Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Türkler, Türkçülük, Orta Asya
-
Eşitsiz gelişme yasası, şiddet ile birlikte bulaşıklığı da getiriyor: Kendi ırkının üstünlüğünü reddeden ırkçılar yalnızca Türkiye’de yaşıyor. MHP’nin kapsamlı itirafçısı Nurullah Tevfik Ağansoy, Metris Cezaevi’nde yazdığı, «İtiraf – Araştırma» adını verdiği itiraflarında şunları yazıyor. “Şaman görüş yanlıları, İslamiyet’in Türk şuurunu yok ettiği ve millet üzerinde uyuşturucu etki yaptığını savunarak Türkçülük-Turancılık ve Soyculuk ilkelerini kabul” ediyorlar…
-
Din, şiddete muhtaç ve şiddet, din’e ihtiyaç duyuyor. Şamanizm ile yola çıkan Türkiye’nin ırkçıları çok hızlı bir biçimde İslâm’a dönüyorlar. Şamanizm’e bağlı kalmak isteyenleri döverek dışarıya atıyorlar. Sf. 433 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 433) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Türkiye’de çok devlet kurulmuş. Türklerin örgütçü olduğunda hiç kuşku yok. Aynı zamanda kayıtlara düşkün. Mustafa Kemal ve arkadaşları kadar kayıtçılığa düşkün bir başka ihtilalci kadro bulmak güç.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 634) kitabından birebir alınmıştır.
-
“TBMM Hükümetinin 2.09.1920 Tarihli Moskova Temsilcimiz olan Ali Fuat Paşa’ya gönderdiği karar; ‘Resmi olmayan ve açıklamalarımızdan istidlal ederek (yorumlayarak) bütün şark milletleri bizim Bolşeviklerle müttefik (Birlikte) olduğumuzu zannetmekte ve Bolşevik Rusya’dan ümit ve necat (Kurtuluş) beklemektedir. Hakikate tevafuk etmeyen (gerçeğe uygun olmayan) bu vaziyetin devamına imkân yoktur. Arzu ettiğimiz veçhile (üzere) müttefik olabilecek isek bunu…
-
“Süavi Efendi, Arap bilginlerinin çoğunu, bu arada; Farabi, İbn-i Sina, Buhari, Maturidi, Merginasi, Cevheri, Gazali, Tusi, Zimahşeri, Teftesani’yi Türk ilan ediyor. Arapçanın da Türkler ile İranlılar tarafından geliştirildiğini… Buyuruveriyor. Hayvan yetiştirmenin dışında, nehir düzenlemede, tarihçilik ve yazıcılıkta Türklerin bütün uluslardan önde geldiğini ve bu alanda diğer ulusların öğretmeni olduğunu dünyaya ilk kez Küçük Hoca Ali…
-
“Türkçeyi ve dili seviyorum. Türkçenin gelişmesi için, yapısının geliştirilmesi ve daha esnek ve boğumlu yapılması gerekiyor; buna ek olarak kavramlaştırmayı ve soyutlamayı çok arttırmak gereği ortaya çıkıyor. Bilimsel gelişme, dilin kurgusuna, diyalektik bir nitelik veriyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basım – Sf. 12, 13) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN…
-
“Türkiye’nin stratejik önemini savunmak tutuculuktur. Türkiye’nin stratejik önemi, Türklerin aşağılık duygusunun bir başka anlatım biçimi oluyor. Türkiye’nin stratejik önemine inanılması dış alanda tüm özgürlüklerini ortadan kaldırıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 442 ile 449 arası) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Ceviz, yedi yıl aşağıya ve yedi yıl yukarıya büyürmüş. Cevizin yukarıya çabuk büyümesini isteyenler toprağı kazdıktan sonra fidanın köklerinin altına taş koyuyorlar….. Türk aydınının göksel bir büyümesi var, derinliği eksik. Üzerinde taş olanlar derinliğine büyüyorlar.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 395) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN…
-
“Ziya, hiçbir zaman ciddi Durkheim’ci olmadı ve sosyolojik sayılabilecek bir çalışma yapmadı. Yükseköğrenimi olmayan, yalnızca birkaç yıl Baytar Lisesinde okumuş Ziya, … Üniversite’de Profesör oluyor. Öğrenciler bir heyet yapıp Fakülte Müdürü ve Maarif Nazır’ına Ziya’yı şikâyet ettiler. Ziya görevinden alınıp Diyarbakır’a İlköğretim müfettişi oldu. Ziya, Enver için yazdığı şiirleri Mustafa Kemal için de hemen hemen…
-
“Sultan Hamit casusluk ve siyasi polis faaliyetlerini düzenlemek için bu konuda uzman olan İntendandurrant Fleischer’i Türkiye’ye davet ediyor. Fleischer Türkiye’ye danışmanlık yapıyor. “Çalışmalarım başarılı oldu.” diyor. “Türkler, bütün geri kalmış toplumlar gibi, üstün bir taklit ve izleme kabiliyetine sahiptir.” diyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf.…
-
“Türkçülük, çaresizlikten doğuyor. …Ernest Jaeck adlı bir Prof. Almanya tarafından Pantürkizm’in resmi yöneticiliğine teorisyen olarak atandı.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 181, 182) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Mustafa Celalettin Paşa 1869’da “Eski ve Yeni Türkler” adlı kitabı yayınladı. Türkçülük akımının ilk büyük isimlerindendir. Mustafa Kemal, O’nu Türk Dilini Tetkik Cemiyetinin başına getirdi. Nazım Hikmet’in annesinin dedesidir. Bu Mustafa Celalettin Paşa’nın asıl adı, Konstantin Borjenski (Konstantin Polkonic Borjenski) olduğu biliniyor. Polonyalıdır ve asil bir aileden geliyor. Konstantin Borjenski 1848 yılında Polonya İhtilaline katılıyor, payına…
-
“Şemsettin Günaltay ve Hasan Reşit Tankut: “Bu millet yarattığı kültür eserlerinin adını ve bu eserlere bağlı fikir sistemlerini Asya’dan sonra Avrupa’ya, Amerika’ya ve bütün dünyaya birlikte götürmüş ve içlerine girdiği uluslara da yaymıştır. Türk jenesisinin ürünü olan Güneş-Dil Teorisini Büyük Şef Atatürk’ün dehası aydınlattı.” diyorlar.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi…
-
(Ord. Prof. Fuat Köprülü’nün “Bizans Müesseselerinin Osmanlı Müesseselerine etkisi” adlı kitaptan;) “Bizans esnaf örgütü ile Osmanlı devri esnaf örgütü arasında bazı benzerlik noktaları pek göze çarpıcı olduğu gibi….. Bizans İmparatorlarının yabancı tüccarları memleketlerine çekmek için verdikleri imtiyazlar (ayrıcalıklar) yani kapitülasyonlar, yalnız Osmanlılarda değil, Selçuklularda, hatta Akdeniz kıyılarına hâkim çeşitli İslam devletlerinde de vardı. Selçuklular, Hıristiyan…
-
“İmam-ı Gazali, İhya-yı Ulum-ud Din adlı kitabında Türklerin aşağı bir yaratık olduğunu iddia ediyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 71) kitabından birebir alınmıştır.
-
“X. Yüzyıl Arap coğrafyasında, İbn Havkal’a göre Türk köleleri çok aranan, çok değerli köleler. Abbasi Halifesi Mu’tasım Türk kölelerden savaşçı birlikleri kuruyor. Selahattin Eyyubi Türklerden köle birlikler kurma gerektiğini daha da geliştirdi: Ordusundaki Ermeni ve zenci köleleri ortadan kaldırarak yalnızca Türk ve Kürt kölelerden birlikler kurdu.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin…
-
“18. Asra gelinceye kadar Osmanlı Devletinde yüksek memuriyetlere çıkanlar arasında Türkoğlu Türklere az tesadüf edilir. Türkler yalnızca Yeniçeriliğe ve yüksek kamu hizmetlerine değil, memur yetiştiren okula da alınmıyor. Ancak Türkler doğuda köle olarak yaşadıkları pek çok devlette en yüksek kamu görevlerine tırmandılar.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985…
-
“Türkler üstünlük duygusuna sahip oldukları zaman, Türk olduklarını bilmiyorlar. …. Aşağılık duygusunun içine ve ağızlarına kadar gömüldükleri zaman Türk olduklarını bilmeye başlıyorlar. Bilinçsiz aşağılık duygusu, kendine güvenmemek olarak ortaya çıkıyor. Kendi gücüne güvenmemek başkalarının gücünü ve özellikle dış faktörü abartmak olarak ortaya çıkıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2.…
-
“Osmanlılar edebiyatı İran’dan alıyorlar. (Bizans’ta edebiyat yok) Biz Türklerin bir teorik geleneği olmaması, sanat birikiminin bulunmaması, Türkçenin basitliği; Biz Türkler için sevinç değil üzüntü kaynağıdır.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 55 ile 59 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995): Yalçın Küçük Hoca Türklerin köksüzlüğü…
-
“Şıpka Kahramanı Süleyman Paşa, Askeri Okullar Başkanlığına gelince (1908) bütün ders kitaplarını Türkçeye tercüme ettiriyor. Ama tarihi tercüme ettirmiyor. Oturup bir tarih kitabı yazıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 70) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1995): Daha önce tüm medreselerde kitaplar sadece Arapçaydı. İlk Türkçümüz…