Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük

  • “Bütün bunlardan, 1970 yıllarında Aydınlık Gazetesi’nin doğrudan doğruya Milli İstihbarat Teşkilâtı arşivlerine dayanan bilgileri kullanmış olduğu sonucunu çıkarıyorum. MİT, elindeki raporların bir bölümünü yayınlamak ihtiyacı duymuş olabilir.” Sf. 371 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 371) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ütopya, gösteri üzerinedir. Politika, güç üzerinedir. Köylülük, tarihin hiç bir kesitinde coğrafyanın hiç bir bölmesinde hiç bir hareketin öncüsü olmamıştır; bütün burjuva devrimlerinin dayanağıdır. Bütün burjuva devrimlerinde en çok kaybeden köylülük oluyor. Köylülük, her zaman, güç’ün peşinden gidiyor. Sf. 432 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf.…

  • Din, şiddete muhtaç ve şiddet, din’e ihtiyaç duyuyor. Şamanizm ile yola çıkan Türkiye’nin ırkçıları çok hızlı bir biçimde İslâm’a dönüyorlar. Şamanizm’e bağlı kalmak isteyenleri döverek dışarıya atıyorlar. Sf. 433 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 433) kitabından birebir alınmıştır.

  • Beyin Takımı, 12 Mart Muhtırasından sonra kurulan Nihat Erim Kabinesi’ne girerek, bakan olduklarını düşünüyorlar. Hiçbirisi, Türkiye politikasıyla ciddi ölçüde İlgilenmemiş, hep amatör bakmışlar; güçleri, örgütleri, kişileri tanımıyorlar. Beyin Takımı’nın beyni durumundaki Atila Karaosmanoğlu, yıllardır Dünya Bankası’nda çalışıyor ve Washington’dan doğrudan doğruya Ankara’ya Başbakan Yardımcısı oluyor. AP ve basını için yalnızca birer kolay hedef sağlıyorlar. Sf.…

  • “Dünyanın solcuları, dünyanın en saf insanlarıdırlar; Aydınlanma Çağı’nın çocukları oluyorlar. Hepsi, kendi pratikleriyle ve hayal kırıklığı içinde büyüyorlar. Silâhı ve şiddeti hiç sevmedikleri gibi, baştan ve tümden reddediyorlar. Saftırlar; saf aklı abartıyorlar, insanların doğru hareket etmemelerini, yalnızca, doğru’nun insanlara gösterilmemiş olmasında buluyorlar.” Sf.431 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım…

  • Bir garip “ahlâk” doğuyor. Albay Aydemir’in yaşamından iki yaprak ile bu ahlâk’ı anlatmak istiyorum. Talat Aydemir, 1957 yılında Elâzığ’da gizli örgütü genişletmeye çatışırken Binbaşı Türkeş ile arkadaş oluyor. Yazıyor: “Elâzığ’da piyade tabur kumandanı bulunan Kurmay Binbaşı Alpaslan Türkeş ile de çok samimi olmuştum, hiç bir dakikamız ayrı gitmiyordu, her sahada iyice anlaşmıştık. Onun da komiteye…

  • Bir: Türkiye Komünist Partisi’nin ne dün ve ne bugün Kemalizm’den bağımsız bir tarih ve toplum görüşü olmadı. TKP, özünde, tümüyle Kemalist’tir; somutta, edebiyat ve sanat ile daha renkli ve dış politikada sosyalist sistemle daha çok uyumlu bir çizgi istiyor. Sf. 299 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 –…

  • “TİP’in kontrolündeki bir öğrenci kulüpleri federasyonu”, Fikir Kulüpleri Federasyonu’nu anlatıyor. 1950 yılları ortasında, Siyasal Bilgiler Fakültesi içinde kurulmuş ve ülke çapında sesini duyurmuş olan Fikir Kulübü, 1960 yılından sonra diğer fakültelere yayılıyor. 1960 yıllarının ortalarında, yükseköğrenim gençliğinin demokrat ve kütlesel örgütü Türkiye Milli Talebe Federasyonu’nun yerini almaya başlıyor. Sf. 314, 315 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler…

  • 21 Şubat 1962 ve 9 Mart 1971 girişimlerinde sonuç, kaybedenlerin emekliliği oluyor; 21 Mayıs 1963 girişiminin sonunda Talât Aydemir ile Fethi Gürcan’ın asılmalarında, sivil güçlerle bağlantı kurmalarının ve kendilerinin de bir tur sivilleştirilmiş subaylar olmalarının etkisi var. 1960 yıllarının sonları yaklaşırken, bunlar, birikmiş deneyimler olarak duruyorlar. Sf. 355 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın…

  • Tezi yazıyorum; büyük yürüyüşlerde küçük sürtüşmeleri ön plana çıkarmak, yürümemek isteğini anlatıyor. Önemli olan, bu sürtüşmelere rağmen, yürüyebilmektir. Her büyük yürüyüşte, Türkiye türünden, büyük pratik dalgalar arasında yaşayan bir ülkede, her yürüyüşün yepyeni yürüyüşçülerle yapıldığı bir toprakta, sürtüşmelerin varlığını çok doğal karşılamak gerekiyor. Sf. 357 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları,…

  • 17 Mayıs 1971 tarihinde Efrail Elrom’un kaçırılması ve Balyoz Harekâtı’nın başlatılmasından sonra, adı duyulmuş ya da duyulmamış ilericilerden gözaltı ya da tutuklanma deneyimlerini geçirmeyen pek az kimse kalıyor. Sf. 362 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 362) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir parantez açmam gerekiyor; Türk Ordusu’nda kurmay subaylık kurumunun yol açtığı bir şanssızlığa işaret etmek durumundayım. Hep bir karar veren değil, karar için çeşitli almaşıkları hazırlayan bir plancı türünden yetişiyor. «Kurmay», hep başkasına karar hazırlayan kimse oluyor. Karar verme alışkanlığını kazanamıyor. Sf. 181 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım…

  • Sarper ve İnönü, Türkiye’yi, Amerikan Dış Politikasına bağlayan en önde gelen iki kişidir. Türko-Amerikan bağlantısının çözülmesinde yalnızca olumsuz ‘katkıları oldu. Sf. 152 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 152) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kapitalist dünyada önem, bir fiyat sorunudur. Kapitalist dünyada fiyat, bir önem sorunudur. Sf. 158 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 158) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tezi yazıyorum: Mustafa Kemal Paşa’nın erken ölümü, Kemalizm’in daha uzun ömürlü olmasına yol açtı. Sf. 109 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 109) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Hiçbir zaman yazılmayan, hafızalara işlenen bu prensip kararları şöyleydi: 1.İhtilâl kansız olacak, suçlular özel bir mahkemede yargılanacaklar. 2.Meclis dağıtılacak. 3.Bütün partiler kapatılacak, 4.Askerî bir idare kurulacak. 5.Süratle bir «İnkılâp Meclisi» teşkil edilecek ve Askeri Cunta ile beraber memleketi idare edecek. 6.Yeni bir Anayasa hazırlanacak. 7.Dinin politikaya alet edilmesi, din istismarı derhal önlenecek, uluslararası bir İslâm…

  • 27 Mayıs, Türkiye’de demokratik devrim sürecinin en ileri aşamasıdır. Sf. 77 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 77) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tezi yazıyorum: 27 Mayıs, 1940 yılları ortalarından itibaren süregelen bir demokrasi akımının yönetimi almasıdır. Yönetimi almada, Silâhlı Kuvvetler içinde çalışan bir gizli örgütün önemli ve sonuç alıcı rol oynamasını abartmamak gerekiyor. Artık Türkiye’de Silâhlı Kuvvetlerin şu ya da bu ölçüde katılımı olmadan bir yönetim değişikliği düşünülemez; bunun kabul edilebileceğini umuyorum. Sf. 79 Alıntı; Türkiye Üzerine…

  • Bunu en iyi görenlerden birisi, uzun yıllar Türkiye’de görev yapmış olan CIA Türkiye uzmanlarından G. Harris’dir; yazdığını, tekrar aktarıyorum: “27 Mayıs 1960 tarihinde, Silâhlı kuvvetler İçinde geniş destek gören, bir küçük gizli örgütçü takımı, ulusal birliği koruma adına, yönetimi eline aldı.” Sf. 79, 80 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3.…

  • Dr. Kocabaşoğlu, 27 Mayıs Rejimi altında radyoyu incelerken önce şu saptamayı yapıyor: “27 Mayıs hareketinin radyoya ilişkin önemli buyruklarından birisi ‘Radyomuzda yayınlanmakta olan reklâmlar da dâhil, bütün programlarda, şiirlerde, hüzün, keder, melâl verici kısım ve unsurlar bulunmayacaktır’ şeklinde ‘ivedi ve mühim’ buyruktur.” İhtilâlciler hüzn’ü yasaklıyorlar. Hükümeti almanın doğal coşkusuyla, artık yalnızca neşeli günlerin geldiğini düşünebiliyorlar.…