Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Tayyip Erdoğan ve AKP
-
Batı dünyası ile her kucaklaşmasında ilk adımı Türkiye attı. Türkiye, sürekli olarak batı dünyası ile kucaklaşmak istedi. Sovyetler Birliği bunu sürekli olarak bildi… Önlemeye çalıştı. Türkiye emperyalizm tarafından itildiği sürece Sovyetler Birliği ile dostluğun değerini anladı. Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 92) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Dış savaşta, bir eğilim olarak sıradan er ölürken, iç savaşın belli başlı kurbanları seçkinler arasından çıkıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 553) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Nizamı Cedit (Yeni Nizam, Yeni Düzenleme) ile başlayan Yeniçeri Ocağının kaldırılmasıyla birinci perdesi kapanan gelişmeler tam anlamıyla bir iç savaştır. Türkiye’nin yenilik tarihinin ilk perdesinde bir iç savaş vardır. … İç savaştan çıkan bir toplum, dış savaşta olduğunda çok daha fazla, bir seçkin kadro kıtlığı ile karşılaşır.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük…
-
“Osmanlı Tarihini anlayanlar bilirler ki: Bu ülke kuvvete dayanarak değil, adalete dayanarak kurulmuştur. Eğer Osmanlı orduları gittikleri yerlere adalet değil zulüm götürselerdi bu imparatorluk kurulmadan çekirdek halinde parçalanırdı. Adalet, meşruiyetin (haklılığın) temelidir. Meşruiyet, hükmetmenin mesnedidir (dayanağıdır). Kuvvet meşruiyetin müeyyidesidir (yaptırımı, sağlamlaştıranıdır). Bu halde kuvvet meşruiyete, hükmetme adalete dayanmak zorundadır. Ordu gayesi içinde elindeki gücü kullanırsa…
-
“…bana bir mektup gönderdi…”Kanun-u Esasiyi (Anayasa’yı) ilandan maksadımız, Saray’ın istibdadına (baskısına) hitama (son verme, hitam: son, hatim: sonuna kadar) Zat-ı Şahanelerine vazifelerini öğretmektir.” diyordu. Mithat Paşa’nın İngilizlere satılmış olabileceğine inanmıyorum.” Alıntı: Abdülhamit’in Hatıra Defteri – Hazırlayan: İsmet Bozdağ, (Kervan Yayınları 1968 – Sf. 44) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Sadrazam’ın Padişah’ına yazdığı mektup, Cumhuriyetin…
-
“Bu çiftlikte Marmara Havuzu adıyla ve o şekilde bir havuz yapmış, boyu 280 metredir. Suyunu uzak bir gölden getirtti. Müthiş masraf oldu Ankara’daki çiftliği, zorla halkın elinden arazisini alarak yaptı. İki yerli aileden Alişanzadeler bizzat bana anlattılar. Bozok Salih gelip, çiftliklerinin Gazi’ye satılmasını söylemiş. Onlar razı olmamışlar. Bir gün Salih tapu memuru ile gelmiş “Çiftliğiniz…
-
“Samsun şimendiferinden (demiryolu) milyonlarla vurgun yapıldı. Nemlizâdeler de yaman şeylerdi. Çarşamba’ya şimendifer yaptılar. İflas ediyorlardı. Kârsız bir şimendifer, baktılar ki iş kötü. Hükümete fahiş fiyatla sattılar. Bu işi yapan sırf İsmet’tir. Devletin şimendifer yükü zaten haddinden fazla. Bu belayı da aldı. Kim bilir kendisi bu işten ne rüşvet aldı?” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV –…
-
“Derken İş Bankası açıldı. Bu banka Mustafa Kemal’indir. Biraz para koydu, fakat Hükümetin bütün parası onun sermayesidir.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1365) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.
-
“Bu sırada bir adet de çıktı. Her yerde belediyeler, özel idareler, Mustafa Kemal’e ev, bina, çiftlik bağışlıyorlar. Tabii bunu da kendi adamları, dalkavuk valiler yapıyorlar.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf. 1347) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış. BAKKAL’IN NOTU (2011):…
-
“İsmet’in Rıza adında kambur bir kardeşi vardır. Bu aile mütereddi (soy olarak geri ) bir ailedir. Kimi sağır kimi topal, kimi kamburdur. İsmet sağır, Rıza Kambur, Turan (Temelli) topal, küçük kardeşi de kokain çeker. Rıza pek cahil, bayağı bir adamdır. Ateşkes başlangıcında, Direklerarası’nda bir manifaturacının yanında ayda 10 lira maaşla çalışan bir işçi idi. Bez…
-
“Milli hareket sırasında, istasyon civarında Milli Savunma Bakanlığı, cephane fabrikaları yapmıştı. Mustafa Kemal bunları da kendi arazisi addetti. Bakanlığa “Toprak benimdir. Ya satın alın veya fabrikalarınızı kaldırın!” dedi. Bakanlık telaş etti. Sonunda Recep’i (İleride Başbakan bile olacak olan, Recep Peker) Milli Savunma Bakanı yaptı. Recep bu araziyi Mustafa Kemal’den 200 bin liraya hükümete satın aldı.…
-
Bu sırada Mustafa Kemal Meclis binasını parti binası diye yaptırıyordu. Yunan esirlerini ve bizim askeri çalıştırıyordu. Malzemeleri de askeri kanaldan aldı. Kendisine, belki 10 bin liraya mal oldu. Hatta Mimarı Vedat’ı da kovup parasını vermedi. Sonra bu binayı hükümete, iyi bilmiyorum galiba 250 bin liraya sattı. Güzel kâr. O sırada Çankaya’sını da yaptırıyor, yine orada…
-
Halaskârlar işini emniyetle yaptık. Yakovalı Rıza Bey Sinop’ta tutuklu idi. Kaçıracağım, gidecek Arnavutluk’ta isyan çıkaracak. Bu sırada affedildi. İsyan başlamıştı, gidip katıldı. İttihat kabinesini devirdik… Gazi Muhtar Kabine reisi idi İttihatçı Meclis-i Mebusan’ı feshetti. Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 374) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1994):…
-
“23 Temmuz 1908’deki ilk ihtilalden sonra, Osmanlıda fail-i meçhul (yapanı belli olmayan) cinayetler başladı. 2 Aralık 1908’de İsmail Mahir Paşa evinin önünde öldürüldü. Padişah’ın Millet Gazetesi’nin başyazarı Ahmet Samim, 7 Nisan 1909’da Serbestî gazetesi Başyazarı Hasan Fehmi Beyi Köprü üstünde ve herkesin gözü önünde öldürüldüler.” (1) Alıntı: Tek Adam I – Şevket Süreyya Aydemir (1993…
-
“1927 yılında Takrir-i Sükûn (Susturma kararı) Yasasının iki yıl daha uzatılması kararlaştırılırken, İsmet Paşa; “Gelecek yıllarda da Takrir-i Sükûn Kanunu’nun yararlarından yoksun kalınmaması düşüncesindeyiz. .. Böylece milletin gerçek isteğine, samimi sevgisine dayanarak egemenliğini yürüten BMM’nin yeni seçiminde, daha çok huzur ve sevgi ile milletin oyuna başvurulmasına da imkân vereceğini kabul ediyoruz. … İki yıl önce…
-
“Değerli insanlardan kaçındılar, ellerinin altında daha çok komiteci (gizli örgütçü) ruhlu demagoglar tutunabildi. Demagogun itibar gördüğü yerde ise, idealizm biter ve diktatör silahlarını kuşanır.” Alıntı: Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 283) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1993): İttihat ve Terakkicilerle ilgili olan bu tespit doğru, benzer sorunlar ve sonuçlar yaşandı…