Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Tarih

  • Türk resmi ideolojisi yalana dayanmaktadır. Alıntı: Zihnimizdeki Karakolların Yıkılması (Yargılama Süreleri ve Özgürleşme) – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap 1. Baskı Kasım 1991 – Sf. 235) kitabından birebir alınmıştır.

  •       21 Kasım 1339 (1923) tarihinde İçtima: 56, Celse:1, Birinci Reis Vekili Mehmet Sabri Bey Gazi Kendisine Kırmızı Şeritli İstiklâl Madalyası Takıyor                                 “TBMM Riyaseti Celile’sine; TBMM birinci devrei azasından (üyelerinden) oldukları halde cephede ve İzmir mıntıkası, şimal (kuzey) gurubunda asarı hamaset ve fedakâri (yararlılık ve fedakârlık eserleri) gösteren… İstiklâl Madalyası Kanununun ikinci ve beşinci…

  • Tarih, toplumsal bilimlerin anasıdır. Bilimsel yöntemlerin çıkartılmasında tarihin incelenmesi ve tarihsel bilginin etkileme sürecinin rolünün büyük olduğunu düşünüyorum. Tarihin insanı etkileme süreci ile insan aklının dinamiği arasında tıpkı insan aklı ile gökyüzündeki fiziksel hareketlilik arasında olduğu gibi bir etkileşim bulunduğundan kuşku duymuyorum..  Tarihin yasalarının etkili olması için çıkarılıp yazılması gerekmiyor. Yasa, formüle edilmiş biçimi ile…

  • (ÖNSÖZ: Yüzbaşı Selahattin Yurtoğlu’nun oğlu Dr. Cengiz Yurtoğlu İlhan Selçuk’u arayarak babasının anılarından bahsediyor. Babası Yüzbaşı Selahattin, Kemal Tahir’in Yorgun Savaşçı romanındaki Cehennem Cemil’in arkadaşı. Bu anılar 1894 ile 4 Nisan 1921 yıllarını kapsıyor. Ve Selahattin Yurtoğlu bu anılarını neden yazdığını şöyle anlatıyor) ” …yakın tarihi okuduğunuz zaman anlayacaksınız ki; yüz yıl önce sonu felaketle…

  • Bizler, Bizans – Osmanlı tarihinin mirasçılarıyız. Bizler Roma Türk geleneğinin sahipleriyiz. Bizans – Osmanlı geleneğinde üç sınıf var; Mülkiye, ilmiye, seyfiye. Birbirlerinden usulleri ve giyimleriyle ayrılırlar. Ben bu mirasın sahibiyim. Geliştirmeye çalışırım, geriye götürülmesini, kolaylıkla kabul etmem. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 626) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çünkü tarih, zenginlik demek. Tarihsizlik, yoksulluk demek. Ve sormak gerek: Türkiye’nin kaç tane yazılmış edebiyat tarihi var? Yazılmış edebiyat tarihi olmayan bir ülkenin dışarıya edebiyatçı çıkarmaya çalışması bir ham hayaldir. Bir reklâmdır. Şimdi sormak gerek: Türkiye’nin kaç tane yazılmış düşünce tarihi var? Sistematik olmaktan çok uzak, çözümsel derinlikten çok yoksun, Hilmi Ziya’nın Çağdaş Düşünce Tarihi,…

  • Marksizm’in 1914’te bir daha asla alt edemeyecekleri ağır bir darbe yemiştir.  Marks sınıfların milletlerden daha önemli gerçekler olduğuna inanıyordu. 1914’de bir Alman işçisinin bir Fransız işçisinden çok bir Alman fabrikatörüyle ortak yönleri vardı.  Mussolini önce İtalyan sonra sosyalist olduğunu fark etmişti.  Alıntı: Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu – John Lukacs (Sabah Yayınları – Sf.…

  • Yeni insan, yeni tarih demektir. Ben insanın geleceğini değiştirmek için tarihini değiştiriyorum. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 329) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sıradan insan için önemli olan tarihtir. Bilimde ise tarih yöntemi ön plana çıkıyor; .. Tarih yöntemi bilimin en büyük kaynaklarından birisi oluyor.  Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 95) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsan Hakları (The Right of Man) 1776’da ABD’de ve 1789’da Fransa’da bu haklar belgeleniyor. Uzun görüşmelerden sonra Birleşmiş Milletler Teşkilatının 10 Aralık 1948 tarihinde toplanan Paris Kongresinde kabul edildi. Teşkilata üye olan 48 devlet tasarıya olumlu oy verdi, sekiz devlet ise çekimser kaldı, bunlar; SSCB, Polonya, Yugoslavya, Çekoslovakya, Güney Afrika, Suudi Arabistan vs. Beyanname 1789…

  • Savaşlar tarihin hızlandırıcılarıdırlar. Devrimler, tarihin önünü açıyorlar. Sf. 165 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 165) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kısaca üzerinde durmam gerekiyor. Tarihin mantığının bireylerin mantığından çok güçlü olduğunu tekrarlamak zorundayım. Tarih, bireylerin mantığının diyalektik toplamı olarak çalışıyor; akışı içinde bireylerin mantığını törpülüyor. Sf. 542 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 542) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu sözün kökeni Hegel’e kadar gider. Tarihte her olay iki kez olurmuş. Her tip, iki kez tarih sahnesine çıkarmış. Birinci çıkış, trajedi ile bitermiş. İkincisi de komedi ile. Tarihçiler, Napolyon Bonapart’ın tarih sahnesine çıkışını, serüvenini, trajedi olarak niteliyor. Kendisinden elli yıl sonra Fransa imparatoru olarak Napolyon’a özenen Lui Bonapart’ın serüveni ise komedi olarak değerlendiriliyor. Sf.…

  • Tarih, seyircileri affetmez. Tarihin seyircilere madalya verdiği görülmemiş. Sf. 199 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 199) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Genelkurmay Başkanlığı Harp Tarihi Dairesi’nde, yıllardır yazımı süren İstiklâl Harbi Tarihini, hiçbir tarihi eğitimi olmayan emekli subaylar yazıyor. Tarihi ile bu kadar çok övünen bir devlet, savaş tarihi arşivlerini, resmi tarihçilerin dışına kimseye açmıyor.“ Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 632) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Marks tüm yapıtlarında, mantığın söylediği ile tarihin söylediklerinin bir ve aynı olduğunu ortaya koyuyor… Mantık tarihin özü oluyor.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 260) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir; tarihin karanlıkları kendiliğinden olmuyor. Hepsinde bir yapaylık var.           İki; tarihin karanlıklarını yırtmak ta bir sınıfsal mücadeledir.  Bu nedenle de hiçbir zaman devletin akademik kurumlarına bırakılamıyor.  Üç; tarihi yeniden yazmak, geleceğe bir yeni yol açmak oluyor.     Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 391) kitabından birebir alınmıştır.     …

  • “Tarih, zor ve karışık olduğu için, kendiliğinden karanlık kalmıyor.   Tarih, zorla, karanlık bırakılıyor.”  Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 385) kitabından birebir alınmıştır.

  • “İnsan aklının çalışması, tarihin işleyişine ve tarih yazımına benziyor; Tarih hep başarılı olan ve ayakta kalana göre yazılıyor.  Anılar, insan aklının zaman boyutunda işlemesinin sonucudur; Başarılı olan ve ayakta kalana göre biçimleniyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 336) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Tarihsel olarak doğru olan, mantıksal olarak ta doğrudur. Çünkü tarih ve aynı anlama gelmek üzere materyal birikim, bütün bilimsel çabaların ve tüm aklın kaynağıdır. Newtonian aklın sürekli olmaması, tarihten değil uzaydan doğmasından ileri geliyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 99) kitabından birebir alınmıştır.