Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Tanzimat, Meşrutiyet

  • … insanlarımız, iç savaş koşullarında yaşadıklarını bilmek durumundadır.    Her iç savaş bir dış savaştır.   Her düzen sıçraması bir iç savaşla geliyor.   Saptayabildiğim birinci iç savaş; Üçüncü Selim ile başlıyor. Üçüncü Selim Nizamı Cedit kurma girişiminden çıkıyor.    Tanzimat, önce Türkiye’de ilerici sayılmalıdır. Kemalizm, kendisine çok benzediği için reddediyor; Türkiye solculuğu, Kemalizm’i solculuk olarak da yaşatmak istediği…

  • “Londra’da Lord Palmerston, Babıali’deki (Hükûmet merkezindeki) Büyükelçisi Ponsonby’ye Mustafa Reşit Paşa Gülhane Hattı Hümayunu’nu okuduktan sonra , “Senin Hattı Şerif büyük bir politik başarı oldu” diye yazmış. Mehmet Ali Nizip’te durduruldu ama ıslahatçılığı, Tanzimat süreci ile resmi politika haline geldi. Yenen düzen yayılır.  Tanzimat diktatoryası 23.12.1876 yılı Kanuni Esasiye kadar devam etti.” Alıntı: Türkiye Üzerine…

  • “1876 Yılının başında Osmanlı, Bulgaristan’daki ayaklanmayı bastırıyor. Sert bir biçimde bastırıyor. … İngiltere ve Rusya tepki gösteriyor. … Düvel-i Muazzama 23.12.1876’da İstanbul konferansını topluyor. Osmanlı’ya ders vermek için, Osmanlı da acele olarak Kanun-i Esasiyi ilan ediyor.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 24) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Şinasi bir şiirinde, Mustafa Reşit Paşa’ya “reisi cumhur” diyor.“ Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 127) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Şiddeti yüksek ilericilik Mahmut ile başlıyor.  Padişahtan gelen yenilik, yanında da karşısında da aydın yok.    Mareşal Moltke; “Sultan Mahmut, milleti arasında, bu yenileşme hareketinde idare edici ya da yardımcı olarak yanına alabileceği aydın bir insan da bulamadı.” diyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 102) kitabından birebir…

  • “1930 Yıllarında Tanzimat düşmanlığı sırasında Miskin Yunus ile birlikte tekkecilik kapıları yeniden açıldı ve 1960 yıllarına doğru Bektaşilik ve halkçılık solculuk sayıldı.  Marks’ın, sınıf çatışmalarının geri olduğu bir dönemde mücadelenin edebi bir renk alması ile ilgili tezlerine uygun bir gelişme ortaya çıktı.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları 1985 Basımı –…

  • “Tanzimat düşmanlığı ile bürokrasi karşıtlığını yakınlaştırıyorum. Tanzimat düşmanlığı ile bürokrasi karşıtlığının dayanakları, köylülük, İslamik bakış açısı ve anti-Sovyetik dünya görüşleri oluyor. Her birisini ve birlikte üçünü, popülizm ile bağlamayı mümkün görüyorum.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 89) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Modern Türkiye’de ilericiliğin de gericiliğin de başlangıcı Tanzimat’tır.   Şapka ve giysi reformu, Mustafa Kemal Paşa’dan yüz yıl önce, II Mahmut tarafından başlatılıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 90, 95) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1995): Yalçın Küçük Hoca, Silahlı Kuvvetlerin harekâtlarına da farklı bir biçimde yaklaşıyor.…

  • “Türkiye’nin tüm ilerici ve gericileri Tanzimat düşmanlığında birleşiyorlar… ..Tanzimat düşmanlığı bir düşünce vektörüdür ve aynı zamanda bir düşünme eylemi olmalıdır. Zamanda ve uzayda nerede durduğu sorusu ortaya çıkıyor; Zamanı uzaysız düşünmek mümkün olmuyor….Tanzimat düşmanlığının bir siyasal ve düşünsel hareket haline getirilmesi de 1930 yılları tarihini gösteriyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin…

  • “Tanzimat döneminde Başbakanlığa Dışişlerinden gidilmesi Birleşik Krallığı hatırlatıyor.  Londra’da Dışişleri Bakanlığı’na Başbakanlığın staj yeri olarak bakmak mümkün.    Tanzimat Türkiye’si ile gücünün doruğunda İngiltere birbirinin aynıdır, birisi dişi diğeri erkek.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 450) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Birinci Tez: Türk gericiliği aydın düşmanlığıyla başlar.  İkinci Tez: Türk aydını, memur olarak doğduğu için, Türk gericiliği bürokrasi düşmanıdır.    Üçüncü Tez: Türk gericiliği Tanzimat düşmanıdır.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 589, 590) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Batıda, Rusya da dâhil, edebiyat kelimesi, Latince harf anlamına gelen ittera kelimesinden geliyor.  Tanzimatçılar iyi davranış demek olan “edep” kelimesinden edebiyatı türetiyorlar. Tanzimat’tan önce Türkiye’de edebiyat yoktur.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 397) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türk Aydını bir Paşaya intisap ederek geliyor ve bilincinde değil ama bir dayanak buluyor; Bu sistem Osmanlı Paşaları için bir devlete intisap biçimini alıyor ve sürüyor.     … sivrilmiş olan ya da sivrilmek isteyen Paşalar içinde bu sürecin dışında kalan yok. (Bu sürecin) çok zaman başlatıcısı Paşanın kendisidir.   Hüseyin Avni Paşa, hastalığını bahane ederek Avrupa’ya gitti…

  • “1868 Şurayı devlet, Meclis-i Mebusan’dan önce meşruti yönetimin (Padişah ve seçilmişlerin ortak yönetimi) bir kurumu kabul edildi. Sultan’ın mutlak iktidarını sınırlayıcı bir kurum olarak ve büyük sevinç gösterileri ile karşılandı. 1868 yılında Mithat Paşa ilk Şurayı-ı Devlet Reisi oldu.   Sultan Abdülaziz, Şurayı Devlet’in açılış töreninde; “Kim olursa olsun, hangi millete mensup bulunursa bulunsun, bütün erbabı…

  • “Tanzimatçılar ,… Darül Fünun’un (Fenlerin Kapısı, Üniversite) nasıl kurulacağını belirlemek üzere, Önce Encümen-i Danış’ı (Danışma Komisyonunu, Akademiyi) kurdular.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 254) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Babıâli’nin ilk tercümanlarından Yahya Naci’nin torunu, Yahya Naci bir Bulgar mühendisi iken din ve uyruk değiştirip, Osmanlı oluyor.  Ve Ahmet Vefik de babasından birçok dili daha iyi biliyor.  Lehçe-i Osmanî’yi yazıyor, Bursa da vali iken tiyatroyu kuruyor. Ahmet Vefik 73 ve 3 günlük sürelerle iki defa Sadrazamlık yapmış ve “Bana Sadrazam değil Başvekil deyin” diyen…

  • “Ciddi bir tarihçi ve Mecelle’yi (Tanzimat’tan 1926 yılına kadar yürürlükte olan Medeni Kanun’u) hazırlayan adam.  Tarih-i Cevdet, bugün okutulan hurafelere göre daha az zararlı ve daha çok yararlı olacağına inanıyorum.   Tarihçi olduğu için bütüne bakmak gereğini duyuyor, bu, tarihçi olmanın ilk koşulunu da içeriyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2.…

  • “Tanzimat programı Osmanlı toprakları üzerinde… halklardan ve milletlerden bir Osmanlı Milleti yaratmaya çalışıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 180) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Mithat Cemal Kutay’a göre, “Fuad Paşa, Namık Kemal’i altında ağlamak şartı ile asmak istedi.” …Mustafa Kemal’in de Nazım Hikmet için; “İncir ağacına asıp altında ağlamak gerek.” dediği ileri sürülür. Her ikisi de yakıştırma olabilir. Fuad’ın rüşvetçi olduğu kesin. Fuad Galatasaray Lisesini kuruyor.     Fuad ve Ahmet Cevdet Paşa “Şirket -i Hayriye”  adında bir anonim şirket kuruyorlar…

  • “Demokrasi diktatoryadan geçer…. Jakoben diktatoryası olmasa Fransız İhtilali’nin getirdiği burjuva demokrasisi olmazdı.   Mahmut, Senedi-i İttifak-ı (Üçüncü Selim’in memleketin ileri gelenleri ile birlikte, yönetimi paylaştığı ve onlardan yenilikleri destekleme sözü aldığı bir senet)  yırtmakla, önce Ayan’ı sonra da yeniçeriliği ortadan kaldırarak bir diktatorya ve demokrasi düzenine kapıları açmış oluyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın…