Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Tire’den Darağacına Şeyh Bedrettin – A. Munis Armağan
-
Bedreddin Simavi İsyanı’yla ilgili rivayetler de mevcuttur. Bu rivayetler şimdiye kadar açık şekilde belirtilmemiş ve iddia edilmemiş olmasına karşın Bektaşi – Hurufi tarikatıyla pek de ilgisiz olamaz. Bu isyan, kısmen dini, kısmen sosyal bir hareketti. Bunun programı, dini kaynaşma ve müşterek mallarla ilgili Bektaşi – Hurufi hükümlerini içeriyordu. Hristiyan müritler, coşkulu bir istekle karşılanıyor ve…
-
Bunları kırıp, cemaatlerini dağıtmak vacip ve farzdır. Müslümanlardan ölen sa’id ve şehit cenneti âlâdadır ve anlardan ölen hor, hakir cehennemin dibindedir. Sf.169 Alıntı; Tire’den Darağacına Şeyh Bedrettin – A. Munis Armağan, (Bilkar Matbaacılık, 28.07.2004 – Sf. 169) kitabından birebir alınmıştır.
-
Savaşta yaralanan Börklüce Mustafa daha sonra yakalanarak Ayasuluk’ta (Selçuk) çarmıha gerilerek öldürüldü ve köy köy dolaştırılarak Aydın Sancağı halkına gözdağı verilmek istendi. Börklüce’nin çarmıhtaki cesedi, özelliklere Hristiyanlara yakınlığının karşıtı gibiydi ve adeta Hz. İsa’yı çağrıştırıyordu… Sıra Sart’taki Torlak Kemal’e gelmişti. Torlak Kemal’in de kısmi başarıları yeterli olmadı. Torlak da yakalandı ve idam edildi. Sf. 154…
-
Şehzade Murat (Hüdavendigar) ile sadrazam Bayezid Paşa’nın bulunduğu güçlü bir ordu hazırlanarak Tire’ye gönderildi. Tarihçi Ali de (Kunhul Ahbar) savaşın Tire Ovasında olduğunu belirtmektedir. Küçük Menderes Ovası’nda diğer adıyla Kazovası’ndaki savaş Menakıbname’de de verilmektedir. Buradaki savaşı Börklüce kaybedince, Osmanlı güçleri duruma hâkim oldu. Ancak, Osmanlı güçlerinin ayaklanmacılara duyduğu kin o denli keskindi ki, hareket dışında…
-
Bedreddin’in Tire’ye gelmesiyle kentte ve kırsal kesimde büyük bir canlılığın yaşandığını görüyoruz. Kentteki Hristiyan ve Yahudiler de şeyhe büyük ilgi göstermektedirler. Bu arada Türkmenlerin yoğun ilgisi kentteki Sünni kesimleri ve otoriteleri rahatsız etmeye başlamıştır. Düşünceleri kısa süre içinde köylere değin yayılmakla kalmamış, Tire adeta onu görmek, onunla konuşabilmek için dolup dolup boşalmaktadır. Daha sonra adı…
-
Bedreddin’in annesi Melek Hatun’un Kara Andon’un kızı Ance olduğu belirtmektedir. Aynı yazar (1) Bedreddin’in, İshak ve İsmail adındaki ağabeyleri olduğunu da eklemektedir. Sf. 120 Alıntı; Tire’den Darağacına Şeyh Bedrettin – A. Munis Armağan, (Bilkar Matbaacılık, 28.07.2004 – Sf. 120) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1) (2022); Söz konusu yazar Hamit Baldemir.
-
“Bütün âlem kendisini bütünleyen parçalarıyla birlikte sapasağlam bir insan gibidir. Ucu bucağı bulunmayan bu boşluk içindeki, büyük ve küçük herhangi bir şeyin diğerlerine çok kuvvetli bir bağlantısı ve göz ardı edilemeyecek birçok etkileri vardır. Bu âlemin düzenine neden olan şey, onun bu bağlantılı durumu üzerine kurulmuş olmasıdır. Bu nedenle. “Yer, gök ve diğer yıldızlar bulundukları…
-
(Bedrettin’in eseri Varidat’tan alıntı yapılmış;) “Hiç şüphe etme ki, Semavi kitaplarda yazılı veya haberle, yayılı köşkler, ırmaklar, cennet, huri, azap, cehennem ve emsali şeylerin herkesçe malum anlamlarından başka manaları da vardır. Ve onları ancak hakka ermiş olanlar bilirler.” “Bu beden için kalım olmadığı gibi, sona erdikten sonra cüzleri için de eski şekli üzerine birleşim yoktur.…
-
(Yazar, Bedrettin’in eseri Varidat’tan alıntı yapmış;) “Bütün namazlar ve niyazlar ahlakın düzeltilmesi ve iç yüzün arılanması içindir. Hakiki ibadetin hiçbir kayıt ve şartı yoktur. Herhangi tarzda yapılırsa yapılsın Allah’ın isteğine uygun olur. İnsanlar, Allah’ı hakkıyla bilecek olurlarsa, içlerinden pek az kimse ibadetle uğraşır. Ekserisi ibadetten vazgeçer.” Alıntı; Tire’den Darağacına Şeyh Bedrettin – A. Munis Armağan,…
-
Hemen belirtelim ki, Tire’deki ibadet mekânı ve kutsallıkla ilgili bir örnek, bunun en güzel kanıtı olsa gerektir. Örneğin, 15. yüzyıl dini yapılarından Şemsi Zaviyesinin alt katı ayazma idi. Osmanlı Döneminden günümüze bu yerin “Üstü mescit, altı kilise” olarak ifadesi hoşgörü mirasının bir kanıtıdır. Ayazmaya gelen Hristiyanlar, burada mumlar yakarlar, dualar ederler, kutsal suyla yüzlerini yıkarlar…
-
Gezgin İbni Batuta 1333 yılında uğradığı Tire’yi bir ahi kenti olarak anmaktadır. Osmanlı Devleti kurulduktan sonra Aydın Sancağı tesis edilmiş ve sancak merkezi de Tire yapılmıştır. Bu sancağın sınırları içine de olaylar coğrafyasının etkin kentleri Karaburun ve Sart eklenmektedir. Sf. 103 Alıntı; Tire’den Darağacına Şeyh Bedrettin – A. Munis Armağan, (Bilkar Matbaacılık, 28.07.2004 – Sf.…
-
Hurufiliğin kurucusu Fazlullah Estrebadi’nin halifesi olan Feyzullah, onlara Hurufiliğin esaslarını ve gizlerinin yanı sıra astronomi ve mantık dersleri de verdi. Bilindiği gibi, Hurufiliğin kurucusu olan Fazlullah Estrebadi, Fazlullah Hurufi olarak da tanınmaktadır. Sf. 82, 83 Alıntı; Tire’den Darağacına Şeyh Bedrettin – A. Munis Armağan, (Bilkar Matbaacılık, 28.07.2004 – Sf. 82, 83) kitabından birebir alınmıştır.
-
Esasen, ailesi Selçuklu soyundandır ve bu nedenle gerek dedesi Abdülaziz gerek babası İsrail yönetici ve lider sıfatıyla seçkin bir konumda bulunmaktadırlar. Sf. 81, 82 Alıntı; Tire’den Darağacına Şeyh Bedrettin – A. Munis Armağan, (Bilkar Matbaacılık, 28.07.2004 – Sf. 81, 82) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bugünkü Aydın ilinin adı Güzelhisar’dır. Sf. 78, 79 Alıntı; Tire’den Darağacına Şeyh Bedrettin – A. Munis Armağan, (Bilkar Matbaacılık, 28.07.2004 – Sf. 78,79) kitabından birebir alınmıştır.
-
Olayların hazırlık kenti ve strateji belirlemede Tire başta olmak üzere, Karaburun ile Manisa (Sart) ve Edirne’nin hangi nedenlerle olaylarda belirginleştiği bir bakıma daha açık anlaşılacaktır. Bedreddin’in Tire’yi karargâh seçiminde, tarihçilerin, salt Alevi ağırlıklı bir kent yorumu pek inandırıcı gelmiyor. Anadolu’da Alevi ağırlıklı başka kentler yok muydu da, Bedreddin Tire’yi seçti? Bu gerekçeye katılanlar arasında Prof.…
-
1531 tarihli belgede, Sart’taki İsrailli yerleşiminin “Kadim ül eyyamdan” oldukları ve “Avarız-ı divaniye” vermedikleri vurgulanmaktadır ki, bu da fetih dönemlerinin yerleşimi olduğunu göstermektedir. Bedreddin’in babası İsrail’in adeta Küçük Menderes, Çeşme yarımadası ve Manisa çevresinde geniş bir egemenlik alanı bulunmaktadır. Özellikle Manisa Sart’taki Torlakların Kütahya’ya kadar yayıldıklarını “Menakıpname” de değinmektedir. Torlak Kemal büyük olasılıkla buradaki cemaatin…
-
Bezmi Nusret Kaygusuz, II. Meşrutiyet Döneminin aydınlarındandır. 1890 yılında İzmir’de doğan Kaygusuz, Osmanlı Demokrat Parti Genel Sekreterliğinde bulunmuş. Milli Eğitim Bakanlığı başmüfettişi olarak da görev yapmıştır. (Maarif Nazırlığı Ser Müfettişliği) Diğer taraftan kaymakamlık gibi idari birim yöneticilikleriyle de tanınmaktadır. 1950 yılında devlet hizmetlerinden ayrılmıştır. 1955 yılında anılarını içeren. “Bir Roman Gibi” adlı kitabını ardından da…
-
Gerek Bedreddin’in babası İsrail’in Eğridere, gerek Börklüceli Mustafa’nın Kızılbörklü Köyü birbirine yakın köylerdir. Bu nedenle Tire’de bir araya gelmeleri rastlantı değildir. Sf. 54 Alıntı; Tire’den Darağacına Şeyh Bedrettin – A. Munis Armağan, (Bilkar Matbaacılık, 28.07.2004 – Sf. 54) kitabından birebir alınmıştır.
-
Olasılıkla, Börklüce Mustafa, Tire’nin Aydın Güzelhisarı’na sınır Kızıl Börklü köyünü yerleşime açan bir Selçuklu emiridir. Börklüce Mustafa’nın bir diğer lakabı da “Gümlüzade” dir. Bu da büyük bir olasılıkla Aydın Dağlarının diğer tarihi adı olan Güme Dağı’ndan galat olmalıdır. Sf. 53 Alıntı; Tire’den Darağacına Şeyh Bedrettin – A. Munis Armağan, (Bilkar Matbaacılık, 28.07.2004 – Sf. 53)…
-
II. Meşrutiyet Dönemi tarihçisi olan Murat Bey aslen Dağıstan Türklerindendir. Mizancı Murat Bey adıyla ünlenen tarihçimizin asıl adı Mehmet’tir. Siyasi nedenlerle Rodos Adasına kürek mahkûmu olarak sürülmüş, kitabını da burada yazmıştır. Murat Bey’in ayrıca “II. Meşrutiyet Dönemi Hatıraları” kitabı da ilgi çekici özelliklere sahiptir. “Tarih-i Ebul Faruk” cesur yaklaşımları ve yorumlarıyla dikkati çekmektedir. Hatta Osmanlı…