Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Tayyip Erdoğan ve AKP

  • BİM’in yönetim Kurullarında AKP’lilerin ağabeyi Korkut Özal, Yasin El Kadı, Cüneyt Zapsu, George Bitar, M.P. , Kassamali Merali, Ekrem Pakdemirli, Başbakan Erdoğan’a kızının kına gecesini evinde yapacak kadar yakın olan Nakşibendi tarikatının önemli isimlerinden Mustafa Latif Topbaş yer alıyordu. Alıntı; Musa’nın Çocukları (Tayyip ve Emine) – Ergün Poyraz, (Togan Yayınları, 16. Basım Haziran 2007 –…

  • Tayyip 14 Ocak 200 tarihinde Avusturalya’da mülakat yaptığı bir radyoda, 30 binden fazla insanımızın katili kuduz ite iki defa “sayın” diyor ve ekliyordu, “Sayın Öcalan aldığı kellelerin bedelini ödüyor.”  Alıntı; Musa’nın Çocukları (Tayyip ve Emine) – Ergün Poyraz, (Togan Yayınları, 16. Basım Haziran 2007 – Sf. 110) kitabından birebir alınmıştır.   

  • Moon Tarikatı, Kore’nin bölünmesinden hemen sonra kuruldu.  Kurucusu, CIA’nın yan kuruluşu gibi çalışan, Kore İstihbarat Teşkilatı.  …çalışmalar sonucu bugün Güney Kore nüfusunda Hıristiyanların oranı yüzde 35’i buldu.  …  Moon tarikatının bir süre önce ölen Türkiye temsilcisi Kasım Gülek, Fethullah Gülen’in sağ koluydu. Alıntı; Musa’nın Çocukları (Tayyip ve Emine) – Ergün Poyraz, (Togan Yayınları, 16. Basım…

  •  Erdoğan 16 Temmuz 2000 tarihinde ABD’ye gitti.  American Jewish Comitte’nin davetlisi olarak orada bulunuyordu.  Ayrıca burada JINSA (Yahudi Ulusal Güvenlik Enstitüsü) yetkilileri ile de görüşmeler yaptı.  Bu gezide kendisiyle beraber KİPTAŞ eski Genel Müdürü Erdoğan Bayraktar ve Münir İnci de yer alıyordu…  Alıntı; Musa’nın Çocukları (Tayyip ve Emine) – Ergün Poyraz, (Togan Yayınları, 16. Basım…

  • 25 Ocak 2006 tarihli Cumhuriyet Gazetesinde Hikmet Çetinkaya, kendisine bir Cumhuriyet okurunun telefon ettiğini söylüyor, konuşmayı şöyle aktarıyordu;  “Erzurum’da Komünizmle Mücadele Derneği’nde Başkanlık yapan Fethullah Gülen’in Kontrgerillayla ilişkisini neden araştırmıyorsunuz?”   Alıntı; Musa’nın Çocukları (Tayyip ve Emine) – Ergün Poyraz, (Togan Yayınları, 16. Basım Haziran 2007 – Sf. 86, 87) kitabından birebir alınmıştır.

  • ADL adeta, Amerikan mafyasının halkla ilişkiler bürosu gibidir.  Kurdukları “Denizaşırı Yatırımcılar Servisi” adlı şirketle milletlerarası silah ve uyuşturucu kaçakçılığı, kirli para aklama gibi işleri yürütmektedir.  10 Mart 1998 günkü Zaman gazetesi “3 gündür Türkiye’de bulunan Yahudi Liderler Heyeti, Başbakan Yılmaz, Orgeneral Çevik Bir, TBMM Başkanı Çetin ve Dışişleri Bakanı Cem’den sonra Fethullah Gülen ile görüştü… …

  • 1 Haziran 2005, Vakit Gazetesi haber yapıyordu, ADL, yani Anti Defamation League’nin Çevik Bir’e verdiği aynı amaçlı ödül için “Yahudilerden Üstün Hizmet Madalyası” başlığını kullanırken, Tayyip için hafif bir kıvırtma yaparak “Musevilerden Cesaret Ödülü” açıklamasında bulunuyordu.  Gerçekte ADL, bu ödülleri kendilerine üstün hizmet edenlere veriyordu.  Tayyip’in ödülü almasını Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Devlet Bakanı Ali…

  • 6 Nisan 2002 tarihinde Başbakan Ecevit’in; “Filistin halkına karşı, dünyanın gözleri önünde soykırım uygulanmaktadır” şeklindeki..  … Ecevit’in o dönemde hastalandı (!) diyerek yattığı hastanenin sahibi Mehmet Haberal, Ankara’da bulunan Doğuş Locasının 424 Nolu üyesiydi.  …  Tayyip; Haberal’ın kedisine İhsan Doğramacı’nın emaneti olduğunu vurguluyordu. Erdoğan ve Haberal, hastane açılış törenini, protokolde kendilerine ayrılan yerde “el ele”…

  • 10 Aralık 2002 tarihide ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell ile görüşüyor ona “sadakat” sözü verdikten sonra, Monarch Otelinde Musevi örgütlerinin temsilcileri ile bir araya geliyordu.  Erdoğan görüşmede; “Devlet işlerinde Liberal laik olduğunu, Devlet işleri ile devletlerarası ilişkilerde ancak laiklik temeli üzerinden bir araya gelinebileceğini, İslamcı oldukları şekildeki söylemlerin doğru olmadığını” vurguluyordu.  Tayyip konuşmasına şöyle devam…

  • Tayyip Erdoğan’ı sütre gerisinde yetiştiren isimlerden biri sayılan, AKP ve Başbakan Tayyip Erdoğan’ı konu alan, “Demo-İslam: Türkiye’nin Yeni Yüzü” adlı yeni bir kitap yazan İsrail Dışişleri Bakanlığı eski Müsteşarı Dr. Alo Liel ….”Erdoğan İstanbul  Belediye Başkanı’ydı.  Yahudi cemaati lideri Bensiyon Pinto’nun, Erdoğan ile görüştüğünü biliyorum.” …  CIA Ortadoğu ve Türkiye Masası Şefi, Mason, Yahudi Morton…

  • Ne tesadüftür ki, Emine’nin dedeleri arasında Üzeyir, Neneleri arasında Nili, Nasra olmasının yanında kardeşi Eyüp, çocuklarının birinin ismini Şuayb koyarken bir diğerini Şeyma olarak adlandırıyordu.  Emine’nin bir diğer kardeşi Hüseyin ise oğluna Lût ismini veriyordu. Alıntı; Musa’nın Çocukları (Tayyip ve Emine) – Ergün Poyraz, (Togan Yayınları, 16. Basım Haziran 2007 – Sf. 64) kitabından birebir…

  • Emine’nin babası Cemal’in babası yani Emine’nin dedesi Hamdi Ali’nin babasının adı Süleyman, annesinin adı ise Nili idi.  Nili’nin baba adı İsmail, anne adı ise Nasra’ydı.  Gülbaran ailesindeki diğer ilginç isimler ise; Üzeyir, Hacer, Fevziye, Yasin, Meho, Şeyma, Şuayb, Lut…  Alıntı; Musa’nın Çocukları (Tayyip ve Emine) – Ergün Poyraz, (Togan Yayınları, 16. Basım Haziran 2007 –…

  • Emin Çölaşan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın nüfus kayıtlarında Havuli, Farfuli ve Fatuli gibi isimlere rastlandığını yazdı.  …  “Türkçe ve Gürcüce‘nin karışımından, araya Ermenice kelimelerin de girmesiyle ortaya çıkan dile bölgede Lazca ismi verilir” dedi.  …  Ağustos 2004 yılında yaptığı Gürcistan gezisinde Gürcistan Devlet Başkanı’nın yanında; “Ben de Gürcü’yüm”  dedi. Alıntı; Musa’nın Çocukları (Tayyip ve Emine)…

  • Tayyip, Başbakan olarak memleketi Rize’nin Güneysu Beldesine gittiğinde hemşerileri kendisini “Potamya’ya hoş geldin”, “Potamya’nın Gururu” pankartlarıyla karşıladı.  Buralar Güneysu olarak bilinirdi.  Potamya ne demekti?  İşin aslı çok geçmeden ortaya çıkıyordu:  Güneysu Beldesi’nin Rumca ismi Potamya’ydı. …  Erdoğan Simitis’le gerçekleştirdiği görüşmelerde iki saati aşkın baş başa kalmıştı.  Bu konuşmalarda konuştukları dil merak konusu olmuştu.  Öyle ya,…

  • Dünyanın büyük devrimleri hiçbir zaman kalemlerin bayrağı altında olmamıştır!  …  Bütün büyük hareketler, kişisel hırsların ve ruh haletlerinin volkanı andıran patlamalarıyla olmuştur.  Milletlerin kaderini yalnız yakıcı bir ihtiras fırtınası değiştirebilir. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 95, 96) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2019); Hitler,…

  • (Yöneticiler) Samanla dolu kafalar arasında, bir değer taşıyan bir kafaya tahammül edemezler ve ona karşı ortak bir kinle saldırıya geçerler.  Bunun sonucu şudur ki, yönetici sınıf gitgide akıl yoksulluğuna düşer. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 77) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsanların kitaplardan çok hitaplarla elde edildiğini asla unutmuş değilim: Tarihin kaydettiği bütün büyük hareketler, yazarlardan çok hatiplerin eseridir.  Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 7) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ermeni tedhişçilerinin hesabı şuydu: Suikast başarılı olsaydı, arkasından Beyoğlu’nda patlamalar bir birini takip edecek, kargaşalık çıkacak, bunu dış güçlerin müdahalesi izleyecek ve Doğu’da bağımsız bir Ermeni Devleti kurulmasının ilk adımları böylece atılmış olacaktı.  Sf. 139  …  yargılama sonucu içlerinde Jorris’in de bulunduğu 11 kişi idama, 46 kişi de çeşitli cezalara çarptırılmışlardı.  Ya sonra?  Sonrası daha…

  • Yahudi olmayanlar Yahudi inancına döndükleri zaman, İbrani soyu efsanesini de kabul etmiş olurlar… Judaizm’e döndürülmüş olan Hazarlar bile, kendilerini tarihin ışığında antik İsrail’in “çekirdeği” ya da “kan bağı” olarak görmüşlerdir. Hazarlar, en azından “Simeon” ya da “Menasseh” Klanı’nın bir parçası haline gelmişlerdir. Hazarların torunlarının, taşıdıkları İbrani adlarına “ha-Kuzari” adını eklemediklerini de ilave etmemiz gerekir; çünkü…

  • AKP İstanbul İl Başkanı Dr. Alaattin Büyükkaya, bu gazetenin (Vakit Gazetesi) ifadesiyle yazarsak, “dönme”ydi. Yani Sabetayist’ti. AKP kurucusuydu.                        AKP İstanbul İl Başkanı Dr. Büyükkaya neden Sabetayist ol­makla itham edilmişti? Kendisi bu iddiaların nereden çıktığını şöyle yorumluyordu: “Ben Sabetayist değilim, bunu net olarak söylüyorum. Aile olarak aslen Konya-Karamanlıyız. Ailemiz Orhan Gazi zamanında Evlad-ı Fatihan olarak…