Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük
-
Anadolu Direnişi’nde ilk kurşun, 19 Aralık 1918 tarihinde, Dörtyol’da atılıyor. Sf. 753 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 753) kitabından birebir alınmıştır.
-
İşletmeler büyüdükçe insanlar küçülüyor. Tekelli düzende sonsuz kavramı ortadan kalkıyor. Zaman ve mekân son derece dar ve kesikli bir nitelik kazanıyor. Son derece bürokratik, insanlığın tüm değerlerinden soyutlanmış, fırsatçı, çok sınırlı maddi kazanımlardan büyük hazlar çıkarabilen, edilgen, beyni medüzleşen bir yaratık çıkarıyor. Bu yaratık insan’dan hızla uzaklaşıyor. Sf. 777 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V –…
-
İttihat ve Terakki’nin politikada en önemli yöntemi, şiddettir; THKP, bu yolu yeniden açma denemesi yapıyor. PKK, şiddet kullanmayı spontane olmaktan çıkararak sistemleştirmeyi ve örgütlemeyi ilke sayıyor. Sf.747 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 747) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bir çözüm getirebildiğim iddiasında değilim; fetiş; ilkelin, ideoloji; kütlenin, teori; düzeni düzenlemek isteyenin rehberidir. Düzeni değiştirmek ya da düzenlemek, insanlığın vazgeçemeyeceği, bir insanlık hali olmalıdır; bu açıdan bakıldığında teorisizleştirilmiş bir insanlığı algılayamıyorum. Sf. 774 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 774) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ünlü Topal Osman, Koçgiri İsyanını bastırırken, isyancı Kürtlere bir beyanname dağıtıyor; Uğur Mumcu, bunu, benim bulamadığım bir kaynaktan alarak aktarıyor. «Ey din kardeşlerimiz. Muhterem arkadaşlar, içimizdeki Pontusçuları temizledik. Ermeni’den terki silah ettirdik. Başka büyük düşmanlarımız var. Yunan ordusu da yurdumuza saldırdı. Kardeş kavgasını bırakalım; bir din kardeşi olarak birleşelim. Yunan ordusunu yurdumuzdan atalım.» U. Mumcu,…
-
Kürtleri Göçürtme Yasası, 1932 yılında hazırlanarak Meclis’e sunuluyor; yasalaşması iki yıl sürüyor. Gerekçesinde, «Cihan tarihinde büyük muhaceret sellerini ve akın- tarım yapan ırkların başında Türkler ve Turanı kavimler olduğu malumdur» deniliyor; yasa, «ırk» sözcüğünü üstünü örtmeden kullanmakla, resmi metinler açısından, büyük bir içtenlik sergiliyor. Sf. 737 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin…
-
Yasanın birinci maddesi şöyledir: “Türkiye’de Türk Kültürüne bağlılık dolayısıyla nüfus oturuş ve yayılışını bu kanuna uygun olarak icra vekillerince yapılacak bir programa göre düzeltilmesi Dâhiliye Vekilliğine verilmiştir.” Böylece nüfusun, Türk kültürüne bağlılık ilkesine göre, yeniden dağıtılacağı yasa hükmü haline getirilmiş oluyor. Yasanın ikinci maddesi, bu yasa açısından, Türkiye’yi üç mıntıka ya da bölgeye ayırıyor; birinci…
-
Şiddetin bu kadar yoğun ve ayrımsız denebilecek dozajda uygulanmasının iki temel sonucu görünüyor; birincisi, Türkiye’de yaşayan insanlar, giderek küçülüyorlar. 1930 yıllarında, son derece dar ufuklu, itiraz etmesini bilmeyen, giderek daha çok edilgen, küçük bürokratik işlerini yapabilmek için beceri biriktiren, küçük işlerini yaptığı zaman çok büyük coşkular alabilen bir insan türü yaratılıyor. Bu dönemde, toplumun bürokratlar…
-
13 Şubat 1925 Piran’da Şeyh Sait İsyanının başlaması 14 Şubat 1925 Ardahan Mebusu Halit Paşa’nın ölümü 17 Şubat 1925 Aşarın kaldırılmasının yasalaşması 28 Şubat 1925 Dini politikaya alet etmenin Hıyanet-i Vataniye Yasası kapsamına alınması 3 Mart 1925 İsmet Paşa’nın başbakan olması ve yeni hükümetini kurması Takrir-i Sükûn Yasasının kabulü 4 Mart 1925 Birisi Ankara’da…
-
Ağrı Dağı İsyanı daha gizli bir hazırlık dönemi geçiriyor; 1927 yılı İlkbahar’ında, Lübnan’da bir araya gelen, dört Kürt örgütünün, Kürdistan Teali, Kürdistan Teşkilat, Kürd Milleti ve Kürdistan Bağımsızlık Komitesi’nin, temsilcileri, «Hoybun» adı altında bir üst örgütte birleşmeyi kararlaştırıyorlar. Sf. 732 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf.…
-
1927 yılında başlayan Ağrı Dağı İsyanı, ilk başlarında yine başarılı gelişiyor: Hasretyan’ın çalışmasında, 1930 yılı başında hemen hemen tüm Kuzey-Batı vilayetlerinin Kürtlerin eline geçmiş olduğu kaydediliyor. Başta Kutschera, bazı kaynaklar, bu isyanın bastırılmasında Sovyet birliklerinin de rol aldığına dair işaretler bulunduğunu yazıyorlar; ancak kesin bir kanıtlama yapılamıyor. İsyan bastırıldıktan sonra kurulan mahkeme, 1932 yılında, otuz…
-
Abdülkadir, Hürriyet ve İtilafçı olduğu için asılmıyor. Sait İsyanına katıldığı için asılmıyor. Kemal’e bağlanamadığı için asılıyor. 1920 yıllarında bunun adı, İttihatçılık olarak konuyor. Sf. 726 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 726) kitabından birebir alınmıştır.
-
Cibranlı Halit Bey ile Yusuf Ziya derhal yakalanıyorlar ve bir daha özgürlüklerine kavuşamadan kurşuna diziliyorlar. Bu durumda liderlik, Şeyh Sait’e geçiyor; Sait, hiç hazırlığı olmadığı bir alanda büyük sorumluluklar yüklenmek zorunda kalıyor. İhsan Nuri ve arkadaşlarının hareketinden sonra Halit ve Yusuf Ziya, sonradan serbest bırakılan Hacı Musa’nın yakalanmasına karşın Şeyh’in tutuklanmamasını ilginç buluyorum; Şeyh’e Askeri…
-
Burada bir parantez açarak, bu parantezin içine, «Resmi» tarihin yazımını koymak gerektiğini düşünüyorum. Tüm ideolojiler türünden resmi tarihin de tümüyle yanlış olmadığı, bir kapının yerleştirildiği çerçeve örneği mutlaka bir kaç doğru ve sağlam menteşenin olması gerektiği yolundaki düşüncemi tekrarlıyorum. Genelkurmayın hazırladığı «Ayaklanmalar» tarihinden aktarmalar yapmak istiyorum. Sf.729 «Şeyh Sait Piran’da kardeşi Abdürrahim’in evinde konuk bulunduğu…
-
İkinci Mahmut, Kürt feodalitesini yıkmakla birlikte, yerine bir düzen getiremiyor. Kürdistan, «beylik» düzeni sona erince bir tür toplumsal anarşinin içine düşüyor; bu düşüşle birlikte Kürt’ler arasında şeyhlik sisteminin gücü artmaya başlıyor. Uzunca süre liderlik şeyh ve seyitlerin eline geçiyor. Sf. 711 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 –…
-
Kürt tarihi kadar ihaneti bol bir başka tarih bilmiyorum. Sf. 710 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 710) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bu başarılara güvenen Bedir Han, M. Emin Zeki’ye göre 1842 yılında, Lazarev’e göre, 1843 tarihinde, bağımsızlığını ilan ediyor. Ancak bu başarılar Bab-ı Ali’yi yıldırmıyor; Bedir Han’ın en güvenilir müttefiklerinden ve akrabası İzzettin Şir’i elde etmekte gecikmiyor. İzzettin Şir, kuvvetlerini Osmanlı kuvvetleriyle birleştirerek Cizre Kalesi’nde olan Bedir Han’ın üzerine saldırıyor; Bedir Han, yaşamını kurtarmayı, Osmanlı kuvvetlerine…
-
İkinci Mahmut zamanında başlayan Kürdistan’ın fethine «ikinci» değil, birinci demenin daha uygun olabileceğini düşünüyorum; çünkü Birinci Selim’in zaptında Kürdistan olduğu gibi ve tümüyle Kürt feodallerine bırakılıyor. Bu o kadar öyle ki, Osmanlı fetihleriyle birlikte giden tahrirler, Osmanlı fethi son derece dışta kaldığı için, Kürdistan’da yapılmıyor. İster «ikinci» isterse «birinci» fetih densin, Mahmut’un başlattığı Kürdistan fethi…
-
“Osmanlı vahşetinin sadece savaşların olduğu bölgelerde değil, bütün Kürt halkına yönelik oluşu ve bunun yanı sıra Kürt aşiret reislerinin, Kürt aydınlarının, emirlerinin ve şeyhlerinin Kürt halkı arasında dolaşmaları ve ajitasyonları sonucu, bütün Kürt bölgelerinde feodal nitelikte de olsa Kürt feodal nitelikte de olsa Kürt ulusal bilincini oluşturdu.» Garo Sasuni, Kürt Ulusal Hareketleri ve Ermeni –…
-
Bu büyük kırım, Kürtler arasında bir anti-Türk örgütlenmenin oluşmasını kolaylaştırıyor; belki de «Rum hayine, vehte vi tune» sözünün kullanımı da bu zamana denk düşüyor. Bu örgütlenmeyi, Botan Emiri Bedir Han gerçekleştiriyor; son derece dindar bir lider olan ve daha sonraları Kürt ulusçuluğunun babası sayılan Bedir Han Beg, diğer emir ve şeyhlerle ittifaklar kurarak Osmanlı düzenine…