Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Süleyman Demirel
-
Uzun namlulu silahlarla Alevilerin evleri tarandı, ev ve işyerleri yakıldı. Sivil unsurlar, özel harp tekniği olarak kaçırdıkları Alevilere önce işkence yapıyor ardından da öldürüyordu. Solcu ve Alevilerin, saldırılar karşısında mahallelerine çekilerek barikat kurmaları sonucu Kahramanmaraş’a oranla kayıp az oldu; 52 ölü, yüzlerce yaralı. Sf. 265 Çorum katliamında saldırganların büyük bir bölümünün elinde uzun namlulu silahlar…
-
Güvenlik güçleri ortada yoktu! Saldırıların sonu gelmiyordu. Camilerde “Komünistler üç din kardeşimizi şehit etti. Oruç ve namazla hacı olunmaz. Bir Alevi öldüren beş sefer hacca gitmiş gibi sevap kazanır” şeklinde vaazlar verildi. Ve 23 Aralık 1978’de Alevilerin yaşadığı mahallelerin etrafı sarıldı. Önde maskeli ve bu kez silahlı sivil unsurlar, arkalarında ise “Aleviler camileri yakıyor, Aleviler…
-
Bombalı paketlerin ilk adresi Malatya Belediye Başkanı Hamit Fendoğlu’nun eviydi. Fendoğlu, 12 Nisan günü kendisine gönderilen bombalı paketi açarken, gelini Hanife Fendoğlu ve iki torunuyla birlikte parçalanarak yaşamını yitirdi. Fendoğlu’nun solcular tarafından öldürüldüğü propagandasıyla halk galeyana getirildi ve Alevilerin evleri yakıldı, dükkânları yağmalandı. Olayın üzerinden 20 yıl geçtikten sonra gerçek ortaya çıktı; o gün Malatya’da…
-
Ancak katliam sırasında öğrenci olan bir grup avukatın dava dosyasını kapatmaya niyeti yoktu. Avukatlar, 1995’te 16 Mart Davası’nın yeniden görülmesi için bir basın toplantısı düzenleyerek olayla ilgili bilgi ve belge sahibi olan herkese yardım çağrısında bulundu. Çağrıya yanıt aynı yıl hiç beklenmeyen bir adresten geldi. Elazığlı ülkücü Zülküf İsot’un ülküdaşı ve hemşerisi Latif Aktı tarafından…
-
Toplantıda iki de işadamı vardı: Sakıp Sabancı ve Halit Narin. Her iki işadamı CHP’nin iktidar olmasını engellemek aynı isimlerin içinde yer aldığı Namık Kemal Ersun Darbesinin toplantılarına da katılmışlardı. Her iki orgenerale de ordudan ayrıldıklarında Sakıp Sabancı sahip çıktı! Sf. 244 Alıntı; Özel Harp Dairesi (Türkiye’nin Gizli Tarihi) – Ecevit Kılıç, (Güncel Yayıncılık, 3. Baskı…
-
İkinci Milliyetçi Cephe Hükümeti 21 Temmuz 1977’de kuruldu. Sf. 233 Alıntı; Özel Harp Dairesi (Türkiye’nin Gizli Tarihi) – Ecevit Kılıç, (Güncel Yayıncılık, 3. Baskı Kasım 2007 – Sf. 226, 227) kitabından birebir alınmıştır.
-
Onca cinayet, suikast girişimleri ve 1 Mayıs katliamına rağmen 5 Haziran 1977 seçimleri yapıldı. Beklendiği gibi kontrgerillanın üzerine giden Bülent Ecevit’in partisi, CHP birinci çıktı seçimlerden. CHP; 213, AP; 189, MSP; 25, MHP; 16, CGP; 3, Demokratik Parti ise 1 milletvekili çıkardı. Bu rakam CHP’nin tek başına iktidar olması için yeterli değildi, 13 eksiği vardı.…
-
Milliyetçi Cephe Hükümeti’ndeki anlaşmazlıklar ciddi boyutlara ulaşınca AP ile CHP’nin anlaşması üzerine erken seçim kararı alındı: 5 Haziran 1977 Sf. 213 Erken seçim kararının alındığı günden seçime kadar 133 kişi öldürüldü. Tabii öldürülenlerin tamamına yakını solcuydu. Sf. 214 Alıntı; Özel Harp Dairesi (Türkiye’nin Gizli Tarihi) – Ecevit Kılıç, (Güncel Yayıncılık, 3. Baskı Kasım 2007 –…
-
MSP’nin lideri Necmettin Erbakan’dı. Darbeyle Milli Nizam Partisi’nin kapatılmasından sonra Erbakan yurtdışına çıkmıştı. Ama 12 Mart darbesini gerçekleştirenler olası seçimde AP’nin tek başına iktidara gelmesini önlemek için Erbakan’ı Türkiye’ye geri çağırdılar. Bunun için Muhsin Batur ve Turgut Sunalp İsviçre’ye gidip Erbakan’a gelmesi durumunda kendisini koruyacakları güvencesi verdiler. Bu güvenceyle dönen Erbakan I972’de MSP’yi kurdu. Sf.…
-
Sabri Yirmibeşoğlu, Fatih GüIIapoğlu’na 6-7 Eylül olaylarının Özel Harp Dairesi örgütlenmesi olduğunu anlattı: Sonra 6-7 Eylül olaylarını ele aldı. -Pardon Paşa’m anlamadım, 6-7 Eylül olayları mı? -Tabii. 6-7 Eylül de, bir Özel Harp işiydi. Ve muhteşem bir örgütlenmeydi. Amaca da ulaştı… Sf. 92 En önemlisi de Özel Harp Dairesi’nin subay ve astsubayları özel harp tekniklerini…
-
Sol hareketlerin “siyasi bir oyunla ya da yıkıcı faaliyetlerle” iktidarı ele geçirebileceğini söyleyen Galula, gizli orduya halkı ayaklanmacılardan yani solculardan ayırmak için teröre yani kontrgerilla operasyonlarına başvurması gerektiğini belirtiyor. Galula, bu operasyonlardan ilkini “şuursuz terörizm” olarak adlandırıyor: “Şuursuz terörizmden maksat, alaka toplamak ve halkın dikkati bir defa çekildikten sonra gizli olarak bulunan taraftarları cezp etmektir.…
-
(Özel Harp Dairesi) 1994 yılında tümen yapılarak Özel Kuvvetler adını aldı. Yeni görevlerinden biri PKK’ya karşı mücadele oldu. Bu vesileyle de gittikçe güçlendirildi. Özel Kuvvetler şimdi kolordu düzeyinde. Sivil unsurların sayısı ise 10 binlerle ifade ediliyor. Sf. 11 Alıntı; Özel Harp dairesi (Türkiye’nin Gizli Tarihi) – Ecevit Kılıç, (Güncel Yayıncılık, 3. Baskı Kasım 007 –…
-
“Ben Dışişleri bakanıydım. Amerikan büyükelçisi bana geldi. ‘Sayın Demirel’e söyleyiniz. Sizde nerede, ne kadar haşhaş ekiliyorsa biz onun parasını verelim, ekimi durdursunlar’ dedi. Peki, söylerim’ dedim. Sayın Demirel’e söyledim. Aldığım cevap şöyleydi: ‘Bizim 27 ilimiz ve çevresinde haşhaş ekiliyor. Bizde ismini afyondan alan ilimiz var. Bunu yapamayız. Ama ekim alanlarını giderek daraltabiliriz.’ Gittim, Amerikan elçisine…
-
İlhami Soysal, Süleyman Demirel’in asıl ad ve soyadını ise, “Süleyman Sami Gündoğdu” olarak vermektedir. Sf. 597 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 597) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Tabii 1999’da, (herhalde 1994, yk) Tansu Çiller’in, 1996’da da Süleyman Demirel’in İsrael’e yaptıkları resmi ziyaretlerin çoğunda bulundum. Bayan Çiller, o zamanki Başbakan Rabin ve Peres’i çok şaşırttı. Kendisi, Türkiye-İsrail ilişkilerinin geleceği ve yapılabilecek işbirliği için o zaman çok ütopik görünen teklifler sundu. Herkes şaşırmıştı.” O sırada Dışişleri Bakanı olan Mümtaz Soysal, duyduğumuza göre o seyahatte…
-
DYP milletvekili Büyükelçi Coşkun Kırca bana şöyle demişti: “Kürt realitesi sözü çok kafa karıştırdı. Doğru olmadı. Nitekim askerler uyardı, Demirel de bir daha Kürt realitesi falan sözünü ağzına almadı.” Sf. 54 Alıntı: Kürtler – Hasan Cemal, (Doğan Kitap 2. Baskı 2003 – Sf. 54) kitabından birebir alınmıştır.
-
Vakko tesislerinde grev var, grevlerin birinde, Başbakan Demirel Bakanlarından Barlas Kuntay’a, Kuntay resmi otomobil ile İstanbul’dan Ankara’ya giderken bir telsiz emri ulaştırarak “Dön, Vakko’nun Arkeoloji Müzesindeki defilesine git, fabrikaları grevde, ama onlar defile yapıyorlar, yanlarında olalım” demiş, Hakko anlattığı için inanmak zorundayız. Sf. 394 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003…
-
Erdal, … Cumhuriyet dönemi fizik profesörlerinin en az profesör olanıdır. Profesör Erdal İnönü, benim görebildiğim, en Pro-İsrail insanlardan birisidir. İsmet Paşa’ya bağlayamayız; Mevhibe Hanım’ın İsrail aşkı aşılamış olmasını düşünmek zorundayız. Sohtoriklerin kızı olan eşinin de etkisi olabilir. Sf. 360 Zamanlarında, Türkiye Bilimler Akademisi kuruldu, Başbakan Yardımcısı olarak Erdal İnönü’ye bağlıydı. Buraya sadece Sabatayistleri atadığını biliyoruz;…