Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Tehcirler
-
Sandukht Hekimyanın Tanıklığı (D. 1908, Ayntap [Antep]) 1946 yılında Ermenistan’a geldik. 1965 yılının 24 Nisanı Ermeni Soykırımının 50. yılında Erivan sokakları, Türkler tarafından işgal edilen Batı Ermenistan ve Kilikya’daki ata topraklarının talebiyle tek bir sesle Topraklar! Topraklar!’ diye haykıran, göstericilerle dolmuştu. Büyük vatansever olan oğlum Gevorg da gösterilere aktif bir şekilde katıldı; KGB geceleyin geldi…
-
Vergine Torosi Mayikyan’ın Tanıklığı (D. 1898, Maraş) Katliamdan sonraki üçüncü gündü; ama çömlekçi fırını gibi kızarmış olan kilisenin duvarları hala sıcaktı. İçeri girdim ki ne göreyim! Türk kadınların her biri kilisede bir yer kapmış kimsenin kendi sınırından içeri girmesine izin vermiyor ve birbirine bağırıyor: kim sınırımı aşarsa öldürürüm!…’ Benimle gelen kadın bana dönerek dedi ki:…
-
Gayane Aduryan’ın Tanıklığı (D. 1909, Zeytun) Gelip beni de bir yere götürdüler. İngiliz miydi, neydi bilmiyorum; iyi bir insandı; o bana sordu: “Ermeni misin?” “Hayır” diye cevap verdim; zira beş yıl boyunca bizi o kadar alıştırmışlardı ki, artık biz de Ermeni olmadığımıza inanmıştık. “Hiç akraban var mı?” dedi. “Hiç kimsem yok” dedim, “yalnız küçük, zayıf…
-
Sedrak Gaybakyan’ın Tanıklığı (D. 1903, Zeytun) Günü birinde bir Arap beni gördü; herhalde bana acıdı; beni alıp götürdü; evlat edindi. Deveci oldum. Yalınayaktım ve saçlarım uzamıştı; su yoktu ki, yıkanayım; yıkanmak için, deve idrarını yaparken başımı altına tutuyordum… Sf. 669 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter…
-
Karapet Tozluyan’ın Tanıklığı (D. 1903, Zeytun) Sonra, herkesin serbestçe kendi memleketine dönebileceği emri geldi. Ama biz Zeytunlular toplanıp bir hesap yaptık; kırk beş bin kişiden yalnızca bin elli sekiz can kaldığını hesapladık. Pek çok Zeytunlu, Arabistan’ın Der Zor bölgesinde katledilmişti. Onları katledenler de Kafkasya Çerkezleriydi. Habur Nehri’nin kıyısında üç tane Çeçen Köyü vardı. Zamanında, Çar…
-
Hovsep Bıştikyan’ın Tanıklığı (D. 1903, Zeytun) 1915 yılma kadar, Zeytun’da otuz bin Ermeni vardı. Türkiye’de yalnız Zeytun’un nüfusu sadece Ermenilerden oluşuyordu. Sf. 652 Aynı Çeçenler sonbaharda mallarla birlikte geri geldiler; bunlar hem İstanbul taraflarından, hem Konya tarafından, ülkenin her tarafından getirilen Ermenilerin serveti, elbiseleri, takıları, altınları, paralarıydı, ne istersen, aklından ne geçerse vardı! Ne maldı…
-
Vrej Edüryan’ın Tanıklığı (D. 1906, Adana) O yüzbaşının askerleri gelip bizi kumların içinden çıkardılar; bir kamyona bindirdiler ve askeri hastaneye götürdüler. Alman bir doktor vardı; o bizi tedavi etti. Ama Gukas dayanamadı; öldü. Bir tek ben kaldım. Yüzbaşının adı Selahattin’di. Bana: “Biz Ermeni çocuklarına karşı savaşmıyoruz” dedi ve beni alıp İstanbul’a götürdü; bir yetimhaneye koydu.…
-
Sırbuhi Makaryan’ın Tanıklığı (D. 1903, Adana) Meğer Türk kocası bizim o güzel Arusyak’ımızı takip etmiş; Adana’ya kadar gelmiş; kaldığı yeri bulmuş ve: “Size büyük bir meblağ veririm; yeter ki karımı bana teslim edin” demiş. Türkler babamla görüşmeye geldiler. Babam düşünmek için vakit istedi. Görüşüne başvurmak için diğer kız kardeşinin kızını da getirtti. Onun aracılığıyla Arusyak’ın…
-
Haykuhi Azaryan’ın Tanıklığı (D. 1908, Adapazarı) Kocam da halk düşmanı olarak tutuklandı. Bir kâğıt getirilmiş ve imzalaması için kocamın önüne konmuş. Kocam o kâğıdı imzalamamış; Şağbatyan ise imzalamış; o da öksüzdü; onu Sibirya’ya, orman ve bataklıklarda ağaç kesmeye gönderdiler. Karısı kocasına bot buldu ve bataklıklarda çalışırken giymesi için Sibirya’ya kadar götürdü. Kadın büyük zorluklarla Sibirya’daki…
-
Haykuhi Azaryan’ın Tanıklığı (D. 1908, Adapazarı) Adapazarı’nda Türkler bile Ermenice bilirlerdi. Sf. 611 Evimiz harabeye çevrilmiş; ama içine Türkler yerleşmiş yaşıyorlardı. Büyükannem onları evden çıkardı; Türkler gittiler. Dürüst, yapıcı halkımız evlerini yeniden inşa etmeye başladı. Amcalarımın, dayılarımın evleri boş kaldı. Babam bir dikiş makinesi satın alıp, terzi dükkânı açtı. Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının…
-
Hovhannes Stepani Gasparyan’ın Tanıklığı (D. 1902, Eskişehir, Yayla Köyü) 1913’de İttihat ve Terakki Cemiyeti komitesi Talat başkanlığında gizli bir oturum yapmış, o oturuma Enver, Doktor Nazım, Bahaeddin Şakir ve başkaları da katılmıştı. Onlar Türkiye’de yaşayan Ermenileri ortadan kaldırmayı kararlaştırır ve o oturumda yok etme planını geliştirirler: yeni doğan bebeklerden en yaşlı insanlara kadar hiçbir Ermeni’yi…
-
Hovhannes Paronyan’ın Tanıklığı (D. 1890, Eskişehir) En güzel evler, en güzel dükkânlar Ermenilere aitti. Türkler Ermenileri onların mal varlıklarına el koymak için sürgün etmek istediler. Bu planı gerçekleştirdiler. Ermeniler sürgüne giderken, paralarını, altınlarını elbiselerinin içine dikti; kemerlerinin içine koydu; kötü günler için yanına aldı. Türkler Ermenileri sözde korumak amacıyla atlılar görevlendirdiler; ama Ermeniler aç, susuz…
-
Hakob Karapeti Papazyan’ın Tanıklığı (D. 1891, Sivrihisar) (Ermenistan Cumhuriyeti Ressamlar Birliği başkanı, sanat uzmanı, Prof. Karen Ağamyan, büyük babası, Türk ordusunda askerlik yapmış olan Hakob Papazyan’ın 1975’te yazdığı, 2002 yılında bize teslim edilen bu kapsamlı tanıklığı bazı kısaltmalarla size sunuyoruz.) “Daha 1912 yılında İttihat ve Terakki Partisi yöneticileri Talât, Enver, Cemal Paşalar Dr., Nazım ve…
-
Asatuk Hovsepi Menecyan’ın Tanıklığı (D. 1907, Afyonkarahisar) Sokağımızda Ermeni bir bakkal ailesi vardı. Türkler adamı, onun karısını ve erkek çocuğunu kestiler; kızına ise tecavüz ettiler. Bizim iyi kalpli Türk komşumuz o kıza acıdı; onu içeri alıp bizimle birlikte ona da baktı. Öyle ki, Türklerin içinde de iyi olanlar vardır. Sf. 576 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan…
-
Sargis Yetaryan’ın Tanıklığı (D. 1907, Afyonkarahisar) Ben Ermenilerin kiliseye gidip diz çöktüklerini, yere eğildiklerini, namaz kılar gibi dua ettiklerini hatırlıyorum. Dini ayinden sonra Türkçe vaaz veriliyor; Hükümete sadık kalmak, Osmanlı İmparatorluğu’nun varlığını sürdürmesine yardımcı olmak ve Vatan’a karşı olan sorumlulukları yerine getirmek için hiçbir fedakârlıktan kaçınmamak gerektiği dile getiriliyordu. Biz Ermeniler Osmanlı sayılıyorduk; Ermeni kadınlar…
-
Sargis Yetaryan’ın Tanıklığı (D. 1907, Afyonkarahisar) 1915’te Afyonkarahisar, Uşak, Eskişehir, Akşehir, Bursa, Bilecik, Kütahya, Adana Maraş ve Ayıntap’ta yaşayan Ermenilerin büyük bir kısmının konuştuğu dil Türkçeydi Bütün bu insanlar da sürgüne gönderildiler. Günahlarının ne olduğunu kendileri de bilmiyorlardı. Sf. 574 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter…
-
Veronika Gaspari Berberyan’ın Tanıklığı (D. 1907, Yozgat, Boğazlıyan Köyü) Elli gün sonra, Mart 1916’da kaymakam şöyle emretti: “Bir kilo Ermeni eti sağ kalmayacak; bütün Ermenileri katledeceksiniz.” O zamana kadar bütün Ermeni köylerinde pek çok Ermeni katledilmişti; sağ kalanların hepsi kaçıp bizim yanımızda saklanmaya gelmişlerdi. Sf. 540 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine…
-
Barunak Hovhannesî Papazyan’ın Tanıklığı (D. 1906, Yozgat, Boğazlı Yan Kasabası) Ben öz annemi göremedim; ama 1970 ve 1975 yıllarında kız kardeşim beni ve karımı davet etti. Kayseri’ye kız kardeşimin evine gittik. Evimize. Evimize Arnavutlar yerleşmişti. O köydeki yaşlı Türkler beni hatırladılar; zira katliama kadar birbirimizle barışık ve barış içinde yaşamıştık. Artık, keçi kurban ettiler, koyun…
-
Barunak Hovhannesî Papazyan’ın Tanıklığı (D. 1906, Yozgat, Boğazlı Yan Kasabası) Yolda bir kaynak gördük; orada yaralarımı yıkadım. Adam beni annemin yanına götürdü. Annem beni görüp sevindi; yaralarımı yıkadı; yaralarıma ilaç sürdü; beni yatağa yatırdı. O Türk’ün iki karısı vardı; annemle de evlendi. Anneme Fatma, bana da İbrahim adını koydu. Beni de sünnet ettiler. Ailemizden sadece…