Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük

  • Devlet, çelişkileri, bir taraf (kesimin) yanında bastırmak için var oluyor. Devletin gücünü çelişkileri bastırma işlevi belirliyor; çelişkiler ne kadar büyükse devlet de o ölçüde güçlenmek zorunluluğuyla karşı karşıya geliyor. Sf. 630 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 630) kitabından birebir alınmıştır.

  • Solcular tarafından yanlışlıkla öldürülenler arasında solcular da bulunuyor. Cenazesine katılmak gereği doğuyor. İddianamelere göre solcular yanlışlıkla öldürdükleri solcu arkadaşlarının cenazesine katılıyorlar. Sf. 601 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 601) kitabından birebir alınmıştır.

  • İster ayaklanma ve isterse halk savaşı olsun, her ikisi de şiddeti içeriyor. Bu, bir. İkincisi, her ikisi de, kütlelere dayanmak gereğini reddetmiyor. Bunlar güzel ve üçüncüsünü ekliyorum; savaş, politikanın şiddet uygulanarak sürdürülmesi olduğuna göre, kütlelerin şiddet yolunu seçmesi için amaçlarının başka bir yolla elde edilemeyeceğine ve şiddet yoluyla elde edilmeye değer olduklarına İnanmaları gerekiyor. Sf.…

  • İlk çıkışında son derece saf ve doğal bir yanı var; İnsanlar, komiteler halinde çalışıyorlar. İnsan, ortak çalışma yapan yaratık oluyor. Birey’in gelişimi mutlaka ortak ve toplumsal çalışmadan geçiyor. Robinson Crusoe türü insan, ana okulu için geliştiriliyor. Sf. 590 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 590) kitabından…

  • İşte uzun süreden beri yapılagelen bu tahrik ve teşvik sonucu Kahramanmaraş İlinde 23.12.1978 cumartesi günü sabah erken saatlerden itibaren binlerce Sünni vatandaş sokaklara dökülmüş, 25.12.1978 günü akşamına kadar Kahramanmaraş’ta devlet güçleri zaafa uğratılmış ve şehre sokaktaki güçler hâkim olmuştur”. Tekrarlıyorum, 22 Aralık gününe kadar «olaylar doruk noktasına» çıkıyor ve 23 Aralık Cumartesi sabahından 25 Aralık…

  • Cenaze kortejini oluşturan sol grup karşı grubun saldırısı üzerine cenazeleri yerde bırakarak dağılmış ve güvenlik kuvvetlerinin himayesinde olay yerinden uzaklaştırılmıştır. Camiye yerleşmiş saldırganlar, cenazeyi taşlıyorlar. Sf. 518 Askeri Savcılık, daha sonra, Maraş Valisi Soylu’nun hangi önlemlere başvurmuş olduğunu mülkiye müfettişlerine inceletiyor ve bu incelemenin bazı sonuçları, Gerekçeli Hüküm kitabında yer alıyor. Bir; “22.12.1978 gün ve…

  • Kapı silâhla tarandığı sırada odada bulunan Mehmet Ünver alnından yaralanmıştır. İçeriye giren saldırganlar Ünver ailesinin erkeklerinden önce Malik Ünver’i alarak Çehre Sokakla Dalyan sokağın kesiştikleri köşeye getirmişler ve “Allah’ını seven vursun” diye bağırarak Malik Ünver’i öldürmüşlerdir. Malik Ünver’in götürülüşü sırasında Ünver ailesinden Mustafa Ünver, Mehmet Ünver, karısı Döndü Ünver ve çocukları karşı tarafta bulunan komşu…

  • Diğer saldırganlara da kardeşi Hüseyin Toklu’yu öldürmemeleri için yalvardığını, onların da «Hüseyin de Karaoğlan yoluna kurban gidiyor, biz Karaoğlan yoluna bu sene kurban keseceğiz, bayram günü gelmiş» dediklerini ve kardeşi Hüseyin Toklu’yu öldürdüklerini, saldırganların daha sonra karşı taraftaki bir gözü görmeyen yaşlı kadın Cennet Çimerim evine gittiklerini; bu kadını «gel nene, gel nene» diye dışarı…

  • MHP Genel Merkezi’nde ele geçirilen belge, bu tür bir çözülmeyi doğruluyor. MHP Genel Merkezi’ne gönderilen Uşak İI Örgütü tarafından hazırlanmış raporda şunlara yer veriliyor: “Partililer büyük bir korku içerisindedir. Her kafadan bir ses çıkıyor. Bazıları partiyi kapatma kararından yana, bazıları silahlanıp bu gidişe bir son vermek taraftarılar. Ocak Başkanı Mesut, gelecekten ümitsiz durumda. Eleman ve…

  • Anayasa Hukuku’nun bir paradoksu var: Silâhlı Kuvvetlerce Yönetimi istemek suç sayılıyor. Silâhlı Kuvvetlerin başarı ile yönetimi alması ise suç sayılmıyor. Sf. 509 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 509) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1978 yılı sonlarında MHP Genel Başkanı, dünyada bir sivil parti için pek az rastlanılabilir bir çağrı ile ortaya çıkıyor ve ülke yönetiminin «yetki ve sorumluluğunun askeri yönetime devredilmesini» istiyor. Bunu bir genel İdare Kurulu bildirisi olarak kamuya açıklıyor. Bunun için Ankara Cumhuriyet Savcılığı kovuşturma açmak gereğini duyuyor. Sf. 509 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III –…

  • 23 Nisan 1977 tarihli Cumhuriyetten bir haber başlığı aktarıyorum: “1 Mayıs İşçi Dayanışma Günü’ne 17 demokratik örgüt katılacak”. Hatırlanmasında yarar var; 1924 yılından sonra tam 52 yıl Türkiye’de 1 Mayıs Gösterileri yapılamıyor. Böyle uzun bir aranın arkasından ilki, altmış bin kişinin katılmasıyla, Taksim Alanında ve 1976 yılında gerçekleşiyor, ölen veya tutuklanan yok; barışçıl bir gösteri…

  • MHP Genel Merkezi’nde elde edilen “Eğitim Sekreterliğinin Talepleri” belgesinden on İkinci ve on üçüncü emirleri de aktarmam gerekiyor. “12- Jandarma Karakolu’nun duvarına yahut yakınına ‘faşist ordudan hesap sorulacak-THKP-C’. Hükümet Konağı’na yakın bir yere veya duvarına ‘MİT’ten hesap sorulacak- THKP-C’, ‘Kızıldere’nin intikamını aldık-THKP-C’ sloganları yazılarak emniyet kuvvetlerinin bizimle uğraşmasını engelleme yoluna gidilmeli (bunu da tek veya…

  • Robert Komer … Yıllar sonra, Amerika Birleşik Devletleri’nde CIA’nin yan kuruluşu Rand Corporation’da bir odada, Cumhuriyet’ten Ufuk Güldemir’e, başarısızlığını kabul ediyor. Ufuk’a şunları söylüyor: “ODTÜ olayı bence, siyaset bilimi açısından yeni bir gelişmenin göstergesiydi. Amerika’nın, meselenin siyasi boyutunu göremeyip, başarısızlığa uğramasının göstergesi. Biz o yıllarda, müfredatını teknik alanlara oturtmak suretiyle ODTÜ öğrencilerini politika dışı tutabileceğimizi…

  • 15 Temmuz 1968 tarihinde, Washington, Altıncı Filo’yu İstanbul’a gönderiyor. Hikmet Çetinkaya’nın yazdığına göre, Teknik Üniversite öğrencileri, Amerikan denizcilerinin karaya çıkacakları Dolmabahçe Rıhtımına iniyorlar. Rıhtımdaki boş gönderlere Türk bayrağı çekiyorlar ve yarıya indiriyorlar. Teknik Üniversitesi Öğrenci Birliği Başkanı Harun Karadeniz, Dolmabahçe Rıhtımında, bayrakları çekip yarıya indirmelerinin gerekçesini açıklıyor: «Türkiye’nin tam bağımsız olduğuna inanmıyoruz ve onun için…

  • Öğrenci Birliği Başkanı Harun Karadeniz anlatıyor: «Bizim gezemediğimiz kendi vatanımızda Amerikan erlerinin gezmesini düşünmek bile insanı deli ediyordu. Altıncı Filo düpedüz işgal ordusu konumuna geliyordu, gözümüzde. Biz sokağa çıkmağa korkuyorduk. Fakat yurdun hemen karşısındaki bir otelin kapısında bir İmpala taksi duruyor ve içinden bir Amerikalı er ile bir Türk Hanım iniyor ve otele giriyorlardı. Bu…

  • Albay Türkeş, derhal hazırlığa geçiyor: 1968 yılı Ağustos ayında emekli subay Rifat Baykal ile Dündar Taşer’in yönetiminde Komando Kampları açılıyor. Kunduracı, ekmekçi, helvacı yerine, eğitilmiş komandolarla iç savaş sürdürülmek isteniyor. Deniz Gezmiş’in liderliğini yaptığı DÖB’lü öğrenciler, Dolmabahçe’de karaya çıkan Altıncı Filo bahriyelilerini tekrar denize döküyorlar. Kurtulup, Beyoğlu’na, İstiklâl Caddesi’ne çıkan erleri, aralarında subaylar da var,…

  • 1968 yılı Temmuz ayında Dolmabahçe’den sahile çıkmak isteyen Altıncı Filo’nun bahriyelilerini, solcu gençlik, denize döktü. 1969 yılının Şubat başında, Altıncı Filo’nun İzmir’e gelişini protesto edenleri, sağcı kütle, denize attı. Sf. 470 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 470) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1924 yılında yasaklanan 1 Mayıs, tam 52 yıl hareketsiz kalıyor. 12 Mart ise Türkiye’ye daha yoğun bir hareketsizliği içermek için tarih sahnesine çıkarılıyor. Sf. 496 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 496) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Bütün bunlardan, 1970 yıllarında Aydınlık Gazetesi’nin doğrudan doğruya Milli İstihbarat Teşkilâtı arşivlerine dayanan bilgileri kullanmış olduğu sonucunu çıkarıyorum. MİT, elindeki raporların bir bölümünü yayınlamak ihtiyacı duymuş olabilir.” Sf. 371 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 371) kitabından birebir alınmıştır.