Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Türk Tarihi

  • Selçuk’un, Yahudi Hazar Devle­ti’nde bir komutan olduğu kabul ediliyor ve İkincisi, okutulan tarihlerde üs­tü örtülmekle birlikte, Selçuk Prensleri, daha çok İbrani adlar taşıyorlardı. Demek ki, İbrani adlar taşınabiliyor, söylenen budur ve bunlara, Selçuklu ha­nedanından olmayan bazı Türkmen seçkinlerinin de “İsrail” adını aldıkları eklenebilmektedir Müfid Yüksel’in tartışması, özetle budur. Bu tartışmaya ekleneceklerin olması gerekiyor, Profesör Faruk…

  • Bu ülkede “dünyaca tanınmış tarihçi” var da, isim – bilim disiplinini ben mi duyurmak zorunda kaldım; isim – bilim ve mezar taşı okuması yoksa o ülkede tarihçilikten ve milli tarih yazımından söz edemeyiz. a) Selçuk’un oğullarının hepsinin İbranî isimler taşıdıkları görmezlikten gelinirse, Selçuklu “Rum” Sultanlığını sadece çarpıtarak yazabiliriz ve çarpık yazılmıştır. e) Osman’ın adının “Otman”…

  • Morgenthau’nun savaş sonrası Türk-Elen mübadelesine el atmış olduğunu da okuyoruz ki, gerçekten pek önemli ve açıklayıcı bul­mak durumundayız; böyle bir “mübadele”, Türk gelenekleri içine girmemek­tedir. Biz Türklerde hükümranlık dışına halk çıkarmak çok ender olmaktadır. Kaldı ki, özellikle Anadolu’nun içlerinde yüzyıllardan uzun bir zamandır yan­şayan Elenlerin, bu kanlı çatışma döneminde, herhangi bir düşmanca hare­ketine dair kayıtlardan…

  • Irza geçmek, karın yarmak veya canlı canlı uçurumdan atmak veya canlı canlı yakmak Timur’un savaş teknikleri arasındadır. Sf. 197 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 197) kitabından birebir alınmıştır.

  • Nişapur’un zaptında 1220 yılında, bir milyon 747 bin adem katledilmiştir. Merv’in alınmasında İbn el Esir 700 bin ve Cuveyni ise 1 milyon 300 bin rakamını veriyorlar; bu miktar adem öldürülmüştür. Herat’ın ikinci zaptı: 1 milyon 600 bin cana mil olmuş görünüyor. Bu sayılar bugün için çok büyüktür. Sf. 197 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük,…

  • Moğol yayılmacılığının da Amerikan emperyalizminin genişlemesinin de temelinde korkuyu silah yapma var. Şimdi Amerikanların bu Mongoloid silahını öğrenenler çıkmaktadır… Anlatılan o ki, “bunlardan sadece biri, bir köye ya da mahalleye girmişti ve orada pek çok insan yaşıyordu”, arka arkaya kesmeye başlamışa, “bir teki bile bu atlıya karşı elini kaldırmamıştı”; korku’nun insanların iradesini felç ettiğini okuyoruz.…

  • İbn Fadlan, Oğuzlar için “bir dine inanmazlar” ve “hiçbir şeye ibadet etmezler” notlarını düşüyordu ve yine göç edenler içinde Müslüman olmayan Oğuzlardan kesin­likle söz ediyordu; demek ki yurtlarında ayıramıyoruz. Sf. 193 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 193) kitabından birebir alınmıştır.

  • Din planında da benzer bir “özgürlük” görüyoruz, hiç önemsemedikleri kesindir. Olcaytu, çok öğretici bir vaka olarak karşımızda duruyor, vaftiz edildiğini ve Nikola adı verildiğini biliyoruz, sonra Budist ve daha sonra da Müslüman oluyor, aslında hangisi oluyor, pek de söyleyemiyoruz. Dine, bir­leştiren ya da bağlayan bir ideoloji olarak hiç bakmıyorlar, hâlbuki din budur ve bu yoksa…

  • Cengiz’den hemen sonra, iyi kalpti ancak hedonist ve sarhoş, dolayısıyla iradesiz Oktay’ın arkasından Turakina’nın “Büyük Han” olması, çok dikkate değer bir karaktere işaret olmalıdır; Vladimırtsov, pederşahi ancak maderşa­hi etkiler de taşıyorlardı, diyor, belki de böyle bir ikilemin dışına düşüyor.” Der. Kadının böylesine güçlü olması, cinsel tabuların zayıflığı ile paralel git­mektedir. Sf. 191 Alıntı; İsyan I…

  • Cengizliler, Alan – Goa’yı ailelerinin kurucusu sayıyorlar. Alan – Goa’nın dikkat çekici bir özelliği var, kocası öldükten sonra da çocuk doğurmaya devam ediyor, bilinmeyen koca veya kocalardan üç oğlu daha olduğu bilinmektedir. Çok yadırganmıyor. Cengiz’in karısı Börte’nin kaçırıldığı, esir edildiği ve kahramanca yollarla kurtarıldığını, Moğol tarihinin tüm öğrencileri, neredeyse ezbere, biliyorlar. Buna ek olarak Börte’nin…

  • Bozkırların temel dinamiği bir araya gelmektir, bütün mekanizmalar bir araya gelmeyi zorluyorlar ve bu ise birbirine tahammül, ilgisizlik anlamına geliyor. Birbirine tahammül ve ilgisizliği çok zaman “hoşgörü” ile açıklıyoruz ki, birbirini hoşgördüklerini düşünmek için ciddi nedenlere sahip değiliz. Sf. 184  Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 184) kitabından birebir…

  • İbn Haldun, büyük tarih çalışmasının kapsamına, El-İbar, pek çok kavmi almakla birlikte Türkleri incelemeye değer bulmamıştır. Mukaddime’de ise, Türklerin lehine değil aleyhine pek çok cümleyle karşılaşıyoruz ve okuyoruz, iln n’ont pas honte d’etre esclave, önermesi hem Türkler hakkındadır ve hem Mukaddime‘de yer almaktadır, “esir olmaktan utanmazlar” anlamındadır, İbn Haldun’a göre Türkler, esir olunca yükseldiklerine inanan,…

  • Türkler diğer ırklar arasında, en iyi köle asker olmalarıyla derhal sivriliyorlar ve bu o kadar net bir duruma yol açıyor ki, “Türk ve Memlûk” adları aynı anlama geliyor. Sf. 248 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 248) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türk Ordusu hiçbir zaman teknik anlamda güçlü, etkin bir silahlı güç olmamıştır. Kazandığı savaşta eşit sayıda veya sayıca az olduğu örnekler son derece az görünüyor. Sf. 211 Aeneas Sylvius, henüz İkinci Pius olmadan ve papalık makamına mektup yazarak Mehmet’i Hristiyanların İmparatoru olmaya davet etmeden önce Roma’da bir dinsel toplantıda konuşuyor ve Türk Ordusunu tanımlıyor; “Savaşçı…

  • Fatih, işgal ettiği yerlerdeki hükümran ailenin bütün bireylerini öldürmek için büyük bir titizlik gösteriyor; bundan sonra da sanki fethettiği yerler ile fethedenlerin ırk ve dinleri arasında bir fark yokmuş gibi davranıyor. Sf. 173 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 173) kitabından birebir alınmıştır.

  • Boşnak kralı Stephan, 1463 yılında Papa 2. Pius’a şunları yazıyor; “Türkler kendi taraflarını seçen herkese özgürlük vaat ediyorlar ve köylülerin kalın kafaları, .. böyle bir vaadin samimiyetsizliğini anlamıyor ve özgürlüğün sonsuza kadar süreceğini sanıyorlar; bu nedenle yanıltılmış halkın arkasında sizin desteğinizi görmedikleri sürece, benden uzaklaşmaları mümkün görünmüyor.” 1464 yılında ülkeleri II. Mehmet’in kuvvetlerine teslim olurken,…

  • Cengiz, bir ciddi adamdır; zorunluluğun gereğini yerine getiriyor. Çeşitli ırkların, halkların topraklarında hareket edenler, hoşgörülü davranmayı öğreniyorlar. Sf. 159 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 159) kitabından birebir alınmıştır.

  • Moğol – Cengiz sülalesi de hanedan mensuplarının boğularak öldürülmesini yasa sayıyor. Sf. 70 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 70) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türklerin tarihi, en önemli bölümleri itibariyle hep düşmanları tarafından yazılmıştır. Sf. 36 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 36) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mısır’da Türk köle askerleri hem Saray’da yükseliyor ve hem de asil Arap kadınlarıyla evlenerek Saray entrikalarının içine girebiliyorlar. Memlûk İmparatorluğu veya Türk Kölemen Devleti, işte bu tür evlilik ve evliliklerin imkân verdiği Saray entrikalarından çıkıyor; Türk köle askerler yükselerek Arap yöneticileri deviriyorlar, kendi adlarına hanedan sülâlesi kuruyorlar. Sf. 28 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında…