Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Teşkilatın İki Silahşoru – Soner Yalçın

  • II. Abdülhamid; 23 Aralık 1876’da Birinci Meşrutiyet’i ilan etti, ancak 13 Şubat 1878’de Osmanlı-Rus Savaşı’nı bahane ederek Meclis’i dağıttı.    Ahmed Tevfik Paşa: Osmanlı İmparatorluğu’nun son sadrazamı (Kasım 1920) olarak tarihe geçti.     Akgöl (Eyüp Sabri), Bleda (Mithat Şükrü):  Mustafa Kemal’in emri üzerine 1935’te Sivas mebusu seçildi.  Masondu.     Çetinkaya (Ali): Kel Ali de denir (Afyon 1878-İstanbul 1949). …

  • Ermeni silahşor Arşavir Şıracıyan anlatıyor: “… 1919 yılında, Ermeni günlük gazetesi Djagadamard’ın yayınlandığı apartmanda bir infaz bürosu kurulmuştu.  Bu büro İttihat ve Terakki yöneticileriyle Ermeni hainleri, gıyaplarında yargılayarak ölüme mahkûm etmişti. Sf. 276  …  5 Aralık 1921.. Said Halim Paşa .. bir tek kurşun kafi geldi.  Sf. 277  …  7 Nisan 1922, Berlin… Cemal Azmi..…

  •   Son nefesini verdiğinde 36 yaşındaydı.  Sf. 269  …  “Gelin cenazesini alın” diye kardeşi Mehmed Hüsnü’ye haber gönderiyorlar.  Mehmed Hüsnü, “Siz kuşuna dizdiniz, siz gömün!” diye tepki gösteriyor.  Cenazeyi kimse almayınca, naaşı sessizce Topkapı mezarlığına götürülüp defnediliyor.  İttihat ve Terakki hükümeti, aylar sonra “savaş hainliği” suçlusu Yakub Cemil’in dört kişilik ailesine “Hidematı Vataniye (Vatan Hizmeti)…

  • …  “Param malım yok ki sana söyleyecek lafım olsun.  Çoluk çocuğuma Cemiyet ve arkadaşlarım bakar.  İttihat ve Terakki benim ailemi ne aç bırakır, ne çıplak”  Benim bir tek ailem vardı: İttihat ve Terakki.  Sf. 266, 267  …Ellerimi ve gözlerimi bağlamak istemiyordum.  “Söz veriyorum, bulunduğum noktadan kımıldamam, ölüme gözlerim açık olarak gitmek isterim!” dedim.  …  “Subay…

  • (Dede Yakup Cemil;) “Ermenilerin Van’daki saldırıları artınca Van Valisi Cevad Bey şehirdeki Türklerin başka illere göç etmelerini emretti.  30 000 Türk göç etmek zorunda kaldı.” Sf. 231 …  “İstanbul’daki Ermeniler yerlerinden edilmemişti.  Şehirde 77.000 Ermeni yaşıyordu ve sadece 3.000’e yakını sürülmüştü.  …  Ruslar, özellikle Ermeni Ortodoksları kışkırtıyordu.  İstanbul’daki Katolik ve Protestan Ermeniler bu kışkırtmalara hiç…

  • (Dede Yakup Cemil anlatıyor;) Bölgedeki bazı görevliler, Teşkilatı Mahsusa’nın Kafkasya sorumlusu Bahaeddin Şakir, Trabzon Valisi Cemal Azmi ve benim hakkımda “Ermenilerin katledilmelerine ve yağmalanmalarına göz yummaktadırlar.” diye İstanbul’a jurnal telgrafları gönderiyorlardı!  Hakkımızda tahkikat açılmasını istiyorlardı. Sf. 211 …  Yeni görev yerim Bitlis’ti.  Alayın kumandanı Afyonkarahisarlı Kel Ali’ydi (Çetinkaya).  … İttihat ve Terakkinin gözü pek fedailerinden…

  • …  İttihat ve Terakki seçimlerinde Taşnak Komitesi’yle hep ortak liste çıkarırdı.  Ermeni cemaati bizim listelerden Meclis’e her seçimde (1902-1912) 14 milletvekili sokardı.  Ne eksik, ne fazla, hep 14 milletvekili. Sf. 208  …  Kâğıt üzerinde her şey düşünülmüştü.  Boşaltılan evleri işgal etmek isteyen Müslümanlar, buralarda ancak kiracı gibi oturacaklardı.  Kiralarını hep şehir merkezinde kurulan fona yatıracaklar,…

  • (Dede Yakup Cemil anlatıyor;) “Sadece ben değil, İzmirli Mümtaz, Yenibahçe’li Şükrü, kardeşi Nail, Çerkez Eşref ve kardeşi  Selim Sami gibi Teşkilatı Mahsusa fedailerinin çoğu Çerkez’di.”  (Dipnot; İlginçtir, Türkiye’deki güvenlik güçlerinin (ordu ve polis) kilit noktalarında hala hep Çerkezler vardır.) Sf.198  “Enver Paşa, başkumandan vekili ve Şark Cephesi kumandanı sıfatıyla Sarıkamış etrafında süren harbi bizzat cepheden…

  • (Torun Yakup Cemil) Yıl 1978 sonları.  …  Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde öğrenciydim.  …  Solcuydum.  Kim değildi ki?  …  Abdullah Öcalan’la aynı okuldaydım. … O da benim gibi tartışmalara fazla katılmazdı.  Dinleyiciydi.  Silik biriydi. Sf. 185, 186  Alıntı; Teşkilatın İki Silahşoru – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 17. Baskı Kasım 2004 – Sf. 185, 186) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Dede Yakup Cemil;) Osmanlı Devleti 2 Ağustos (1914) günü seferberlik ilan etti. .. 21 yaşından 41 yaşına kadar bütün vatandaşlar silahaltına çağrıldı.  Seferberlikten birkaç gün önce Almanya’nın İstanbul Elçisi Baron Vangenheim ile Sadrazam ve Hariciye Nazırı Said Halim Paşa arasında Osmanlı – Alman ittifakı anlaşması yapılıp imza edildi.  Bazı arkadaşlar savaşa girmeye, hele Almanya’yla ittifak…

  • (Dede Yakup Cemil Anlatıyor;) 1 Ocak 1914 tarihi itibarıyla “Enver Bey”, Harbiye nazırlığına atanarak resmen “Enver Paşa” oldu. Aynı zamanda Başkomutan vekilliği (başkomutan padişahtı) ve Genelkurmay başkanlığını da eline aldı.  Henüz 34 yaşındaydı.  …  Ordu hiç de genç değildi.  80 yaşında binbaşılar, 62 yaşında üsteğmenler, 58 yaşında teğmenler vardı.  Okuma yazma bilmeyen subaylara ağa denirdi. …

  • Çok konuşan bir adam değildi Enver Paşa.  Onun hayatında beyanatlara, nutuklara rastlamazsınız.  O emir veriri gibi kısa ve kesin konuşurdu.  Sessiz, sakin, hatta çekingendi.  Ancak bu dış görüntüsünün altında sükûn bulmaz bir ihtiras adamıydı.  …  “…Harbiye Nazırı olmasına hiçbir sebep yoktur.” diyor.  Ve hemen bizi şikâyet ediyor: “O yanındaki eli silahlı işsizler Enver Bey’i kışkırtıyor.” …

  • (Dede Yakup Cemil Enver’i anlatıyor;) Enver Bey miralay (albay) olmuştu.  Mektebi Harbiye Komutanlığına atanmıştı.  Ancak o, bu yeni makamına aldırmamış hatta görevine başlamamıştı.  Bu atamanın kendisini pasifleştirmeye yönelik komplo olduğunu düşünüyordu.  O artık harbiye nazırlığını alarak ordunun başına geçmeyi düşünüyordu.  Sadece harbiye nazırlığını da değil Erkânıharbiye Umumiye reisliğini de almayı düşünüyordu. Sf. 172 …  Biz…

  • Türklerin tarihinde bir ilki gerçekleştirmiştik Cumhuriyet kurmuştuk.  Bayrağımız bile vardı.  Üç rengi vardı bayrağımızın: matem rengi, siyah; Müslümanlığı temsil eden, yeşil; aydınlık günleri temsil eden, beyaz.  Ay-yıldızımız yeşil zemin üzerindeydi.  Ayrıca birer yıldız da siyah zemin üzerindeydi.  Başkentimiz Gümülcine.  Pul bile bastırdık.  Bulgarlarla Osmanlı Devleti 29 Eylül1923’te İstanbul Anlaşması yapıldı.  Edirne, Karaağaç ve Dimetoka’yı içine…

  • (Dede Yakup Cemil İttihatçı terörünü anlatıyor;) 11 Haziran 1913’te Sadrazam ve Harbiye Nazırı Mahmud Şevket Paşa’nın otomobili silahla taranıyor.  Kurşun sesleri ortalığı birbirine katıyor.  Sf.161  …  Suikastı tertip edenlerden Prens Sabahattin, Gümülcineli İsmail Hakkı Bey yurtdışına kaçmışlardı. Sf. 162  …  Amaçları ihtilal yapıp İttihat ve Terakki hükümetini yıkmak, kendi hükümetlerini işbaşına getirmekmiş. Sf. 163 … …

  • 15 Kasım 1983.  ..o gün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilan edildi. (1) Sf. 147  …  Edare (dedem Yakub Cemil’in kız kardeşi)  …  Dedem Yakub Cemil’in bir yönü hiç bilinmez.  O öldürdüğü kişilerin ailelerine yardım yapacak kadar büyük bir insanmış.  “Karısının, çocuğunun ne günahı var?” dermiş.  Sf.151 Mehmet Ali Ağabey olağanüstü Fransızcasıyla bir şeyler söyledi.  Arkasından ilk…

  • (Dede Yakup Cemil darbe ve sonrasını anlatıyor;) Enver Bey hep kısa konuşurdu.  Hürriyet ilan edildiğinde de ancak ısrarlar üzerine birkaç söz söylemişti.  …  Babıâli binasının önünde Şeyhülislam Cemalettin Efendi’nin otomobili duruyordu.  Hemen ona atladık.  Şoförü tehdit ederek Dolmabahçe’ye gitmesini emrettik.  Saraya giderken tabancamdaki boş yerlere kurşun doldurdum!   Sf.140.  …  Zatışahane’nin huzuruna çıkmak istediğimizi Başmabeyinci Halit…

  • (Dede Yakup Cemil 1913 darbesini anlatıyor;) “Enver Bey, Doktor Abidin Bey’e “Kapıları derhal kapayınız.  Vazifelilerden başka içeri kimse girmesin” emrini verdi.” (Dipnot: Dr. Abidin Bey, 1926 yılında Atatürk’e İzmir’de yapılan suikasta karıştığı iddiasıyla idam edildi.  İttihat ve Terakkinin öncü gücünün birini subaylar oluşturuyorsa, diğerini tıp doktorları oluşturuyordu.)   Sf. 135  “Bir yanda Erkânıharbiyeyi Umumiye reisinin (Genelkurmay…

  • (Dede Yakup Cemil Enver Paşa’nın hükümet darbesini anlatıyor;) “23 Ocak 1913 hükümet Dolmabahçe sarayında toplanacak.  Toplantıyı Sadrazam Kamil Paşa istemiş.  …  Kamil Paşa İstanbul’u kurtarmak için Edirne ve Çatalca’yı Bulgar’a verecek!  …  Gabriel Noradunkyan’ın hazırladığı Fransızca sulh metni elimize ulaşınca iyice kanaat getirdik; bunlar vatanı satıyordu!  Biz fedailer; Babıali’deki Meserret Kıraathanesi’nde ara sıra bir araya…

  • Dr. Bahaeddin Şakir ve Cemal Azmi de 17 Nisan 1922’de Berlin’de Hayriye Hanım’ın gözleri önünde vurulmuştur.  Öldüren kişi Ermeni Arşavir Şıracıyan’dır.   Sf. 116 Alıntı; Teşkilatın İki Silahşoru – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 17. Baskı Kasım 2004 – Sf. 116) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2006); Dr. Bahaeddin Şakir, Talat Paşa’nın hısımı, Namık Kemal’in akrabası.