Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: TBMM Gizli Celse Zabıtları II

  • (5 Ağustos 1921 tarihli gizli celse:) Emin Bey (Eskişehir); “Memleketi Yunandan, düşmandan kurtarıp ta böyle bir müddet için kendisi diktatör olarak iş yaparsa ben bunda memleket için fayda görürüm. Hatta bendeniz, padişahlıktan yüksek bir makam olsa dahi veririm.” (1) Mustafa Bey (Tokat); “Aldandın!”….  Rıza Nur Bey (Sinop); ” …Biz adeta bir padişah seçiyoruz. … Hâlbuki…

  • (4 Ağustos 1921 tarihli gizli celse:) Selahattin Bey (Çolak Selahattin) (Mersin); (Mustafa Kemal’in başkumandan değil de başkumandan vekili olmasını uygun buluyor.) “Yani milletin hâkimiyetini, milletin kudretini, milletin kendisinde saklamak istiyorum. O’nun başkumandanlığı altında milletin işini gördürmek istiyorum. Mustafa Kemal Paşa (Ankara); “ … Ben Başkumandan Vekili Mustafa Kemal Paşa diye bir imza atarsam zannediyorum ki…

  • (31.10.1921 tarihli gizli celsede Başkumandanlık Kanununun süresinin uzatılması görüşüldü:) Hüseyin Avni Bey (Erzurum); “.. fedakârlığını yaptı ve gösterdi. Bu silahı saklamağa mecburuz. .. Maddi ve manevi gücün bir kişiye verilmesi bir millet için zaaftır.” Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları II – (İş Bankası Yayın No:267 – Sf. 423) kitabından birebir alınmıştır.

  • (2 Ağustos 1921 tarihli gizli celsede Gediz-Afyon yenilgisi görüşülüyor:) Rıza Nur (Sinop): “… Cephane ve silah temininde bir aciz (çaresizlik) düşünülemez. .. Diğer taraftan da satın almak için kaynak ta vardır. İngiliz karargâhının kumandanının yaverleri, bilmem neleri, bol bol silah satıyorlar .. İşittim ki yüzlerce mitralyöz, binlerce silah satıyorlar.” Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları II…

  • (23 Temmuz 1921 tarihli gizli celse, Gediz-Afyon yenilgisi ve Meclis’in Kayseri’ye nakli görüşüldü, tutanakların çoğu kayıp olanlar da sansürlenmiş;) (1) Fevzi Paşa Bakanlar Kurulu Başkanı; “.. biz Ankara’da bulundukça, ordu daima Ankara’yı göz önüne almak zorundadır. Ordu Ankara’yı göz önüne aldıkça, düşman da manevrasını ona göre yapacaktır. .. Herhalde hükümet merkezinin değiştirilmesi zorundayız. Bunun için…

  • “1337 Bütçesi Görüşmeleri. Maliye Bakanı Ahmet Ferit Bey’in izahatı; Gelirler 108 milyon bunun 67,5 milyonu Milli Savunmaya.” Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları II – (İş Bankası Yayın No:267 – Sf. 80 ile 85 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1994) Hüseyin Avni Bey bu celse aleni olsun diyor, “halktan neyi gizliyoruz?” Diyor.

  • (12 Mayıs 1337 (1921) tarihli gizli celse: Fransa İle Anlaşma. Bekir Sami Bey’in İstifası) BAKKAL’IN NOTU (1995): İlk sözü Mustafa Kemal Paşa alıyor; Denebilir ki siyasetimiz müstakil yani bağımsız olmakla birlikte şark siyasetine yani Rusya’ya meyilli bir siyasettir. Bekir Sami Bey’i muhalefetin ağzına atıyor ve Meclis’te tutmayıp yurtdışına gönderelim diyor. Amasya Mebusu ve Çerkez milliyetçisi…

  • (Nisan 1921 gizli celse, Komünist Partisi üyesi Tokat Mebusu Nazım Bey’in dokunulmazlığının kaldırılması meselesi görüşülüyor:) Nazım Bey (Tokat); “Paşa Hazretlerinin bu teşkilattan haberi vardır. .. Yeşil Ordu hepsi mebus olmak üzere 14 kişiden ibarettir. Bir Genel Meclis’e sahiptir, ben de oraya dâhilim. … Hakkı Behiç Bey, Muhittin Baha Bey, Bendeniz, Sırrı Bey, Yunus Nadi Bey,…

  • (17 Mart 1921 tarihli celse, Sevr görüşmeleri:) BAKKAL’IN NOTU (1994): 17 Mart 1921 tarihli görüşmelerden anlaşılan o ki; Sevr Antlaşmasını Ankara Meclisi’nin gönderdiği heyet de imzalamış veya kabullenmiş. Bu antlaşmayı vahdettin imzalamamış yani onaylanmamış. Bir diplomatik sorun olarak kalmış.  Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları II – (İş Bankası Yayın No:267 – Sf. 7 ile 9…

  • (18 Nisan 1921 günü Erzurum’da çıkan Albayrak gazetesindeki yayınlar hakkında gizli celse görüşmeleri:) Hüseyin Avni Bey (Erzurum);“… Bence özgür yayınlardan değerli yazı yoktur. . Şahıslar, fertler kesinlikle hâkim (egemen) olamaz. Kanun hâkimdir.” Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları II – (İş Bankası Yayın No:267 – Sf. 38, 39) kitabından birebir alınmıştır.