Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: TBMM Gizli Celse Zabıtları II

  • (25 Şubat 1922 Tarihli gizli celse:) Hakkı Hami Bey (Sinop); “Efendiler ben düşman İzmir’i işgal ettiği zaman Aydındaydım. Utanç ve üzüntü ile söylemeye mecburum ki Aydın’ın ileri gelen ağniyası (zenginleri) memlekette bir karışıklık çıkıp ta servetimiz elden çıkmasın diye Rumlarla irtibat (bağlantı) kurmuşlar.” Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları II – (İş Bankası Yayın No:267 –…

  • (23 Şubat 1922 tarihli gizli celsede yolsuzluk görüşülüyor:) Nadir Bey (Isparta); “..Efe’nin tenkili (ortadan kaldırılması) zamanında Isparta’ya vardığımda dinlediğim şudur; Efe’yi tenkil için Refet (Bele) Paşa Hazretleri Isparta’ya gelmişler, tenkil eylemişler. .. Efe’nin eşyasının kısmen yağma edildiğini duydum. Hatta halktan gasp edilmiş (zorla alınmış) otuz kırk tulum da yağ ziyan edilmiş. . mevcut altınları ve…

  • (20 Şubat 1920 tarihli gizli celse:) Hüseyin Avni Bey (Erzurum); “.. Ne yapacağımız hakkında da söylerim. Paydos yaparız, idareye paydos yaparız, idareyi halkın eline veririz. Bunu yıkarız, Ordunun mukavemetini arttırırız, askeri Hükümeti yıkarız, kuvveti cepheye veririz.”  Bir Mebus; “Milletten para istemeye de yüzümüz olur.” .. Hüseyin Avni Bey (Erzurum); ” … İlk başladığımız zaman ne…

  • (19 Ocak 1922 tarihli gizli celsede pişmanlık yasası görüşülüyor:) Hüseyin Avni (Ulaş) Bey (Erzurum); ” ..Eşkıya ile ateşkes yapan eşkıya olur efendiler. … Bir fırka askerin uğradığı köyde ot bitmez efendiler.. Şunu kesinlikle biliniz ki tâkibat yapayım derken tahribat yapıyorsunuz. .. Yaram derindir… dağlarda iki bin ve daha çok eşkıya geziyor.”. Ali Fethi (Okyar) Bey…

  • (14 Ocak 1922 tarihli gizli celsede İstiklal Mahkemeleri görüşülüyor) Hakkı Hami Bey (Sinop); “…  Konya’nın ilçelerinden 60 yaşında bir adam, sorduklarında bu adamın rehin olduğunu söylüyorlar. .. Adamın oğlu asker kaçağı imiş, adamı yakalıyorlar,. Hapsediyorlar… Mahkemenin beyannamesinde diyor ki; birisi askerden firar ederse akrabaları sıraya konulacak ve bunlara eziyet edilecek. Ve ayrıca köy ihtiyar heyetinden…

  • (3 Ocak 1922 tarihli gizli celsede Harp Encümeni yani savaş komisyonu kurulması görüşülüyor, parantez içerisindeki ‘eksik’ kelimesi kitaptan alınmıştır:) Hüseyin Avni (Ulaş) Bey (Erzurum); “Osmanlı İmparatorluğu’nun kuralları, kanunları, idaresi bizim için yeterli görülmemiş, bir inkılâp meclisi ile millet kendi hakkını bizzat idare edecek… (eksik) .. Ne bahtiyarlık!… Tarih bunu kaydediyor, o istibdat (baskı dönemi) aranacak…

  • (27 Aralık 1921 tarihli gizli celsede cephenin durumu görüşülüyor:) Refet (Bele) Paşa (İzmir) (Milli Savunma Bakanı): “.. Bendeniz Başkumandanlığı nasıl isterdim? Cephenin gerisinde çadırını kurmuş, gece gündüz ordunun halini düşünüyor… Başkumandanımızı bir gün Meclis’imizde, bir gün Ukrayna sefarethanesinde (büyükelçiliğinde), nutuk irat ediyor (nutuk veriyor), bir gün M. Briyon’un hututu esasiyesince düşünür… İsmet Paşa Hazretlerinin kafası…

  • (12 Aralık 1921 tarihli gizli celsede halkın genel durumu görüşülüyor:) Salih Efendi (Erzurum); “Efendiler, memleket 80 milyon ordu bütçesi veriyor. Öyle olduğu halde neferi cephede açtır. Hiçbir millette böyle bir şey yoktur. Beş milyon ahali iki milyon vergi veremezken, biz bu kadar (80 milyon) vergi alıyoruz milletten. Demek ki sistem bozuktur. …Evet, bu millet bütün…

  • (8 Aralık 1921 tarihli gizli celsede Gediz-Afyon yenilgisi görüşülüyor:) Mehmet Salih Bey (Erzurum); “Eskişehir’in boşaltılmasına 13 Temmuz 1921’de başlanmış 19 Temmuz 1921’de sona ermiştir. Yani 7 gün yani 168 saat devam etmiştir. Resmi evrakla sabittir ki Eskişehir’de 13 lokomotif, 550 adet açık-kapalı vagon… mevcut idi…. Ankara’ya iki yüz, Polatlı’ya 130 km mesafede olan Eskişehir’de her…

  • (26 Aralık 1921 tarihli gizli celsede ordunun durumu görüşülüyor:) Salih Efendi (Erzurum): … “Hoca Mustafa Efendi, Sıhhiye Bakanı Refik (Saydam) Bey ve ben bugün 15 gündür gözlerimizle gördük, askerler kağnı arabasına koşulmuş, hayvan gibi araba çekiyorlar.. Bu bir millet için zuldür, hakarettir, şindir (aşağılanmadır).”… Mustafa Kemal Paşa (Başkumandan) (Ankara); “Ordumuzu matlup dereceye isal etmek için,…

  • BAKKAL’IN NOTU (1994): Seçim bölgelerinin eski adları: Canik (Samsun), Ertuğrul (Bilecik) Kangırı (Çankırı), Karahisarısahip (Afyonkarahisar), Karahisarı Şarki (Şebinkarahisar), Karesi (Balıkesir), Lazistan (Rize), Menteşe (Muğla), Saruhan (Manisa) Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları II – (İş Bankası Yayın No:267 – Sf. 423) kitabından birebir alınmıştır.

  • (22 kasım 1921 tarihli gizli celsede Sakallı Nurettin Paşa’nın yolsuzluğu görüşülüyor:) Mustafa Bey (Dersim): “İstiklâl Mahkemesinde bulunuyordum, izahat vereceğim. Ateşkesten sonra İngilizler Samsun’a çıkarken, Aleksandr ve oğlu o gün hükümet konağına gidiyor ve oradakilere diyor ki “Sizin burada yeriniz yoktur, Hükûmet kurdum, bu belediye dairesi de Pontus Hükümetinindir.” diyor. İstiklâl Mahkemesine de şahadet etmiştir (mahkemeye…

  • (14 Kanunuevvel yani Aralık 1921 tarihli gizli celsede askeri durum görüşülüyor:) Mustafa Durak Bey (Erzurum): “Efendiler Afyon harbini unutmayınız. O harpten önce yine hükümet adına bu yüce kürsüden Fevzi Paşa Hazretleri: Ordumuz demir gibi duruyor, biz bekliyoruz, eyvah niçin gelmiyorlar, biz hazırız, kafalarını parçalayacağız, diyordu… Biraz sonra da “Efendiler vaktimiz kalmadı, kaçınız, burada ancak sekiz…

  • (29 Ekim 1921 tarihli gizli celsede asayiş ve Sakallı Nurettin Paşa ve Topal Laz Osman konuşuluyor:) Osman Bey (Lazistan); “Merkez Ordu Komutanı Nurettin Paşa tarafından, kadınların, çocukların tehciri (hicret ettirilmesi, zorunlu göç ettirilmeleri) meselesi bütün mıntıkalara emrediliyor. Bunu haber alan Samsunlular Samsun aydınları ve Müdafi Hukuk Heyeti, Belediye, Müftü… doğrudan doğruya Mustafa Kemal Paşa’ya başvurarak…

  • (29 Ekim 1921 tarihli gizli celsede ordunun durumu, asker firarları ve İngilizlerden silah alımı görüşülüyor:) Refet Paşa (İzmir) (Milli Müdafaa Vekili); “.. Sakarya Harbinde de hiç olmazsa otuz bin kişi firar etti ve Refet Paşa otuz bin tüfeği buldu, yerine koydu. Oradan aldı, buradan aldı, İngilizlere başvurdu, casusluk etti ve ordu tekrar savaşa hazır hale…

  • (16 Ekim 1921 tarihli gizli celsede Fransa ile yapılacak anlaşma görüşülüyor:) Ali Şükrü Bey (Trabzon): “…Efendiler, bugün Yemen’de İmam Yahya elan (halen) size olan bağlılığını koruyor. Bizim sancağımız korunuyor bizim ordumuz var yine bizim memurlarımız orada icrayı hükmediyor.” Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları II – (İş Bankası Yayın No:267 – Sf. 349) kitabından birebir alınmıştır.

  • (5 Ekim 1921 tarihinde Koçgiri ve Ümraniye ile Karadeniz’deki Rum tehciri görüşülüyor:) Vehbi Efendi (Konya); “Hükümetçe tedibi (terbiye edilmesi) gereken on dört köy yerine yetmiş-seksen köy mahıv ve perişan olmuş.” Ziya Hurşit Bey (Lazistan); (1) “.. Nurettin Paşa Rum tehciri (zorunlu göçürmesi) sırasında Samsun’un içinde bunlar için gayrimesul (sorumsuz) çeteler yapılıyordu. Bunun üzerine Rumlar dağlara…

  • (4 Ekim 1921 tarihli gizli celsede Koçgiri ve Ümraniye olayları görüşüldü:) Emin Bey (Erzincan); “.. Ümraniye meselesi şu şekilde olmuştur. Karacaören Nahiyesinde eskiden beri bilinen on sekiz ile yirmi kişi, eşkıyalık ettiklerinden birkaç kez mahkûm olmuşlardı. .. Alişir adındaki habis (kötü huylu) adam bu eşkıyalığa bir siyasi renk vererek … bundan yararlanmak için kalemi ile…

  • (3 Ekim 1921 tarihli gizli celsede jandarma, Koçgiri ve Ümraniye olayları görüşüldü:) Emin Bey (Erzincan); “.. Ben Koçgiri olaylarını tamamıyla takip etmiş bir arkadaşınızım. Orada öyle bir mezalim icra edilmiştir ki tüyleri ürpertir. “. Hüseyin Avni Bey (Erzurum); “…Böyle mezalim (zulümler) kalmamalı her şey bilinmelidir. .. Aleni (celsenin açık olması) olmasına taraftarım…” (gürültüler). Mustafa Durak…

  • (11 Ağustos 1921 tarihli gizli celsede Jandarmanın durumu görüşülüyor:) İsmail Şükrü Efendi (Karahisar-ı Şarki); “Efendim jandarmalardan ahali (halk kelimesinin çoğulu) nefret etmiştir. … Çünkü jandarmalar şimdiye kadar köylerde birer irtişa (rüşvet) aleti, hırsız ocağı olmaktan başka bir şey değildir. … Bir taraftan bir tarafa bir tarafa bir kumandan naklederken yirmi bin lirayla oynuyor… Jandarma hırsız…