Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Sosyoloji
-
Batı’nın etkisi altına girmesinden önce Hindistan’ı ele geçiren bir dizi fatihin sonuncusu, Büyük Moğol önderi Cengiz Han’ın izleyicilerinden büyük bir kola verilen adla “Mogullar” idi. On altıncı yüzyılın başlarında, Mogulların ilk öncüleri Hindistan’ı istila etti. Mogullar erklerinin doruğuna Kraliçe I. Elizabeth ile aynı çağda yaşamış olan Ekber (1556-1605) yönetimi zamanında ulaştılar; daha sonraki yöneticiler de…
-
Bir ayaklanmanın ciddi bir tehdit oluşturabilmesi için, hareketin hükümet denetiminden kurtarılmış, bağımsız bir toprak parçası üzerinde üslenmesi ve bu toprağın sürekli genişletilmesi gerekir. Böyle bir üssün ele geçirilmesi ise, bu topraklar üzerinde bulunan bütün köylerin, eski bağlılıklarını bırakıp tüm olarak saf değiştirmelerini gerektirir. Çin’de bu, içlerinde o yerde yaşayan gentry’nin de bulunduğu, bölgenin tanınmış kimselerinin…
-
Herhangi bir endüstri öncesi toplumda, büyük çaplı bir bürokrasi kurma girişimi, kısa süre sonra memurların üstlerine bağımlı kalmalarını sağlayacak maaşları ödeyebilmeye yetecek kaynakların halktan toplanması gibi çok büyük bir güçlükle karşılaşır. Yöneticilerin bu güçlüğü aşmak için buldukları yolların tüm toplumsal yapıda son derece büyük etkisi olur. Fransız çözümü, görevlerin satılması; Rus çözümü, Rusya topraklarının uçsuz…
-
Yabancı tehdidi genellikle periyodik olarak gündeme gelen barbar fetihleriyle sınırlıydı. Barbarlar yeterince toprak ele geçirip yeni hanedan biçiminde Çin’in başına yerleştikten sonra, kendilerini kurulu toplumsal düzene uyarlıyorlardı. Çin yöneticileri, İmparatorluk çağı boyunca, kendileriyle az çok eşit koşullara sahip başka yöneticilerle sürekli bir askeri rekabet içinde bulunma sorunuyla yüz yüze kalmadılar. Dolayısıyla, toplumun kaynaklarının önemli bir…
-
Toprakbeyi, kiracılarının iyi ürün alabilmelerini sağlayabilmek yolunda sulamanın doğru dürüst yapılmasıyla yakından ilgiliydi. Onun için yerel toprakbeyi aileleri, hükümetin kanallar vb. su denetleme sistemleri kurması için, hükümete sürekli baskı yapıyorlardı; bu yoldaki baskılarının etkili olabilmesiyse, aile üyelerinden hiç değilse birinin akademik bir sıfata sahip olmasını ve bu sıfatın olanak verdiği resmi ilişkileri kurabilmesini gerektiriyordu. Sf.…
-
Yirminci yüzyılın 1960’lı yıllarından oluşan on yılından bakarak değerlendirecek olursak, demokratik olmayan, hatta antidemokratik olan yollarla da pekâlâ çağdaşlaşabilindiği olgusunun, tarihsel gerçekliğin bir parçasını oluşturduğunu görürüz. Sf. 206 Alıntı; Diktatörlüğün ve Demokrasinin Toplumsal Kökenleri – Barrington Moore, Jr., Ç; Şirin Tekeli, Alâeddin Şenel, (İmge Kitabevi, 4. Baskı Temmuz 2016 – Sf. 206) kitabından birebir alınmıştır.
-
Devrimin bir anlamı da, siyasal kurumların toplumun yeni bir yön almasına olanak verecek biçimde şiddet yoluyla yıkılmasıdır. Sf. 194, 195 Alıntı; Diktatörlüğün ve Demokrasinin Toplumsal Kökenleri – Barrington Moore, Jr., Ç; Şirin Tekeli, Alâeddin Şenel, (İmge Kitabevi, 4. Baskı Temmuz 2016 – Sf. 194, 195) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bir ülkenin farklı kesimleri arasında bağlar yaratabilecek etmenlerin başında kuşkusuz ticaret gelir. Sf. 184 Alıntı; Diktatörlüğün ve Demokrasinin Toplumsal Kökenleri – Barrington Moore, Jr., Ç; Şirin Tekeli, Alâeddin Şenel, (İmge Kitabevi, 4. Baskı Temmuz 2016 – Sf. 184) kitabından birebir alınmıştır.
-
Küçük mülk sahipleri, pek çok durumda görünürde başka bir almaşık yoksa ve kendilerinin de büyük mülk sahibi olabilme şansları varsa büyük toprak sahiplerinin önderliğini benimserler. Sf. 158 Alıntı; Diktatörlüğün ve Demokrasinin Toplumsal Kökenleri – Barrington Moore, Jr., Ç; Şirin Tekeli, Alâeddin Şenel, (İmge Kitabevi, 4. Baskı Temmuz 2016 – Sf. 158) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN…
-
Fransız Devrimi’nin Terör deneyi ve genel olarak Fransız Devrimi, Batı siyasal düşüncesinin siyasal şiddetin her türlüsü karşısında irkilen etkili bir akımına büyük bir hız kazandırdı. Bugün bile pek çok okumuş insan terör’ü, halk sürüsünün kurbanlarını seçerken hiçbir ayrım yapmayan karanlık güçlerden beslenen bir patlaması, sonra kör bir nefretin ve aşırılığın ortaya dökülüşü, daha doğrusu yirminci…
-
Köylüleri asıl rahatsız eden nokta, köy papazından devrim hükümetine bağlılık yemini etmesinin istenmesi ve bunu reddederse, yerine dışarıdan gelme birini atama çabalarıydı. Sf. 137 Öte yandan yöre halkı, akın akın, bazen kapatılmış ve terkedilmiş kiliselerde, ama çoğu zaman ve giderek daha çok olmak üzere ahırlarda, ambarlarda ve tarlalarda, açıklık yerlerde, yani bölgenin “Yurtsever”lerinin kendilerini bulamayacağı…
-
İlk radikal saldırı, az önce 10 Ağustos 1792 ayaklanmasına yol açan nedenlerden biri olduğunu söylediğimiz tahıl dışsatımı iddiaları yüzünden ortaya çıkan kargaşayla bağlantılı bir hareket olarak doğdu. Söz konusu kargaşalar ortamında, Beauce yöresinden Etampesli bir zengin derici (dabağ) çevredeki köylerin köylülerince öldürüldü. Haber bir anda Fransa’nın her yanında duyuldu ve tüm ülkeyi sarstı; gömülmesi ulusal…
-
Devlet memurluklarının satılması, uzunca bir süre için siyasal yönden akıllıca bir yöntem oldu. Bu yöntem, burjuvaziye, krallık bürokrasisine girme yolunu açtığı ölçüde, krallığın bu sınıftan müttefikler edinmesini sağlıyordu. Sf. 91 Aynı zamanda bu yöntemin yapısında saklı bulunan, zamanın ilerlemesiyle önemi de artan bazı özürleri vardı. Bir devlet memurluğunun satılması, uygulamada, o mevkiin babadan oğula geçen…
-
Oldukça yakın zamanlara dek tarihçilerin anlatageldikleri, Paris’te parlak ama asalak bir yaşam süren aristokrasiyle, genellikle durağan bir tarımın egemen olduğu kırsal bölgelerdeki gururlu soyluların öyküsü, Devrim’i ve soyluluğun devrimci şiddet yoluyla ortadan kaldırılmasını hazırlayan koşulları açıklayan ipuçlarından bazılarını veriyordu. Sf. 76 Alıntı; Diktatörlüğün ve Demokrasinin Toplumsal Kökenleri – Barrington Moore, Jr., Ç; Şirin Tekeli, Alâeddin…
-
Çağın bu değişiklikleri yaşayan insanları, bunların sağladığı üstünlüklerin bilincindeydiler; hatta belki gereğinden fazla bilincindeydiler. Kırsal bölgenin kapitalisti, kentteki kapitalist gibi, kendisinin neden olduğu acıları, elde ettiği çok büyük kişisel kazancın bütün toplum için yarattığı yararlardan dem vurarak haklı göstermeye çalışmaktaydı. Bu toplumsal yarar düşüncesi ve içindeki oldukça büyük gerçek payı olmaksızın, çitlemelerin (1) nasıl bu…
-
Aynı toplumsal tabaka içindeki çağdaşlaşma yanlılarıyla gelenekçileri bir arada tutan pek çok bağ vardı; bunlardan biri de, her iki kesimin de “aşağılık insanlar” olarak gördükleri alt tabakalar karşısında duydukları ortak korkuydu. Sf. 45 Alıntı; Diktatörlüğün ve Demokrasinin Toplumsal Kökenleri – Barrington Moore, Jr., Ç; Şirin Tekeli, Alâeddin Şenel, (İmge Kitabevi, 4. Baskı Temmuz 2016 –…
-
Peki, ama beyinlerimizi bunu önlemek üzere de programlayabilir miyiz? Olası bir çözümü, 1960’larda yapılan bir deneyde arayabiliriz. Deneyin gerçekleştirildiği yer ise bir bilim laboratuvarı değil, okuldur. Yıl 1968, gün de insan hakları lideri Martin Luther King’in suikasta kurban gidişinin ertesi günüydü. Iowa’daki küçük bir kasabada öğretmenlik yapan Jane Elliott, sınıfına önyargının nasıl bir şey olduğunu…
-
Bu savaş da bütün diğerleri gibi, etkili bir nöral manipülasyon yönteminden güç almıştı. Uygulaması yüzyıllardır yapılan bu yöntemin adı “propagandaydı. Yugoslavya İç Savaşı sırasında ana haber ağını oluşturan Sırbistan Radyo Televizyon kuruluşu Sırp hükümetince denetleniyor ve çarpıtılmış haberleri gerçekmiş gibi veriyordu. Bosna Müslümanları ve Hırvatlarca Sırplara karşı düzenlenen etnik gerekçeli saldırıları konu alan uydurma raporlar,…
-
Harris’in ifadesiyle, evsiz bir insanı bir yoldaş gibi algılayan sistemleri kapatan bir kişi, ona yardım etmemenin verdiği olumsuz duygunun baskısından da kurtulmuş olur. Bir başka ifadeyle evsizler, insandışı hale getirilmiş olur: Beyin onları artık bir insandan çok bir nesne gibi görmektedir. Bu durumda, evsizleri ciddiye alma ve onlara bu yönde davranma olasılığının da düşecek olması…
-
Dinin bölücü özelliği konusunda farklı görüşler ileri sürülebilir; ancak bu noktada daha derin bir olgudan söz etmemiz gerekir: Çalışmamızda ateistler bile, “ateist” etiketiyle işaretlenmiş eldeki acıya daha fazla, diğer etiketlere daha az empati tepkisi vermişlerdi. Buna göre elde ettiğimiz sonuç temelde dinle değil, katılımcıların hangi takımda yer aldığıyla ilgiliydi. Böylece insanların, bir dış grubun üyelerine…