Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Sudaki Mucize – Masaru Emoto

  • Meselâ öfke, karaciğerimize zararlı olabilir. Doğu Tıbbı’nda, öfke duygusuyla karaciğer hastalıkları arasında doğru bir orantı bulunduğu yüzlerce yıldır kabul edilegelmektedir. Öfke duygusunun karaciğerlerimizdeki hücreleri öldürdüğü bilinmektedir. Bu da, öfkeli kişilerde siroz ve hepatit gibi hastalıklara daha sık rastlanmasının en belli başlı nedenidir. s. 114 Üzüntü, beyindeki Hipocampus Bölgesi’ne zarar vermekte, bu durum da Alzheimer hastalığına…

  • Belki sizin de bildiğiniz gibi, insan bedeninde “7 Chakra”, yani 7 adet enerji noktası bulunmaktadır. Kafamızdan, bel kemiğimiz boyunca aşağıya inen bölgelerde yerleşmiş oldukları düşünülen bu chakraların her birisinin, kendilerine has frekansları bulunmaktadır. s. 87 Alıntı; Sudaki Mucize – Masaru Emoto, Çeviren; Savaş Şenel (Arıtan Yayınevi, 1. Basım Nisan 2008 – s. 84) kitabından birebir…

  • Elbette modem bilim de bize, ışığın titreşimlerden oluştuğunu, yani bir çeşit ses olduğunu ve bizim enerjimizin kaynağı olduğunu söylemektedir. Bu sebepten dolayı, eski çağlarda insanların neden sabahları güneşe doğru yüzlerini dönüp, ellerini de birleştirerek bedenlerini bu enerjiyle doldurmak istediklerini anlamak güç değildir. s. 79 Alıntı; Sudaki Mucize – Masaru Emoto, Çeviren; Savaş Şenel (Arıtan Yayınevi,…

  • Mesela, do ve mi, do ve fa, do ve sol İkilileri rezonans olabilen notalardır. Fakat do ve re notaları birbirlerine benzer notalardır ve bir uyumsuzluk ortaya koyarlar. s. 61 Alıntı; Sudaki Mucize – Masaru Emoto, Çeviren; Savaş Şenel (Arıtan Yayınevi, 1. Basım Nisan 2008 – Sf. 61) kitabından birebir alınmıştır.

  • Rezonans, birbirlerini tanımayan ve görünürde bir ilişkileri de söz konusu olmayan kişiler arasında da meydana gelebilir. İngiliz Biyolog Rupert Sheldrake, yazılı ve sözlü olarak ifade edilen kelimelerin, bizimle ilgisi bulunmayan diğer insanları nasıl etkiledikleri hakkında, ilginç bir örnek verir. “Biçimsel rezonans” adı verilen bu teoriye göre, bir kişi bir takım yeni düşünceler üretirse, bu kişinin…

  • Suyun görevi, titreşimlerin ve dolayısıyla enerjinin insan vücudunda dolaşmasını sağlamaktır. Gittikçe daha fazla sayıdaki kişi de benim bu düşünceme katılmaktadır. s. 54 Suyun, hayatın devamını sağlamakla ilgili olarak önemli bir rolü olduğu gibi, hayatın güzelleşmesi işinde de önemli bir rolü vardır. Gerektiği kadar su içmeyen insanların zaman içinde mizah duygularını yitirdiklerinin farkına vardım. Latincede “nem”…

  • Yaratılış için gereken rezonansı iletmek için bir madde gerekliydi. Bu madde de, suydu. Su, hayatın şekillendirilmesi ve korunması için vazgeçilmez bir araçtır ve her zaman da böyle olmuştur. s. 53 Alıntı; Sudaki Mucize – Masaru Emoto, Çeviren; Savaş Şenel (Arıtan Yayınevi, 1. Basım Nisan 2008 – s. 53) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bizim varoluşumuzu mümkün kılan bu hayat gücü, yolun kenarında, çamur içinde hareketsiz duran çakıl taşının da varlığını sağlayan şeydir. Bir şeyin var olduğunu söylemek, onun aynı zamanda titreştiğini söylemek anlamına gelir ve titreşen her şey, kendisine göre bir hayata sahiptir. s. 51 Alıntı; Sudaki Mucize – Masaru Emoto, Çeviren; Savaş Şenel (Arıtan Yayınevi, 1. Basım…

  • Çalışmalarımda, “rezonans” kavramının, insanlara mutluluk getirdiğinin farkına vardım. “Rezonans” kavramı, “başka bir titreşimi ortaya çıkaran titreşim demektir. Rezonans, bir-birlerini tamamlayan iki nesnenin veya enerjinin, kendi aralarında alış-verişe geçmeleri halidir. Bu enerjilere, Çin kültüründe “Yin ve Yang” adı verilir. Işık ve karanlık veya sevgi ve minnettarlık kavramları da bu İkiliye dâhil edilebilirler. Verilen sevgiyle, ona karşılık…

  • Bir su örneğini, eş anlamlı olan ve farklı dillerden gelen kelimelerle etkilendiğinde, ortaya çıkan su kristalleri, birbirlerine çok benzeyen formasyonlar ortaya koymaktadırlar. Bir kelime, Japonca, Korece, Almanca veya İngilizce olabilir. Ancak kelimenin anlamı aynıysa, suda oluşan kristaller de, hemen hemen aynı formlara sahip olmaktadırlar.  s. 23 Alıntı; Sudaki Mucize – Masaru Emoto, Çeviren; Savaş Şenel…

  • Doğanın her bir özelliği, ortaya farklı seslerin çıkmasına sebep olmuştur ve bu farklı sesler zaman içinde dillerin temelini oluşturmuşlardır. s. 22 Alıntı; Sudaki Mucize – Masaru Emoto, Çeviren; Savaş Şenel (Arıtan Yayınevi, 1. Basım Nisan 2008 – s. 22) kitabından birebir alınmıştır.

  • Pozitif kelimeler kullanmak ve olumlu düşüncelere sahip olmak, bence fiziksel ve içsel güzelliğe ulaşmanın en güzel yoludur. s. 18 Alıntı; Sudaki Mucize – Masaru Emoto, Çeviren; Savaş Şenel (Arıtan Yayınevi, 1. Basım Nisan 2008 – s. 18) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kelimeler de, aslında birer titreşimdirler. İncil: “Başlangıçta söz vardı” der. Japonların da buna benzer bir sözleri vardır ve anlamı şöyledir: “Kelimeler, bize iyiyi de, kötüyü de taşıyabilirler.” Kelimeler ve diller, insanlık tarihinin ayrılmaz parçalarıdırlar. s.13 Alıntı; Sudaki Mucize – Masaru Emoto, Çeviren; Savaş Şenel (Arıtan Yayınevi, 1. Basım Nisan 2008 – s. 13) kitabından birebir…

  • “Sevgi ve minnettarlık” kavramlarının ikisini birden içeren ifadelerden etkilenen su kristallerinin neden en güzel resimleri verdiklerini size şöyle açıklayayım: Sevgi, bizim başkalarına verdiğimiz, minnettarlık ise başkalarından aldığımız enerjidir. Enerjinin en büyük ve en güzel formu ise, verilen enerjiyle, alınan enerji arasındaki uyumdan doğmaktadır. s. 12 Alıntı; Sudaki Mucize – Masaru Emoto, Çeviren; Savaş Şenel (Arıtan…