Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Türk Tarihi
-
1071 yalındaki savaşa gelince, burada yanlış olan şöyle görünüyor; millet olmak bir ‘aidiyet’ bilincidir ve bu dönemde, dünyanın hiçbir yerinde aynı kandan gelenler arasında bir aidiyet bilinç veya duygusu bulunmuyor. Dolayısıyla Malazgirt’te, cephenin iki yanında olanlara “Türk” demek imkânı yoktur; bunların birbirine bağlılık duygularından ve bir millet olmalarından söz etmek mümkün görünmüyor. “Millet” tarih sahnesine…
-
Yaşar Ocak kitabında, Babailerin siyasal eğilimlerini kastederek, “İranlılaşarak kendilerine yabancılaşmış Anadolu Selçuklu merkezi yönetiminin yıkılışını hedefleyen bir ideolojinin mensupları … bir başka devletin, Osmanlı Beyliği’nin kuruluşunda rol aldılar” notunu da düşmektedir. Demek ki, Osmanlının kuruluşuna katılanlar, Selçuklunun yıkılışını isteyenlerdi. Selçuklu ile Osmanlı arasında bir devamlılık ilişkisi kuran Türk tarihçiliğinin ve Türk-İslam tezlerinin zıddı bir olgu…
-
Nitekim 1189’da başlayan III. Haçlı Seferi sırasında, Anadolu’dan geçen bir güzergâh üzerinde karar kılan I. Friedrich Barbarossa, geçiş güzergâhını korumasını istediği II. Kılıç Arslan ile kolaylıkla anlaşabiliyordu. Görünen o ki, Rum Selçuklu Devleti İslam’ın ve gazanın kılıcını kınında unutmuştu. Ernst Werner, İslam dünyasında Selçukluların adının, böylesi dini esneklikleri nedeniyle “laçka Müslümanlara” çıkarıldığını belirtmektedir. Gordlevski de…
-
Nitekim 10. yüzyılda halife adına Oğuz bölgelerini ziyaret eden İbn Fadlan, Türk topluluklarının, İslam’a geçseler de, gerçekte ona inanmadıkları düşüncesindeydi. Bu kabilelerin din değiştirmelerine güvenilmemesi gerektiğini, siyasi koşullar değiştiğinde Türk şeflerinin utanıp sıkılmadan yeni bir dine geçebilecekleri uyarısında bulunuyordu. Sf.244 İbn Fadlan’ın sözlerindeki küçümseyici ton bir yana bırakıldığında, göçebelerin din ile ilişkisi konusunda söyledikleri dikkate…
-
Yeniçerilik düzeninde Türklerin modeli yine kendileridir; tekrarlamak pahasına da olsa bu düzeni Türklerin kendi kölelik döneminde öğrendiklerini belirtmek durumundayım. İlk ve bir kurum olarak uygulayanlar Memlûk Devletini kurabilmişlerdir; Memlûk Devleti, Türklerin köle halinin işaretidir; “mülk” olmuş Türklerin devletleşmiş aşamasıdır ve “kölemen” tabiri çok daha uygun düşmektedir. Sf.373 Müslüman şefler, esir Türkleri buluğ çağında alıyordu ve…
-
Şerefname’den başlayarak birçok yazarlar Kürtleri dört ana bölüme ayırmaktadırlar. Onlar da: Lur, Kelhur, Guran, Gurmançlardır. Lur ve Kelhurlar bugün, Türkiye sınırları dışında İran ve Irak’ta bulunmaktadır. Guranlar ile (ki bunlara, İslâm Ansiklopedisi Zazalar da diyor.) Gurmançların çoğunluğu Türkiye sınırları içindedir. Aslına bakarsak Guranlarla Gurmançlar da aynı soydandır. Zira Guran Farsça (An) çoğul eki almış Gurlar…
-
Sonraları Gurların yerini alan Türklerin, Türk sözü de yine sarsılmaz, ulu ve kuvvetli demektir. Bu anlam birliğinin nereden geldiğini arayalım. Türk sözünün asıl kökü Tur dur (K) eki eski Türkçede özellikle Macar, Kurt, Ermeni, Gürcü gibi Doğu – Anadolu ve Kafkas Uruklarında ve L.İ.R. Türkçesi konuşan uluslarda çoğul ekidir. Sf. 107 Alıntı; Tarih Boyunca Türk Kavimleri…
-
Türklüklerinde şüphe bulunmayan Uygurlar için de “Uygurların öz Türkçe bir dilleri olduğu gibi kendi aralarında konuştukları zaman ayrı bir-ağız dahi kullanırlar. Bunlar harf den ibaret Türk yazısını kullanırlar. Kitaplarını mektuplarını onunla yazarlar. Bundan başka Uygurların ve Çinlilerin ayrı bir yazıları daha vardır. Defterlerini senetlerini bununla yazarlar. Sf. 99 Alıntı; Tarih Boyunca Türk Kavimleri – Edip Yavuz, …
-
Ortada bir Hint göçü, bir İran göçü, bir Çin göçü yoktur. Aksine olarak her çağda buralara uzanan göçlerin Türkler tarafından yapıldığı görülmektedir. Orta – Asya’da özellikle Türkistan’da çok eski çağlarda kurulmuş bir medeniyetin varlığı bu gün oralarda yapılan kazılarla gün ışığına çıkmış bulunmaktadır. Bu medeniyete sahip insanlar gördükleri her hangi bir yaşama zorluğu karşısında tamamen…
-
Sümerlerde an-dıngır, Tanrı (Tengrı) demektir. An, aynı zamanda gök anlamına da geldiğinden An-dıngır, Gök Tanrı mânâsını da taşır. Buna sadece Anu da derler. Sf. 58 Alıntı; Tarih Boyunca Türk Kavimleri – Edip Yavuz, (Kurtuluş Matbaası, 1968, Sf. 58) kitabından birebir alınmıştır.
-
Zeki Velidî Togan (giriş s. 20 – 2i de) : “İranlılar gibi Yahudiler de bütün milletleri kendi neslinden türemiş gibi göstermek için çeşitli urukların adlarını kendi ananelerince bilinen isimlerle birleştirmişlerdir. Sf. 39 Alıntı; Tarih Boyunca Türk Kavimleri – Edip Yavuz, (Kurtuluş Matbaası, 1968, Sf. 39) kitabından birebir alınmıştır.
-
Asker olarak yaratılmış bulunan Türklerin her millete ücretli asker olarak çalıştığı bilinen bir gerçektir. Sf. 11 Alıntı; Tarih Boyunca Türk Kavimleri – Edip Yavuz, (Kurtuluş Matbaası, 1968, Sf. 11) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bu nazariyeye göre, çobanlık ilkel çağlarda en esaslı bir toplum şeklidir. Tarih boyunca da bütün insanlık üzerinde etkisini göstermiştir. Çobanlığı yaratan da steptir. Stepler ise Asya’da ve Doğu – Avrupa’dadır. Fakat en büyük ve en elverişli step Asya’dadır. Ot’un hükmü ve nüfuzu burada her yerden üstündür. Ovalardan itibaren “kademe, kademe yüksek yaylalara kadar uzun bir…
-
Kalmuk ne Hıristiyan ne Müslüman, bir alay Mecûsi kavimdir. Ama onlarda yalan ve çekiştirme olamaz. s. 449 Alıntı; Evliya Çelebi Seyahatnamesi VII – Mehmet Zilli Oğlu Evliya Çelebi, Sadeleştiren; Tevfik Temelkuran ve Necati Aktaş, Hazırlayan; Mümin Çevik, (Üçdal Neşriyat, s. 449) kitabından birebir alınmıştır.
-
Halk ağzında, «Sana bir iş edeyim ki Timurlenk Sivas’a etmemiş ola» derler. Sf. 155 Timur, Nasreddin Hoca ile görüştüğünde Hoca, Timur’a: —Niçin Sivas’ta kırk bin çocuk ve nurlu Muhammed ümmetini Tatar atları altında ezip yetmiş bin Allah yaratığını öldürdünüz? Dediğinde Timur: —Vallahi Sivaslılar, ‘Kur’an-ı Azim yaratılmıştır’ diyerek, uydurma sözleri hükmü kaldırılmış âyetlere benzedip, Kur’an’ı Kur’anlıktan…
-
İzledikleri dinsel siyasete karşın, Büyük Selçuk İmparatoru ve halefleri zamanında eski Türk devlet teşkilatından ve örfi kaza normlarından birçok şey İslam hukukuna göre yasaktır. Moğol istilası birçok Türk-İslam devletlerinde milli geleneklerin daha fazla nüfuz ve önem kazanmasına neden olur. Moğollar ve Timurlular döneminde Türk ulusal devlet teşkilatının ve “yasanın” şeriattan ve İslami denilen devlet nizamlarından…
-
İorga, bir eserinde aynen şu görüşleri ileri sürmüştür: “Osmanlılar monarşik birliği ve mutlakıyetin sulh ve sükûnunu, bir tek efendinin hükmünü getirdiler. Osmanlılar bir kavim olarak değil, bir ordu, bir hanedan, bir hâkim sınıf olarak ortaya çıktılar.” “Bizans, Slav ve Osmanlı siyasi nizamları bir tek bütün içinde birbirleriyle kaynaştı.” Mahalli feodal hâkimiyetler, devrin umumi tarihi temayülünü…
-
Gibbons ve Wittek’in tezlerinin içinde yer alan “Osmanlı İmparatorluğu’nun Rumeli’de kurulduktan sonra Anadolu’yu içine aldığı iddiası” da kuruluş tartışmalarının unsurlarındandır ve yine Köprülü tarafından eleştirilmiştir. Gibbons’a göre Osmanlıların büyümesi yeni grupların ona katılmasıyla mümkün olmuştur. Osmanlılar, ancak Balkanlar’daki fetihlerden sonra Anadolu’daki topraklarını genişletebilmişlerdir. Balkanlar’daki fetihleri, tahrip ve yağma maksadıyla yapılmış bir akın değil, planlı bir…