Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Tarım, Köy, Doğa

  • “1940 Yıllarından beri, saz şairi ile halk türküsünü, Türkiye’nin temel kültürü yapmak için çaba vermiş olanlar, bir Abidin Dino, iki  Pertev Naili Boratav, üç İlhan Başgöz, dört Bedri Rahmi Eyüboğlu, beş Sabahattin Eyüboğlu,. Bunların ilk üçü Türkiye’yi terk etti, son ikisi ise eş olarak yabancıları seçti. Yabancı eş ile yaşayanlar da yurtdışında yaşamayı seçmiş sayılabiliyor. …

  • “İsmail Hakkı Baltacıoğlu diyor ki; “demek ki Türkiye’de toprağa dönüş hareketi otuz yıldan beri şiddetini gitgide arttıran bir kalkınma hareketidir.”” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 519) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995); Bunu söylediği yıllarda Avrupa sanayileşmede dev adımlar atıyor.

  • “İstanbul’da 1918 tarihinde Köycüler adında bir cemiyet kurulmuştur. Dr. Reşit Galip bu cemiyetin dört numaralı üyesidir.  Üç doktor arkadaşı ile birlikte Nisan 1919’da Anadolu’ya geçti, savaşmayı düşünmedi. Yunan güçleri Kütahya’ya gelince Reşit Tavşanlı’yı bıraktı. Mustafa Kemal Reşit Galip’i Mersin gezisi sırasında keşfetti. Aynı yıl, 1925 Yılında mebus oldu. Ve Milli Eğitim Bakanlığına kadar çıkmıştır.” Alıntı:…

  • “Meşrutiyet aydınının coğrafya açısından geniş ve son derece oynak ufkunu kısaltarak köye indirme kampanyasına hız veriliyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 7) kitabından birebir alınmıştır.

  • “CHP… köylü ideolojisinin temsilciliğini üstleniyor. … Köylü de tekerleme ile konuşmayı sever.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 124) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Köylü kültürü, aslında bazı folklorik öğelerinden ayıklandığı zaman, bir kültürsüzlük oluyor. TRT kültürsüzlüğü propaganda etmek anlamında köylü kültürünü sunuyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 123) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Osmanlı Sarayı’nda mütareke (ateşkes)  günlerinde Ahali İktisat Fırkasını kuruyor, MM diye bilinen Müdafi Milliye Cemiyetinde yöneticilik yapıyor. Anadolu’ya silah ve cephane kaçırıyor. Görüşlerini Gazi’ye anlatıyor, Gazi de rapor haline getirip kendisine sunmasını istiyor. Ahmet Hamdi “İktisadi Devletçilik” kitabını yazıyor. Raporunu takdim için Yalova’ya gidiyor. “Yalova’da bir gece kaldım,  .. o gece Gazi Hazretleri beni sofralarına…

  • 11 Şubat 1925’de Aşar (tarımdan alınan üretim vergisi) kaldırılıyor. Bu, büyük toprak ağalarına feodallere ve kapitalist çiftçilere verilen büyük ödün oluyor.   Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1993- Sf.62 ile 65 arası) kitabından birebir alınmıştır.    BAKKAL’IN YORUMU (1993): Meclis bu kanunu defalarca geri çeviriyor, tam da Şeyh Sait İsyanının patlak verdiği…

  • “11 Ekim 1920 tarihinde bir yasa kabul edilip yürürlüğe konulur. .. Baltalık Kanunu ile orman köylüsünün orman sahibi yapılması ilkesi kabul ediliyor.. Orman Bakanlığının “Cumhuriyetimizin 50. Yılında Ormanlarımız” adlı yayınına göre, köylü malını baltadan geçirerek kendisine verilmiş olan ormanı tarlaya çevirmiştir. Üç yıl devam eden ve büyük orman kaybına neden olan Baltalık Kanunu 1923 yılında…

  • “Osman Deniz anılarında, 21 Ekim 1961 protokolünden vazgeçiş nedenini İstanbul Vâlisi Korgeneral Refik Tulga’dan sorar. Protokolde imzası bulunan Korgeneral Tulga şu karşılığı verir; “-İyi ki karar uygulanmadı, İstanbul’un ekmeğini Amerika’dan getirilen buğdayla sağlıyoruz. Buğday yüklü Amerikan gemileri Okyanus’tan geri dönebilirlerdi, şimdi Ofis’e telefon edeyim, bakın kaç günlük unumuz var?” Vâli, Ofisçe telefon eder ve cevabı…

  • “Dr. Reşit Galip Bey, Köycülük akımının öncüsüdür ve Ekim 1920’de bu konuda şunları söylüyor. “Bizde gelenek olmuştur, büyük memurların küçük memurlara verdikleri başlıca emir ve öğüt, eşraf (ileri gelenlerle) ile hoş geçinmektir… İllerde Valiler bile zorbaların elindedir. Hükûmet içişlerinden, evkafından (vakıflarından), tapusuna hep bunların elindedir. Adalet işleri de eşrafın elinde ve etkisindedir. .. Köylü, kendisine…

  • “Ebubekir Pamukçu; “Dersimlilerin aile bağları güçlü olduğu için Zazalar’da toprak feodalitesi görülmez” diyor.” Alıntı: Belgelerle Dersim Raporları – Faik Bulut (1992 – Sf. 29) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2019): Tersi de doğru olabilir; feodalite olmadığı için aile bağları güçlüdür. Ayrıca Dersim’de feodaliteye sebep olabilecek bir tarım toprağı büyüklüğü çok az! Ekilebilir toprağın yoğun olduğu…

  • Engels “Almanya’da olduğu gibi Fransa’da da köylüler medeniyet barbarıdırlar.” Alıntı: Marks’ın Yıkılışı – Leopold Schwarzschild (1979 – Sf. 121) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Kapitalist üretim biçimi aynı zamanda, şehirli işçinin fiziki sağlığını ve toprak işçisinin entelektüel hayatını tahrip eder….. Kapitalist tarımdaki her ilerleme, sadece işçiyi soyma sanatında bir ilerlemeden ibaret olmayıp aynı zamanda toprağı soyma sanatında da bir ilerlemedir; belli bir zaman aralığı için toprağın verimliliğinin yükseltilmesinde kaydedilen her ilerleme aynı zamanda, bu verimliliğin devamlı kaynakların mahvedilmesi konusunda…

  • “Feodal düzendeki çözülme ile birlikte açıkta kalan maiyet (emir altında çalışanlar) ile uşak durumundaki kimseler, birbiri peşi sıra gelen darbelerle toprakları zorla ellerinden alınıp köylüler, serbest bir proletarya meydana getirmişler ve bu insanlar yeni doğmakta olan manifaktürler tarafından aynı hızla yutulmuşlardır. Öte yandan, alışageldikleri yaşam biçiminden ansızın kopartılan kimseler yeni düzenin disiplinine kendilerini aynı hızla uyduramamışlardır.”…

  • “Bağ ve bahçe arazisi de dâhil olmak üzere ekilen arazi 26.250.000 hektardır. Tüm yüzölçümün üçte biridir. Ve 1,5 milyon hektarı sulu arazi. Bir koyun Fransa’da 64 Almanya’da 46 Türkiye’de 16 kg gelmektedir. Bir sığır ABD de 275 Almanya’da 245 Türkiye’de 84 kg gelmektedir. Bir inekten alınan yıllık süt üretimi Hollanda’da 4150, Polonya’da 2141 Türkiye’de 590…

  • Yerleşik tarım hayatına geçmeden önce insanlar köpekten başka evcil hayvan beslemeksizin bitkileri toplayarak ve hayvanları avlayarak yaşadıkları bir tarım öncesi devir geçirmişlerdir. Bunlar ancak kendi imkânları içindeki bölgede avlanıp istismar ediyorlardı. Onun için bu devrin insanlarına “mikro çevre istismarcısı (sömürücüsü)” denir. Alıntı: Köy Sosyolojisi – Amiran Kurtkan (s. 16) kitabından alınmıştır.