Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük
-
.. Demokrasinin yaşayabilmesi için bütün uyrukların melek, filozof ya da üstün insan olmaları, bunu yurttaşlığın gerek koşulu sayabiliriz, zorunlu görünmektedir. Güzel, fakat bunun yanında, bir de devletin sürekli büyüme ve sürekli bozma yasası var, devletin özü burada saklıdır; uyruklarını gittikçe mediocre, vasat veya aparatçik yapma zorunluluğu var, paradoks buradadır. Hâlbuki bir yaratığın aynı anda hem…
-
Hâlâ dar bölgeli, tek tek adayların yarıştığı seçim sisteminden uzak kalmak ve bir de çok yüksek barajlarla ve tombala usulü hesaplamalarla sonucu ilan etmek, bu durumda çıkanlara “milletvekili” demek milletle alay etmektir. Bu da düzlemedir,.. siyasi adamızın çölleştiğini görüyoruz. Sf. 164 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 164)…
-
Güçlü ve yaygın bürokrasi olmadan despotizmi düşünemiyoruz. Sf.160 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 160) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bölücülük günahının olduğu bir yerde özgürlüklerin ve muhalefetin olabileceğini sanmıyorum. Sf. 159 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 159) kitabından birebir alınmıştır.
-
Nivellement, düzleme işi. Sf. 160 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 160) kitabından birebir alınmıştır.
-
Birinci Selim, İdris-i Bitlisi’nin de yardımıyla Kürt iklimini zapt ettiği zaman, buraları yönetmemeyi tercih etmişti. Kürt feodalleriyle bir üst egemenlik üzerinden anlaşıyordu. Anlaşma yazılıdır ve feodal devlette, Lordun vasalları ile yaptıklarından çok daha ayrıntılı olduğunu tespit edebiliyoruz. Hükümdar ya da Hükkâm denilen Kürt prensleri, ayrı ayrı, askerlik ve vergi meselelerinde ve kuşkusuz yargıda egemen oluyorlardı…
-
Engels de büyük adamı bulunduğu yerden çıkarınız bir boşluk bulursunuz formülasyonunu ortaya koyuyordu. Sf. 157 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 157) kitabından birebir alınmıştır.
-
İklimin bu kadar ön plana çıkartıldığı bir tartışmada, topoğrafyanın ihmal edilmesini şaşırtıcı buluyorum; uçsuz bucaksız bir çölde muhalefetin yaşamasının zor olduğunu kabul etmek durumundayız. Sf. 158 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 158) kitabından birebir alınmıştır.
-
Montesquieu. .. sıcak iklimlerle despotizmi özdeşleştirmektedir. .. Batı Avrupa misali ılımlı iklime sahip ülkelerde meşruti monarşi ve buna mukabil Arabistan ve iç Asya türünden sıcak iklimli bölgelerde despotizm olacağını netlikle kaydediyor. .. bir ek gözlem olarak anlayabiliyoruz. Sf. 157 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 157) kitabından birebir…
-
Machiavelli’nin, kütleyi, halk’ı, boğumlu, cahil ve zayıf görmesiyle de uyumludur; dolayısıyla, kütleye önemli siyasal rol vermemektedir. Sf. 55 Machiavelli Demokrasinin hiçbir güçlükle karşılaşmadan anarşi olabileceğine işaret ediyor. Sf. 56 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 55, 56) kitabından birebir alınmıştır.
-
Burnham’in düşünce sistemi içerisinde, .. demokrasi tedricidir (derecelidir, derece derecedir), biraz veya çok meselesidir; bu hiçbir teorik içeriği olmayacağı anlamındadır. Böyle düşündüğü için de, tarihte hiçbir zaman “yüzde yüz demokrasi” olmadığını ileri sürebilmektedir ve her yönde her boyutta değişiklik gösterebilen bir kavramdır. Sf. 54, 55 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı…
-
Tekelokraside ekonomi ile politikanın füzyon hâlinde olduklarının tespiti önemlidir. Bu özgürlüksüzlük düzeni anlamındadır. Ayrıca, kapitalist devlet aşamasında da egemenlik parlamentolardan kayarken, dışına çıkarken, bürolara geçmeye başlıyor; bu, en önemli politik kararların bir takım bürolarda kararlaştırılması demektir. Sf. 53 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük – (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 53) kitabından birebir…
-
Büyük işletmelerin sahipliği kapitalistlerde olsa da, kontrolü menajerlere geçiyordu ki, bu kapitalizmi kapitalistlerden soyutlamak anlamına geliyordu. Burnham, bu tür görüşleri nahif bulmaktadır; mülkiyetin reel tanımını yapmayı deneyerek, kontrol kimde ise sahibi de o dur, demektedir. Sf. 45 Bir; demokrasi ile kapitalizm arasında ayrılmaz bir özdeşlik kurulamayacağını ifade ediyor; Burnham, kapitalizmin mutlaka demokrasiyi de beraberinde getireceği…
-
“Fransa’nın zaptı kolay fakat yönetimi zor ve Türkiye’nin, Osmanlı demek istiyorum, zaptının zor fakat yönetiminin kolay olduğu” yollu formülü hem hârika hem de dâhiyanedir. Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 43 ile 47 arası) kitabından birebir alınmıştır.
-
Moğollarda en büyük şef de, buna imparatorluklarda Cengiz denilmektedir, “Fatih” adı verilen bir asamblede yapılan seçimle belirleniyordu. “Fatih” çalışmamda Osmanlı Sultanlarının da seçimle geldiğini gösterebilmiştim; bir Sultan’ın tahtının belli bir döneminden itibaren başlayan ve muhtemel adayların, şehzadelerin demek istiyorum, öldürülmesi şeklinde devam eden süreç bir Sultan seçimidir. .. Kanlı seçimdir ve seçmenler, partiler şeklinde örgütlenen…
-
Öte yandan Marks, Rus Çarlığını genel bir demokratizasyonun en büyük engellerinden birisi olarak görüyordu; bu nedenle Rusofob ve Türkofil’di (Rusları sevmez ve Türkleri severdi) ve dolayısıyla Rusya’nın büyümesine baraj olabileceği düşüncesiyle Türkiye’yi ve Rusya’yı zayıflatacağı için de Polonyalıları tutuyordu. Sf. 34 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 34)…
-
Çünkü İç savaş son çözümlemede, bir coğrafyada, egemen gücün giremediği yerlerin var olması demektir. Sf. 22 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 22) kitabından birebir alınmıştır.
-
Hızlı yasa çıkartan bir yasama organı ile övünen bir ülkede demokrasi düşüncesinin bayağılaştığını tespit yerindedir. Sf. 24 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 24) kitabından birebir alınmıştır.
-
Türkiye Üniversiteleri, 1950’li yılların ortasında, çok önemli bir demokratizasyon hareketi oluşturabilmişti, buna “Forum Hareketi” diyoruz. Ancak, 1956 yılında zamanın yürütme gücü bu demokratizasyon hareketinin liderini üniversitedeki görevinden alarak, Bakanlıkta sıradan bir memur hâline getirebilmişti. Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı Profesör Turhan Feyzioğlu’ydu. Üniversite gençliği bunu protesto etmek üzere harekete geçti, ben hareketin elebaşlarından birisi olarak Üniversiteden…
-
Demokrasi, eninde – sonunda, devlet otoritesinin sınırlanması ve daha da önemlisi devlet coğrafyasında, devlet otoritesinin işlemediği yerler bulunmasıdır. Sf. 20 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük – (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 20) kitabından birebir alınmıştır