkin bir lider, insanlara, şirketin hedeflerini ve bu hedeflere nasıl ulaşılabileceğini ve şirket kararlarının arkasındaki örgütleyici güç olmak zorundadır. Etkin bir liderin bağlılık kazanması için, ahlaklı, açık sözlü, hoşgörülü ve teşvik edici davranarak bir kusursuzluk örneği yaratması lâzımdır. Bilgisiz bir kişi sorumluluk yüklenemez, bilgili bir kişi ise sorumluluktan kaçamaz. Günümüzde buyurucu yöneticilerin yerini, öğretici, kolaylaştırıcı…

  • “Ruhbilimci Abraham Maslow “Temel İhtiyaçlar Kuramında”; Korunma ve güvenlik gibi temel ihtiyaçlar karşılanmazsa bunların yerini, ait olma, başarı elde etme ve kendini kanıtlama gibi ihtiyaçlar alır. Bu durum bireyler için olduğu kadar toplumlar için de geçerlidir.” Alıntı: Megatrends 2000 – John Naisbitt ve Patrisia Aburdene (1992, Sf. 280) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Devlet, belli bir ülke içerisinde yerleşmiş zorlayıcı yetkiye sahip, bir üstün iktidar tarafından yönetilen insan topluluğunun meydana getirdiği siyasi kuruluştur.” Alıntı: Politika Bilimine Giriş – Münci Kapanî (1980 – Sf. 17) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Sosyal olaylar ve sosyal gerçekler genel olarak çok yönlü ve karmaşık bir nitelik taşırlar. Bu nitelikleri dolayısıyla basitleştirme ameliyelerine (operasyonlarına) pek elverişli olmadıkları gibi dar ve tek yönlü yorum kalıplarına da kolayca sığmazlar.” Alıntı: Politika Bilimine Giriş – Münci Kapanî (1980 – Sf. 2) kitabından birebir alınmıştır.  

  • “Siyasal bilimin gerçek anlamda bir bilim sayılamayacağı itirazını öne sürenler, her şeyden önce bu alanda deney yapmanın imkânsızlığı üzerinde durular. Bu görüşe göre olaylar arasındaki sebep-sonuç ilişkileri deneylerle doğrulanmadıkça kesin nedensellik (illiyet – determinizm) bağları ortaya konamaz. Başka bir değişle kesin kanunlara varılamaz. Böyle olunca da sadece genel gözleme dayanarak çıkarılan sonuçlar birer hipotez “varsayım” olmaktan…

  • “Politika nedir sorusuna tarihte iki türlü ve birbirinin aksi olan cevaplar verilmiştir. Bir görüşe göre politika, toplumda yaşayan insanlar arasında bir çatışma, bir mücadele ve kavgadır. Buna karşı çıkan düşünürlere göre, politikanın amacı, her şeyden önce toplumda bütünlüğü sağlamak, özel menfaatlere karşı çıkarak genel menfaati ve insanların ortak iyiliğini gerçekleştirmektir. Bu ikinci görüş idealist ve…